T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1545 Esas KARAR NO: 2026/596 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2022/621 Esas - 2023/436 Karar TARİH: 08/06/2023 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 26/03/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun y…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 13. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/1545 Esas KARAR NO: 2026/596 Karar T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ NUMARASI: 2022/621 Esas - 2023/436 Karar TARİH: 08/06/2023 DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) KARAR TARİHİ: 26/03/2026 İlk derece Mahkemesinde yapılan inceleme sonucunda verilen karara karşı istinaf kanun yoluna başvurulmuş olmakla dava dosyası incelendi: TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMASININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında açık hesaba dayalı ticari ilişki bulunduğunu, bakiye alacağın ödenmesi için davalıya .... Noterliği'nin 03/08/2022 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesinin gönderildiğini, ancak ihtarnameye cevap verişmediği gibi, borcun da ödenmediğini, akabinde davalı aleyhine başlatılan ilamsız takibe haksız olarak itiraz edildiğini ileri sürerek, davalının takibe yaptığı itirazın iptaline, davalının takip konusu alacağın % 20’sindan az olmamak üzere icra inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı şirkete dava dilekçesi ve eklerinin usulüne uygun tebliğ edildiği, süresinde cevap dilekçesi sunulmadığı anlaşılmıştır. İLK DERECE MAHKEMESİNİN KARARININ ÖZETİ: İlk Derece Mahkemesi'nin 08/06/2023 tarih ve 2022/621 Esas - 2023/436 Karar sayılı kararı ile; taraflar arasındaki uyuşmazlığın davacının sattığı mal karşılığı davalıdan cari hesap alacağı bulunup bulunmadığı, var ise alacağın miktarı, bunun tahsili için başlatıl an takibe yapılan itirazın haklı olup olmadığı hususlarında olduğu, taraf ticari defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verildiği ve fakat davalının usulüne uygun tebligata rağmen defterlerini inceleme gününde, mazeret bildirmeksizin, mahkemeye ibraz etmediği, bu nedenle davacı defterlerinin delil niteliğini haiz olduğu, davacının kendi defterlerine göre takip tarihi itibariyle davalıdan takip tutarı kadar alacaklı göründüğü, davalının vergi dairesine bildirdiği BA kayıtlarının davacı kayıtları ile örtüştüğü, buna göre artık satılan ürünleri teslim almadığını yahut borcun ödendiğini ispat külfetinin davalı tarafta olduğu, davalının buna yönelik bir ispat vesikası sunmadığı, davacının davalıdan takip tutarı kadar alacaklı olduğunu ispatladığı, alacağın likit olduğu, gerekçesi ile; davanın kabulüne, davalının takibe yaptığı itirazın iptaline; davalının hüküm altına alınan alacağın %20'si oranında inkar tazminatı ile sorumlu tutulmasına, karar verilmiş ve karara karşı davalı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı defterleri incelenmeden düzenlenen raporun hatalı olduğunu, davalının davacıdan aldığı 30 konteynere yakın mermer emtiasından son partideki ürünlerin aynı kalitede çıkmadığını ve bu durumun davacı şirketin fabrika sahibi ... Bey tarafından ikrar ve teyit edildiğini, Davalının ticari defterlerini sunmadığına ilişkin kabulün hatalı olduğunu, zira mahkemenin yalnızca 30/03/2023 günü defter ibrazi ile ilgili bir ara karar oluşturduğunu, ancak öncesinde veya daha sonrasında kesin süre ihtaratı içerir bir tebligat yapılmadığını, taraf defterlerinin usulüne uygun tutulup tutulmadığına dair dosyada veri bulunma dığını, Davalı şirketin savunma hakkını kullanamadığını, taraflar arasında bedele, miktara mal teslimine ilişkin yazılı bir sözleşme bulunmadığı ve sevk irsaliyesi bulunmadığını, ayıplı malın farklı kalitede olduğunun davacı tarafından ikrar edildiğini, tarafların daha önceki alışverişlerini TL cinsinden yürütmelerine rağmen, davacının talebini döviz cinsinden ileri sürmesinin ve bu tutarı takibe konu etmesinin hukuka aykırı olduğunu, mahkemenin deliller toplanmadan karar verdiğini, İleri sürerek, belirtilen ve re'sen nazara alınacak sebeplerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yargılama giderleri ile ücreti vekaletin karşı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: HMK'nın 355. maddesine göre istinaf incelemesi; istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırılık görüldüğü takdirde ise resen gözetilmek suretiyle yapılmıştır. Dava; açık hesaba dayalı ticari satış ilişkisinden doğan bakiye alacağın tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Mahkemece, takip dosyası, taraf şirketlerin uyuşmazlık konusu döneme ilişkin ba-bs formları celbedilmiş, davacı vekili tarafından dava dilekçesi ekinde açık hesaba konu fatura örnekleri sunulmuştur. Ön inceleme celsesinde tarafların ticari defter ve kayıtları ile dosya üzerinde mali bilirkişi incelemesi yapılmasına karar verilmiş, taraflara defterlerini inceleme günü ibraz etmeleri için kesin süre verilmiş ve kesin süre içerisinde defter ibraz etmemenin sonuçlarına dair ihtarı içerir tebligat, duruşmada hazır bulunmayan davalı tarafa usulüne uygun tebliğ edilmiştir. Davalının defter ibraz etmemesi nedeniyle davacı defterleri ile dosya üzerinde yaptırılan bilirkişi incelemesi neticesinde; takip dayanağı açık hesaba konu altı adet faturanın taraflarca bağlı bulundukları vergi dairesine alım ve satım olarak beyan edildiklerinin, davalının yaptığı ödemelerin davacı defterlerinde kayıtlı olduğunun, davacının kendi defterlerine göre davalıdan takip tarihi itibariyle 8.464,03-USD alacaklı olduğunun tespit edildiği, mahkeme gerekçesinde belirtildiği üzere, davalının defter ibraz etmemesi nedeniyle davacının usulüne uygun tutulmuş defterlerin HMK'nun 222/3 fıkrası uyarınca davacı lehine delil vasfını haiz olduğu, davalının açık hesaba konu faturaları vergi dairesine alım olarak beyan etmesi nedeniyle, fatura muhtevası ürünlerin davalıya teslim edildiğine dair oluşan fiili karinenin aksi davalı tarafından ispat edilemediği gibi, ödeme olgusunun da ispat olunamadığı, açık hesaba konu faturaların USD cinsinden tanzim edilmiş oldukları ve davacı defterlerinde USD davalı ile yürütülen ticari ilişkinin USD cinsinden takip edildiği, davaya süresinde cevap vermediği gibi, aşamalarda herhangi bir savunma ileri sürmeyen davalının, ilk derece yargılamasında ileri sürmediği ayıp savunmasını HMK'nun 357/1 fıkrası uyarınca istinaf aşamasında ileri süremeyeceği, mahkemece davanın kabulüne dair verilen kararın dosya kapsamına uygun olduğu, davalının aksi yöndeki istinaf sebeplerinin yerinde olmadığı anlaşılmıştır. Sonuç itibariyle; ilk derece mahkemesi hüküm ve gerekçesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmadığı gibi, kamu düzenine aykırılık da saptanmadığından, davalının istinaf başvurusunun 6100 Sayılı HMK'nun 353/1-b1 maddesi uyarınca esastan reddine karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle; 1-Davalının istinaf başvurusunun 6100 sayılı HMK' nın 353/1-b-1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Harçlar Kanunu gereğince istinaf eden tarafından yatırılan istinaf kanun yoluna başvurma harcının hazineye gelir kaydına, 3-Karar tarihi itibariyle Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken 10.509,84-TL istinaf karar harcından istinaf eden tarafından peşin olarak yatırılan 2.627,46-TL harcın mahsubu ile bakiye 7.882,38-TL'nin davalıdan tahsili ile hazineye gelir kaydına, 4-İstinaf yargılama giderlerinin istinaf talep eden üzerinde bırakılmasına, 5-Artan gider avansı varsa karar kesinleştiğinde ve talep halinde avansı yatıran tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda HMK'nın 361/1. maddesi gereğince kararın taraflara tebliğ tarihinden itibaren iki haftalık yasal süre içerisinde Yargıtay temyiz yasa yolu açık olmak üzere 26/03/2026 tarihinde oy birliği ile karar verildi.