İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 12/02/2026 YAZIM TARİHİ : 12/02/2026, İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından karşı taraf davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan davada 12/01/2026 tarihinde tesis edilen ara karara karşı, karşı taraf davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde; TALEP:İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili, müvekkilinin dav…
T.C. KONYA BAM 6. HUKUK DAİRESİ Esas-Karar No: ... - ... T.C. KONYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO : ... KARAR NO : ... T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I BAŞKAN : ..... (...) ÜYE : ..... (...) ÜYE : ..... (...) KATİP : ..... (...) İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : Konya .... ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ARA KARAR TARİHİ : 12/01/2026 NUMARASI : ... Esas İHTİYATİ TEDBİR TALEP EDEN DAVACI: ........ VEKİLİ : Av..... İSTİNAF EDEN KARŞI TARAF DAVALI: ..... VEKİLİ : Av..... TALEP : İhtiyati Tedbir İSTİNAF KARARININ KARAR TARİHİ : 12/02/2026 YAZIM TARİHİ : 12/02/2026, İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili tarafından karşı taraf davalı aleyhine Konya .... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyası ile açılan davada 12/01/2026 tarihinde tesis edilen ara karara karşı, karşı taraf davalı vekilinin istinaf kanun yoluna başvurması üzerine, üye hakimin görüşleri alındıktan sonra dosya incelendiğinde; TALEP:İhtiyati tedbir talep eden davacı vekili, müvekkilinin davalı kooperatifin üyesi olduğunu, kooperatif üyeliğinden ihracına ilişkin herhangi bir karar alınmadığını ve üyeliğinin halen devam ettiğini, davalı kooperatif tarafından Konya .... Noterliği'nin 23.02.2025 tarih, ........ yevmiye nolu kura zaptı ile ... blok ... nolu bağımsız bölümün hak sahibi üyeliğinin müvekkiline ait olduğu tespit edilerek ferdileşme yapıldığını, devamında müvekkiline Konya .... Noterliğinin 25.11.2025 tarih, ........ yevmiye nolu ihtarnamesi keşide edilerek taraflarından 7.000.000,00 TL ek bedel istendiğini ancak, müvekkilinin davalı kooperatife böyle bir borcunun bulunmadığını, davalının haksız bir kazanç elde etmeye çalıştığını, tüm üyelerin bağımsız bölümleri verilmesine rağmen müvekkiline verilmeyerek eşitlik ilkesine aykırı hareket edildiğini, inşaatın bitirilerek fiili teslim yapılması ve kooperatifin tasfiyeye girmesi hep birlikte nazara alındığında davayı kazanmaya yönelik yaklaşık ispatlarının bulunduğunu, taşınmazların üçüncü kişilere devredilmesi halinde davanın konusuz kalma ihtimalinin olduğunu ileri sürerek, dava konusu bağımsız bölümün üçüncü kişilere devredilmemesi yönünde müvekkilinin uyuşmazlıktaki konumu ve mağduriyeti dikkate alınarak mümkünse teminatsız, aksi halde uygun bir teminat karşılığında ihtiyati tedbir kararı verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ ARA KARARININ ÖZETİ: Mahkemece "...Tüm dosya hep birlikte heyetimizce değerlendirildiğinde; İhtiyati tedbire yönelik düzenlemelerin 6100 sayılı HMK.'nun 389.vd.eden maddelerinde düzenlendiği, HMK.'nun 389/1.maddesinde; "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." şeklinde, HMK. 390. Maddesinde; "İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir.(2) Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. (3) Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır." şeklinde, HMK.391/1. maddesinde;" (1) Mahkeme, tedbire konu olan mal veya hakkın muhafaza altına alınması veya bir yediemine tevdii ya da bir şeyin yapılması veya yapılmaması gibi, sakıncayı ortadan kaldıracak veya zararı engelleyecek her türlü tedbire karar verebilir." şeklinde, HMK.392. maddesinde;" (1) İhtiyati tedbir talep eden, haksız çıktığı takdirde karşı tarafın ve üçüncü kişilerin bu yüzden uğrayacakları muhtemel zararlara karşılık teminat göstermek zorundadır. Talep, resmî belgeye, başkaca kesin bir delile dayanıyor yahut durum ve koşullar gerektiriyorsa, mahkeme gerekçesini açıkça belirtmek şartıyla teminat alınmamasına da karar verebilir. Adli yardımdan yararlanan kimsenin teminat göstermesi gerekmez.(2) Asıl davaya ilişkin hükmün kesinleşmesinden veya ihtiyati tedbir kararının kalkmasından itibaren bir ay içinde tazminat davasının açılmaması üzerine teminat iade edilir." şeklinde düzenlemelerin yapıldığı, Somut olayda ; Mevcut delil durumu gözönünde bulundurularak ileride telafisi güç zararların doğmasının önlenmesi davacının tedbir talebinin dava değerinin %20'si oranında teminatlı olarak kabulü ile, dava konusu Konya İli Karatay İlçesi ........ Mh. ........ ada ..... parsel ... blok ... nolu bağımsız bölümün davalı kooperatif adına kayıtlı olması halinde üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için ihtiyati tedbir konulmasına karar vermek gerekmiş...." gerekçesiyle, davacının ihtiyati tedbir talebinin kabulü ile; İİK.72/2.maddesi gereğince dava konusu edilen miktarın 50.000,00 TL takdiren % 20’si (yüzde yirmisi) oranındaki 10.000,00 TL nakdi teminat tutarının mahkeme veznesine yatırıldığında veya muteber bir bankanın kesin ve süresiz nitelikteki teminat mektubunu mahkemeye ibraz edildiğinde dava konusu Konya İli, Karatay İlçesi ,........ Mah., ........ ada ..... parsel, ..... Blok, ..... nolu bağımsız bölümün davalı Sınırlı Sorumlu ........ Yapı Kooperatifi adına kayıtlı olması halinde üçüncü kişilere devrinin önlenmesi için tapu kaydına ihtiyati tedbir konulmasına, 6100 sayılı HMK'nun 393/1. maddesi gereğince verilen tedbir kararının, kararın tefhim veya tebliğ tarihinden itibaren bir hafta içinde bakiye teminatın depo edilip infazının talep edilmesinin zorunlu olduğu, aksi halde verilen tedbir kararının kendiliğinden ortadan kalkacağının tedbir isteyen tarafa hatırlatılmasın karar verilmiştir. İTİRAZ: Karşı taraf davalı vekili, davacının gerçeğe aykırı beyanları üzerine ihtiyati tedbir kararı verildiğini, dava konusu taşınmaz üzerinde ferdileştirme yapılmadığını, davacının işbu davayı açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davacının üzerine düşen ödeme yükümlülüklerini yerine getirmediğini, denetim kurulu üyesi de olan davacının müvekkili kooperatifi zarara uğrattığını, ihtiyati tedbirin kabulü için gerekli şartların oluşmadığını, yaklaşık ispatın sağlanmadığını, mahkemece hükmedilen teminat miktarının da zararı karşılayacak oran ve miktarda olmadığını ileri sürerek, ihtiyati tedbir kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. İSTİNAF EDİLEN ARA KARARIN ÖZETİ: Mahkemece, "...Tüm bu hususlar, dosya kapsamı, tüm deliller, tüm bilgi ve belgeler bir bütün halinde değerlendirildiğinde, mahkememizce verilecek kararların yargılama neticesinde ortaya çıkacağından ve henüz yargılamanın yapılmaması dikkate alındığında, gayrimenkul üzerindeki hakların kaybolmamasına yönelik verilen tedbire ilişkin durumda herhangi bir değişiklik olmadığı, dosya kapsamında delillerin toplanmamış olması dikkate alındığından hak kaybı oluşmaması için şu aşamada ihtiyati tedbire itiraz talebinin ve teminat yükseltilme talebinin ayrı ayrı reddine....." gerekçesiyle, ihtiyati tedbire itirazın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Karşı tarafı davalı vekili itiraz dilekçesini tekrarla, davacının yaklaşık ispat koşulunu sağlayamadığını, davacı tarafından hiçbir ödeme yapılmadığını, davacının denetim kurulu üyesi olup, görevini kötüye kullandığını, teminat miktarının taşınmazın değeri karşısında hükümsüz olduğunu, kooperatif üyesi olmanın gerektirdiği mali yükümlülükleri yerine getirmeden tapu devri istenemeyeceği gibi, ihtiyati tedbir de talep edilemeyeceğini ileri sürerek, mahkeme kararının kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ VE GEREKÇE: Talep, ihtiyati tedbir kararına itiraz ile tedbirin kaldırılması istemine ilişkindir. İstinaf incelemesi HMK 355. madde gereğince istinaf dilekçesinde ileri sürülen sebeplerle ve re'sen kamu düzenine aykırılık yönünden sınırlı olarak yapılmıştır. Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 389. maddesinde, "Mevcut durumda meydana gelebilecek bir değişme nedeniyle hakkın elde edilmesinin önemli ölçüde zorlaşacağından ya da tamamen imkânsız hâle geleceğinden veya gecikme sebebiyle bir sakıncanın yahut ciddi bir zararın doğacağından endişe edilmesi hâllerinde, uyuşmazlık konusu hakkında ihtiyati tedbir kararı verilebilir." düzenlemesi bulunmaktadır. HMK'nın 390. maddesinde'' İhtiyati tedbir, dava açılmadan önce, esas hakkında görevli ve yetkili olan mahkemeden; dava açıldıktan sonra ise ancak asıl davanın görüldüğü mahkemeden talep edilir. Talep edenin haklarının derhâl korunmasında zorunluluk bulunan hâllerde, hâkim karşı tarafı dinlemeden de tedbire karar verebilir. Tedbir talep eden taraf, dilekçesinde dayandığı ihtiyati tedbir sebebini ve türünü açıkça belirtmek ve davanın esası yönünden kendisinin haklılığını yaklaşık olarak ispat etmek zorundadır. '' hükmü yer almaktadır. Aynı Yasa'nın 394. maddesinde de '' Karşı taraf dinlenmeden verilmiş olan ihtiyati tedbir kararlarına itiraz edilebilir. Aksine karar verilmedikçe, itiraz icrayı durdurmaz. İhtiyati tedbirin uygulanması sırasında karşı taraf hazır bulunuyorsa, tedbirin uygulanmasından itibaren; hazır bulunmuyorsa tedbirin uygulanmasına ilişkin tutanağın tebliğinden itibaren bir hafta içinde, ihtiyati tedbirin şartlarına, mahkemenin yetkisine ve teminata ilişkin olarak, kararı veren mahkemeye itiraz edebilir. İhtiyati tedbir kararının uygulanması sebebiyle menfaati açıkça ihlal edilen üçüncü kişiler de ihtiyati tedbiri öğrenmelerinden itibaren bir hafta içinde ihtiyati tedbirin şartlarına ve teminata itiraz edebilirler. İtiraz dilekçeyle yapılır. İtiraz eden, itiraz sebeplerini açıkça göstermek ve itirazının dayanağı olan tüm delilleri dilekçesine eklemek zorundadır. Mahkeme, ilgilileri dinlemek üzere davet eder; gelmedikleri takdirde dosya üzerinden inceleme yaparak kararını verir. İtiraz üzerine mahkeme, tedbir kararını değiştirebilir veya kaldırabilir. İtiraz hakkında verilen karara karşı, kanun yoluna başvurulabilir. Bu başvuru öncelikle incelenir ve kesin olarak karara bağlanır. Kanun yoluna başvurulmuş olması, tedbirin uygulanmasını durdurmaz. '' hükmü düzenlenmiştir. Yukarıda yapılan açıklamalardan sonra somut olaya gelindiğinde ise; Dosya kapsamı, mevcut delil durumu ile ileri sürülen istinaf istemleri nazara alındığında, ihtiyati tedbir kararı verilebilmesi için HMK'nın 389. ve 390. madde koşullarının oluştuğu, karşı taraf davalının itirazlarının yerinde olmadığı ve bu itibarla, ilk derece mahkemesince ihtiyati tedbire itirazın reddine karar verilmesinde herhangi bir isabetsizliğin bulunmadığı kanaatine varıldığından, karşı taraf davalı vekilinin istinaf başvuru talebinin HMK'nın 353/1.b.1 maddesi uyarınca esastan reddine dair aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Karşı taraf davalı vekilinin istinaf başvuru talebinin ESASTAN REDDİNE, 2-Alınan harç yeterli olduğundan yeniden harç alınmasına yer olmadığına, 3-İstinaf incelemesi duruşmalı yapılmadığından ücret-i vekalet ile ilgili hüküm kurulmasına yer olmadığına, 4-İstinafa başvuran karşı taraf davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun 359/4. maddesi gereğince kararın tebliği işlemlerinin ilk derece mahkemesi tarafından yapılmasına, 6-Dava dosyasının ilk derece mahkemesine gönderilmesine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda 12/02/2026 tarihinde oybirliği ile HMK'nın 362/1.f maddesi gereğince kesin olarak karar verildi. Başkan ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Üye ... e-imzalıdır Katip ... e-imzalıdır .....