11. Hukuk Dairesi 2023/1719 E. , 2023/4946 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2018/55 Esas, 2018/559 Karar HÜKÜM : Kabul Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili ile feri müdahil ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Davacılar vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik,
**11. Hukuk Dairesi 2023/1719 E. , 2023/4946 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Tüketici Mahkemesi SAYISI : 2018/55 Esas, 2018/559 Karar HÜKÜM : Kabul Taraflar arasındaki alacak davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mahkemece davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararın davalı vekili ile feri müdahil ... vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine, Dairece Mahkeme kararının bozulmasına karar verilmiştir. Davacılar vekili tarafından Dairece verilen kararın düzeltilmesi istenilmiş olmakla; kesinlik, süre ve diğer usul eksiklikler yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, karar düzeltme dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacılar vekili; müvekkillerinin murisinin Yurtbank A.Ş. ...Şubesine 08.12.1999 tarihinde 75.600,00 TL yatırdığını, mevduatın Banka yöneticilerinin telkin ve talimatı ile Yurt Security Off Shore Bank Ltd. hesabına gönderildiğini, Yurtbank A.Ş.'ye ... tarafından el konulması üzerine Oyakbank A.Ş. ile birleştiğini, ardından İng Bank A.Ş.'ye satıldığını, murise bankalara olan güvenin kötüye kullanılması ve iradesinin sakatlanması suretiyle havale talimatı imzalatıldığını, bu şekilde toplanan paraların Yurtbank A.Ş. yönetimince grup şirketlere ve hayali şirketlere usulsüz krediler verilerek tüketildiğini, murisin parasının geri ödenmediğini ileri sürerek 75.600,00 TL'nin davalı Bankadan tahsilini, alacağa 08.12.1999 tarihinden itibaren avans faizi uygulanmasını talep etmiştir. II. CEVAP 1.Davalı vekili; hisse devir sözleşmesi uyarınca ...'nin mali ve hukuki sorumluluğu üzerine aldığını, müvekkiline husumet yöneltilemeyeceğini, zamanaşımı süresi ile hak düşürücü sürenin geçtiğini savunarak davanın reddini istemiştir. 2.Feri Müdahil ... vekili, zamanaşımı süresi ile hak düşürücü sürenin geçtiğini, off shore bankasının farklı bir tüzel kişiliği bulunduğundan davalı Bankaya husumet yöneltilemeyeceğini, murisin kendi isteği ile kıyı bankacılığını tercih ettiğini, iradesinin yanıltılmadığını, Banka'nın vekalet görevini yerine getirdiğini savunarak davanın reddini istemiştir. 3.Feri Müdahil OYAK vekili, müvekkilinin borç üstlenmesinin bulunmadığını, husumetin ...'ye tevcihinin gerektiğini savunarak davanın reddini istemiştir. III. MAHKEME KARARI Mahkemenin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile davanın kabulü ile, 75.600,00 TL’nin 08.12.1999 tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmiştir. IV. TEMYİZ A. Temyiz Yoluna Başvuran Mahkemenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davalı vekili ile feri müdahil ... vekili temyiz isteminde bulunmuştur. B. Yargıtay Kararı Dairenin 31.10.2022 tarihli ve 2018/5525 E., 2022/7534 K. sayılı kararıyla, davacının bankaya 1999 yılında para yatırdığı ve aynı yıl paranın off-shore hesabına aktarıldığı, işbu davanın ise 2015 yılında 10 yıllık zamanaşımı süresinden sonra açıldığı, bu itibarla davanın zamanaşımı sebebiyle reddine karar verilmesi gerekirken yazılı şekilde hüküm tesisinin doğru olmadığı gerekçesiyle kararın bozulmasına, bozma sebep ve şekline göre davalı vekilinin tüm, feri müdahil ... vekilinin sair temyiz itirazlarının bu aşamada incelenmesine yer olmadığına karar verilmiştir. V. KARAR DÜZELTME A. Karar Düzeltme Yoluna Başvuran Dairenin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacılar vekili karar düzeltme isteminde bulunmuştur. B. Karar Düzeltme Sebepleri Davacılar vekili; tarafları mağdur etmeyen, hukuka güven ilkesini zedelemeyen bir yöntem belirlenmesi için yapılabilecek içtihat değişikliklerinin değişiklikten sonra ortaya çıkan uyuşmazlıklar ve davalarda uygulanması gerektiğini, Dairenin Hukuk Genel Kurulu'na (HGK) başvurusunun yasal koşulları taşımadığını, başvurunun yasal dayanağının Anayasa'ya aykırılık taşıdığını, bozma gerekçesi ve dayanağı HGK içtihadı birleştirme kararının Anayasa ile güvence altına alınan hukuki güvenlik ilkesine, adil yargılanma hakkına, mülkiyet hakkına, sürpriz karar verme yasağına, dosyadaki maddi gerçeklere aykırı olduğunu, hak ihlaline sebebiyet vereceğini, bir alacağın Türk Mahkemelerinde ileri sürme olanağı bulunmadığı sürece zamanaşımının işlemeyeceğini, Dairenin öncesinde davaları dava şartı yokluğundan reddedilmesi gerektiğine hükmettiği, bu halde alacağın ileri sürülme olanağı bulunmadığını, içtihadı birleştirme kararının beklenmemesi gerektiğini, zamanaşımının başlangıç tarihi olarak "paranın bankaya yatırıldığı" tarihin alınması halinde mevduat sahibinin paranın bankaya yattığı sırada "dolandırılmış olduğunu bilmekte olduğu" kabulüne gidileceğini, bunun hayatın olağan akışına aykırılık taşıdığını, zarar gerçekleşmediğinde zamanaşımı süresinin başlamayacağını, bozma kararının içtihadı birleştirme kararının gerekçesi ile çeliştiğini, önceki kararların mevduat sahiplerinin önünü tıkadığını, ...'nin banka sahiplerinden mevduat sahipleri adına yaptığı tahsilatların zaman içinde kısım kısım yapıldığını, borçlu banka sahipleri borcunu ...'nin kamu gücünü kullanması nedeniyle mevduat sahibi yerine ...'ye ödemek zorunda kaldığını, banka sahibi kişilerin ve şirketlerinin yaptığı bu ödemelerin zamanaşımını kestiğini, intifa olgusu devam ettiğinden zaman aşımından söz edilemeyeceğini, zamanaşımı savunmasının hakkın kötüye kullanılması niteliği taşıdığını, bozma ilamında zamanaşımını durduran ve kesen olguların değerlendirilmediğini ileri sürerek kararın düzeltilmesini ve Mahkeme kararının düzeltilerek onanmasına karar verilmesini talep etmiştir. C. Gerekçe 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Dava, davalı ...Ş.'nin külli halefi olduğu bankada bulunan davacı mevduatının, davacının iradesi fesada uğratılarak off shore hesabına gönderildiği iddiasına dayalı alacak istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 1086 sayılı Hukuk Usulü Muhakemeleri Kanunu'nun (1086 sayılı Kanun) 440 ıncı ve 442 nci maddeleri. 3. Değerlendirme Yargıtay ilamında benimsenen gerektirici sebeplere, dava 27.11.2014 tarihinde açıldığı halde Dairenin 31.10.2022 tarihli ve 2018/5525 E., 2022/7534 K. sayılı kararında davanın 2015 yılında açıldığının belirtilmesinin maddi hataya dayalı olmasına göre, davacılar vekilinin 1086 sayılı Kanun’un 440 ıncı maddesinde sayılan hallerden hiçbirini ihtiva etmeyen karar düzeltme isteminin reddi gerekir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Davacılar vekilinin karar düzeltme isteminin 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesi gereğince REDDİNE, 6502 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun'un 73 üncü maddesinin ikinci fıkrası gereğince tüketici mahkemelerinde tüketici tarafından açılan davalar harçtan muaf olduğundan, davacılardan alınan karar düzeltme harcının istekleri halinde davacılara iadesine, 3506 sayılı Yasa ile değiştirilen 1086 sayılı Kanun'un 442 nci maddesinin üçüncü fıkrası uyarınca takdiren 1.581,00 TL para cezasının karar düzeltilmesini isteyen davacılardan alınarak Hazine'ye gelir kaydedilmesine, 13.09.2023 tarihinde oy birliğiyle karar verildi.