11. Hukuk Dairesi 2021/4176 E. , 2023/2546 K. MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/166 Esas, 2021/446 Karar HÜKÜM : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2014/1161 E., 2018/148 K. Taraflar arasındaki taşınmazın işletme ve kullanım hakkının devrine yönelik devir işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri …
**11. Hukuk Dairesi 2021/4176 E. , 2023/2546 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/166 Esas, 2021/446 Karar HÜKÜM : Ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 3. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2014/1161 E., 2018/148 K. Taraflar arasındaki taşınmazın işletme ve kullanım hakkının devrine yönelik devir işleminin iptali davasından dolayı yapılan yargılama sonunda İlk Derece Mahkemesince davanın reddine karar verilmiştir. Kararın taraf vekilleri tarafından istinaf edilmesi üzerine, Bölge Adliye Mahkemesince başvurunun kabulü ile İlk Derece Mahkemesi hükmü kaldırılarak yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle davanın reddine karar verilmiştir. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin, davalı Avrasya Müşavirlik İnşaat Turizm Altyapı Asfalt Sanayi ve Tic.AŞ’nin ortağı olduğunu,davalı şirketin Orman Bakanlığına ait Antalya-Alanya-İncekum-2 Orman İçi Dinlenme yeri olarak ifade edilen taşınmazın yapılan ihale sonucunda kullanım ve işletmecilik hakkını aldığını, mevcut taşınmazın kullanım ve işletmecilik hakkının davalı şirketin tek ekonomik aktifini ve şirketin varoluş amacını oluşturduğunu, davalı şirketin taşınmazın işletme ve kullanım hakkını diğer davalı şirket Gür Grup İnşaat San. ve Tic. AŞ’ye 2011 yılında hukuka uygun olmayan bir şekilde devir ettiğini,devir hususunda ortaklar kurulunca herhangi bir karar alınmadığını, davalı her iki şirketin özellikle devir işleminin yapıldığı tarih itibariyle ortaklık ve hissedar durumları, yetkili temsilcileri incelendiğinde aralarındaki yakınlığın ve bağlantının görüleceğini,devir işlemi esnasında kötü niyetin muvazaa ve müvekkilinin ortağı olduğu şirketin içinin boşaltılarak müvekkilini zarara uğratma amacı güttüğünün görüleceğini, devir tarihinden sonra genel kurul yapıldığını müvekkilinin toplantıda hazır olarak gösterildiğini ve 2009-2010-2011 yıllarına ait yönetim kurulu faaliyetlerinin ibra edildiği belirtilmiş ise de müvekkilinin böyle bir toplantıya katılmadığını, hazirun cetvelindeki imzanın kendisine ait olmadığını, toplantıya katıldığı ve yönetim faaliyetlerinin ibra edildiği kabul edilse dahi toplantı tutanaklarında şirketin tek aktifi olan dava konusu taşınmazın işletme ve kullanma hakkının devrine yönelik işlemden açıkça bahsedilmediğini ileri sürerek her iki şirket arasında yapılan Antalya -Alanya İncekum-2 Orman İçi Dinlenme Yeri olarak ifade edilen taşınmazın işletme ve kullanım hakkının devrine yönelik devir işleminin iptali ile davalı Gür Grup İnşaat San. ve Tic. A.Ş.’nin mevcut taşınmazdan tahliyesine karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; davalı Avrasya A.Ş. tarafından yapılan yapıların mülkiyetinin idareye ait olduğunu ve tasarruf yetkisi bulunmadığını, diğer davalı şirkete devir bedeli olarak toplamda 2.080.000,00 TL devir bedeli ödendiğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Diğer davalı şirket cevap dilekçesi sunmamıştır. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile şirketin uzun süre gayrı faal olması, dava konusu taşınmazın işletme hakkı nedeni ile icra takiplerine maruz kalması, borca batık hale gelmesi hususu dikkate alındığında taşınmazın davalı Avrasya A.Ş.'de kalmasını gerektirecek herhangi bir somut ekonomik yarara rastlanılmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF A. İstinaf Yoluna Başvuranlar İlk Derece Mahkemesinin kararına karşı süresi içinde davacı vekili ve davalı Gür Grup İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. B. İstinaf Sebepleri 1. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; şirketin tek aktifini ve varlık sebebini oluşturan taşınmazın devri esnasında ortaklar kurulu toplantısı yapılmadığını, devir hususunda ortaklar kurulunca herhangi bir karar alınmadığını; müvekkilinin 27.04.2012 tarihinde genel kurula katılmadığını,müvekkilinin genel kurul toplantısına katıldığı ve yönetim kurulu faaliyetlerinin ibra edildiği kabul edilse dahi, toplantı tutanaklarında dava konusu taşınmazın işletme ve kullanım hakkının devrine yönelik işlemden bahsedilmediği, ibra işleminin bu devir işlemini kapsamadığı,davalı her iki şirketin devir işlemi yapıldığı tarih itibariyle ortaklık ve hissedar durumları, yetkili temsilcileri incelendiğinde aralarındaki yakınlık ve bağlantının görüleceğini,davacının gerek dava konusu yapılan işlemin yapıldığı tarihte gerekse de davanın açıldığı tarih ve karar tarihi itibariyle aktif dava ehliyeti bulunduğunu,davanın reddine karar verilmesine karşılık, yerel mahkemece eksik harç olarak dosyaya yatırılan 16.157,106,00 TL harcın taraflarına iade edilmemesinin hatalı olduğunu, istinaf taleplerinin kabulüne karar verilmesini istemiştir. 2. Davalı Gür Grup İnşaat Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; Mahkemece harç tamamlatılmasına ve kendileri lehine dava değeri üzerinden vekalet ücreti takdir edilmesi gerekirken maktu vekalet ücretine hükmedilmesinin yerinde olmadığını ileri sürerek hükmedilen vekalet ücreti yönünden düzeltilerek onanmasını istemiştir. C. Gerekçe ve Sonuç Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davacının, yapılan devir işleminin genel kurulun onayına tabi olduğunu, genel kurulun bu yönde herhangi bir onayının alınmadığını, dolayısı ile yapılan devir işleminin geçersiz olduğunu iddia ettiği,devir işleminden daha sonra yapılan yönetim kurulunun ibra edildiği 27.04.2012 tarihli genel kurulda hazır bulunmadığı halde imzası taklit edilmek suretiyle genel kurulda hazır gösterildiğini ileri sürdüğü, davalı Avrasya Müşavirlik İnşaat Turizm Altyapı Asfalt San. ve Tic. A.Ş. ana sözleşmesine göre şirketin yönetim ve dışarıya karşı temsili yönetim kuruluna ait olduğu, işlemin yapıldığı tarih itibari ile yönetim kurulu başkanı ...olup tek başına münferit imza ile şirketi temsil ve ilzam yetkisine sahip olduğunun anlaşıldığı, anonim ortaklığın temsil yetkisi ve temsilin kapsamı dava konusu işlemin yürürlükte olduğu 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun 321 inci maddesinde belirlenmiş olup, kural olarak şirketi temsile yetkili yönetim kurulu üyelerinin şirkete ait mal varlığı üzerinde tasarrufta bulunabilme yetkisi bulunduğu, ana sözleşme ve açıklanan yasa hükümlerine göre şirketi temsile yetkili yönetim kurulu üyelerinin şirkete ait bir mal varlığı üzerinde tasarrufta bulunabileceğini kabul etmek gerektiği,bununla birlikte 6762 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun (6762 sayılı Kanun) yürürlükte olduğu döneme ilişkin Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin yerleşik uygulamasına göre tasarrufta bulunulan mal varlığının şirketin sahip olduğu tek mal varlığı olduğunun veya şirketin varlığını sürdürebilmesi için hayati önemi haiz olduğunun belirlenmesi halinde bu kez anılan devir yönündeki taahhüdün geçerli olabilmesi için genel kuruldan karar alınması gerektiği, somut olayda davacı devir edilen işletme hakkının şirketin sahip olduğu tek mal varlığı olduğunu ve şirketin varlığını sürdürebilmesi için hayati öneme haiz olduğunu öne sürmüş olduğundan genel kuruldan karar alınmadan yapılan satım sözleşmesinin şirketin menfaatine olup olmadığının değerlendirilmesi gerektiği, davacının davalı Avrasya Tic. A.Ş.'nin 17.09.2004 tarih ve 2004/03 nolu şirket yönetim kurulu kararı ile %20 hisse ile şirkete ortak olduğu, dava konusu sözleşme devir tarihi olan 10.11.2011 tarihi itibari ile davacının davalı şirketteki ortaklık payının %20 olduğu, 27.04.2012 tarihli genel kurul toplantısı tarihi itibari ile ise davacının ortaklık payının % 0,4 oranında olduğu, Mahkemece, davacının 27.04.2012 tarihli genel kurul toplantısına katılmadığı, dolayısı ile devir işlemine muvafakat etmediğinin kabul edilmesi halinde dahi hisse oranı yapılan devri engelleyebilecek oranda olmadığı, şirketin uzun süre gayri faal olduğu, dava konusu taşınmazın işletme hakkı nedeni ile icra takiplerine maruz kaldığı, borca batık hale geldiği, taşınmazın davalı Avrasya A.Ş.'de kalmasını gerektirecek herhangi bir somut ekonomik yarar bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verildiği, davalı Avrasya Müşavirlik İnşaat Turizm Altyapı Asfalt San. ve Tic. A.Ş.'nin 2005 yılı işletme bedelinin 1. taksidini yapılan tebligatlara rağmen ödemediği, 18.02.2005 tarih ve 06.04.2005 tarihli dilekçeleri ile kiranın durdurulmasını talep ettiği, ayrıca 2006 ve 2007 yıllarına ilişkin taksitlerin ödenmemesi üzerine Antalya Çevre ve Orman İl Müdürlüğü tarafından davalı Avrasya Müşavirlik İnşaat Turizm Altyapı Asfalt San. ve Tic. A.Ş. aleyhine icra takibi başlatmış olduğu, davalı Avrasya A.Ş.'nin sözleşmelere konu işletme hakkını devralmış olduğu gayrimenkul ile ilgili uzun süre herhangi bir işlem yapmadığı, sözleşmede yer alan taahhütlerin yerine getirilmemesi nedeni ile işletme hakkını veren idare tarafından icra takibine maruz kaldığı ve sermayesini yitirerek borca batık hale geldiği, dolayısıyla şirketin uzun süreden beri faaliyetinin bulunmadığı, bilirkişi heyeti tarafından tespit edildiği üzere taşınmazın davalı Avrasya A.Ş.'de kalmasını gerektirecek herhangi bir somut ekonomik yarar bulunmadığı anlaşıldığından mahkemece davanın reddine karar verilmesinde isabetsizlik görülmediği,buna karşılıklık davacı tarafından dava açılırken 170,80 TL, 20/10/2015 tarihinde ise 16.157,10 TL harç yatırıldığı halde mahkemece sadece 170,80 TL harçtan kalan kısmın davacıya iadesine karar verilmesinin yerinde olmadığı,davalı Gür Grup Şirketi'nin vekalet ücreti yönünden yapılan istinaf başvurusunun incelemesinde; mahkemece ilk oturumda davacı tarafın, davalı her iki şirket arasında yapılan Antalya -Alayna- İncekum- 2 Orman içi dinlenme yeri olarak ifade edilen taşınmazın işletme ve kullanım hakkının devrine yönelik devir işleminin iptali ile birlikte davalı Gür Grup İnş. San ve Tic. AŞ.'nin mevcut taşınmazdan tahliyesine karar verilmesini talep etmesi nedeniyle davacı vekiline 16.01.2004 tarihli ihale sözleşmesindeki ihale bedeli üzerinden eksik harcın tamamlanması için süre verildiği, davacı tarafça 20.10.2015 tarihinde 16.157,10 TL harç yatırıldığı, davada devrin iptali ve davalı Gür Grup İnşaat San. ve Tic. A.Ş.'nin taşınmazdan tahliyesinin talep edilmesine ve mahkemece 956.104,88 TL üzerinden harç tamamlatıldığına göre davalı Gür Grup İnşaat San. ve Tic. A.Ş. yararına vekalet ücretinin nisbi olarak hesaplanması gerekirken maktu belirlenmesi hatalı olduğu gerekçesiyle İlk Derece Mahkemesi kararının kaldırılmasına davanın reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuranlar Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde; istinaf dilekçesindeki sebepleri tekrar ederek,davalı şirket lehine maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiği ve resen gözetilecek sebeplerle Bölge Adliye Mahkemesi kararının bozulmasını talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava taşınmazın işletme ve kullanım hakkının devrine yönelik devir işleminin iptali ve tahliye istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1. 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri. 3. Değerlendirme 1.Bölge adliye mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Kanun’un 371 inci maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. 2.Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve yasaya uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanun’un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderlerinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 27.04.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.