11. Hukuk Dairesi 2018/2267 E. , 2019/3787 K. "" MAHKEMESİ : ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 06/07/2017 tarih ve 2016/336 E. - 2017/287 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 01/03/2018 tarih ve 2017/1355-2018/225 sayılı kar…
**11. Hukuk Dairesi 2018/2267 E. , 2019/3787 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 06/07/2017 tarih ve 2016/336 E. - 2017/287 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi’nce verilen 01/03/2018 tarih ve 2017/1355-2018/225 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davacının "ORNİSİD" ibareli 5. sınıftaki tıbbi müstahzarat ürünlerini içeren 18.04.1994/3857 (150711) sayılı tanınmış markanın sahibi olduğunu, markanın uzun zamandan bu yana kullanıldığını, davalının 2015/27264 sayılı "ORNİDİN" ibareli 5. sınıftaki ürünleri içeren marka tescil başvurusuna haksız rekabet, tanınmışlık ve iltibas vakıasına dayanarak yaptıkları itirazının davalı TPMK YİDK tarafından red edildiğini, oysaki başvuru tescilinin davacı markası ile iltibasa sebebiyet vereceği gibi, tanınmışlığından haksız yarar sağlayıp, itibar ve ayırt edici karakterine zarar vereceğini, haksız rekabet yaratacağını ileri sürerek TPMK YİDK'nın 2016-M-6912 sayılı kararının iptaline, tescil edilmiş olması halinde davalı markasının hükümsüzlüğüne karar verilmesini istemiştir. Davalı kurum vekili, kurum kararının usul ve yasaya uygun bulunduğunu savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Diğer davalı vekili, davacı markasının tıbbi müstahzar-ilâç emtiasını içerdiğini, reçetesiz satılmasının mümkün olmadığını, reçetenin ancak bir doktor tarafından yazılabileceğini ve eczacı tarafından verileceğini, kelimelerin farklı olduğunu, "ornidazol" etken madde isminden üretildiğini, taraf markaları arasında bir karışıklık doğmasının mümkün olmadığını savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. Mahkemece iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, taraf markalarının 5. sınıf ürünler bakımından aynı tür ürünleri içerdikleri, 5. sınıf ürünlerin mevzuat gereği reçeteli ve ancak eczanede satılması mecburiyeti karşısında ortalama alıcı kitlesinin doktor ve eczacılar olduğu, görsel, sescil ve anlamsal olarak bıraktıkları umumi intiba itibariyle ortalama tüketicilerin bu işaretlerin farklı iki marka olduklarını hemen ve ilk bakışta anlayabileceği, başvurunun kötüniyetli sayılmasını haklı gösterecek bir delil bulunmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili istinaf etmiştir. Ankara Bölge Adliye Mahkemesince tüm dosya kapsamına göre, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir.