11. Hukuk Dairesi 2011/14675 E. , 2012/21178 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23.03.2011 tarih ve 2010/93-2011/106 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layih
**11. Hukuk Dairesi 2011/14675 E. , 2012/21178 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :FİKRİ VE SINAÎ HAKLAR HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 23.03.2011 tarih ve 2010/93-2011/106 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin ' ETİMEK, MEK, PEYMEK, DİYET ETİMEK' ibareli tanınmış markaları olduğunu, davalının ise 'FOMEK' ibaresini tescil için başvurduğunu, yaptıkları itirazın reddedildiğini, oysa markalar arasında iltibas tehlikesi bulunduğunu, tanınmışlıklarından haksız yarar sağlanacağını ileri sürerek, YİDK kararının iptalini, markanın hükümsüzlüğünü talep ve dava etmiştir. Davalılar vekilleri ayrı ayrı beyanlarında, markaların benzer olmadığını, iltibas tehlikesi bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemişlerdir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve dosya kapsamına göre, markalar arasında iltibasa neden olacak şekilde benzerlik bulunmadığı gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Kararı, davacı vekili temyiz etmiştir. Dava, YİDK kararının iptali istemine ilişkin olup, 556 Sayılı KHK'nin 8/1-b maddesi "Tescil için başvurusu yapılan marka, tescil edilmiş veya tescil için daha önce başvurusu yapılmış bir marka ile aynı veya benzer ise ve tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir markanın kapsadığı mal veya hizmetlerle aynı veya benzer ise, tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış markanın halk tarafından karıştırılma ihtimali varsa ve bu karıştırılma ihtimali tescil edilmiş veya tescil için başvurusu yapılmış bir marka ile ilişkisi olduğu ihtimalini de kapsıyorsa itiraz halinde tescil edilemeyeceği" hükmünü haizdir. Madde metninden de anlaşılacağı üzere yasa koyucu karıştırılma ihtimalini dahi tescil engeli olarak belirlemiş olup, ayrıca bu tür davalarda tescille elde edilmek istenen amacın da nazara alınması gerekir. Somut olayda, davacı taraf ‘ ETİMEK, PEYMEK, MEK’ ibareli markalarıyla davalının tescil talebinde bulunduğu ‘ FOMEK’ ibareli marka arasında iltibas tehlikesi bulunduğunu ileri sürerek işbu davayı açmıştır. Mahkemece uyuşmazlığın çözümü noktasında alınan bilirkişi raporları arasında çelişki bulunduğu gibi, dosyada mevcut 13.09.2010 tarihli ayrık bilirkişi ve 01.02.2011 tarihli bilirkişi heyeti raporlarında da belirtildiği üzere davacının ‘MEK’ ibareli markası karşısında, davalının ‘MEK’ esas unsurlu ‘FOMEK’ ibareli başvurusunun seri marka algısı yaratacağı, tüketicilerin ‘MEK’ ve ‘FOMEK’ ibareli markaları gördüğünde firmalar arasında bağlantı olduğu intibaına kapılacağı şüphesizdir. Bu itibarla mahkemece, davalının marka başvurusunun davacı markalarıyla iltibas oluşturacağı ilke olarak kabul edilip, neticesine göre bir karar vermek gerekirken, yanılgılı değerlendirmelerle yazılı olduğu şekilde hüküm tesisi doğru olmamış, kararın bu nedenle bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz isteminin kabulü ile yerel mahkemece verilen hükmün BOZULMASINA, ödediği temyiz peşin harcın isteği halinde temyiz edene iadesine, 19.12.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.