İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/03/2026 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 25/03/2026 Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2023/688 Esas 2025/960 Karar sayılı ilamına karşı , davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda ; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı kooperatifin ... nolu üyesi iken, aidatlarını ödemediği iddiasıyla davalıca ihraç kararı …
T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2026/440 KARAR NO: 2026/607 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 04/11/2025 NUMARASI: 2023/688Esas - 2025/960Karar DAVANIN KONUSU: Kooperatif Üyeliğinden İhraç Kararının İptali| İSTİNAF KARAR TARİHİ: 25/03/2026 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 25/03/2026 Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2023/688 Esas 2025/960 Karar sayılı ilamına karşı , davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda ; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davalı kooperatifin ... nolu üyesi iken, aidatlarını ödemediği iddiasıyla davalıca ihraç kararı verildiğini, ancak mali yükümlülüklerin yerine getirilmesi yönündeki ihtarların ve ihraç kararının tebliğe çıkarıldığını sonradan öğrendiğini, zira ihtarların yasal ikametine ve usulüne uygun tebliğ edilmediğini, ayrıca davalının 10. Asliye Hukuk Mahkemesi 2023/63-Esas ile tahliye davası açtığını, tahliyesi istenen taşınmazın (... Mahallesi ... Sokak ... Sitesi ... Blok No:.../... .../ Kayseri adresinde bulunan ve tapu da Kayseri İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Ada ... Parsel ... Blok ... Kat ... nolu bb) kooperatif üyeliği nedeniyle kendisine ait olduğunu, kooperatife olan aidatlarını pandemi başlayana kadar ödediğini, o tarihte annesinin hastalanması nedeniyle kooperatif yönetiminin ödeme yapmamasını söylediğini ancak gıyabında ihraç prosedürünü işlettiğini iddia ederek; davalı adına kayıtlı Kayseri İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Ada ... Parsel ...blok ... kat ... numaralı bağımsız bölüm sayılı taşınmazın üzerine 3. kişilere devrin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulmasına ve davalı kooperatif yönetim kurulunun ... tarih ve ... sayılı kararı ile kooperatif ortaklığından çıkarılmaya ilişkin kararın iptali ile Kayseri İli ... İlçesi ... Mahallesi ... Ada ... Parsel ... Blok ... Kat ... numaralı bağımsız bölüm sayılı taşınmazın tapu kaydının iptaline ve davacı adına tapuya kayıt ve tesciline karar verilmesini, vekalet ücreti ile yargılama masraflarının davalılar üzerine yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; davacı taleplerinin zamanaşımına uğradığını, bu sebeple usulden reddi gerektiğini, hak düşürücü sürelerin de geçmiş olduğunu, zira kooperatif kanunu 16. madde uyarınca "Üç aylık süre içinde, genel kurula veya mahkemeye başvurmak suretiyle itiraz edilmeyen çıkarılma kararları, kesinleşir..." denilmekle 3 aylık sürenin hak düşürücü süre olduğu belirtildiğini, 3 aylık süre içerisinde dava açmayan/itirazda bulunmayan davacının üyelik ihraç kararı kesinleşmiş olduğunu, davacının üyelikten çıkarılmasının kanuna, anasözleşmeye ve dürüstlük kurallarına uygun olduğunu, tapu iptal ve tescil talebinin de reddinin gerektiğini, zira davacının bizzat açıkça ikrar ettiği üzere birikmiş aidat borcu olduğunu, kooperatif tarafından davacıya ödeme yapmamasının söylendiğini iddia etmişse de böyle bir durumun olmadığını, aksine davacıya defaatle borçlarını ödemesinin söylendiğini, davacının ödeme yapmadığını, mali yükümlülüklerini yerine getirmeyen davacının taşınmaza yönelik olarak kazanmış olduğu herhangi bir hakkın mevcut olmadığını, davacı gibi mali yükümlülüklerini yerine getirmeyen kooperatif üyelerinin tapu iptal ve tescil taleplerinin reddi gerektiğine ilişkin Yargıtay kararları olduğunu beyanla, davacının talebinin kabulü ile konulan ihtiyati tedbir şerhinin kaldırılmasına, usul ve yasaya aykırı davanın reddi ile yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmektedir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda;" Yargılama aşamasında dosyaya sunulan kooperatif yönetim kurulunun genel kuruldan aldığı yetki ile ... tarihli ve ... sayılı kararıyla, davacının kooperatif üyeliğinden ihraç edildiği, Kayseri 3. Noterliği'nin ... tarih ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile ihraç kararının davalı asilin kendisine 04/09/2021 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafın çıkarma kararının tebliğinden itibaren 3 aylık yasal süre içerisinde dava açma ya da itiraz hakkını kullanmadığı, hak düşürücü sürenin geçtiği, anlaşıldığından davanın hak düşürücü süre yönünden usulden reddine karar vermek gerekmiştir. Nitekim Yargıtay 23 Hukuk Dairesi Başkanlığı' nın 2015/4542 Esas 2016/570 Karar sayılı ilamında da aynı hususa yer verilmiştir. Yukarıda izah edilen nedenlerle davanın hak düşürücü süre içinde açılmadığı anlaşılmakla usulden reddine karar vermek gerekmiş" gerekçesiyle Davanın hak düşürücü süre yönünden USULDEN REDDİNE, karar verilmiştir. İşbu kararı davacı vekili süresinde istinaf etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Çıkarma kararı gerekçeli olarak yönetim kurulu karar defteri ile ortaklar defterine kaydedildiğini, kararın onaylı örneği, çıkarılan ortağa tebliğ edilmek üzere 10 gün içinde notere tevdi edildiğini, ortak, çıkarma kararının tebliğ tarihinden itibaren üç ay içinde iptal davası açabilir veya genel kurula itiraz edebildiğini, bu itiraz, ilk toplanacak genel kurula sunulmak üzere yönetim kuruluna noter aracılığı ile tebliğ ettirilecek bir yazı ile yapıldığını, genel kurula itiraz edildiği takdirde, yönetim kurulunun çıkarma kararı aleyhine iptal davası açılamadığını, itiraz üzerine genel kurulca verilecek karara karşı iptal davası hakkı saklı olduğunu, üç aylık süre içinde genel kurula veya mahkemeye başvurmak suretiyle itiraz edilmeyen çıkarma kararları kesinleştiğini, yargılama aşamasında dosyaya sunulan kooperatif yönetim kurulunun genel kuruldan aldığı yetki ile ... tarihli ve ... sayılı kararıyla, davacının kooperatif üyeliğinden ihraç edildiği, Kayseri 3. Noterliği'nin ... tarih ... yevmiye sayılı ihtarnamesi ile ihraç kararının davalı asilin kendisine 04/09/2021 tarihinde tebliğ edildiği, davacı tarafın çıkarma kararının tebliğinden itibaren 3 aylık yasal süre içerisinde dava açma ya da itiraz hakkını kullanmadığı, hak düşürücü sürenin geçtiği, anlaşıldığından davanın hak düşürücü süre yönünden usulden reddine karar vermek gerektiğini, açılan dava, davalı kooperatiften üyelikten çıkarılma kararının hukuku aykırı olması sebebiyle açıldığını, bilirkişi raporları incelendiğini, davacının üyelikten çıkarılmasının usule uygun olduğu ve takdir hakkının mahkemeye ait olduğu, dolayısıyla hukuken değerlendirileceği ifade edildiğini, tapu tescil talebinin de hukuki değerlendirme ve takdir gerektirdiği belirtildiğini, 22.01.2025 tarihli ek raporda ise davacının ihraç kararının usulüne uygun olduğu, ancak ihraç kararının yerinde olup olmadığına ilişkin değerlendirme yapılması gerektiği belirtildiğini, netice itibari ile, davanın usul yönünden reddine karar verildiğini, usul ve yasaya aykırı kararın istinaf edilmesi zarureti hasıl olduğunu, her ne kadar, mahkeme davayı hak düşürücü süre yönünden reddetmiş olsa da , evleviyetle davalı tarafından müvekkile tebliğ edildiği iddia olunan karar, usulüne uygun olarak alınmış bir koop kararı olmadığını, dava dilekçesinde ve yargılama esnasında bu hususlar taraflarınca dile getirilmiş olmasına rağmen, mahkemece bu durum irdelenmediğini, bu hususun değerlendirilip araştırılması gerektiğini, tek başına bu sebep dahi, kararın bozulma sebebi olduğunu, mevcut olayda, davalının müvekkile usulüne uygun içeriği hukuka uygun bir ihtarname yapmadığı, usulüne uygun bir tebligat yapılmadığı, dava dilekçemizde de ifade edildiği üzere, ihraç kararının tebligatla değil, sonradan tesadüfi şekilde öğrenildiği hususu sabit olduğunu, tüm bu hususların mahkemece araştırılıp değerlendirilmesi gerektiğini, esasen uygulamada dikkat edilmesi gereken hiç bir hususa dikkat edilmeksizin bir ihraç kararı verildiğini ve taraflarına tebliğ dahi edilmediğini, dolayısıyla ortada geçerli ve hukuka uygunluğu irdelenmiş bir ihtar olmadığından bu kararın da usulüne uygun tebliğ edilmediği de açıkça ortada iken buna dayalı hak düşürücü sürede dava açılmadığından bahisle davanın usulden reddedilmiş olması davanın müvekkile karşı başka davalar açılması neticesinde öğrenildiği anda açılması nedeniyle süresinde olması nedeniyle usulden reddedilmesi hukuka aykırı olduğunu, arz ve izah olunan sebepler ve mahkemenizin resen gözeteceği hususlarla birlikte, Kayseri 1.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 04.11.2025 Gün ve 2023/688E. 2025/960 K. sayılı kararının istinaf incelemesi neticesinde usulden red kararının kaldırılmasına, tebligatın usulüne uygun olmadan yapıldığının araştırılarak tespitine, davalıca hazırlanan ve gönderilen ihtarnamenin usulüne uygun bir şekilde hazırlanmadığının tespitine, davanın kül halde kabulüne, dair karar verilmesini , yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı taraf üzerinde bırakılmasına karar verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Uyuşmazlık, davacının davalı kooperatif yönetim kurul kararı ile ihracının iptali istemine ilişkindir. İhraç edilen üyeye , kooperatif üyeliğinden ihraç kararının usulünce kendisine tebliğinden itibaren üç aylık süre içinde itiraz olanağı tanınmaktadır. İhraç edilen üyeye tanınan bu üç aylık itiraz süresi hak düşürücü süre olup, bu süre içinde itiraz etme olanağını kullanmadığı takdirde hakkındaki ihraç kararı kesinleşecektir. Alınan ihraç kararının davacıya tebliğ edildiği, davacı yanca ortaklıktan çıkarılma kararına karşı 3 aylık hak düşürücü sürede iptal davası açılmadığı anlaşılmakla davanın usulden reddine karar verilmesi usul ve yasaya uygun bulunmuştur. (HGK E. 2007/11-866, K. 2007/856, T. 28.11.2007) Yukarıda belirtilen gerekçelerle ve HMK'nın 355. Maddesi gereğince istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda davacı tarafın yukarıda yazılı söz konusu istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden ilk derece mahkemesinin istinafa konu edilen nihai kararının HMK'nın 353/1-b.1.maddesi gereğince usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu değerlendirilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ; Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2023/688 Esas 2025/960 Karar sayılı kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılması nedeniyle davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK. 'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 732,00TL istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davacı taraftan peşin olarak alınan 615,40TL'nin mahsubu ile eksik kalan 116,60TL'nin davacıdan alınarak hazineye irat kaydına, Davacı tarafından yapılan istinaf yoluna başvuru harcı ve istinaf posta giderlerinin davacı üzerinde bırakılmasına , İstinaf incelemesi aşamasında duruşma yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Kararın tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde , 6100 sayılı HMK'nın 361/1 maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi. 25/03/2026