11. Hukuk Dairesi 2014/15446 E. , 2015/915 K. "" MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada....Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/07/2014 tarih ve 2014/43-2014/167 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi.... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihal…
**11. Hukuk Dairesi 2014/15446 E. , 2015/915 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada....Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 02/07/2014 tarih ve 2014/43-2014/167 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi.... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin çok sayıda ..." asıl unsurlu tanınmış markalarının bulunduğunu, davalının ise "..." ibaresinin tescili için diğer davalı kuruma başvuru yaptığını, müvekkilince bu başvuruya yapılan itirazın davalı kurum tarafından nihai olarak reddedildiğini, bu kararın yerinde olmadığını, zira başvuru konusu ibare ile müvekkilinin markaları arasında iltibas tehlikesinin bulunduğunu, ayrıca davalı şirketin, müvekkilinin tanınmış markalarından yararlanmak amacıyla kötüniyetli olarak tescil başvurusu yaptığını ileri sürerek,.... kararının markaların örtüştüğü sınıflar yönünden iptaline, yine tescil edilmiş olması halinde aynı sınıflar yönünden davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, müvekkili kurumun kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Davalı şirket vekili, müvekkilinin başvurusuna konu marka ile davacı markaları arasında benzerlik bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, dava konusu başvuru markasında “..” ibaresinin tanımlayıcı ve tali unsur olarak yer aldığı, bir çok başka anlamı olmakla birlikte markadaki “..” ibaresinin, ekonomik uygunluk anlamına geldiği, hiçbir şekilde davacı markalarını çağrıştırmadığı, zira başlangıçta yer alan “..” ibaresinin markayı tamamen farklılaştırdığı, “.... ibaresinin ise bir slogan olduğu ve hiçbir şekilde davacı markalarını anımsatmayacağı, markalar arasında görsel, kavramsal ve işitsel benzerlik bulunmadığı, dolayısıyla karıştırılma ihtimalinin de meydana gelmeyeceği, marka başvurusunun kötü niyetle yapıldığına ilişkin her hangi bir emare bulunmadığı, markalar arasında benzerlik olmadığından 556 sayılı KHK’nın 8/4. maddesindeki risklerin de meydana gelmeyeceği gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir.