11. Hukuk Dairesi 2020/2434 E. , 2020/4324 K. "" MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 30.11.2016 tarih ve 2011/546 E. - 2016/574 K. sayılı kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nce verilen 13.07.2018 tarih ve 2017/3778 E- 2018/1638 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vek…
**11. Hukuk Dairesi 2020/2434 E. , 2020/4324 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada İstanbul 10. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen 30.11.2016 tarih ve 2011/546 E. - 2016/574 K. sayılı kararın davacılar vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 16. Hukuk Dairesi'nce verilen 13.07.2018 tarih ve 2017/3778 E- 2018/1638 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, davacıların 2006 yılından bu yana davalı banka ile çalıştığını, davacının kendi talimatı olmadığı halde ve hesaplarında nakit para bulunmasına rağmen davalı bankanın davacı şirkete krediler kullandırdığını, kullanılan kredilerde sahte havale talimat ve nakit çekim ile 3. kişilere bu kredilerden ödeme yapıldığının tespit edildiğini, davacının bu talimatlarda imzası bulunmadığını, bu talimatların davacıyı zarara uğrattığı, davanın bu işlemlerle hesaplarının boşaltıldığını düşündüğünü, bu nedenlerle davacıların davalı bankadan 03.02.2010 tarih ve 680.000,00 TL meblağlı krediden başka kredi kullanmadığının tespiti ile İstanbul 10. İcra Müdürlüğü 2011/2022 sayılı dosyasında 215.479,36 TL borçlu olmadığının tespitine ve davacıların hesaplarından faiz, BSMV ve sair haksız kesilen 100.000,00 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faizi ile iadesine, davacı hesaplarından haksız çekilen nakit ve havaleler nedeniyle 84.520,64 TL'nin dava tarihinden itibaren avans faiziyle birlikte davacıya iadesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacı borçlular ile davalı banka arasında imzalanan 02.01.2008, 27.10.2009, ve 02.02.2010 tarihli genel kredi sözleşmelerine istinaden kullandırılan kredilerin vadelerinde ödenmemesi üzerine 15.03.2011 tarihli ve 06.05.2011 tarihli ihtarnameler ile hesapların kat edilerek alacağın muaccel hale geldiğini, davacılar hakkında ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile icra takibi başlatıldığını, davacıların taşınmazların satışından bir gün önce bankaya müracaat ederek alacağın tasfiyesine yönelik bir protokol imzaladıklarını, davacıların protokolde banka alacağının 880.000,00 TL olduğunu kabul edip davalı bankayı ibra ettiklerini kabul ettiklerini, davalı banka ile dava dışı 3. şahıs tarafından protokol hükümleri yerine getirilmesine rağmen davacıların edimlerini yerine getirmemeleri nedeniyle banka alacağının tasfiye edilmediğini, davacıların dava dilekçesinde ileri sürdüğü iddiaların dayanaksız olduğunu savunarak davanın reddini istemiştir.