19. Hukuk Dairesi 2013/1840 E. , 2013/18746 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı ve davacı vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan kimse gelmemiş olduğundan, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar veri…
**19. Hukuk Dairesi 2013/1840 E. , 2013/18746 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın kısmen kabulüne kısmen reddine yönelik olarak verilen hükmün davalı vekilince duruşmalı ve davacı vekilince duruşmasız olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde taraflardan kimse gelmemiş olduğundan, incelemenin evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra ve temyiz dilekçelerinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -KARAR- Dava, faturaya dayalı alacağın tahsili için başlatılan takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davalı vekili, dava konusu borcun ödendiğini ve temerrüdün gerçekleşmediğini bildirerek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, toplanan deliller ve bilirkişi raporuna göre; dava konusu faturaların ve davalının 62.653,64 TL'lik ödemesinin her iki taraf defterlerinde de kayıtlı olduğu bakiye 58.367,52 TL'lik miktarın ödendiğinin davalı tarafından ispatlanamadığı, taraflar arasındaki anlaşmazlıkta ödemenin yapılacağına ilişkin kesin bir vade sözkonusu olmayıp, faturaların üzerinde yazılı ödeme tarihinin kesin bir vadeyi göstermediğinden davacının davalıyı temerrüde düşürmesinin gerektiği, davacının 2006 tarihli ihtarnamenin davalıya tebliğini ispatlayamadığından davalının 14.09.2009 tarihli ihtarnamenin tebliği tarihi itibariyle temerrüde düşeceği gerekçeleriyle davanın kısmen kabulü ile takibin 58.367,52 TL asıl alacak ve 1.488,77 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 59.856,29 TL üzerinden ve asıl alacağa takip tarihinden itibaren %19'u geçmemek üzere değişen oranlarda avans faizi uygulanmak suretiyle devamına, fazlaya ilişkin istemin reddine, hüküm altına alınan alacağın %40'ı olan 23.942,52 TL inkar tazminatının davalıdan tahsiline karar verilmiş, hüküm taraf vekillerince temyiz edilmiştir. 1)Dosyadaki yazılara kararın dayandığı delillerle gerektirici sebeplere, delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2)Davacı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; davalı yanca kabul edilmeyen MKHLKZNTSV 08/15.02.2006 tarih ve sy. Sözleşmenin 5. maddesi “Tarımsan söz konusu ilk 400(+/-%5) mton ayçiçeği tohumu küspesi'nin mal bedelini fatura tarihinde havale yoluyla, peşin olarak, ikince 200 (+/-%5) mton ayçiçeği tohumu küspesinin mal bedelini, 10.04.2006 tarihinde havale yoluyla, ...'nın banka hesaplarından birine havale edilecektir. Tarımsan geçiken ödemeler için faturadaki Türk Lirası bedeli üzerinden TCMB avans faizi ödemeyi kabul ve taahhüt eder.” hükmünü içermektedir. Davalı şirket yetkilisi 05.07.2012 tarihli celsede “... kontrat başlıklı 8/15.02.2006 tarihli belge altındaki şirket adına atılmış imza bana aittir ancak kaşe bize ait değildir. Belge üzerinde bulunan tel nosu da şirketimize aittir, ancak bizim böyle bir taahhüdümüz bulunmamaktadır...” şeklinde davalı vekili de 27.09.2012 tarihli celsede “... her ne kadar fakstaki imza müvekkiline ait ise de içeriğini kabul etmiyoruz, belge aslının ibraz edilmesi gerekir. Başka yerden taranıp faksın üzerine imzanın ilave edildiğini düşünüyoruz. Nitekim benzer şekilde aynı tarihlerde müvekkilim şirket merkezinde davacı şirket hissedarı kendi şirketine ait bir belge fakslanmıştır. Söz konusu faks buradan iletilmiş olabilir...” şeklinde beyanda bulunmuş olup böylelikle sözleşmedeki imzanın kabul edilmiş olmasına göre yukarıda yazılı madde hükmü gereğince vade belirlenmiştir. Davalı yanın temerrüdü bu vadede borcun ödenmemesiyle oluşur. Ne var ki, davacı yan ... noterliğinin 14.09.2009 tarih ve 15048 yevmiye nolu ihtarnamesini keşide ederek toplam 112.441,36 TL borcun 24 saat içerisinde ödenmesini davalıdan istemiştir. Bu ihtarname davalı çalışanına 16.09.2009 tarihinde tebliğ edilmiştir. Davacı bu ihtarname ile sözleşmede belirlenen ödeme tarihini öteleyerek davalı yana ödeme tarihi konusunda bir atıfet tanımıştır. Hal böyle olunca davalı şirketin, davacı şirket ihtarnamesinin tebliği tarihine 24 saat ilavesi ile temerrüde düştüğünün kabulü gerekirken aksine düşüncelerle bu kalem istem hakkında yazılı şekilde karar verilmesi doğru görülmemiştir. SONUÇ:Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, davacı vekilinin öteki temyiz itirazlarının şimdilik incelenmesine yer olmadığına, peşin harcın istek halinde iadesine, 25.11.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.