T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/81 - 2026/526 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (E S A S I İ N C E L E M E D E N K A R A R I N K A L D I R I L M A S I) ESAS NO : 2026/81 KARAR NO : 2026/526 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 17.10.2025 ESAS-KARAR NUMARASI : 2023/4…
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 23. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: 2026/81 - 2026/526 T.C. A N K A R A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ 23. H U K U K D A İ R E S İ (E S A S I İ N C E L E M E D E N K A R A R I N K A L D I R I L M A S I) ESAS NO : 2026/81 KARAR NO : 2026/526 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN: MAHKEMESİ : Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ : 17.10.2025 ESAS-KARAR NUMARASI : 2023/481 E., 2025/629 K. DAVA : Alacak KARAR TARİHİ : 04.03.2026 YAZIM TARİHİ : 04.03.2026 Davacı vekili tarafından istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine, Hukuk Muhakemeleri Kanunu (HMK) 352. maddesi uyarınca yapılan ön inceleme sonucu eksiklik bulunmadığı anlaşılmakla, istinaf incelemesinin dosya üzerinde yapılmasına karar verilerek dosya incelendi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ : Davacı vekili özetle: Müvekkiline bağlı Kartal Yavuz Selim Devlet Hastanesi'nce ihale edilen hizmet alım işi kapsamında, davalı tarafından istihdam edilmiş olan ... adlı işçi tarafından açılan davada, Ankara 9. İş Mahkemesi'nin 2013/1043 esas sayılı dosyasında davanın kabulüne karar verildiğini, bunun sonucunda müvekkili tarafından icra dosyasına toplam 21.945,29 TL ödenmek zorunda kalındığını, hizmet alım sözleşmeleri uyarınca işçi alacaklarından, işçiyi çalıştıran davalının sorumlu olduğu iddia ederek icra dosyasına ödenen miktarın, ödeme tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile birlikte, sorumlulukları oranında davalılardan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili özetle: Ankara 6. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 28.01.2016 tarih ve 2015/483 E., 2016/759 K. sayılı kararı ile davalının iflasına karar verildiğini ve tasfiye işlemlerinin Ankara 21. İcra Müdürlüğü'nün 2016/37 sayılı dosyasından yürütüldüğünü, iflas masasına alacak başvurusunda bulunulmadan doğrudan dava açılmasının yasaya aykırı olduğunu, dava konusu alacağın İİK 204. madde gereğince iflas masasına kaydının istenmesi gerektiğini, alacakların zamanaşımına uğradığını, davalının dava konusu alacak tutarından sorumlu tutulamayacağını savunarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İlk derece mahkemesince "...Bu bağlamda, Mahkememizce dosya re'sen seçilen hesap bilirkişisine tevdi edilmiş ve iddia, savunma, celp edilen Ankara 9. İş Mahkemesi dosyası, Ankara 1. İcra Müdürlüğü'nün 2017/22249 Esas sayılı icra dosyası, İstanbul Anadolu 26. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2019/934 Esas sayılı dosyası, taraflar arasındaki hizmet alım sözleşmesi hükümleri ve iş mevzuatı değerlendirilerek davacının müflisten iflas tarihi itibariyle alacağının olup olmadığı ve varsa miktarı yönlerinde dosya kapsamına uygun ve denetime elverişli rapor düzenlenmesi istenilmiştir. Bilirkişi tarafından 02/05/2025 tarihli rapor dosyaya sunulmuştur. Bilirkişi raporunda davacının müflis şirketten alacaklı olduğu miktar belirlendikten sonra davacı vekiline işbu davaya konu dava dışı işçi ...'ın Ankara 9. İş Mahkemesi'nin 2013/1043 Esas, 2015/1354 Karar sayılı ilamına binaen Ankara 1. İcra Müdürlüğü'nün 2017/22249 Esas sayılı dosyasında başlattığı takip nedeniyle yapılan ödemeden kaynaklı davalı müflisten alacak talebine ilişkin iflas masasına başvuruda bulunup bulunmadığı noktasında açıklayıcı beyanda bulunmak ve başvuruda bulunulmuşsa başvuru dilekçesini Mahkememize sunmak üzere kesin süre verilmiş ve bu süre içerisinde alacak başvuruna ilişkin dilekçenin Mahkememize sunulmaması ya da alacak başvurusunda bulunulmamışsa alacak başvurusu yapılmaması halinde mevcut delil durumuna göre yargılamaya devam edilip hüküm tesis edileceği hususu ihtar edilmiştir. Diğer bir deyişle, Mahkememizce kesin süreye riayet edilmemesi halinde nasıl bir yaptırımla karşılaşılacağı hususu HMK'nın 94/2. maddesine uygun olarak davacı vekiline ihtar edilmiştir. Ancak davacı vekili tarafından belirlenen kesin süre içerisinde iflas masasına alacak başvurusunda bulunulmadığı gibi, duruşmada yeniden süre talep edilmiştir. Yukarıda açıklandığı üzere, davalının iflasına karar verildiğinde, müflisin masa malları üzerindeki tasarruf yetkisi kısıtlandığından masa ile ilgili davalar hakkındaki dava takip yetkisi artık müflise değil, iflas idaresine ait olacaktır. İflas kararı verilmesi üzerine İİK'nın 235. maddesine göre alacak davasının kayıt kabul davasına dönüştüğü, bu nedenle iflas kararı ile kayıt kabule dönüşmüş davalar bakımından alacak başvurusunun yapılması gerektiği, bu hususta iflas idaresi tarafından ret kararı verilmesi durumunda kayıt kabul davasına devam edilebileceği, bu hususun dava şartı niteliğinde olduğu ve somut davada bu dava şartının yerine getirilmediği, kaldı ki, dosyada yeterli gider avansı bulunmadığından davacı vekiline 1.500,00 TL ek gider avansını Mahkememiz veznesine yatırmak üzere HMK'nın 120/2. maddesi gereğince 2 haftalık kesin süre verildiği, yine HMK'nın 94/2. maddesi uyarınca kesin süreye riayet edilmemesinin hukuki sonuçlarının davacıya hatırlatıldığı ancak davacı vekilinin belirlenen gider avansını da Mahkememize yatırmadığı anlaşılmakla, davanın İİK'nın 235 ve 236. maddeleri ile HMK'nın 114 ve 115. maddeleri gereğince dava şartı yokluğundan usulden reddine..." karar verilmiştir. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle: Yargıtay 2. Hukuk Dairesi'nin 26.2.2018 tarih ve 2018/289 E., 2018/2511 K. sayılı kararında da vurgulandığı üzere gider avansının talep edildiği ara kararda avansın hangi işlemler için ve ne miktarda istendiğinin açıkça gösterilmesinin zorunlu olduğu, somut olayda ise “1.500 TL ek gider avansı” ifadesi dışında hangi işlem kalemlerine ilişkin talepte bulunulduğunun açıklanmadığı, bu nedenle verilen kesin sürenin sonuç doğurmayacağı, gider avansının bilirkişi raporunun tebliği amacıyla istendiği kabul edilse dahi 1.500 TL tutarın rapor tebliği gibi sınırlı bir işlem bakımından fahiş olduğu, bilirkişi raporuna UYAP üzerinden görülerek süresi içinde ve karar duruşması öncesinde beyan verilmiş olması nedeniyle raporun ayrıca tebliğinin amacının fiilen gerçekleştiği, bu aşamada tebligat gideri gerekçesiyle usulden ret yoluna gidilmesinin ölçüsüz ve hukuka aykırı olduğu, 23.05.2025 tarihli aynı celsede iflas masasına alacak başvurusu yapılıp yapılmadığının Ankara İflas Dairesi'nden müzekkere ile sorulduğu ve ayrıca başvuru yapılmışsa dilekçenin sunulması için iki haftalık kesin süre verildiği, müzekkere cevabına göre başvuru yapılmadığının anlaşılması hâlinde başvuru yapabilmesi için tarafına ayrıca imkan tanınmadan usulden ret kararı verilmesinin adil yargılanma hakkını ihlal edeceği nedenleriyle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ, HUKUKİ SEBEP VE GEREKÇE: Dava, taraflar arasında veri hazırlama kontrol işletmeciliğine ilişkin hizmet sözleşmesi akdedildiği, davalı ve iş ortaklarının işçisi olan dava dışı kişiye iş mahkemesi kararı gereğince ödeme yapıldığı iddiasıyla rücuen alacak taleplidir. Mahkemece iflas idaresine başvurulmadığı, gider avansının verilen kesin sürede yatırılmadığı gerekçesiyle davanın usulden reddine karar verilmiştir. İcra ve İflâs Kanunu (İİK) 184 madde gereğince "İflâsın açıldığı zamanda müflisin haczi kabil malları hangi yerde bulunursa bulunsun bir masa teşkil eder ve alacakların ödenmesine tahsis olunur". Maddede geçen " alacakların" ile iflâs alacakları ifade edilmektedir. İflâs alacağı, iflâs açıldığı anda müflise karşı hukuken mevcut olan alacaklar yani müflisin iflâsın açıldığı andaki borçları olup, iflâs masasından istenebilirken, müflisin iflâsın açılmasından sonra doğan alacakları, iflâs alacağı olmadığından, iflâs masasından talep edilemez. Yargıtay emsal içtihadında "...Somut olayda, davalı şirketin 28.05.2009 tarihinde iflasına karar verildiği, davacı tarafça İzmir 9. İş Mahkemesi'nin kararına dayalı olarak 02.02.2012 tarihinde yani iflastan sonra icra dosyasına ödeme yaptığı anlaşılmış olup, BK'nın 147. maddesine dayalı olarak kullandığı rücu hakkına dayalı alacağı iflastan sonra ödenerek doğmuştur. Bu durumda alacak, İİK'nın 235. maddesine dayalı kayıt kabul istemine konu olabilecek müflis borçlarından olmayıp, iflastan sonra doğan masa borcu niteliğinde..." olduğuna, uyuşmazlığın müflisin iflâsın açıldığı andaki borçlarının kaydıyla ilgili İİK 235 madde kapsamında bulunmadığına karar vermiştir ( Yargıtay 23 HD, 03.12.2014, 3310/7781). Somut olayda hakkındaki dava tefrik edilerek bu esasa kaydedilen davalı ....A.Ş.'nin iflasının açılmasına 28.12.2016 tarihinde karar verilmiş, eldeki dava iflastan sonra 27.11.2019 tarihinde açılmıştır. Davacı Bakanlığın dava konusu yaptığı alacağı, iflastan sonra 21.06.2018 tarihinde ödeme ile doğmuş olduğundan iflâs alacağı olmayıp, masa alacağıdır. İflastan tarihinden sonra doğan alacak masa alacağı olduğundan görevli mahkemenin İİK 235. maddeye göre değil, genel hükümlere göre belirleneceği, somut olayda davacının tacir olmadığı, uyuşmazlığın çözümünde asliye hukuk mahkemesinin görevli olduğu gözetilerek HMK 114/1-c, 115/2 maddeler gereğince mahkemenin görevine ilişkin dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine karar vermek gerekirken hatalı değerlendirmeyle yazılı şekilde hüküm tesisi usul ve yasaya, dosya kapsamına uygun bulunmadığından davacı vekilinin istinaf başvurusunun istinaf nedenleri incelenmeksizin kabulüne, HMK 353/1.a.3 madde gereğince mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmiştir. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere: 1-) Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK m. 353/1.a.3 gereğince kabulü ile: Ankara 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/481 E., 2025/629 K. sayılı 17.10.2025 tarihli kararın kaldırılmasına ve davanın yeniden görülmesi için dosyanın kararı veren mahkemeye gönderilmesine, 2-) Peşin alınan istinaf karar harcının istek halinde iadesine, 3-) Davacı tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin İlk Derece Mahkemesi tarafından hükümle birlikte değerlendirilmesine, 4-) HMK m. 359/4 gereğince kararın tebliği, harç tahsil müzekkeresi yazılması ve gider avansı iadesi işlemleri ile m. 302/5 gereğince kesinleşme kaydı ve kesinleşme kaydı yapılan kararların yerine getirilmesi için gerekli bildirimlerin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda, HMK m. 362/1.c gereğince kesin olmak üzere, oybirliğiyle karar verildi. 04.03.2026 Başkan Üye Üye Katip