İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/01/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Davalı ... Ltd. Şti ve davalı ... ile Müvekkil Temlik alan arasında ticari ilişki kurulduğunu, kredi kullandırıldığını, bunun karşılığında davalı ... Ltd. Şti. v…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1048 KARAR NO : 2026/5 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 21. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 22/11/2021 NUMARASI : 2020/648 Esas - 2021/875 Karar DAVA: Banka Dışındaki Diğer Kredi Kuruluşlarına İlişkin Düzenlemelerden Kaynaklanan (İtirazın İptali) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 08/01/2026 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davalılar vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle, Davalı ... Ltd. Şti ve davalı ... ile Müvekkil Temlik alan arasında ticari ilişki kurulduğunu, kredi kullandırıldığını, bunun karşılığında davalı ... Ltd. Şti. ve davalı ... ile 05/01/2016 tarihli 500.000,00 TL'lik genel kredi imzalandığını, alacaklı ... ile Müvekkil arasında 27/12/2019 tarihli temlik sözleşmesi ile ilgili hesabın temlik alındığını, temlik alan müvekkil......'in alacağın tahsili için icra dosyasına usulüne uygun vekalet sunumu yaptığını, itiraz edildiğini, ancak itiraz eden borçlular tarafından müvekkile itiraz edildiğine dair herhangi bir tebliğ yapılmadığını, davalılar tarafından kredi ödemelerinin zamanında yapıldığını, davalılara 08/05/2019 tarihli İstanbul Beşiktaş 3. Noterliği tarafından gönderilen ihtarname ile hesaplarının kat edildiğini, noter tarafından gönderilen ihtarnameye rağmen süresinde itiraz edilmediğini, ve ihtarda verilen süreye rağmen herhangi bir ödeme yapılmadığını ve davalılar aleyhine İstanbul 32. İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile takip başlatıldığını ancak davalı vekili aracılığıyla itiraz edildiğini ve takibin durdurulduğunu, borçluların yapmış olduğu itirazın haksız ve kötü niyetli olduğunu, dava şartı olarak arabuluculuk görüşmeleri yapıldığını ancak anlaşma sağlanamadığını, davalı vekilinin borca itirazını kabul etmenin mümkün olmadığını, hesap hareketlerinden görüleceği üzere ihtar sonrası beyan ettikleri ödeme dışında ihtarnamede belirtilen bedelin tamanın yatırılmadığını kalan borç kısmı için takibe geçmenin zaruri olduğunu, itiraz dilekçesinde borçluların herhangi bir borcu olmadığının beyanının yerinde olmadığını, ihtarname ile hesap kat edildiğini, borcun temerrüde düştüğü ve muaccel olduğunu, borçlu vekilinin borcun ödendiğini yazılı belgeyle ispat etmesi gerektiğini, müvekkil temlik alan ve temlik alınan banka defter kayıtları üzerinde yapılacak bilirkişi incelemesi neticesinde davalının bankaya olan borç miktarının ortaya çıkacağını, icra takibinde talep edilen borç, faiz oranı ve miktarının yasal olduğunu, sunulan kredi yıllık azami faiz oranlarını gösteren tabloda talep edilen faiz oranının miktarının yasal olduğunu, davalılar ile müvekkil banka arasındaki icra takibinin bir kredi alışverişinden kaynaklandığını, iki tarafın ticari sorumluluğunu yerine getirmesi gerektiğini, borçlunun basiretli tacir gibi davranması gerektiğini, taraflar arasında imzalanan genel kredi sözleşmesi gereğince gerek asıl borçlunun gerekse kefillerin kefalet limitleri ile sınırlı olmak üzere anapara ve akdi faizi, teminat mektuplarını, çek kredisi gibi tüm gayrı nakdi kredilerini, bilcümle işlemiş ve işleyecek faizlerini, fonlarını, komisyonlarını, her türlü masraflarını vergi ve resimlerini, dış işlemlerde kur satışı nedeniyle ortaya çıkacak ilave miktarlarını, kanuni takip giderlerini ve avukatlık ücretlerinden sorumlu olduklarını açıkça belirtildiğini ve taraflarca da kabul edildiğini, müvekkil temlik alan tarafından başlatılan icra takip işleminin haklı ve yasal dayanağı olan bir borca ilişkin olduğundan davalı tarafın icra dosyasına yapmış olduğu itirazları kabul etmediklerini, davalının itirazlarının haksız, dayanaksız ve ödemeyi geciktirmeyi sağlamak amacıyla kötü niyetli olduğunu, bu sebeple davalıların yapmış olduğu itirazların iptaline karar verilmesini ve kötü niyetli yapılmış olan itirazdan dolayı davalılar aleyhine %20 icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP : Davalılara dava dilekçesi ekli usulüne uygun davetiye gönderilmiş, davalılar yasal süresi içerisinde mahkememize cevap dilekçesi sunmamış ve duruşmalara katılmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " Yapılan yargılama, toplanılan deliller ve tüm dosya kapsamı birlikte değerlendirildiğinde; Dava, takip talebine itirazın iptaline ilişkindir. İİK m.67’de "Takip talebine itiraz edilen alacaklı, itirazın tebliği tarihinden itibaren bir sene içinde mahkemeye başvurarak, genel hükümler dairesinde alacağının varlığını ispat suretiyle itirazın iptalini dava edebilir" hükmüne yer verilmiştir. Davaya konu İstanbul 32. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası celp edilmiş, incelenmesinde; Alacaklısının...... A.Ş. olduğu, borçlusunun ... ve ... Ltd. Şti. olduğu, takip konusu alacak miktarının 55.899,32TL, takibin ilamsız icra yoluyla takip olduğu, ödeme emrinin borçlulara tebliğ edilmiş olduğu, borçluların İcra Müdürlüğü'ne itiraz dilekçesini sunmuş olduğu ve takibin İİK m.66 gereğince durdurulduğu anlaşılmıştır. Mahkememizce resen görevlendirilen Bankacı... marifetiyle hazırlanan 26/09/2021 tarihli bilirkişi raporunda özetle; "...Temlik veren ... A.Ş. ile Davalı Şirket ... LTD. ŞTİ. arasında 05.01.2016 tarih, 500.000,00 TL tutarlı Genel Kredi Sözleşmesini karşılıklı olarak imzaladıkları, Davalı ...’nun, Genel Kredi Sözleşmesi’nde müteselsil kefil sıfatıyla 500.000,00 TL, kefalet tutarlı imzasının bulunduğu, Temlik veren Banka tarafından kullandırılmış bulunan dava konusu Ticari Kredili Mevduat Hesabı kredisinden dolayı asıl borçlu Davalı Şirket ... Makine Sanayi Ticaret Ltd. Şti. ile müteselsil kefil olan Davalı ...’nun akdedilmiş bulunan Genel Kredi Sözleşmesinden ve sözleşmenin limitleri dahilinde olmasından dolayı, dava konusu talep edilen borcun asıl alacak tutarı ve ferilerinin tamamından sorumlu bulundukları, Temlik veren ... A.Ş.tarafından Davalı Şirket ... LTD. ŞTİ. ’ne kullandırılmış dava konusu Ticari Kredili Mevduat Hesabı kredisinden dolayı, Temlik veren Banka’nın alacağını temlik etmesi nedeniyle nihai olarak Davacı Temlik Alan ...’nin alacaklı bulunduğu, Yukarıda detaylı açıklaması yapıldığı üzere, hesap kat ihtarnamesinin tebligatı konusunda yapmış olduğumuz inceleme kapsamında, Davalı Şirket yönünden temerrüt tarihinin 14.05.2019 tarihi itibariyle başladığı, Davalı Kefil ... yönünden temerrüt tarihinin 16.05.2019 tarihi itibariyle başladığı, Dava konusu Ticari Kredili Mevduat Hesabı kredisinden kaynaklı alacak için temerrüt tarihine kadar TCMB tarafından belirlenen hesaplama döneminde geçerli akdi faiz, temerrüt tarihinden icra takip tarihine kadar temerrüt faiz oranlarının, uygulandığı, Yukarıda detaylı açıklaması yapıldığı şekilde, tespitlerimiz, değerlendirmelerimiz ve kanaatimiz kapsamında tarafımızdan yapılan hesaplama neticesinde, 30.05.2019 İcra Takip tarihi itibariyle Davacı Temlik Alan ...’nin, Temlik veren Banka’nın Davalı Şirket ... Ltd. Şti. ’ne kullandırılmış dava konusu Ticari Kredili Mevduat Hesabı kredisinden kaynaklanan toplam alacak tutarı, Davalı Şirket yönünden borçludan tahsilde mükerrer olmamak kaydıyla 55.221,36TL olarak hesaplandığı, tespitlerimiz, değerlendirmelerimiz ve kanaatimiz kapsamında tarafımızdan yapılan hesaplama neticesinde, 30.05.2019 İcra Takip tarihi itibariyle Davacı Temlik Alan ...’nin, Temlik veren Banka’nın Davalı Şirket ... Ltd. Şti. ’ne kullandırılmış dava konusu Ticari Kredili Mevduat Hesabı kredisinden kaynaklanan toplam alacak tutarı, Davalı Kefil ... yönünden borçludan tahsilde mükerrer olmamak kaydıyla 55.207,63TL olarak hesaplandığı, Davalı Kefil ...’nun müteselsil kefil sıfatıyla taraflar arasında imzalanan Genel Kredi Sözleşmesinde imzasının bulunması nedeniyle Davalı Şirket ile birlikte, kendisi yönünden hesaplandığı şekilde dava konusu talep edilen borcun asıl alacak tutarı ile ferilerinin toplamı olan 55.207,63 TL nakdi borçtan sorumlu bulunduğu, Davacı Temlik Alan ...’nin, alacağının Asıl Alacak tutarı olan 49.060,52 TL’sine takip tarihinden itibaren; 01.04.2019 – 30.06.2019 tarihleri arası…; %31,80 01.07.2019 – 30.09.2019 tarihleri arası…; %28,80 01.10.2019 – 31.12.2019 tarihleri arası…; %24 01.01.2020 – 31.03.2020 tarihleri arası…; %20,40 01.04.2020 – 31.10.2020 tarihleri arası…; %18,60 01.11.2020 – 30.11.2020 tarihleri arası…; %21,12 01.12.2020 – 31.12.2020 tarihleri arası…; %22,68 TCMB tarafından 31.10.2020 tarih ve 31290 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe giren 2020/16 sayılı Kredi Kartı İşlemlerinde Uygulanacak Azami Faiz Oranları Hakkında Tebliğ ile kredi kartı işlemlerinde uygulanacak azami gecikme cezası oranlarının güncel piyasa koşullarını yansıtan, öngörülebilir ve kurala bağlı bir yöntem ile belirlenmesine yönelik uygulama hayata geçirilmiş olup, 01.11.2020 tarihinden itibaren ise aylık ilan edilen gecikme cezası oranı ile ve değişen oranlarda gecikme cezası talep edebileceği,..." yönünde kanaat bildirilmiş, işbu bilirkişi raporu dosya içeriğine toplanan delillere uygun ve karar vermeye elverişli bulunduğundan, mahkememizce verilen kararda dikkate alınmış ve takibin kısmen devamı yönünde karar verilmiş, ayrıca davacı tarafça, davalının itirazının iptali ile takibin devamı yanı sıra davalının haksız ve kötü niyetli olarak icra takibine itiraz ettiğinden bahisle takip konusu asıl alacağın %20'sinden aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına mahkum edilmesini, ..." karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalılar vekili istinaf dilekçesinde özetle; yerel mahkeme tarafından kefalet şartları incelenmemiş olup bilirkişi raporunun hüküm kurmaya elverişli olmadığını, talep edilen oranlara bakıldığında %30'ları aşan oranlar olduğunu, mahkemece bu hususlar incelenmeden ve bilirkişiden ek rapor alınarak bu hususların açıklattırılması gerekirken eksik inceleme ile hüküm kurulduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE : Dava, genel kredi sözleşmesi kapsamında kullandırılan kredili mevduat hesabından kaynaklanan alacağın tahsili istemiyle başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali davasıdır.İlk derece mahkemesince davanın kısmen kabulüne karar verilmiş olup, karara karşı davalılar vekili tarafından yukarıdaki gerekçeler ile istinaf yasa yoluna başvurulmuştur.İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, bilirkişi raporunda hesaplanan faiz oranlarının hatalı olup olmadığı, bilirkişi raporunun hükme esas alınmasının uygun olup olmadığı noktalarındadır.Davacı alacaklı tarafından davalılar hakkında, İstanbul 32. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı takip dosyası ile "numaralı kredi kartı alacağı " nedeniyle davalılar hakkında, toplam 55.899,32 TL alacağın tahsili istemiyle ilamsız takip başlatılmış, davalı borçluların itirazı üzerine takibin durduğu görülmüştür.Davacı banka ile davalı ... ...Tic. Ltd. Şti. arasında 05.01.2016 tarihli 500.000,00 TL limitli Genel Kredi Sözleşmesi imzalanmış olup, davalı ... işbu sözleşmeyi müteselsil kefil sıfatıyla aynı limitle imzalamış, bu genel kredi sözleşmeleri kapsamında davalı ... Ltd. Şti. 'ye, KMH kullandırılmış, borcun ödenmemesi üzerine, davacı banka tarafından, Beşiktaş 3. Noterliğinin 08.05.2019 tarihli ... yevmiye numaralı ihtarname ile hesap kat edilerek davalılara borcun 1 gün içinde ödenmesi ihtar edilmiş, davalı asıl borçlu ... ...Tic. Ltd. Şti.'nin 14.05.2019, davalı kefil ...'nun 16.05.2019 tarihinde temerrüde düşmüş olduğu görülmüştür.Davacı tarafça, 2004 sayılı İcra ve İflas Kanunu(İİK)'nun 67. maddesi uyarınca davalı itirazın iptaline karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır. TBK'nın 584/1. Maddesinde, eşlerden birinin mahkemece verilmiş bir ayrılık kararı olmadıkça veya yasal olarak ayrı yaşama hakkı doğmadıkça, ancak diğerinin yazılı rızasıyla kefil olabileceği; bu rızanın sözleşmenin kurulmasından önce ya da en geç kurulması anında verilmiş olmasının şart olduğu, 28.03.2013 tarihinde getirilen eklenen üçüncü fıkrasında ticaret siciline kayıtlı ticari işletmenin sahibi veya ticaret şirketinin ortak ya da yöneticisi tarafından işletme veya şirketle ilgili olarak verilecek kefaletler için eşin rızası aranmayacağı düzenlenmiştir.Somut olayda, davalı ...'nun kefil olarak imzaladığı, 05.01.2016 tarihli Genel Kredi Sözleşmeleri tarihinde, davalının, borçlu şirketin ortağı olduğu anlaşılmakla, TBK'nın 584/3.maddesinde 28.03.2013 tarihinde yapılan değişiklikle, ticaret şirketi ortağının şirket borçlarına vereceği kefaletler için eş rızası aranmayacağı hükmüne göre sözleşme tarihlerinde davalı asıl borçlu şirketin yetkilisi olan davalı için eş rızasının alınmasının gerekli olmadığı gözetildiğinde, davalının genel kredi sözleşmelerindeki kefaletleri geçerlidir ve kredi borcu ödenmedikçe ve borcu sona erdiren başka bir neden bulunmadıkça kredi borcundan dolayı davacı bankaya karşı sorumludur. Bu nedenle davalı vekilinin aksi yöndeki istinaf nedeni haklı bulunmamıştır.Karar tarihinde yürürlükte bulunan Mevduat Ve Kredi Faiz Oranları Ve Katılma Hesapları Kâr Ve Zarara Katılma Oranları Hakkında 2020/3 sayılı Tebliğin 4/1. Maddesinde Bankalarca, Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası kaynaklı reeskont ve avans kredileri dışındaki kredilere uygulanacak faiz oranları serbestçe belirleneceği; ikinci fıkrada ise kredili mevduat hesaplarında uygulanacak azami akdi ve gecikme faiz oranları 23/2/2006 tarihli ve 5464 sayılı Banka Kartları ve Kredi Kartları Kanununun 26 ncı maddesi uyarınca Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası tarafından belirlenen azami oranları geçemeyeceği düzenlenmiştir. Ayrıca Tebliğin 6/1. maddesinde, bankalarca serbestçe belirlenen mevduat ve kredi işlemlerinde uygulanacak azami faiz oranları ile katılma hesaplarında uygulanacak kâr ve zarara katılma azami oranları, uygulamaya konulmadan önce Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankasına tespit edilecek esaslar çerçevesinde bildirilmesi gerektiği düzenlenmiştir. Mahkemece hükme esas alınan bilirkişi raporunda, KMH'den kullandırılan kredi bakımından, TCMB nin yayınladığı tebliğ hükümleri nazara alındığında, kredi kartları için TCMB yayınladığı akdi ve gecikme faiz oranlarının KMH kredilerinde uygulanacağı, TCMB tebliğlerine göre, hesaplama yapılan dönemde, 01.10.2018 tarihinden itibaren 31.03.2019 tarihine kadar aylık akdi faiz oranının yıllık % 27,00, temerrüt faiz oranının yıllık % 33,00, 01.04.2019 tarihinden itibaren 30.06.2019 tarihine kadar aylık akdi faiz oranının yıllık % 25,80, temerrüt faiz oranının yıllık % 31,80 oranında olduğu, KMH'da temerrüt faiz oranı TCMB tebliğlerine göre belirlenecek olup, bilirkişi raporunda bu oranlar üzerinden hesaplama yapıldığı görülerek, davacının faiz oranlarına ilişkin iddiaları yerinde görülmemiştir. Bilirkişi raporu denetime elverişli olup hükme esas alınarak, davanın kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davalılar vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun reddine dair aşağıdaki şekilde karar verilmiştir. KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davalılar vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, 2-Davalılar tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 943,10 TL harcın, alınması gerekli olan 3.772,17 TL harçtan mahsubu ile bakiye 2.829,02 TL istinaf karar harcının davalılardan alınarak hazineye irat kaydına, 3-Davalılar tarafından istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, HMK'nın 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olarak oy birliğiyle karar verildi. 08/01/2026