7. Hukuk Dairesi 2024/2675 E. , 2025/1454 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1884 E., 2024/859 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Sarıgöl Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/68 E., 2023/148 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rap
**7. Hukuk Dairesi 2024/2675 E. , 2025/1454 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İzmir Bölge Adliye Mahkemesi 22. Hukuk Dairesi SAYISI : 2023/1884 E., 2024/859 K. İLK DERECE MAHKEMESİ : Sarıgöl Asliye Hukuk Mahkemesi SAYISI : 2020/68 E., 2023/148 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı davacı vekili tarafından temyiz edilmekle; kesinlik, süre, temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçesinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; müvekkilinin de hissedarı olduğu 6343 parsel sayılı taşınmazda davalının iki farklı paydaştan pay satın aldığını, şufa hakkını bertaraf edebilmek için bedelde muvazaa yapıldığını, taşınmazın kullanımında bir fiili taksim olgusunun söz konusu olmadığını, bu durumun icra dosyasında taşınmazın tümünün değerlendirmeye tâbi tutulmasıyla da anlaşıldığını ileri sürerek davanın kabulü ile davalı üzerindeki 11/16 hisseye ilişkin tapu kaydının iptali ile davacı adına tapuya tesciline karar verilmesini istemiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde; taşınmazdaki fiili kullanım durumuna, satış bedellerinin belgeli olmasına karşılık dürüstlük kuralına aykırı davacı taleplerinin reddi gerektiğini, bedelde muvazaa olmadığını, taşınmaz hakkında harita mühendisinden kullanım durumunu gösterir kroki alındığını ve krokinin kazık çakılmak suretiyle zeminde uygulandığını, hiçbir hissedarın hiçbir dönemde krokide yapılan özgülemeye paralel fiili tasarruflara itiraz etmediğini belirterek davanın reddini savunmuştur. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile; davalıya pay satan hissedarlar ile davacı paydaşın ve dava dışı paydaşların dava konusu taşınmazda kullandığı ayrı ayrı bölümlerin mevcut olduğu, bu nedenle dava konusu taşınmazda fiili taksim bulunduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. IV. İSTİNAF İlk Derece Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararına karşı süresi içinde davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulması üzerine Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile istinaf talebinin esastan reddine karar verilmiştir. V. TEMYİZ A. Temyiz Sebepleri Davacı vekili temyiz dilekçesinde: 1. Bölge Adliye Mahkemesinin genel geçer gerekçe ile hüküm kurduğunu, usul ve yasaya aykırı olduğunu, 2. Fiili taksimin kabulü için geçmişten beri süre gelen rızai ve nizasız bir paylaşım olması gerektiğini, fiili taksim iddiasının doğru olmadığını, icra dosyasında da aksinin ortaya konulmadığını, paydaşların belli bir kısmın kullanılması hususunda anlaşmadıklarını, davalıya hisse satan hissedarlara özgülenen ve kullanımlarına bırakılan alan olmadığını, taşınmaz payını cebri satış işe devralıp sonra davalıya bu payı devredenin de taşınmazda herhangi bir kullanımının olmadığını, hissedarlar arasında uzun süreli fiili kullanım biçimi oluşmadığını, 3. ... mirasçılarının da icra ile satın alan ...’nin de satın aldığı kısmı bilmediğini, kullanmadığını, tanık ... ve...’in beyanlarında ... hisse satın alırken ... mirasçılarının taşınmazda fiilen kullandıkları yer olmadığını belirttiklerini, davalının taşınmazı satın almadan önce gezip görmediğini, nereyi satın aldığını bilmediğini, davalıya hisse satışı yapan ...'ın ise...de yaşamadığını, keşif sırasında da davalı asilin ...'ın yer gösterme ya da fiili taksim noktasında bir beyanının olmadığını kendisinin doğruladığını belirterek hükmün bozulmasını istemiştir. B. Değerlendirme ve Gerekçe Uyuşmazlık, ön alım hakkına dayalı tapu iptali ve tescil istemine ilişkindir. Bölge Adliye Mahkemelerinin nihai kararlarının bozulması 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanununun 371. maddesinde yer alan sebeplerden birinin varlığı hâlinde mümkündür. Temyizen incelenen karar, tarafların karşılıklı iddia ve savunmalarına, dayandıkları belgelere, uyuşmazlığa uygulanması gereken hukuk kuralları ile hukuki ilişkinin nitelendirilmesine, dava şartlarına, yargılama ve ispat kuralları ile kararda belirtilen gerekçelere göre usul ve kanuna uygun olup davacı vekilince temyiz dilekçesinde ileri sürülen nedenler kararın bozulmasını gerektirecek nitelikte görülmemiştir. VI. KARAR Açıklanan sebeplerle; Temyiz olunan Bölge Adliye Mahkemesi kararının 6100 sayılı Kanunun 370/1 hükmü uyarınca ONANMASINA, Aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edene yükletilmesine, Dosyanın İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, 13.03.2025 tarihinde kesin olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.