12. Hukuk Dairesi 2013/21691 E. , 2013/30896 K. MAHKEMESİ : İstanbul 3. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 07/02/2013 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Çeke dayanan kambiy…
**12. Hukuk Dairesi 2013/21691 E. , 2013/30896 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul 3. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 07/02/2013 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Çeke dayanan kambiyo senetlerine mahsus haciz yoluyla takipte ciranta borçlu, yetki itirazı ile birlikte, alacaklının aktif husumet ehliyetinin olmadığını ve takip dayanağı çekteki ciro imzasının yetkilisi bulunduğu borçlu şirket adına olduğunu, bu suretle borçlu sıfatının olmadığını iddia etmiş, mahkemece HMK'nun 320/4.maddesi uyarınca takipsiz bırakılan dosyanın yenilenmesinden sonra yeniden takipsiz bırakıldığından davanın açılmamış sayılmasına karar verilmiştir. Alacaklı sıfatına yönelik iddialar İİK'nun 170/a maddesi kapsamında şikayettir. İİK'nun 18. maddesinin 3. fıkrası; “aksine hüküm bulunmayan hallerde icra mahkemesi, şikayet konusu işlemi yapan icra dairesinin açıklama yapmasına ve duruşma yapılmasına gerek olup olmadığını takdir eder; duruşma yapılmasını uygun gördüğü takdirde ilgilileri en kısa zamanda duruşmaya çağırır ve gelmeseler bile gereken kararı verir” hükmünü içermektedir. Şikayetçi borçlu vekilinin geçerli bir mazeret bildirmemiş ve duruşmaya gelmemiş olması, HMK'nun 320.maddesine göre dosyanın işlemden kaldırılmasını ve sonuçta aynı yasanın son fıkrası uyarınca davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesini gerektirmez. Mahkemece, İİK'nun 18/3.maddesine göre, yukarıda anlatılan hususların şikayete ilişkin olduğu nazara alınarak, bu şikayetler konusunda taraflar gelmeseler bile inceleme yapılıp sonuçlandırılması gerekirken, olayda uygulama yeri olmayan gerekçe ile HMK'nun 320. maddesine göre davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi isabetsizdir. Borçlunun İstanbul icra dairelerinin yetkili olmadığına ilişkin itirazı; İİK.nun 169/a-1.maddesi gereğince taraflar duruşmalara gelmeseler bile mahkemece karara bağlanacağı hususunun gözardı edilmesi doğru görülmemiştir. Öte yandan, borçlunun dava dilekçesinde ileri sürdüğü hususlardan takip dayanağı çekte şahsi sorumluluğunun bulunmadığına yönelik itirazı borca itiraz olup HMK'nın 320/4. maddesinin uygulanması mümkün ise de, borçlunun yenileme dilekçesi üzerine mahkemece yapılan ilk duruşma gününün ve davanın açılmamış sayılmasına ilişkin kararın verildiği son duruşma gününün borçluya usulüne uygun tebliğ edilmemiş olması nedeniyle, borca itiraz hususunda da HMK'nın 320/4. maddesine göre karar verilmesi yerinde değildir. -2- O halde mahkemece, borçlunun tüm itiraz ve şikayetleri incelenerek sonucuna göre karar verilmesi gerekirken yazılı gerekçeyle davanın açılmamış sayılmasına karar verilmesi doğru değildir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK. 366 ve HUMK.’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 01.10.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.