T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/1772 KARAR NO: 2026/583 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI: 2022/1069 Esas- 2024/783 Karar KARAR TARİHİ: 17/09/2024 DAVA: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 14/05/2026 KARAR YAZMATARİHİ : 14/05/2026 Taraflar arasında görülen dava sonucu ilk derece mahkemesince verilen hükme yönelik süresi için…
T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 4. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2024/1772 KARAR NO: 2026/583 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ: Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi NUMARASI: 2022/1069 Esas- 2024/783 Karar KARAR TARİHİ: 17/09/2024 DAVA: Alacak (Eser Sözleşmesinden Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 14/05/2026 KARAR YAZMATARİHİ : 14/05/2026 Taraflar arasında görülen dava sonucu ilk derece mahkemesince verilen hükme yönelik süresi içinde istinaf yasa yoluna başvurulması üzerine gönderilen dosyanın yapılan incelemesi sonucunda, GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkilinin mimari proje, dekorasyon projesi ve projelerin uygulama ve danışmanlık işleri ile faaliyet göstermekte olduğunu, davalının sahiplerinden ...’ın kızı ...’ın davacının liseden sınıf arkadaşı olduğunu ve ... yılının ocak ayının ilk haftasında davacıyı arayarak davalı şirkette tadilat ve dekorasyon işleri ile ilgilenmesini talep ettiğini, davacının davalı şirket yetkilileri ile görüşerek anlaştığını, davacıya hakettiği proje bedelinin ödenmemesi nedeni ile davalılar hakkında Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi’nin 2019/661 E sayılı dosyasında dava açtıklarını, projenin imalatının gerçekleştirilmesine rağmen taraflarca anlaşılan bedelin ödenmemesi nedeni ile davalı adına dava açılmasının gerekli hale geldiğini, arabuluculuğa başvurulmasına rağmen sonuç alınamadığını, tarafların eser sözleşmesi konusunda anlaştıklarını ancak davalının iş yapılmış olmasına rağmen bedeli ödemediğini, davacının yüklenici olarak üzerine düşeni yerine getirdiğini, davacının imalat aşamasına dayanan çalışmaların bedelini kendisinin karşıladığını, davalı tarafça yapılan harcamaların kendisine ödeneyeceği konusunda söz verildiğini, davacının yaptığı masraflara dair faturaları davalı adına düzenlediğini, davalı tarafça sonrasında ödeme yapılmak istenmediğini, davacının yaptığı işler konusunda iş sahibine karşı bağımsız olduğunu, iş sahipleri tarafından gönderilen 4 adet faturalara itiraz olmadığını, yapılan iş ve imalatların tespiti için Kayseri 3. Sulh Hukuk mahkemesinde dava açıldığını ve 1.500.000 TL davacının harcama ve diğer alacağı olduğunun anlaşıldığını belirterek şimdilik 10.000 TL alacağın davalıdan tahsili ile davacıya verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde;davacı vekiline dava türünün açıklatılması gerektiğini, davacı vekilinin bu dosya için ayrı bir arabuluculuğa başvurduğuna dair evrakları dosyaya sunması gerektiğini, davalının davacıya borcu olmadığını, davalının üzerine düşen edimleri yerine getirdiğini, davacının davasını yazılı delil ile ispat etmesi gerektiğini, davacının talepleri arasında çelişki olduğunu, davacının davalıya gönderdiği fatura olmadığını, davacıya verilen birinci işin bedelinin eksiksiz ödendiğini, ancak ikinci işin verildiği iddiasının doğru olmadığını, akdi ilişkiyi inkar ettiklerini, davacının eser sözleşmesini varlığını ispat etmesi gerektiğini, davacının iddiasını senetle ispat etmesi gerektiğini, yazılı delil başlangıcı belirtilmediğini, sonrasında belirtilmesi halinde muvaffakatleri olmadığını, whatsapp yazışmalarının üçüncü kişilerin ilişkin olduğunu ve sahte olabileceğini, davacının dış cehpe işine ilişkin olarak çelişkili beyanları olduğunu, tanık dinlenmesine muvaffakatleri olmadığını belirterek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. KALDIRMA KARARI VE KALDIRMADAN SONRAKİ YARGILAMA SÜRECİ a-Kaldırma Kararı Kararı İlk Derece Mahkemesinin 24/05/2022 gün ve 2019/713 E. 2022/406 K. Sayılı kararına karşı süresi içinde taraf vekilleri istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Dairemizin 20.10.2022 tarihli ve 2022/1250 Esas- 2022/1410 Karar sayılı ilamıyla; 'Mahkemece hükme dayanak bilirkişi raporunda işin yapıldığı yıl değerinin belirlendiği belirtilmiş ise de bunun piyasa rayiç değeri mi olduğu yoksa bayındırlık birim fiyatları mı olduğu açıklanmamış olması ve davacının dayandığı faturadaki işlerin ve fatura dışı işlerin nelerden ibaret olduğu tespiti yapılmamış olması nedeniyle hükme yeterli olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda mahkemece konusunda uzman teknik bilirkişiler marifeti ile mahallinde keşif yapılmak sureti ile dinlenecek tanık beyanları da dikkate alınarak davacı yüklenicinin yaptığı işler ve sözleşme kapsamı belirlenip davacının gerçekleştirdiği imalâtın yapıldığı 2018 yılı mahalli piyasa rayiçleri ile bedeli konusuda gerekçeli ve denetime elverişli rapor alınıp ..., ..., ... sıra nolu fatura içerikleri kesinleştiği de gözetilerek bunun dışında davacının gerçekleştirdiği imalât bedeli mahalli piyasa rayiçlerine göre hesaplattırılıp varsa yapılan ödemeler mahsup edilip sonucuna uygun bir karar verilmesi gerekirken bu hususlar üzerinde durulmadan eksik inceleme ve yanlış değerlendirme ile yazılı şekilde hüküm tesisi doğru olmadığı'' gerekçesiyle kararın kaldırılmasına karar verilmiştir. b-İlk Derece Mahkemesince Kaldırma Kararı Uyarınca Verilen Karar İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile kaldırma ilamına uyularak "Davanın kısmen kabulü kısmen reddi ile, 10.000,00-TL alacak bedelinin dava tarihinden itibaren, 893.128,00-TL alacak bedelinin ise ıslah tarihi olan 14/04/2022 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin talebin reddine" karar verildiği anlaşılmıştır. İSTİNAF SEBEP VE GEREKÇESİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; mahkemece 105.000 TL’lik kısmın ihtilafsız kabul edilerek alacaktan mahsup edilmesinin hatalı olduğunu, söz konusu ödemenin dava konusu işten daha önce gerçekleştirilen proje ve uygulamalara ilişkin olduğunu, ödeme makbuzunun dava konusu işin başlangıç tarihinden önceki bir tarihe ait olmasının da bu durumu kanıtladığını, bilirkişi raporunda bu hususta çekişme bulunduğu belirtilmesine rağmen mahkemece bu durumun göz ardı edildiğini, müvekkilinin alacağının işin yapıldığı tarih yerine dava tarihindeki piyasa rayiçlerine göre hesaplanması gerektiğini, Yargıtay içtihatları ve denkleştirici adalet ilkesi uyarınca paranın ulaştığı alım gücü ve ekonomik etkenlerin dikkate alınmasının zorunlu olduğunu, taraflar arasında yazılı sözleşme bulunmasa dahi müvekkilinin işi mesleği gereği yapması sebebiyle hesaplamaya KDV ve müteahhitlik kârının dâhil edilmemesinin hayatın olağan akışına ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, yerel mahkeme kararındaki hatalı değerlendirmelerin kabulünün mümkün olmadığından kararın kaldırılarak davanın kabulüne karar verilmesini talep etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; dosya kapsamındaki bilirkişi raporlarında 2018 yılı bayındırlık fiyatları ile rayiç bedel fiyatlarının karşılaştırmalı tablo ile raporlanmadığını, hesaplanan birim fiyatların Çevre ve Şehircilik Bakanlığı birim fiyatlarının üzerinde olup hangi rayice göre belirlendiğinin belirsiz olduğunu, taşınmaz üzerinde yapıldığı iddia edilen imalatların kalem kalem tespiti ve metraj ölçümü için uzman mühendislerden oluşan yeni bir heyet eşliğinde yeniden keşif yapılması gerektiğini, metraj hesaplamasının projeler veya faturalar üzerinden değil taşınmaz başında ölçüm cihazları ile yapılması zorunluluğunu, davacının sözlü eser sözleşmesinin varlığını ve imalatları tanık delili ile ispat etmesinin hukuken mümkün olmadığını, ispat yükünün davacıda olduğunu ve iddiaların yazılı delillerle kanıtlanması gerektiğini belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLER : Tapu Kayıtları, dosyada mevcut diğer bilgi ve belgeler. İSTİNAF NEDENLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE : HMK'nun 355. maddesi uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebepler ve kamu düzeni ile sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesinde; Dava, sözlü eser ilişkisine dayalı bakiye iş bedelinin tahsili istemine ilişkindir. Davacı, davalıya ait iş yerindeki Havuz, Kafe İç Mekan, Kafe Dış Mekan (Havuz Çevresi) ve Dış Mekan işi ile ilgili olarak 166 adet iş (Havuzla ilgili 27, İç Mekanla ilgili 47, Dış Mekan ile ilgili 32, Elektrik İşleri ile ilgili 34, Sıhhi Tesisat ile ilgili 26 adet İş) ile ilgili olarak davalı ile anlaşıldığını, işlerin yapılmasına rağmen bedelinin ödenmediğini belirterek yaptığı işlerin bedelinin davalıdan tahsilini talep etmiş, 18/04/2022 tarihinde yatırılan ıslah harcıyla talebini 1.140.134,88.-TL artırarak 1.150.134,88.-TL nin davalıdan tahsili talep edilmiştir. Davacının talebi üzerine Kayseri 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/17 D. İş sayılıDavacının talebi üzerine Kayseri 3. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2019/17 D. İş sayılı dosyasından yapılan tespit sonucunda Makine Mühendisi ve Elektrik ve Elektronik Mühendisi tarafından müşterek hazırlanan raporda; elektrik ve sıhhi tesisatla ilgili sıva ve beton altında kalmış işçilik ve malzemelerin görüntülenmesinin mümkün olmadığı, ancak yapıldığı kanaatine varıldığı belirtilerek tesisatla ilgili işlerin bedelinin 75.362,16.-TL, Elektrik işleri ilgili yapılan işlerin bedelinin 89.461,88.-TL olduğu belirtilmiş, İnşaat Mühendisi tarafından hazırlanan raporda ise, elektrik, tesisat ve inşaat işleri ilgili işlerin bedelinin kar, Kdv ve yüklenici karı dahil olmak üzere 1.500.000,.-TL olduğu belirtilmiştir. Bilirkişiler ..., ... ve ... tarafından hazırlanan ... tarihli ek raporda; davalı kayıtların yer alamayan 4 faturadan ... seri nolu faturanın proje ve danıçmanlık işi olduğu, imalat kalemi olmadığı, diğer üç faturanın (26.12.2018 tarihli ..., ..., ...) içeriğinin davaya konu işin imalat kalemleri içerisinde yer aldığı, diğer bir ifadeyle yapılan imalat hesaplamasının bu faturaları da kapsadığı, işin yapıldığı tarihe göre 1.153.716,00.-TL + %18 KDV=1.361.384,88.-TL olduğu, 605.000,00.-TL ödeme mahsup edildiğinde davacı alacağının 756.384,,88.-TL olduğu belirtilmiştir. İlk derece mahkemesinin 24/05/2022 günlü kararıyla davacının KDV dahil alacağının 1.361.384,88.-TL'den ihtilaf bulunmayan 605.000.-TL ödeme mahsup edildiğinde davacının 756.384,88.-TL alacağı bulunduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hükümün davacı vekili ve davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine Dairemizin 2022/1250 E., 2022/1410 K. Sayılı kaldırma ilamıyla; faturadaki işlerin ve fatura dışı işleri nelerden ibaret olduğunun tespit yapılması, sözleşme kapsamının tespiti, fatura dışında yapılan işlerin 2018 yılı mahalli rayiç fiyatlara göre tespiti, faturaların kesinleştiği gözetilerek varsa yapılan ödemeler mahsup edildikten sonra sonucuna göre karar verilmesi gerektiği belirtilmiştir. İlk derece mahkemesine Hesaplama Uzmanı, İnşaat Mühendisi, Mali Müşavir ve Mimar bilirkişilerden keşfe dayalı olarak alına rapor ve ek raporda; 2018 yılı itibariyle davacı alacağının müteahhitlik karı ve KDV hariç 1.508.128,00.-TL olduğu, ihtilaf bulunmayan 605.000.-TL mahsup edildiğinde 903.128,00.-TL alacağı olduğu, faturaların KDV hariç olara hesap edildiği belirtilmiş, ilk derece mahkemesince de bu rapor hükme esas alınarak davanın kısmen kabulüne karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince süresinde istinaf edilmiştir. Davacı talebi, 26.12.2018 tarihli ..., ..., ... nolu toplam 359.905,90.-TL bedelle faturalarından ve faturalandırılmayan işler bedelinin davalıdan tahsili talep edilmiştir. 6100 sayılı HMK' nın 266. ve devamı maddeleri uyarınca çözümü özel ve teknik bilgiyi gerektiren hallerde hâkim bilirkişinin oy ve görüşünün alınmasına karar verir. Bilirkişi raporunu hazırlarken raporun dayanağı olan somut ve özel nedenleri bilimsel verilere uygun olarak göstermek zorundadır. HMK' nın 278-279. maddelerine göre; bilirkişi raporu, Yargıtay denetimine elverişli olacak şekilde bilgi ve belgelere dayanan gerekçe ihtiva etmelidir. Ancak, bu şekilde hazırlanmış raporun denetimi mümkün olup, hükme dayanak yapılabileceğinin gözden uzak tutulmaması gerekir. HMK’nın 281. maddesinde tarafların, bilirkişi raporunda eksik gördükleri hususların, bilirkişiye tamamlattırılmasını, belirsizlik gösteren hususlar hakkında ise bilirkişinin açıklama yapmasının sağlanmasını veya yeni bilirkişi atanmasını mahkemeden talep edebilecekleri, mahkemenin bilirkişi raporundaki eksiklik yahut belirsizliğin tamamlanması veya açıklığa kavuşturulmasını sağlamak için bilirkişiden ek rapor alabileceği, ayrıca gerçeğin ortaya çıkması için gerekli görürse, yeni görevlendireceği bilirkişi aracılığıyla, tekrar inceleme de yaptırabileceği açıklanmıştır. Bilirkişi raporu kural olarak hâkimi bağlamaz. Hâkim, raporu serbestçe takdir eder. Hâkim, raporu yeterli görmezse, bilirkişiden ek rapor isteyebileceği gibi gerçeğin ortaya çıkması için önceki bilirkişi veya yeniden seçeceği bilirkişi vasıtasıyla yeniden inceleme de yaptırabilir. Bilirkişi raporları arasındaki çelişki varsa hâkim çelişkiyi gidermeden karar veremez. Hükme esas alınan bilirkişi raporunun eksiksiz ve yeter derecede kanaat verici olması, varılan sonucun hukuki dayanakları, dökümleri ve ayrıntılarını göstermesi, tarafların itirazlarını karşılaması ve Yargıtay denetimine elverişli bulunması gerekir. Kanaat verici olmayan, yetersiz ve denetime elverişsiz bulunan rapora dayanılarak hüküm verilemez. Mahkemelerce bilirkişilerin seçimine özen gösterilmesi, bilirkişilerin uyuşmazlık konusu hakkında özel ve teknik bilgi sahibi uzman kişiler arasından seçilmesi gerekir. Yukarıda yapılan açıklamalar ışığında somut olay değerlendirildiğinde; Davacı tarafından Havuz, Kafe İç Mekan, Kafe Dış Mekan (Havuz Çevresi) ve Dış Mekan işi ile ilgili olarak 166 adet iş (Havuzla ilgili 27, İç Mekanla ilgili 47, Dış Mekan ile ilgili 32, Elektrik İşleri ile ilgili 34, Sıhhi Tesisat ile ilgili 26 adet İş) ile ilgili alacak talep edilmiş olup, inşaat mühendisi, elektrik/elektronik mühendisi ve makine mühendisiliğinin uzmanlık alanına girdiğinden bilirkişilerin de bu alanın uzmanlarından seçilmesi gerekir. Oysa mahkemece oluşturulan bilirkişi kurulunun yalnızca bir üyesi inşaat mühendisi olup diğer iki üyesi mali müşavir, mimar ve hesaplama uzmanıdır. İnşaat mühendisi ve mimar dışındaki üyelerin mesleki ünvan ve sıfatları itibariyle uyuşmazlık konusu hakkında yeterli teknik ve özel bilgiye sahip oldukları kabul edilemeyeceğinden bilirkişi kurulu uygun oluşturulmamıştır. Tek bir mühendisten alınan raporun uyuşmazlığın niteliğine göre uyuşmazlığı çözecek kapsam ve yeterlilikte olmadığı açıktır. Bu haliyle içerisinde inşat mühendisinin yer aldığı kanaat verici nitelikte olmayan bilirkişi kurulu raporuna dayalı olarak karar verilmesi doğru olmamıştır. Yine Dairemizin 20.10.2022 tarihli ve 2022/1250 Esas- 2022/1410 Karar sayılı kaldırma ilamında; bilirkişi raporunda işin değerinin piyasa rayiç değeri mi olduğu yoksa bayındırlık birim fiyatları mı olduğu açıklanmamış olduğu, davacının dayandığı faturadaki işlerin ve fatura dışı işlerin nelerden ibaret olduğu tespiti yapılmamış olması nedeniyle hükme yeterli olmadığı anlaşıldığından kaldırılmasına karar verilmiş olmasına rağmen bilirkişilerce yapılan hesaplamada, mahalli piyasa rayicinin içinde KDV ve yüklenici karı bulunmasına rağmen, mahalli piyasa rayicine göre yapılan hesaplamada KDV'nin ayrıca hesaplandığı, davacının yapıldığının iddia ettiği ... iş kalemi içerisinde 26.12.2018 tarihli ..., ..., ... içeriğinin de yer aldığı belirtilmesine rağmen hang iş kalemlerinin bu iş kalemi içerisinde olduğu belirtilmemiş, bu üç faturadaki işlerin ve bedelinin kesinleşmesine rağmen bu işler yönünden de mahalli piyasa rayicine göre hesaplama yapıldığı konusunda tereddüt uyanmıştır. Ayrıca mahkemec ihtilaf bulunmadığı belirtilerek 605.000.-TL ödeme mahsup edilmiş ise de bu yöne ilişkin davacı vekili itirazları değerledirilmemiştir. O halde, mahkemece yapılacak iş; 6100 sayılı HMK’nın 281/3 maddesi uyarınca maddi gerçeğin ortaya çıkması için içerisinde İnşaat Mühendisi, Elektrik/elektronik mühendisi, makine mühendisi ve mimardan oluşturulacak yeni bir bilirkişi kurulu oluşturmak ve oluşturulacak bilirkişi kurulu ile mahallinde keşif yapılmak sureti ile dinlenecek tanık beyanları da dikkate alınarak davacı yüklenicinin yaptığı işler ve sözleşme kapsamı belirlenip; davacı tarafından yapıldığı belirtilen ... adet iş kalemi içerisinde hangilerinin ..., ..., ... sıra nolu fatura içeriğinde yapılan işler olduğu belirlenip bunlar dışında kalan iş kalemlerinin gerçekleştirdiği imalâtın yapıldığı 2018 yılı mahalli piyasa rayiçlerine göre (piyasa rayici bulunurken yüklenici karı ve KDV'nin dahil olduğu gözardı edilmemeli, ayrıca hesaplama yapılmamalıdır) değerleri belirlenip, belirlenen bu bu değere ..., ..., ... sıra nolu fatura bedelleri bu bedele eklenmesi suretiyle (üç faturada gösterilen işler dışındaki iş kalemleri bedeli + fatura bedelleri) davacının iş bedeli alacağı hesap ettirildikten sonra varsa yapılan ödemeler mahsup edilip dava konusu ve taraf itirazları itirazları yönünden inceleme yaptırılarak taraf, mahkeme ve Yargıtay denetimine elverişli açık, ayrıntılı ve gerekçeli rapor almak, rapora itiraz edildiği takdirde bu itirazların ve önceki rapor ile düzenlenecek rapor arasında çelişki doğduğu takdirde bu çelişkilerin giderilmesi için ek rapor almak, alınan raporları değerlendirmek ve ulaşılan sonuca göre karar vermekten ibaret olmalıdır. Yukarıda açıklandığı üzere davanın çözümü için esaslı deliller toplanıp değerlendirilmemiş olmakla mahkemece eksik inceleme ile yazılı şekilde karar verilmesi usul ve kanuna aykırı olup 6100 Sayılı HMK'nın 353/1-a.6. maddesi gereğince hükmün kaldırılmasına dair aşağıdaki şekilde karar vermek gerekmiştir. H Ü K Ü M:Yukarıda açıklanan nedenlerle, 1-Davacının ve davalının istinaf başvurularının ayrı ayrı KABULÜNE, 2-Kayseri 2.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 17.09.2024 gün ve 2022/1069 Esas- 2024/783 Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-Dosyanın yeniden yargılama yapılarak karar verilmek üzere kararı veren İlk Derece Mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-İstinaf kanun yoluna başvuran tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde yatırana iadesine, 5-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına, 6-İstinaf kanun yoluna başvuranın yaptığı istinaf giderlerinin kararın niteliği gereği İlk Derece Mahkemesinde yeniden yapılacak yargılamada dikkate alınmasına, 7-Kararın taraflara Mahkemesince tebliğine, 8-İİK. 36/5.maddesi uyarınca kaldırmanın niteliğine göre; davacı vekili tarafından Kayseri Genel İcra Dairesi'nin ... Esas sayılı dosyasına yatırılan teminat mektubunun mahkemesince iade edilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nun 353/1-a.6. maddesi uyarınca kesin olmak üzere oybirliği ile karar verildi.14/05/2026