İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/01/2026 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 23/01/2026 KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 20/10/2025 tarih ve 2023/1080 E - 2025/934 K kararına karşı süresi içinde davacılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacılar dava dilekçesinde özetle; davalının ... kooperatifi olduğunu, mevcut yönetim kurulunun tasfiye kurulu olarak görev yaptığını, halen ..., ..…
T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2026/42 KARAR NO: 2026/129 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 20/10/2025 ESAS NO: 2023/1080 KARAR NO: 2025/934 DAVANIN KONUSU: Genel Kurul Kararının İptali (Kooperatif Genel Kurul Kararının İptali) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 22/01/2026 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 23/01/2026 KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 20/10/2025 tarih ve 2023/1080 E - 2025/934 K kararına karşı süresi içinde davacılar vekilince istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine yapılan incelemede; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacılar dava dilekçesinde özetle; davalının ... kooperatifi olduğunu, mevcut yönetim kurulunun tasfiye kurulu olarak görev yaptığını, halen ..., ..., ... yönetici olarak görev yaptıklarını, davacıların bu kooperalifte ayrı ayrı üyelikleri bulunduğunu, davalı kooperatifin 2023 yılı içerisinde, 26.03.2023'te olağan, 03.09.2003, 30.09.2023 ve 05.11.2023 tarihinde olağanüstü olmak üzere 4 genel kurul yaptığını, 05.11.2023 tarihli genel kurul için çağrıların kuralınca yapılmadığını, 15 gün öncesinden tebliğ edilmediğini, bazı ortaklara yapılan tebligatların da usulsüz olduğunu, ayrıca bilanço ve raporlar 15 gün öncesinden kooperatif merkezinde incelenmek için hazır tutulmadığını, incelemeye olanak verilmediğini, açıklık ikesinin ihlal edildiğini, ibra gündemine de, yönetim ve denetim kurullarının faaliyetlerinin alınmadığını, tartışılmadığını, gündemin, oldu bitti şeklinde geçiştirildiğini yeterince incelemeler yapılmadan seçimlerin sonlandırıldığını, davalı kooperatif yönetiminin kendisine oy vermeyeceğini düşündüğü kişilere usulüne aykırı tebligat çıkartarak, toplantı hakkında da bilgi vermeyerek, toplantıya katılımı önlediklerini, ayrıca gündemin olması gereken şekilde ilan ve tebliğ edilmediğini, davacılara kesin maliyet hesabı olarak, ayn ayrı 07.11.2023 tarihli 2023/8 sayılı bildirimlerini üsule aykırı olarak ve whatsaap mesajı ile gönderdiklerini, gönderilen kesin hesap bildirimine geldiği yolla itiraz edildiğini, her ne kadar hukuksuz bir gönderi ise de davacıların bu ödemelere itiraz ettiklerini, kesin matiyel hesabının, kuruluşundan bu yana harcama işlerinde, geçersiz ve tastiksiz ancak basit nakliye, inşaat malzemesi gelir götür şeklinde evrağa bağlanması mümkün olmayan işlerde kullanılanı tediye makbuzları ile sürgit devem ettiren keyfilik içerikli anlayış içerisinde yönetime devam edilmiş ve bu keyfilik içerisinde delisiz dayanaksız gerçeği yansıtmayan belgelerle kesin maliyet hesabı adı altında ödeneceği yerler/borçları tutar ve miktarı gösterilmediğini, yöneticilerin uhdelerinde bulunan paraların olduğu açıkça belli ve ayrıca kooperatifin yasa gereği hak etfiği ve tahakkuk ettirilen ve ettirilecek olan edeceği vergi indirimlerinin hesaba alınması sonucu maliyetin ortak lehine düşmesini gerektireceğinden kesin hesaba temel teşkil eden kooperetif genel kurulunun iplali ve dava sonuna kadar iptale konu kararlara ilişkin yürütmenin durdurulması için tedbir istemli, genel kurulun iptali, reddi helinde genel kurulda alınan ... numaralı kararın iptali ve kesin hesaba iirazlarımızın kabulü için dava açılması gerektiğini belirterek dava sonuna kadar telafisi mümkün olmayan zarar tehlikesi bulunduğundan, iptale konu genel kurul kararına ilişkin yürütmenin durdurulması için tedbir isteminin kabulüne, Şimdilik ve islah kaydı ile her bir aşınmaz için ayrı ayrı 1000-TL den toplam 16.000 TL Davalı kooperatir, 05.11.2023 tarihli olağanüstü genel kurulun iptali, reddi halinde anılan genel kurulda alınan ...numaralı kararın iptali ile kesin hesaba itirazlarının kabulünü ve tüm bunlar için öncelikle tedbirli olarak yürütmenin durdurulmasına, yargılama gideri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesi talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; tartışılması gereken davacının 05.11.2023 tarihli genel kurulun iptaline yönelik talebine akdedilecek hukuki anlam ve sonuç olduğunu, bu hususun benzer taleplerle yargıya taşınan ve derecatlan geçen diğer uyuşmazlıkların (Y. 6. H.D. E. 2022/942 K. 2023/2318 T. 12.06.2023; V. 23.HD. KE. 2016/7833 K. 2020/227 T. 20.01.2020; Y. 23. H.D. E. 2016/9667 EK. 2020/1329 T.26.02.2020..) tahtında çözümlendirilecek olursa da genel kurulun tümdem iptaline yönelik taleplerin, uygulamada genel kurulla alınan tüm kararların iptalinin talep edildiği olarak ve o kurulda ahnan tüm kararların mahiyetine mahiyetine dikkat edilmeksizin tetkike konu edildiğini belirtmek gerektiğini, buna karşın davacıların genel kurulun tümden iptaline yönelik talebinin kabul edilmemesi halinde 5.madde nezdinde ayrıca değerlendirme yapılmasını da talep ettiğini, ne var ki açılan davada hiçbir kukuki yarar olmadığını, hal böyle iken de her ne kadar hukuken icrası mümkün olmasa da davacıların taleplerinin derecelendirilmesi esnasında asli istemlerinin genel kurulun tümden iptali olduğu açıklandığından mahkemeden öncelikli taleplerinin 5.maddeye yönelik talebin hukuki yarar yokluğu nedeniyle urulden reddine karar verilmesini talep ettiklerini, davacıların iptalini talep ettikleri kurul maddelerinin bir kısmında red oyu kullanılmadığını ve hiç birinde tutanağa şerh düşülmesini talep etmediklerini, davacıların genel kurul kararının değil, yönetim kurulu kararlarını/işlemlerinin iptalini talep ettiklerinin açık olduğunu haksız ve yersiz talepler yönünden yargılama aşamasında ortaya çıkacak nedenler ve sayın mahkemece re'sen nazara alınacak sair hususlara binaen; ilerleyen aşamalarda davacılar aleyhine tazminat isteminde bulunma durumu kuvvetle muhtemel olduğundan hakkaniyet ve nefaset kuraları dairesinde mahkemece uygun görülecek miktarda teminatın davacılardan tahsili ile mahkeme veznesine depo edilmesine, Davacılardan ..., ..., ... ve de ... 269,85'er TL başvur ve peşin dava harcını verilen kesin süre içerisinde yatırmamış olduğundan 11.03.2024 tarihli duruşmadan önce kurulacak olan bir ara kararla dosyarım harçları yatırılana kadar anıları şahıslar bakımından işlemden kaldırılmasına, iptali istenen genel kurul toplantısı/kararı hukuka Uygun olduğuudan huzurdaki haksız mahiyetteki davanın her bir davacı yönünden ayrı ayrı olmak üzere öncelikle usulden, aksi kanaat halinde ise esastan reddine, yargılama giderleri ve vekâlet ücretinin her bir davacının davası bakımından değerlendirilmek üzere davacılara ayrı ayrı yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: Tekmil dosya mündericatı birlikte değerlendirildiğinde; "...Kesin hesaba ilişkin davacının talebinin incelendiğinde; Kooperatif ana sözleşmesinin 61. Maddesince konut bedellerinin nasıl tespit edileceği açıkça belirlenmiştir. Anılan madde uyarınca 3 kişilik bir teknik heyet tarafından konut bedellerinin belirleneceği, bunun noterlikte onaylandıktan sonra yönetim kuruluna tevdi edileceği akabinde yönetim kurulunca ilgili raporun tebliğ edileceği, bu tebliğden itibaren 15 gün içerisinde kıymetlere itiraz edilebileceği, bu 15 günlük süre geçtikten sonra itiraz hakkının kesin olarak düşeceği, itiraz edildiği taktirde teknik heyet ile yönetim kurulunun kendi üyeleri arasında birer itirazda bulunan ortaklar arasından seçilecek 3 kişiden oluşan yeni bir kurul marifeti ile tekrar kıymet taktiri olacağı, bu heyet tarafından taktir olunan fark geçici maliyet bedeline ekleneceği veya indirileceği, geçici maliyet tespitinden sonra masraflar kesinleşen kıymet taktiri ile orantılı olarak bölünerek kesin maliyet bulunacağı belirtilmiştir. Kesin hesap raporlarına karşı yapılan itirazların dava yolu ile ele alınmasının mümkün olmadığından bu talebin de reddine karar verilmiştir. Vekalet ücretinin takdirine dair meselenin değerlendirilmesi; Aynı tarifenin 3. maddesinin 2. fıkrasında "Müteselsil sorumluluk da dahil olmak üzere, birden fazla davalı aleyhine açılan davanın reddinde, ret sebebi ortak olan davalılar vekili lehine tek, ret sebebi ayrı olan davalılar vekili lehine ise her red sebebi için ayrı ayrı avukatlık ücretine hükmolunur." hükmü düzenlenmiştir. Somut olayda, davacı taraflar arasında ihtiyari dava arkadaşlığı söz konusu olmakla beraber tarifenin 3. maddesinin 2. fıkrası gereği davacıların davasının reddi nedeniyle bu davacılar yönünden red sebebi ortak olduğundan davalı lehine tek vekalet ücretine hükmedilmedir. Nitekim mahkememizin 25/04/2016 tarihli, 2015/1113 Esas ve 2016/525 Karar sayılı kararında her bir davacı yönünden davalı lehine ayrı ayrı vekalet ücretine hükmedilmemiş olması davalı vekili tarafından temyiz etmiş, Yargıtay 23. Hukuk Dairesi'nin 16/10/2019 tarihli, 2016/6318 Esas ve 2019/4277 Karar sayılı ilamında davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine karar verilmiştir. 1-Davacıların davasının ayrı ayrı reddine, ..." şeklinde karar verilmiştir. Bu karara karşı davacılar vekilince yasal süresinde istinafa başvurulmuştur. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacılar vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinaf başvuru dilekçesinde özetle; "...1-Davali ... kooperatifi olup, kat karşılığı inşat sözleşmesi ile konut yapmaktadır. Mevcut yönetim kurulu tasfiye kurulu olarak görev yapmaktadır. 2- Davacılar kooperatif Üyeleridirler. 3 A-Davalının öncesinde yaptığı 03.10.2015 tarihli genel kurulda, ortaklara yönelik gecikme faizlerinin aylık %10 olarak alınmasının uygulanması ve 18 ay içerisinde ve 4 taksit halinde ödenmesi kararlaştırılmış idi. 03.09.2023 tarihinde yapılan olağanüstü genel kurul gündem 5. Maddesi hakkında genel kurul tutanağında aynen Kooperatif üyelerinden borcu olan üyelerin toplantı tarihi itibarı ile kalan borçlarına 03.10.2015 tarihinde yapılan genel kurul toplantısının 8. Maddesinde alınan aylık %10 gecikme zammı kararının iptal edilerek yasal faiz uygulaması maddesinin görüşmesine geçildi. Yapılan müzakere sonunda teklif oylamaya sunuldu yapılan oylamada teklif oy birliği ile kabul edildi..." yazılmaktadır. Genel kurul 5. Maddesinde kooperatife aidat ödemeleri yapmayanların yararına, davacılar ve benzeri ödemede ifa kusuru bulunmayan ortakların zararına olarak, aylık %10 olarak uygulanması gereken gecikme faizlerinin kaldırılmasına karar verilmiş olup davanın nedenlerinden birisi budur ve ... nolu kararın iptaline yöneliktir. Bu toplantı konusunda dava dilekçemizde genel kurul için çağrılar kuralınca yapılmadığı, 15 gün öncesinden tebliğ edilmediği, bazı ortaklara yapılan tebligatların usulsüz olduğu, bilanço ve raporların 15 gün öncesinden kooperatif merkezinde incelenmek için hazır tutulmadığı, incelemeye olanak verdirilmediği, açıklık ilkesi ihlal edildiği, bunlarla ilgili yönetim ve denetim kurulları faaliyetleri alınmamış, tartışılmamış, gündem; oldu bitti şeklinde geçiştirilmiş bu durum her ne kadar resmi kayıtlara yansımamış ise de ortam gerginliği nedeni ile yeterince incelemeler yapılmaksızın genel kurul ve seçimlerin sonlandırıldığı hakkında dava dilekçemizde beyanlar bulunmaktadır. Davalı yönetim, kendisine oy vermeyeceğini düşündüğü kişilere usulüne aykını tebligat çıkartarak, toplantı hakkında da bilgi vermeyerek, toplantıya katılımı önlemişlerdir. Ayrıca gündem olması gereken şekilde ilan ve tebliğ edilmemiştir. Sayın mahkeme bu konuda yaptığı değerlendirmeler yasaya aykırı olmuştur. Aşağıda bu durumun temel dava konusu gecikme faizinin yasal düzeye çekilmesi ve kooperatif gelirinde kayıp ve diğer gelirler hesaplanmadan ve giderlerinin tespiti yapılmadan birbirine karıştırılarak kesin hesap çıkartılması olayına olumsuz etkisi olduğu mahkemece gözetilmemiştir. 3 B-26.mart 2023 tarihli genel kurulda kesin maliyet hesabının çıkartılmasına 6 maddede atıf yapılmış ve uygulaması genel kurulda kabul edilmiş ve davacılara kesin maliyet hesabı olarak davacılara ayrı ayrı 07.11.2023 tarihli 2023/8 sayılı bildirimlerini usule aykın olarak ve whatsaap mesajı ile göndermiştir. Whatsaap yolu ile gönderilen kesin hesap bildirimine geldiği yolla itiraz edilmiştir. Davalı kooperatif kesin hesap ve yasal faiz hesabında ortaklara yanlış bilgi vermekte ve kesin maliyet hesabını da yapılan oylamada oy birliği ile yasal faize geçilmiş olması nedeni ile faiz uygulandığı şeklinde kesin hesap çıkarmış ise de yasal faiz, şerefiye ve mesken giderleri gibi görevle ilgisiz taleplerde de bulunmuştur. Ancak kesin hesap uygulamasında henüz kesin hesap uygulamasına geçilmişte değildir ve üstelik faiz konusu yargıya taşınmış durumdadır. Davacılarımıza gönderilen kesin hesap bildiriminden anlaşıldığı kesin hesap denen hesabın eksik ve gerçek dışı verilere dayalı ve ilgisiz hesaplama yönteminin belirsiz kişilerce yapıldığı anlaşılmaktadır. Ayrıca hesap tespit komisyonu uzmanı kişiler değildir ve verdikleri raporlara itirazımız ve ek rapor aldırılması taleplerimiz sayın mahkemece reddedilmiştir. Özetle anılan; 03.10.2015 tarihinde alınan kararla aidat ödemeleri gecikmelerindeki aylık %10 yıllık %120 olan faizin yasal faize dönüştürülmesi uygulaması da yapılmış olup, 03.10.2015 tarihli genel kurulda alınan karara aykırı davranılmış, kooperatif 03.10.2015-03.09.2023 tarihleri arasında geçen 8 yıla yakın süre içerisinde geciktirilen faiz ödemelerinin gerektiği hesaba almayarak geciken üye aidatlarından oluşan kooperatif gelirleri eksik olmuş ve ödeme yapmak için üye/davacı hatalı kesin hesap nedeni ile fazla ödeme yapmak zorunda bırakılmıştır. Çünkü 03.10.2023 tarihli kararda açıkça ".. Kooperatif üyelerinden borcu olan üyelerin toplantı tarihi itibarı ile kalan borçlarına 03.10.2023 tarihinde alınan aylık %10 faiz uygulaması yerine ileriye dönük olarak yasal faiz uygulanacağı belirtilmiştir. Yani 03.10.2023 tarihinden öncesi döneme ait üyelik aidatı gecikmesinde aylık %10, 03.10.2023 tarihinden sonrası için ise yasal faiz uygulanacaktır. Buna göre kooperatif gelirleri, geciken üyenin faiz ödemesi nedeni ile artacak ve kesin maliyetler düşecektir. Bu nedenle sırf bu yönden çıkartılan kesin maliyetler hatalı olacaktır. Öte yandan esasen toplantıya tamamen katılım olmadığından anılan yasal faize dönülmesi kararı da hükümsüzdür. Özetlersek; kesin hesap çıkartılırken geçmişte alınması kararlaştırılan gecikmelere faizlerini değiştirmemesi ve bu dönem için aylık %10 faiz oranı işe işlem yapması, 03.10.2023 tarihinden sonraki dönem için ise %10 faiz uygulaması yapılarak kesin hesap uygulanması yapılması gerekmekte olup, bu konudaki hatalı karar ve bilirkişi itirazlarımız ve ek rapor istemlerimizde mahkemece gözetilmemiştir. Kooperatif gelirlerini teşkil eden aidatlar, geç yatınılan aidat borçları için gecikme faizleri, üyeliğe daha sonra kabul edilen ortaklardan alınan değer artış farkları, demirbaşların satış gelirleri, artıkların satılmasından elde edilecek gelirler, Ve devletin ve diğer kamu kuruluşlarının destek ve teşvikler konusunda mahkemece araştırma yapılmamış olmakta ve hatalı olarak hüküm kurulmuştur. 9-Mevcut hali ile kesin hesap şartları oluşmadığından, kesin rapor için genel alınan genel kurul kararı hatalıdır. Kesin hesap çıkartılabilmesi için borç ve alacakların tam olarak belirtilmesi gerekir ki kooperatifin mal hak alacak ve borçları dahi kesinleşmiş değildir derdest ceza ve hukuk davaları da vardır. Mahkemece esas alının bu durumun değerlendirilmesi yapılmamıştır. Bu nedenlerle, ilk derece mahkemesi kararı eksik incelemeye dayalı olup, kabulü mümkün değildir. Yukarıdaki nedenlerle, İlk derece mahkemesi kararının eksik inceleme ve konu dışı kararlara dayanma ve dava konusunu irdelememe niteliği taşıması nedeni ile kararın kaldırılması/bozulması için dosyanın Kayseri İlgili Bam Hukuk Dairesine gönderilmesini..." talep etmiştir. Davalı vekili tarafından ilk derece mahkemesine sunulan istinafa cevap dilekçesinde özetle; Kayseri 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2023/1080 E., 2025/934 K. Ve 19.11.2025 tarihli ilamına karşı haksız, kötüniyetli ve yasal dayanaktan yoksun istinaf başvurusunun; yerel mahkemece verilen hükmün usul ve yasaya uygun olması nedeniyle esastan reddine, yargılama gideri ve ücreti vekaletin davacılara tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre "İnceleme, istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılır. Ancak Bölge Adliye Mahkemesi kamu düzenine aykırılık gördüğü takdirde bunu resen gözetir" şeklinde düzenleme bulunmaktadır. Dava, davalı kooperatifin genel kurulunun iptali, bu talebin yerinde görülmemesi halinde ilgili genel kurulda alınan ...numaralı kararın iptali talebine ilişkindir. Dosya kapsamında toplanan deliller, somut olayın özelliklerine uygun bilirkişi raporu, ilk derece mahkemesinin olay nitelendirilmesi ve gerekçesi nazara alındığında, davalı kooperatifin genel kurulunun ve talebe konu genel kurul kararının iptaline ilişkin yasal koşulların oluşmaması nedeniyle davanın reddine ilişkin verilen kararda yazılı açıklamalara, yasal sebep ve gerekçelere binaen istinaf edilen kararda usul, yasa ve dosya kapsamı yönlerinden bir aykırılık bulunmadığı, bu nedenlerle davacıların yukarıda yazılı istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı, kararın usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacıların istinaf başvurusunun HMK nun 353/1-b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki gibi hüküm kurulmuştur. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1- KAYSERİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ'nin istinafa konu edilen 20/10/2025 tarih ve 2023/1080 E - 2025/934 K sayılı nihai kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşılmakla davacılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Alınması gerekli olan 732,00'şer TL istinaf karar ve ilam harcından peşin yatırılan 615,40'ar TL'nin mahsubu ile bakiye eksik kalan 116,60'ar TL istinaf karar ve ilam harcının davacılardan ayrı ayrı alınarak hazineye irat kaydına, 3-İstinaf başvurusunda bulunan davacılar tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin ve istinaf kanun yoluna başvurma harcının kendileri üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından karşı taraf yararına vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme ile HMK 361/1 md uyarınca kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 22/01/2026