İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 21/06/2023 DAVA: Maddi ve Manevi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 11/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ: 15/12/2025 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davalı ... Madencilik Nakliyat İnşaat Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla,…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ TÜRK MİLLETİ ADINA İSTİNAF KARARI İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: DENİZLİ 1. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 21/06/2023 DAVA: Maddi ve Manevi Tazminat (Trafik Kazasından Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 11/12/2025 KARAR YAZIM TARİHİ: 15/12/2025 Taraflar arasındaki davanın yapılan yargılaması sonucunda ilk derece mahkemesince verilen, yukarıda tarih ve numarası gösterilen kararına karşı davalı ... Madencilik Nakliyat İnşaat Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmakla, dosyada duruşma yapılmasını gerektiren eksiklik görülmediğinden Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-2-son cümle uyarınca istinaf incelemesinin duruşmasız yapılmasına karar verilerek, dosya incelendi; GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ DAVACI İSTEMİNİN ÖZETİ: Davacılar vekili dava dilekçesinde özetle; 18/04/2017 tarihinde, davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesiyle sigortalı olan, davalı ... Madencilik Nakliyat İnşaat Gıda San. ve Tic. A.Ş.'ye ait, diğer davalı ... yönetimindeki ... plaka sayılı çekici ile buna bağlı ... plaka sayılı yarı römork aracın dava dışı sürücü ... idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile kafa kafaya çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında otomobilde yolcu konumunda seyahat eden ...'ün hayatını kaybettiği, davacı ...'ün ise yaralandığı, kazada yaşamını yitiren ...'un davacı ...'in eşi diğer davacılar ... , ... ve ...'in babası olduğu, ölenin maddi ve manevi desteğinden mahrum kalındığı, ayrıca kazazede davacının bedensel zararından dolayı acı ve ıstırap duyduğunu beyanla ve fazlaya dair hakkı saklı tutulması kaydıyla her bir davacı için 1.000,00'er TL olmak üzere toplam 4.000,00 TL maddi tazminatın tüm davalılardan müştereken ve müteselsilen, yine her bir davacı için 150.000,00'er TL olmak üzere toplam 600.000,00 TL manevi tazminatın karşı aracın kayıt maliki ve sürücüsü olan davalılardan müştereken ve müteselsilen tahsiline, talep olunan tazminatlara davalıların temerrüt tarihlerinden faiz uygulanmasına karar verilmesini talep etmiştir. Davacılar vekili 18/05/2023 günlü dilekçesiyle başlangıçta her bir davacı için 1.000,00'er TL olarak talep olunan maddi tazminat miktarlarını davacı eş ... için 1.167.121,11 TL'ye, davacı ... için 46.912,41 TL'ye, ... için 230.731,58 TL'ye yükseltmiştir. DAVALI CEVABININ ÖZETİ: Davalı ... Sigorta A.Ş. vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; uyuşmazlık konusu kazaya ilişkin olarak davacılara 18/04/2017 tarihinde 223.501,00 TL ödeme yapıldığı, bu tediye ile müvekkilinin poliçeden kaynaklı tüm sorumluluğunu yerine getirdiği, bakiye zarar bulunmadığı halde destekten yoksun kalma zararı adı altında tekrar tazminat istenmesi hakkın kötüye kullanması niteliğinde olduğu, kusurun, desteklik olgusunun ve desteğin gelirinin usulünce ispatı gerektiği, kazaya ilişkin davacılara SGK tarafından ödeme yapılıp yapılmadığının araştırılması ve tespiti halinde hesaplanacak tazminattan indirilmesini, olayın haksız fiilden kaynaklandığı, ticari faiz isteminin yersiz olduğunu beyanla davanın reddini istemiştir. Davalı ... Madencilik Nakliyat İnşaat Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili davaya cevap dilekçesinde özetle; araç maliki olarak müvekkili şirketin aracın tamir ve bakımlarını zamanında yaptırdığı, çalışanın işin teknik ve pratik donanımına sahip olduğu konusunda yeterince inceleme yaptığı, dolayısıyla işletenin üzerine düşen tüm yükümlülükleri yerine getirdiği, müvekkiline ait araç sürücüsünün kazanın meydana gelişini engellemesinin mümkün olmadığı, dolayısıyla bu zaruret durumunun illiyet bağını kestiği, yine olayın meydana gelmesinde asıl kusurlu olanın karşı araç sürücüsü olduğu, manevi tazminatın kazanç sağlama amacıyla ve zenginleşmeye neden olacak şekilde istenemeyeceği ve sadece haksız fiil failinin manevi zararlardan sorumlu olduğu, müvekkiline ait aracın trafik sigortacısı tarafından davacılara destekten yoksun zararı ödemesi yapıldığı ve böylece maddi zararların tazmin edildiği, davalı sigorta şirketinin aracın hem trafik sigortacısı hem de kasko sigortacısı olduğu, genişletilmiş kasko poliçesi kapsamında manevi zararların da teminat altına alındığını beyanla davanın reddini istemiştir. Davalı ... davaya cevap vermemiştir. DELİLLER : Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 08/11/2019 gün ve ... esas, ... sayılı karar örneği, trafik kazası tespit tutanağı, zorunlu mali sorumluluk sigorta poliçesi örneği, tazminat bilirkişi raporu, ekonomik ve sosyal durum araştırma tutanakları, tüm dosya kapsamı. İDM KARARININ ÖZETİ : İlk Derece Mahkemesince verilen kararda özetle; Pamukkale Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanlığından alınan sağlık kurul raporunda Özürlülük Ölçütü, Sınıflandırılması ve Özürlülere Verilecek Sağlık Kurulu Raporları Hakkında Yönetmelik hükümlerine göre kazadaki yaralanmasına bağlı arazı nedeniyle davacı ... in sürekli iş görmezlik halinin bulunmadığı, iyileşme süresinin olay tarihinden itibaren bir aya kadar uzayabileceği, şahsın yüzündeki yara izinin sabit eser ve estetik kusur niteliğinde olduğu yönünde görüş bildirildiği, tazminat bilirkişi raporunda, olaya ilişkin yürütülen ceza davasında kaza yapan araç sürücülerine asli ve tali kusur yüklendiği, vefat eden davacılar yakınının olayda herhangi bir kusurunun bulunmadığı anlaşıldığından kusurdan kaynaklı indirim uygulanmadığı, hatır taşıması ve müterafik kusur durumları yönünden takdirin mahkemeye ait olduğu belirtildikten sonra davacıların ve desteğin PMF 1931 yaşam tablosundaki bakiye ömür süreleri, desteğin asgari ücretin 1,1398 katı düzeyindeki geliri, davacı eşi için %5 evlenme ihtimali tenzilatı, davacı kız çocukları için 22 yaş ve davacı erkek çocuğu için 20 yaşına kadar babasının desteğini alacağı varsayımı, dava öncesi sigorta şirketinin 11/12/2017 tarihinde davacılara yapılan ödemelere ilşikin eş ... için 172.261,02 TL, davacı çocuklar ... için 5.670,16 TL, ... için 15.607,99 TL ve ... için 29.961,83 TL olmak üzere toplam 223.501,00 TL tutarındaki tediyelerin ödeme tarihi itibariyle gerçek zararı karşılamadığından güncel tutarlarının mahsubu neticesinde davacı eş ... için 190.975,51 TL, davacı ... için 1.277,90 TL, davacı ... için 19.417,85 TL ve davacı ... için 78.270,18 TL destekten yoksun kalma zararı hesaplandığı, davacı ...'in daimi iş göremezliği bulunmadığı ve olay tarihi itibariyle bebeklik çağında olan kazazede davacının geçici iş göremezliğinden dolayı da maddi zararı oluşmadığı yönünde görüş bildirildiği, rapora itiraz üzerine düzenlenen ek raporda bu kez bilirkişi kök rapordaki verilerden farklı olarak TRH 2010 yaşam tablosunu kullanmış ve yine rapor tarihindeki asgari ücret miktarını dikkate alarak netice zararı davacı eş ... için 518.146.,60 TL, davacı ... için 623,18 TL, davacı ... için 27.291,51 TL ve davacı ... için 119.076,01 TL destekten yoksun kalma zararı saptadığı, kazazede davacı ...'in yüzündeki sabit eser niteliğinde olan yara izinin ekonomik geleceğini sarsması nedeniyle oluşacak zararın tespiti bakımından bu izin oransal olarak maluliyet tayini yapılması durumunda hesaplanabileceğinin bildirildiği, dosyanın başka tazminat bilirkişisine tevdi edilmek suretiyle temin edilen raporda bu kez önceki kök rapordaki hesaplama verilerinde benimsenen yaşam tablosu ile davacı çocukların destek göreceği yaşları ve sigorta ödemelerinin güncel tutarlarının mahsubu hususundaki hesaplama yöntemleri aynen kabul edilmiş bunlardan farklı olarak desteğin geliri asgari ücretin 1,279 katı esas alınmış, yeniden evlenme ihtimali bulunmadığından bundan sebep davacı eş yönünden herhangi bir indirim yapılmamış, ödeme tarihindeki koşullara göre sigorta şirketi tarafından davacılara yapılan tediyenin gerçek zararı karşılamadığı tespit edilmiş, bilinmeyen dönem zarar tespitinde rapor tarihindeki asgari ücret miktarı baz alınarak eş-babalarının vefatı nedeniyle ölenin maddi desteğinden mahrum kalınmasından dolayı davacı eş ... için 695.206,27 TL, davacı çocuklar ... için 31.582,46 TL, ... için 146.257,53 TL ve ... için 282,71 TL maddi zarar hesaplandığı, tespit olunan destekten yoksun kalma zararı davalı sigorta şirketinin bakiye poliçe limitinin (sigorta şirketinin dava öncesi davacılara ödediği 223.501,00 TL destekten yoksun kalma zararının güncel tutarı 324.241,78 TL etmekte olup bu bedelden olayın meydana geldiği 2017 yılı azami poliçe limiti olan 330.000,00 TL çıkarılmak suretiyle belirlenen) 5.758,22 TL'yi aştığından garame hesabı yapılmak suretiyle sigorta şirketinin tespit olunan zararlardan davacı ... yönünden 4.583,78 TL'ye, davacı çocuklar ... için 208,24 TL'ye, ... için 964,34 TL'ye, ... için 1,86 TL'ye kadar sınırlı sorumlu olduğunun belirtildiği, itiraz üzerine düzenlenen ek raporda bu kez davalı sigorta şirketinin ödediği 223.501,00 TL'nin güncel tutarının 332.673,58 TL'ye ulaştığı ve bu miktarın 2017 yılı azami poliçe limiti olan 330.000,00 TL'yi geçmediği, dolayısıyla bakiye poliçe limitinin kalmadığı, yeniden yapılan güncelleme neticesinde sigorta şirketinin bakiye tazminat sorumluluğunun bulunmadığı, davacı eş ... için 1.167.121,11 TL, davacı ... için 46.912,41 TL, ... için 230.731,58 TL ve ... için 68,80 TL olmak üzere davacılar için toplam 1.444.835,90 TL destekten yokun kalma zararı hesaplandığı, davacılar desteğinin kaza anında emniyet kemeri takmamasının ölümün gerçekleşmesinde etkili olduğu değerlendirilerek davacılar için hesaplanan son bilirkişi raporundaki tazminat tutarlarından %20 oranında müterafik kusur indirimi uygulanmak suretiyle bakiye zarar yönünden davacıların maddi tazminat davalarını kısmen ispatladığı, manevi tazminat yönünden olayın meydana geliş biçimi, hadisenin ölüm gibi ağır bir neticesinin olması, vefat edenin ve davacıların yaşları, davacıların ölene yakınlık derecesi, eş-babanın vefatının bir ömür boyu hissedilecek olması, tarafların ekonomik ve sosyal konumları ile diğer etmenlere göre davacıların manevi zarar taleplerinin kısmen haklı olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulü ile davacı ... için 882.417,60 TL, davacı ... (... ) için 32.853,54 TL ve davacı ... için 175.665,79TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... Sigorta AŞ. yönünden 11/12/2017 temerrüt tarihinden itibaren ve davalı ... ve ... Madencilik Nakliyat İnşaat Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. yönünden 17/04/2017 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, davalı sigorta şirketinin hükmedilen maddi tazminatlardan sorumluluğunun davacı ... yönünden 4.583,78 TL, davacı ... yönünden 208,24 TL, davacı ... yönünden 964,34 TL bakiye poliçe limiti ile sınırlandırılmasına, davacı ...’ün destekten yoksun kalma tazminatı talebi ile diğer davacıların fazlaya ilişkin tazminat taleplerinin reddine, manevi tazminat davalarının kısmen kabulü ile her bir davacı için ayrı ayrı 130.000,00'er TL olmak üzere toplam 520.000,00 TL manevi tazminatın 17/04/2017 olay tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Madencilik Nakliyat İnşaat Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat istemlerin reddine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ : Davalı ... Madencilik Nakliyat İnşaat Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin kusur raporu aldırmadığı gibi, ceza yargılamasındaki kusur raporunu da gözetmediğini, kusur değerlendirmesinin yapılmadığını, sigorta şirketinin yaptığı ödemenin tediye tarihi itibariyle o tarihteki verilere göre zararı karşılayıp karşılamadığının da araştırılmadığını, zararın müteselsil sorumlusu olan sigorta şirketinin bakiye poliçe limitinden kaynaklı zarar sorumluluğunun hatalı ve eksik tespit edildiğini, sigorta şirketinin yaptığı ödemenin güncellenmesi ve olay tarihindeki azami poliçe limitinden mahsubu suretiyle bakiye poliçe limitinin tespit edilmesinin isabetsiz olduğunu, zira sigorta şirketinin bakiye poliçe limiti dahilinde 106.499,00 TL maddi zarar sorumluluğunun devam ettiğini, bu miktara isabet eden harç ve yargılama giderleri ile vekalet ücreti bakımından da yargılama giderlerini ödemekle yükümlü olduğunu, dava öncesi ödemeden sonra bakiye zararın güncel asgari ücret üzerinden hesaplanmasının fahiş tutarda maddi zarar çıkarttığını, dava kısmen kabul edildiği halde reddedilen maddi ve manevi tazminat miktarları yönünden davalılar lehine ret vekalet ücreti takdir edilmediğini beyanla ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını istemiştir. Davacılar vekili, davalı ... Sigorta A.Ş. vekili ve davalı ... istinaf yasa yoluna başvurmamışlardır. İSTİNAFA CEVAP : Davacılar vekili istinafa cevap vermemiştir. G E R E K Ç E Uyuşmazlık, trafik kazasına bağlı ölüm ve yaralanma nedeniyle maddi ve manevi tazminat isteğine ilişkindir. Türk Borçlar Kanunu'nun 49. maddesi gereğince kasten veya taksirle başkasına zarar veren bu zararı gidermekle yükümlüdür. Ölüm halinde ölenin desteğinden yoksun kalanların aynı kanunun 53/3. maddesi gereğince maddi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. Yine aynı kanunun 56/2 maddesi gereğince ölüm halinde ölenin yakınları manevi tazminat isteyebilirler. Bedensel zarara uğrayanların aynı kanunun 54. maddesi gereğince maddi tazminat ve aynı kanunun 56/1 maddesi gereğince manevi tazminat isteme hakları bulunmaktadır. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 85. maddesi gereği motorlu araç işleteni doğan zararlardan sürücü ile birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. 2918 Sayılı Karayolları Trafik Kanunu'nun 91, 97 ve 99. maddeleri gereği trafik kazasına ve zarara sebebiyet veren motorlu aracın zorunlu mali sorumluluk sigortacısı, yasa ve genel sigorta şartları kapsamına dahil maddi zararlardan işletenle birlikte müştereken ve müteselsilen sorumludur. Davalı ... yöntemindeki ... plaka sayılı çekici ile buna bağlı ... plaka sayılı yarı römork aracın dava dışı sürücü ... idaresindeki ... plaka sayılı otomobil ile çarpışması sonucu meydana gelen trafik kazasında otomobilde yolcu konumunda seyahat eden ... hayatını kaybetmiş ve davacı ... ise yaralanmıştır. Davalı sürücü yöntemindeki çekici davalı ... Sigorta A.Ş. nezdinde trafik sigortalı olup, davalı ... Madencilik Nakliyat İnşaat Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. aracın kayıt malikidir. Kazada yaşamını yitiren ... , davacı ...'in eşi diğer davacılar ... , ... ve ... ...'in babasıdır. Davacılar trafik kazası sonucu ölüm nedeniyle vefat edenin maddi ve manevi desteğinden mahrum kalındığını, ayrıca kazazede davacının bedensel zararından dolayı acı ve ıstırap duyduğunu ileri sürerek destekten yoksun kalma zararı adı altında maddi tazminatın tüm davalılardan, eş - babanın ölümünden dolayı duyulan üzüntüye karşılık bir miktar manevi tazminatın ise karşı aracın kayıt maliki ve sürücüsü olan davalılardan tahsilini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince yürütülen yargılama sonucunda davalı ...'in destekten yoksun kalma zararının reddine, diğer davacıların maddi tazminat istemlerini ve tüm davacıların manevi tazminat taleplerini kısmen kabul etmiştir. Bu karara karşı davalı ... Madencilik Nakliyat İnşaat Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. 6100 Sayılı HMK.'nun 355. maddesi gereğince istinaf dilekçesinde gösterilen istinaf sebepleri ile sınırlı olarak ve kamu düzeni yönünden yapılan istinaf incelemesi sonucunda; Denizli 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 08/11/2019 gün ve ... esas, ... sayılı kararı ile ... hakkında taksirle ölüme ve yaralamaya neden olma suçundan cezalandırılması talebiyle kamu davası açılmış ise de kazada vefat eden ...'un dayısı, diğer mağdur kazazedenin ise dayısının kızı olduğu, taksirli eylem sonucu oluşan neticenin sanığın kişisel ve ailevi durumu dikkate alındığında artık bir cezaya hükmedilmesinin gereksiz kılacak derecede mağduriyetine yol açması nedeniyle sanık hakkında TCK'nun 22/6 maddesi delaletiyle CMK'nun 223/4-b maddesi uyarınca ceza verilmesine yer olmadığına; davalı ...'un davacılar yakını ...'un taksirle ölümüne ve davacı ...'in taksirle yaralamaya neden olma suçundan TCK'nun 85/2, 62 ve 52. maddeleri gereğince 36.500,00 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiştir. Mahkumiyet kararı Antalya Bölge Adliye Mahkemesi 11. Ceza Dairesinin istinaf denetiminden geçmek suretiyle 13/07/2020 tarihinde kesinleşmiştir. Kural olarak Türk Borçlar Kanunu'nun 74. maddesi gereğince ceza mahkemesince verilen kararlar hukuk hakimi bakımından bağlayıcı değildir. Ancak, hukuk hakiminin bu bağımsızlığı sınırsız değildir, ceza mahkemesince fiilin hukuka aykırılığına yönelik kesinleşen maddi olgular hukuk hakimi bakımından da bağlayıcı olup, taraflar yönünden de kesin delil niteliği taşımaktadır (Yargıtay Hukuk Genel Kurulunun 17/09/2008 tarih ve 2008/4/564 esas, 2008/536 kararı). Bu bilgiler ışığında somut dosya kapsamı değerlendirildiğinde; 1-)Somut olayda, kazanın tarafı olan davalı sürücünün az da olsa kusurunun bulunması halinde, kusur oranına göre talepte bulunulmadıkça talep edilen tazminat miktarının tamamından arıcın sürücüsü, işleteni ve ZMSS'si olan davalılar müştereken ve müteselsilen sorumludurlar. Kaza tespit tutanağında, kavşakta sola dönüş manevrasını hatalı yapan davalı sürücünün kusurlu olduğu, kavşağa gelirken hızını azaltmayan dava dışı araç (müteveffanın içinde olduğu aracın) sürücüsünün de bu nedenle kusurlu olduğu belirlenmiş; ceza dosyasında trafik bilirkişisinden ve ATK Trafik İhtisas Dairesinden alınan kusur raporlarında da aynı kural ihlali benimsenerek davalı sürücünün asli kusurlu olduğu kabul edilmiş, dava dışı sürücü ise trafik bilirkişisi raporunda tali kusurlu kabul edilmiş iken, ATK raporunda alt düzeyde tali kusurlu olduğu bildirilmiştir. Bu durumda, her iki aracın sürücüsünün de az da olsa kusurlu olduğu sabit olduğuna göre, kusurlu olan davalı sürücü ile birlikte müteselsil sorumlu olan dava dışı sürücünün kusur oranına bakılmaksızın, müteselsil sorumluluk ilkesine göre belirlenen tazminatın tamamından somut davada sorumlu tutulabilecekleri konusunda şüphe bulunmamaktadır. Bunun yanında ceza dosyasında alınan kusur raporları da, olayın oluş şekli ve kaza tespit tutanağı ile uyumludur. Davacı tarafın yolcu olarak bulunduğu aracın sürücüsü, işleteni ve trafik sigortacısı eldeki davada taraf değildir. Davalılar, kazada kusuru bulunan diğer kişilere karşı rücu edebilecek olup, kusur durumu ve oranı o zaman önem kazanacaktır. Bu nedenle, somut dosyada mahkemece yeniden bir oransal kusur raporu alınmadan karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir. Bu nedenle davalı vekilinin kusur durumuna yönelen istinaf taleplerinin reddi gerekmiştir. Bunun yanında, yukarıda ayrıntılı şekilde açıklandığı üzere davalılar davacılara karşı, olayda kusuru olan dava dışı kişilerle birlikte müteselsil sorumlu olduklarından, mahkemece müteselsil sorumluluk ilkesi gereğince tazminatın tamamından somut dosya davalılarının sorumlu tutulması yerinde olduğundan, davalıların kusur oranına göre tazminata hükmedilmesi gerektiği yönündeki istinaf talepleri de yersizdir. 2-)Karayolları Trafik Kanu'nun 111/2 maddesine göre davadan önce yapılan uzlaşma veya anlaşmayı içeren sözleşmenin iptali için 2 yıllık hak düşürücü süre içerisinde dava açılması zorunludur. Somut olayda, davacılara davadan önce bir kısım ödemeler yapıldığı anlaşılmış ise de, bu ödemeler nedeniyle dosyaya sunulmuş ibraname mahiyetinde bir uzlaşma veya anlaşma belgesi bulunmamaktadır. Keza, ödeme tarihinin 11/12/2017 tarihi olduğu dikkate alındığında KTK 111/2 maddesi uyarınca 2 yıllık hak düşürücü süre geçmeden dava açıldığı da şüphesizdir. Bu durumda, Karayolları Trafik Kanu'nun 111/2 maddesinde yer alan hak düşürücü sürenin somut olayda uygulanması mümkün olmadığından, davalı vekilinin hak düşürücü süreye ve ibranın gerçekleştiğine yönelen istinaf talebinin reddi gerekmiştir. 3-)Dava öncesi sigorta şirketi tarafından zarar görene yapılan ödemenin yetersiz olduğu iddiası ile açılan davalarda öncelikle sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin, ödeme tarihindeki veri ve koşullara göre davacının zararını karşılayıp karşılamadığının saptanması gerekir. Dosya içerisindeki hükme esas alınan aktüerya bilirkişisi ...'ın 21/12/2022 havale tarihli kök raporunda ödeme tarihindeki veri ve koşullar dikkate alınarak yapılan hesaplama sonucunda davalı sigorta şirketi tediyesinin o tarih itibariyle davacıların zararını karşılamadığının açıkça anlaşılmasına ve bilirkişinin kök raporu ile hükme esas alınan ek raporunda düzenlenen rapor tarihindeki verilere göre davacıların zararının hesaplanmasında ve hesaplanan zarardan davalının ödemesinin Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatlarına uygun olarak yasal faiz verilerine göre güncellenmek suretiyle mahsup edilmesinde isabetsizlik görülmemesine göre, davalı vekilinin ödeme ile zararın karşılanıp karşılanmadığının denetlemediğine ve ödemenin tazminattan mahsubunun hatalı yapıldığına yönelik istinaf itirazlarının reddine karar verilmiştir. 4-)Somut davada, davacıların her birinin davası birbirinden bağımsız olduğundan ihtiyari dava arkadaşı oldukları sabittir. Bu durumda, ihtiyari dava arkadaşlarının her birinin davasının birbirinden bağımsız olduğu gözetilerek, her bir davacıya ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerektiğinden, davalı vekilinin davacılar lehine ayrı ayrı vekalet ücreti takdirine yönelen istinaf talebinin reddi gerekmiştir. Buna karşın; 5-)Somut dosyada davacıların ihtiyari dava arkadaşı oldukları aşikardır. Bu durumda, ihtiyari dava arkadaşlarının her birinin davasının birbirinden bağımsız olduğu gözetilerek, her bir davacıya ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerekeceği gibi davalı lehine de reddedilen kısım yönünden her bir davacı açısından ayrı ayrı vekalet ücreti takdir edilmesi gerekir. Bu nedenle, somut dosyada ilk derece mahkemesince davalı lehine, reddedilen manevi tazminat miktarı yönünden her bir davacı açısından ayrı ayrı vekalet ücreti takdiri gerekirken, tek vekalet ücreti takdir edilmesi doğru görülmemiştir. Bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Dairemizce düzeltilerek yeniden hüküm tesisi gerekir. 6-)Davacılar lehine hesaplanan maddi tazminattan, desteğin müterafik kusuru nedeniyle mahkeme tarafından yapılan indirim sonucu belirlenen tazminat tutarları hüküm altına alınmıştır. İlk derece mahkemesince müterafik kusur indiriminden dolayı reddedilen kısım için davalı yararına vekalet ücretine hükmedilmemiş ise de; Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin son dönem yerleşik içtihatlarına göre müterafik kusur indirimi yapılan durumlarda reddedilen kısım için davalı yararına vekalet ücreti takdiri gerekmektedir (aynı yönde Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin 2022/11979 esas 2025/1685 karar sayılı ilamı). Bu nedenlerle, davalı vekilinin maddi tazminata ilişkin takdir edilen vekalet ücretine yönelen istinaf taleplerinin kabulü gerekmiştir. Ancak, bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Dairemizce düzeltilerek yeniden hüküm tesisi gerekir. 7-)Davacılardan ...(...) karar tarihinden sonra istinaf aşamasında 03/03/2024 tarihinde evlenmiş olup, evlendiği tarih itibariyle desteğin yardımı son bulacağından davacı ... yönünden yapılacak tazminat hesabının hükme esas alınan bilirkişi raporunda yer alan veriler esas alınarak 03/03/2024 tarihine kadar yapılması gerekecektir. Hükme esas alınan 15/05/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda davacı ....için işlemiş aktif dönem zararı belirlenmiş olup, 01/01/2024'ten itibaren hesaplanan pasif dönem açısından ise evlendiği tarih olan 03/03/3024 tarihine kadar yapılan hesaplama sonucunda davacı ...'un talep edebileceği toplam destekten yoksun kalma zararı 18.154,60 TL olmalıdır. Davacı ...'un talep edebileceği toplam destekten yoksun kalma tazminat miktarının 18.154,60 TL olduğu gözetilerek istinaf eden davalı şirket yönünden kararın bu yön itibariyle kaldırılarak, davacı ... lehine verilen maddi tazminatın davalı ... Madencilik Nakliyat İnşaat Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. yönünden 18.154,60 TL olarak hükmedilmesi gerekir. Bu husus yeniden yargılamayı gerektirmediğinden Dairemizce düzeltilerek yeniden hüküm tesisi gerekmiştir. Ancak, tazminat miktarındaki bu değişiklik istinaf aşamasında ve evlilik sonucu ortaya çıktığından reddedilen bu kısım yönünden davalı ... Madencilik Nakliyat İnşaat Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. lehine vekalet ücreti takdiri gerekmez. İlk derece mahkemesi kararını istinaf etmeyen davalı ... yönünden verilen karar kesinleştiğinden bu davalı aleyhine kurulan hükümde her hangi bir değişiklik yapılmamıştır. 8-)Somut olayda davalılar davacıya karşı müteselsilen sorumlu olup aralarındaki münasebet de ihtiyari dava arkadaşlığıdır. Müteselsil borçluluk niteliği itibariyle bölünebilen bir edimin birden fazla borçlusundan her birinin edimin tamamını ifa etmekle yükümlü olduğu bir borçluluk türü olup, borçlulardan birinin edimin tümünü ifa ederek alacaklıyı tatmin etmesi halinde evvelce mevcut olmasa dahi ifayı gerçekleştiren borçlu ile diğer borçlular arasında bir hukuki ilişki doğacaktır. Alacaklıyı tatmin eden bir borçlu, kendisine isabet eden paydan daha fazla bir ödemede bulunduğu takdirde bu fazlalık ölçüsünde diğer borçlulara başvurabilecektir. Bu durum bir borçlunun alacaklıyı tatmin etmesi halinde diğer borçluların da alacaklı karşısında alacaklının tatmin edilmesi ölçüsünde borçtan kurtulmalarının (TBK 166/1 md.) doğal bir sonucudur. Buna bağlı olarak yasa koyucu da alacaklıyı tatmin eden borçlunun kendi payından fazla ödemede bulunması durumunda bu fazlalık ölçüsünde diğer borçlulara başvurabileceğini açıkça düzenlemiştir (TBK 167/2 md.) Bu şekilde belirlenen hak o borçlunun rücu hakkıdır. Yasa koyucu kendi payından fazla ödemede bulunan bir borçluya tanıdığı rücu hakkını kuvvetlendirmek amacıyla (TBK 168/1 md) halefiyete de yer vermiştir. Açıklanan maddi hukuk hükümleri usul hukukunda dava olarak tezahür etmektedir. Müteselsil borçlular arasındaki ihtiyari dava arkadaşlığı nedeniyle hükmü istinaf etmeyenler hakkında lehe ya da aleyhe verilen kararın kesinleştiği düşünülebilirse de, kesinleşme sorumluluk davasına ilişkin olup, ardından görülecek rücu davası yönünden, yani borçlular arasındaki iç ilişki yönünden hüküm ifade etmez. Rücu davası dikkate alındığında istinaf eden davalının diğer davalı sigorta şirketi hakkındaki hükmü istinaf etmesinde hukuki yararı bulunduğu aşikardır. Zira sorumluluk davasındaki karar kesin hüküm oluşturmaz ise de rücu davası yönünden sorumluluk davasının kararı güçlü delil oluşturmaktadır. Hakkında güçlü delil oluşan davalının rücu davası yönünden, sorumluluk davası hükmünü diğer müteselsil borçlu aleyhine temyiz etmesinde hukuki yararı vardır. İhtiyari dava arkadaşlarının sonradan birbirlerine karşı açacakları rücu davasında, esas alınacak mahkeme kararı, ihtilaf henüz önünde iken doğru olarak oluşmalı ve mahkeme davalıların ne oranda sorumlu tutulup tutulmayacaklarını sorumluluk davası sırasında halletmelidir. Bu kabul tarzı rücu davasında haksız yere temyiz edenler aleyhine güçlü delil oluşturmaması yönünden doğru olduğu gibi, usul ekonomisi yönünden de tarafları tatmin edecektir. İstinaf etmeyen tarafların usulü müktesep hakları da mahkemece icrai nitelikte bir hüküm kurulmayacağı, kaldırma sonrası kararın gerekçesinde, haklarındaki karar istinaf edilmediğinden kesinleşen davalının da sorumluluk derecesinin tespit edilmesiyle yetinileceği dikkate alındığında ihlal edilmemiş olacaktır. (Bu hususta Yargıtay HGK 2009/16-428-483 sayılı ilamı) Yukarıdaki açıklamalar göz önüne alınarak somut olaya bakıldığında; davacı maddi tazminatın müteselsil sorumluluk hükümlerine göre davalılardan tahsili istemiyle işbu davayı açmış olup mahkemece, davalı sigorta şirketi hakkındaki davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, bu davalı hakkındaki hüküm davacı yanca istinaf edilmemiş, sadece davalı ... Madencilik Nakliyat İnşaat Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekili tarafından istinaf edilmiştir. Hükmü istinafa gelmeyen davacılar ile davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden hüküm kesinleşmiş ve bu davalı lehine usuli müktesep hak oluşmuş ise de; istinaf eden davalı taraf, diğer davalı sigorta şirketinden müteselsil sorumluluk ilkesi uyarınca bunu rücu edebilir. Açıklanan nedenlerle, davalının davalı sigorta şirketi aleyhine verilen hükmü istinaf etmekte hukuki yararının bulunduğunun kabulü zorunlu olduğu açıktır. Bu doğrultuda davalının davalı sigorta şirketinin sorumluluğuna yönelik istinaf talebi yönünden yapılan incelemede; dava tarihinden önce (11.12.2017 tarihinde) davalı sigorta şirketi tarafından davacılara 223.521,00 TL ödeme yapıldığı hususu ihtilafsızdır. Dava tarihinden önce yapılan bu ödemenin Yargıtay 4. Hukuk Dairesinin yerleşik içtihatlarına uygun olarak yasal faiz verilerine göre güncellenmek suretiyle hesaplanan tazminattan mahsup edilmesi gerekmekte olup, yukarıda 3 nolu bentte açıklandığı üzere, somut dosyada alınan bilirkişi raporunda bu yönteme uygun biçimde mahsup işlemi yapıldığı görülmüştür. İlk derece mahkemesince, bu mahsup işlemi yapıldıktan sonra ortaya çıkan bakiye tazminat miktarı yönünden hüküm kurulmuştur. Bu durumda artık davalı sigorta şirketinin poliçe limiti doğrultusunda sorumlu olduğu miktar belirlenirken, ödeme miktarının güncellenmiş hali dikkate alınmaksızın, yalnızca ödenen miktar poliçe miktarından mahsup edilerek kalan miktar yönünden sigorta şirketinin sorumlu olduğu kabul edilmelidir. Zira, ödemenin güncellenerek mahsup edilmesi sonrasında ortaya çıkan bakiye zarardan tüm taraflar ödeme miktarından arta kalan kısım kadar sorumludur. Somut dosyada davalı sigorta şirketinin poliçe limiti 330.000,00 TL ile sınırlı olduğundan ödeme miktarı olan 223.501,00 TL'nin mahsubu ile davalı sigorta şirketinin bakiye poliçe limitinden sorumlu olması gereken miktar 106.499,00 TL olmalıdır. Ancak, somut dosyada ilk derece mahkemesince verilen kararda, bu ilkelere uygun olmaksızın davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu miktar daha düşük belirlenmiş ve hükmolunan miktarın hangi yönteme göre belirlendiği de açıklanmamıştır. Bu durumda, davalı sigorta şirketinin sorumlu miktarın hatalı belirlenmesi ve hatalı belirlenen bu miktarın hangi yönteme göre belirlendiğinin de gerekçelendirilmemesi nedeniyle ilk derece mahkemesi kararı usul ve yasaya aykırıdır. Bu kapsamda, yukarıda yapılan açıklamalara göre, davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu belirlenen 106.499,00 TL'den her bir davacıya karşı olan sorumluluğunun tespiti için garame hesabı yapılması ve sonucuna göre hüküm tesisi gerekir. Ancak davacılardan ... 03/03/2024 tarihinde evlenmiş olup, evlendiği tarih itibariyle desteğin yardımı son bulacağından davacı ... yönünden yapılacak tazminat hesabının hükme esas alınan bilirkişi raporunda yer alan veriler esas alınarak 03/03/2024 tarihine yapılması, ortaya çıkan tazminat miktarına göre de garame hesabı yapılarak tüm davacılara karşı davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun ayrı ayrı belirlenmesi gerekir. Hükme esas alınan 15/05/2023 tarihli bilirkişi ek raporunda davacı ... için işlemiş aktif dönem zararı belirlenmiş olup, 01/01/2024'ten itibaren hesaplanan pasif dönem açısından ise evlendiği tarih olan 03/03/3024 tarihine kadar yapılan hesaplama sonucunda davacı ...'un talep edebileceği toplam destekten yoksun kalma zararı 18.154,60 TL olmalıdır. Davacı ...'un talep edebileceği toplam tazminat miktarının 18.154,60 TL olduğu gözetilerek, davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu belirlenen 106.499,00 TL'den her bir davacıya karşı olan sorumluluğunun tespiti için istinaf aşamasında yapılan garame hesabına göre, davalı sigorta şirketi davacı ...'e karşı 87.319,53 TL, davacı ...'a karşı 1.796,49 TL ve davacı ...'e karşı 17.382,98 TL tazminat ile sorumlu olmalıdır. Yerel mahkeme kararı davacılar tarafından istinaf edilmemiş ise de, yukarıda ayrıntılı olarak açıklandığı üzere müteselsil sorumlu olan diğer davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu miktar istinaf eden davalıyı etkileyeceğinden, davalılar arasındaki iç ilişkide geçerli olmak üzere; davalı ... A.Ş. yönünden usuli kazanılmış hakkın ihlal edilmemesi gerektiği de gözetilerek, davalı ... A.Ş. yönünden icrai nitelikte bir hüküm kurulmayarak sadece, sorumlu olduğu hususunun tespitine yönelik hüküm kurulması gerekir (aynı yönde Yargıtay (Kapatılan) 17. Hukuk Dairesinin 2015/16136 esas, 2016/3143 karar sayılı ilamı). O halde, ilk derece mahkemesinin davalı sigorta şirketinin sorumlu olduğu miktara yönelik kararı isabetli olmadığından kararın sonuca etkili olmamak kaydıyla kaldırılması gerekir. Hal böyle olunca açıklanan nedenler ve tüm dosya içeriğine göre; davalı ... Madencilik Nakliyat İnşaat Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekilinin yukarıda 1-4 nolu bentlerde gösterilen istinaf sebepleri yönünden istinaf talebinin 6100 Sayılı HMK.'nun 353/1. fıkrası (b-1) bendi uyarınca esastan reddine; davalı ... Madencilik Nakliyat İnşaat Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekilinin yukarıda 5-8 nolu bentlerde gösterilen istinaf sebepleri yönünden istinaf isteminin kabulü ile 6100 Sayılı HMK.'nun 353/1 inci fıkrasının (b-2) bendi gereğince ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, Dairemizce kararın düzeltilerek yukarıda 6-7 nolu bentlerde gösterildiği şekilde yeniden hüküm tesisi karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı ... Madencilik Nakliyat İnşaat Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekilinin bakiye poliçe limitinin belirlenmesi ve davalıya verilen vekalet ücretine yönelenler dışındaki kalan sair istinaf nedenleri yerinde görülmediğinden istinaf taleplerinin 6100 Sayılı HMK'nun 353/1. fıkra (b-1) bendi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalı ... Madencilik Nakliyat İnşaat Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. vekilinin sigorta şirketinin sorumluluğu bakımından bakiye poliçe limitinin yanlış belirlendiğine ve davalıya verilen vekalet ücretine yönelen istinaf istemlerinin KABULÜNE, 3-İlk derece mahkemesi olan Denizli 1. Asliye Ticaret Mahkemesinin ... Esas - ... Karar sayılı, 21/06/2023 tarihli kararının 6100 Sayılı HMK'nın 353/1. fıkrası (b-2) bendi gereğince KALDIRILMASINA, 4-Düzelterek yeniden esas hakkında hüküm kurulmak suretiyle; a)Davacı ...'ün açtığı maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile 882.417,60 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... Sigorta AŞ. yönünden 11/12/2017 temerrüt tarihinden ve davalılar ... ve ... Madencilik Nakliyat İnşaat Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. yönünden 17/04/2017 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunun 4.583,78 TL sınırlı tutulmasına, (davalılar ... Sigorta A.Ş. ile Esas Petrol Madencilik Nakliyat İnşaat Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. arasındaki iç ilişkide geçerli olmak üzere; davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun, davacı ... lehine hükmedilen maddi tazminat bakımından 87.319,53 TL olduğunun tespitine), fazlaya ilişkin istemin reddine, b)Davacı ...'ın açtığı maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile 32.853,54 TL destekten yoksun kalma tazminatının (davalı ... Madencilik Nakliyat İnşaat Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş., bu tazminatın 18.154,60 TL'si ile sınırlı olarak sorumlu olmak üzere) davalı davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 11/12/2017 temerrüt tarihinden ve davalılar ... ve ... Madencilik Nakliyat İnşaat Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. yönünden 17/04/2017 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, davalı ... Madencilik Nakliyat İnşaat Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş.'nin bu tazminatın 18.154,60 TL'si ile sınırlı olarak ve davalı ... Sigorta A.Ş.'nin de 208,24 TL'si ile sınırlı olarak sorumlu tutulmasına, (davalılar ... Sigorta A.Ş. ile ... Madencilik Nakliyat İnşaat Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. arasındaki iç ilişkide geçerli olmak üzere; davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun, davacı ... lehine hükmedilen maddi tazminat bakımından 1.796,49 TL olduğunun tespitine), fazlaya ilişkin istemin reddine, c)Davacı ...'ün açtığı maddi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile 175.665,79 TL destekten yoksun kalma tazminatının davalı ... Sigorta A.Ş. yönünden 11/12/2017 temerrüt tarihinden ve davalılar ... ve ... Madencilik Nakliyat İnşaat Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. yönünden 17/04/2017 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, davalı ... Sigorta A.Ş.'nin sorumluluğunun 964,34 TL sınırlı tutulmasına, (davalılar ... Sigorta A.Ş. ile Esas Petrol Madencilik Nakliyat İnşaat Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. arasındaki iç ilişkide geçerli olmak üzere; davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun, davacı ... lehine hükmedilen maddi tazminat bakımından 17.382,98 TL olduğunun tespitine), fazlaya ilişkin istemin reddine, ç)Davacı ...’ün açtığı maddi tazminat davasının REDDİNE, d)Davacı ...'ün açtığı manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile 130.000,00 TL manevi tazminatın 17/04/2017 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Madencilik Nakliyat İnşaat Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine, e)Davacı ...'ın açtığı manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile 130.000,00 TL manevi tazminatın 17/04/2017 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Madencilik Nakliyat İnşaat Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine, f)Davacı ...'ün açtığı manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile 130.000,00 TL manevi tazminatın 17/04/2017 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Madencilik Nakliyat İnşaat Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine,) g)Davacı ...'ün açtığı manevi tazminat davasının KISMEN KABULÜ ile 130.000,00 TL manevi tazminatın 17/04/2017 kaza tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte davalılar ... ve ... Madencilik Nakliyat İnşaat Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin manevi tazminat isteminin reddine, ğ)Maddi tazminat yönünden alınması gereken 74.521,90 TL karar harcından, peşin alınan 2.062,97 TL harç ve tamamlama harcı 4.924,36 TL'nin mahsubuna, bakiye 67.534,57 TL karar ve ilam harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye verilmesine (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bakiye poliçe limiti ile sınırlandırılmasına), h)Manevi tazminat yönünden alınması gerekli 35.521,20 TL karar ve ilam harcının davalılar ... ve ... Madencilik Nakliyat İnşaat Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş.'den müştereken ve müteselsilen alınarak Hazineye verilmesine, ı)Karar tarihinde yürürlükte bulunan Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Bakanlık suçüstü ödeneğinden ödemesi yapılacak olan 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin 1.029,60 TL'sinin davalılardan müştereken ve müteselsilen, 290,40 TL'sinin davacılardan tahsili ile hazineye irad kaydına (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bakiye poliçe limiti ile sınırlandırılmasına), i)Davacı tarafça yapılan 2.062,97 TL peşin harcın ve 4.924,36 TL ıslah harcının davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak davacılara verilmesine (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bakiye poliçe limiti ile sınırlandırılmasına), j)Davacı tarafın sarf ettiği 44,40 TL başvurma harcı, 1.850,00 TL bilirkişi ücreti, 746,40 TL posta ve tebligat masrafı olmak üzere toplam 2.640,80 TL yargılama giderinden; davanın kabul ve ret oranı dikkate alınarak 2.059,82 TL yargılama giderinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak ile davacılara verilmesine, kalan kısmın davacılar üzerinde bırakılmasına (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bakiye poliçe limiti ile sınırlandırılmasına), k)Davalı ... Madencilik Nakliyat İnşaat Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından yapılan toplam 850 TL yargılama giderinden; davanın kabul ve ret oranı dikkate alınarak 190,00 TL yargılama giderinin davacılardan alınarak bu davalıya verilmesine, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, l)Davacı ... kendisini vekil aracılığıyla temsil ettirmiş olduğundan maddi tazminat yönünden ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 27.349,87 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bakiye poliçe limiti ile sınırlandırılmasına), m)Davacı ... kendisini vekil aracılığıyla temsil ettirmiş olduğundan maddi tazminat yönünden ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 115.065,94 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bakiye poliçe limiti ile sınırlandırılmasına), n)Davacı ... kendisini vekil aracılığıyla temsil ettirmiş olduğundan maddi tazminat yönünden ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1 maddesine göre belirlenen 9.200,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılardan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine (davalı sigorta şirketinin sorumluluğunun bakiye poliçe limiti ile sınırlandırılmasına), o)Davalı ... Madencilik Nakliyat İnşaat Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen maddi tazminat yönünden ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/2 maddesi uyarınca miktarı üzerinden hesaplanan 1.000,00 TL nispi vekalet ücretinin davacı ...'ten alınarak bu davalıya ödenmesine, ö)Davalı ... Madencilik Nakliyat İnşaat Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen maddi tazminat yönünden ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT gereğince hesaplanan 42.858,80 TL nispi vekalet ücretinin davacı ...'ten alınarak bu davalıya ödenmesine, p)Davalı ... Madencilik Nakliyat İnşaat Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen maddi tazminat yönünden ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1 maddesi uyarınca belirlenen 9.200,00 TL nispi vekalet ücretinin davacı ...'ten alınarak bu davalıya ödenmesine, r)Davalı ... Madencilik Nakliyat İnşaat Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. kendisini vekil ile temsil ettirdiğinden reddedilen maddi tazminat yönünden karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 13/1 maddesi uyarınca belirlenen 9.200,00 TL nispi vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak bu davalıya ödenmesine, s)Davacı ... kendisini vekil aracılığıyla temsil ettirdiğinden manevi tazminat yönünden ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 10/1-4 maddesine göre hesaplanan 20.500,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılar ... Madencilik Nakliyat İnşaat Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, ş)Davacı ... kendisini vekil aracılığıyla temsil ettirdiğinden manevi tazminat yönünden ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 10/1-4 maddesine göre hesaplanan 20.500,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılar ... Madencilik Nakliyat İnşaat Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, t)Davacı ... kendisini vekil aracılığıyla temsil ettirdiğinden manevi tazminat yönünden ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 10/1-4 maddesine göre hesaplanan 20.500,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılar ... Madencilik Nakliyat İnşaat Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, u)Davacı ... kendisini vekil aracılığıyla temsil ettirdiğinden manevi tazminat yönünden ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT'nin 10/1-4 maddesine göre hesaplanan 20.500,00 TL nispi vekalet ücretinin davalılar ... Madencilik Nakliyat İnşaat Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. ve ...'dan müştereken ve müteselsilen alınarak bu davacıya verilmesine, ü)Davalı ... Madencilik Nakliyat İnşaat Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. kendisini vekil aracılığıyla temsil ettirdiğinden davacı ... tarafından açılan ve reddolunan manevi tazminat yönünden ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 9.200,00 TL nispi vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak bu davalıya verilmesine, v)Davalı ... Madencilik Nakliyat İnşaat Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. kendisini vekil aracılığıyla temsil ettirdiğinden davacı ... tarafından açılan ve reddolunan manevi tazminat yönünden ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 9.200,00 TL nispi vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak bu davalıya verilmesine, y)Davalı ... Madencilik Nakliyat İnşaat Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. kendisini vekil aracılığıyla temsil ettirdiğinden davacı Sude Nur tarafından açılan ve reddolunan manevi tazminat yönünden ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 9.200,00 TL nispi vekalet ücretinin davacı ...'dan alınarak bu davalıya verilmesine, z)Davalı ... Madencilik Nakliyat İnşaat Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. kendisini vekil aracılığıyla temsil ettirdiğinden davacı ... tarafından açılan ve reddolunan manevi tazminat yönünden ilk derece mahkemesi karar tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT uyarınca hesaplanan 9.200,00 TL nispi vekalet ücretinin davacı ...'den alınarak bu davalıya verilmesine, 5-Davalı ... Madencilik Nakliyat İnşaat Gıda Sanayi ve Ticaret A.Ş. tarafından peşin yatırılan 738,00 TL istinaf kanun yoluna başvuru harcının Hazineye gelir kaydına, (8.800,30 TL + 18.710,50 TL) 27.510,80 TL istinaf karar harcının talebi halinde iadesine, 6-Başvurunun kabul gerekçesine göre istinaf giderlerinin başvuran davalı üzerinde bırakılmasına, 7-Artan istinaf gider avansının karar kesinleştiğinde yatıranlara iadesine, İlişkin dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda 11/12/2025 tarihinde 6100 Sayılı HMK'nun 361/1 ve 362/1-a maddeleri uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta süre içinde Yargıtay İlgili Hukuk Dairesi nezdinde temyiz yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. ...