11. Hukuk Dairesi 2023/4839 E. , 2024/6413 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/222 Esas, 2023/980 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/382 E., 2020/445 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi ta
**11. Hukuk Dairesi 2023/4839 E. , 2024/6413 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 12. Hukuk Dairesi SAYISI : 2021/222 Esas, 2023/980 Karar HÜKÜM : Esastan ret İLK DERECE MAHKEMESİ : İstanbul 4. Asliye Ticaret Mahkemesi SAYISI : 2019/382 E., 2020/445 K. Bölge Adliye Mahkemesi kararı taraf vekilleri tarafından temyiz edilmekle; temyiz şartı ve diğer usul eksiklikleri yönünden yapılan ön inceleme sonucunda, temyiz dilekçelerinin kabulüne karar verildikten ve Tetkik Hâkimi tarafından hazırlanan rapor dinlendikten sonra dosyadaki belgeler incelenip gereği düşünüldü: KARAR I. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde; 26.12.2016 tarihinde imzalanan hissedarlar sözleşmesinde müvekkilinin %5 paya razı olduğunu, daha sonra müvekkilinin çeşitli baskılara maruz bırakılarak, hissedarlar sözleşmesinden kaynaklanan edimlerini yerine getirmesi için yaptığı başvurulara dahi cevap verilmediğini, daha sonra 19.09.2018 tarihli sicil gazetesinde yayınlanan genel kurul kararı ile müvekkilinin hissesinin %2'ye düşürüldüğünü ve daha sonra 26.03.2019 tarihli genel kurulda alınan karar ile müvekkilinin hissesinin %1,46'ya düşürüldüğünü ve ayrıca yönetim kurulu üyeliğine seçme konusunda azınlığa imtiyaz tanındığını ve yine hisselerin devri zorlaştırılmak suretiyle bu devrin ancak yönetim kurulu üyelerinin onayına tabi olacağı kararı alındığını, şirketin sermaye artırım ihtiyacı olmadığı halde müvekkilin hisse oranının düşürülmesi amacıyla yapılan sermaye artırımının iyi niyet kuralına aykırı olduğunu, hissedarlık sözleşmesi uyarınca yapılacak sermaye artışlarından müvekkilin hisse oranı sabit tutulması gerekirken, diğer bazı hissedarların hisse oranları korunarak sermaye artışından muaf tutulması hissedarlık sözleşmesine ve 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nda (6102 sayılı Kanun) öngörülen eşitlik ilkesine aykırı olduğunu, iyi niyet kuralı ile bağdaşmayan kararların iptali gerektiğini ileri sürerek davalı şirketin 26.03.2019 tarihinde yapılan olağan genel kurulunda alınan sermaye artırımına ve hisse devrinin yönetim kurulunun onayına bağlanmasına ilişkin kararların butlanının tespitine, mahkeme aksi kanaatte ise iptaline karar verilmesini talep etmiştir. II. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde;şirketin toplam 25 ortak tarafından 51.000,00 TL sermaye ile kurulduğunu, 24.10.2017 tarihli olağanüstü genel kurulda sermayenin 51.000,00 TL den 187.000,00 TL ye 15.08.2019 tarihli olağan genel kurulda ise 187.000,00 TL'den 352.670,00 TL'ye çıkarılmasına oy birliği ile karar verildiğini, davacının tüm bu toplantılara bizzat katılarak sermaye artış kararına olumlu oy verdiğini, 26.03.2019 tarihinde müvekkili şirketin 2018 yılı Olağan Genel Toplantısının usulüne uygun olarak yapıldığını ve bu toplantıda da sermaye artışı ve şirket ana sözleşmesinin belirli maddelerinin tadilinin de bulunduğu konuların görüşüldüğünü ve Bakanlık Komiserinin de katılımı ile gerçekleştiğini, gündemin 7. maddesine uygun olarak sermaye artışının görüşülerek sermayenin 352.670,00 TL'den 19.986.000,00 TL'ye çıkarılmasına oy birliği ile karar verildiğini, davacının sermaye artış kararına olumlu oy verdiğini, aynı genel kurulun şirketin ana sözleşmesinin tadili konusundaki karara da davacının olumlu yönde oy kullandığını,sermaye artışının davacının hisselerinin düşürülmesi amacıyla yapıldığı iddiasının gerçek dışı olduğunu, davacının hisse devrinin yönetim kurulu onayına tabi olması kararının butlanını veya iptalini talep etmesinin kabul edilemeyeceğini, butlanı gerektiren bir durum bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. III. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI İlk Derece Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile genel kurul toplantısında 7 nolu gündem maddesinde yer alan sermaye artışına katılanların oybirliği ile karar verilmesinden sonra 8 nolu gündem maddesinin görüşülmesine geçilmeden önce, "Hissedarlarımızdan ... ... ... söz aldı: "Hissedarlarımızdan ... ... ... ve ...'ın hisselerine düşen sermaye artış paylarını ödemekten muaf tutulmaları, artan nakit sermaye iştirak paylarını ödememeleri, hisse oranlarını sermaye artışından etkilenmeyecek şekilde ayni oranda kalmasını öneriyorum". dedi. Söz konusu öneri oylamaya sunuldu, Sn. ... (7,053 hissedar) oranında hissedarın red oyuna karşılık katılanların oy çokluğu (308.480 adet hisse sahibi hissedar) ile kabul edildi." ifadeleri yer aldığını, bu husus gündemde olmadığı halde genel kurul görüşmeleri esnasında oylama yoluyla gündeme eklendiğini, bu karara davacının olumsuz oy kullandığını,genel kurul toplantılarında gündemde yer almayan konularda karar alınamayacağı, anılan karar ile pay sahiplerinden bir kısmı sermaye artırımına katılmamakla birlikte pay oranları değişmediğini, pay adedi artan pay sahipleri tarafından şirkete bir sermaye girişi yapılmamasına rağmen kendilerine yeni pay verildiğini, bu işlemin sermayenin korunması ilkesine ve anonim ortaklığın ... yapısına aykırı nitelikte olduğunu, bu nedenle anılan kararın butlanına hükmedilmesi gerektiğini, davacı diğer kararlara da muhalif olduğunu, muhalefet şerhini tutanağa geçirmek istediğini ancak kararların hileli bir şekilde alındığını ileri sürdüğü, davacının bu iddialarını doğrular somut bir delil sunamadığı, Bakanlık temsilcisinin hazır bulunduğu toplantıda davacının 7. maddeye olumsuz oyu tutanağa geçtiği gözetildiğinde diğer muhalefet şerhlerinin tutanağa geçmediği şeklindeki beyanına itibar edilmediği, davacının sermaye artırımı kararının dürüstlük kuralına aykırı ve pay sahiplerini zarara uğratmak ve onların ortaklıktaki kar, oy oranlarını azaltmak sakiyle yapıldığını ispatlayamadığı, ayrıca olumlu oy kullandıktan sonra bunun kötü niyetle yapıldığını ileri sürmenin dürüstlük kuralına uygun olmadığı, pay devirlerinin yönetim kurulunun onayına bağlanmasında da kanuna ve esas sözleşmeye bir aykırılık bulunmadığını, bu nedenle bu yönlerden davanın reddi gerektiği, davalı şirketin 23.06.2019 tarihli genel kurul toplantısında 7. maddesinde oy çokluğu ile alınan; ... ... ... ve ...'ın hisselerine düşen sermaye artış paylarını ödemekten muaf tutulmalarına, artan nakit sermaye iştirak paylarını ödememeleri, hisse oranlarının sermaye artışından etkilenmeyecek şekilde aynı oranda kalmasına, ilişkin kararın butlanına ve diğer istemlerin butlan talebi yönünden esastan, iptal talebi yönünden dava şartı yokluğundan usulden reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince istinaf edilmiştir. IV. BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ KARARI Bölge Adliye Mahkemesinin yukarıda tarih ve sayısı belirtilen kararı ile dava dilekçesinde genel kurulda alınan sermaye artırımına ve hisse devrinin yönetim kurulunun onayına bağlanmasına ilişkin kararların butlanının tespitine bunun mümkün olmaması halinde iptaline karar verilmesinin talep edildiği, sermaye artışına ilişkin 7 nolu kararın iki kısımdan oluştuğu, birinci kısımda şirketin sermaye artışına, ikinci kısımda bazı hissedarların sermaye artışından muaf tutulması hususunun müzakere edilerek karara bağlandığından dava dilekçesi ile uyumlu olarak 7 nolu kararı tümüyle dava konusu ettiği gözönüne alındığında kararın taleple bağlılık kuralını ihlal ettiğine ilişkin istinaf sebebinin yerinde görülmediği, gündemin 7. maddesini teşkil eden şirket ana sözleşmesinin "sermaye ve hisse senetlerinin nevi" başlıklı 6 maddesinin, "yönetim kurulu ve süresi" başlıklı 7. maddesinin, "yönetim kurulu seçimi ve toplantıları" başlıklı 10. maddesinin, "genel kurul" başlıklı 11. maddesinin, "hisselerin devri" başlıklı 12. maddesinin tadil edilmesi konularının 7. maddenin ikinci paragrafı hariç oybirliği ile kabul edildiği, davacının ilgili maddelere karşı bir muhalefet şerhi olmayıp olumlu oy kullandığı, 7. maddenin ikinci paragrafı olan bir takım pay sahiplerinin sermaye artışına katılmamalarına rağmen pay oranlarının aynı kalması kararına karşı olumsuz oy kullandığı ve muhalif kaldığı, davacının genel kurulda diğer kararlar yönünden olumlu oy kullandığı ve muhalefet şerhi yazdırmadığı ve diğer koşulların da bulunmaması sebepleri ile iptal davası açma hakkının bulunmadığı, davacı, genel kurul toplantısına asaleten katıldığı ve 7 nolu kararın ilk kısmı olan sermaye artışı ve 8 nolu ana sözleşmenin tadili kararlarının oybirliğiyle alındığı, dava ile kararların kötüniyetle alındığı veya kendi hisse oranlarını düşürmek kastı ile hareket edildiğini ileri sürerek butlan talebinde bulunmasının ise çelişkili davranış yasağı kapsamında değerlendirildiği, kar paylarının ödenmemesi veya hissedarlık sözleşmesinin ihlali iddiaları alınan genel kurul kararları ile ilişkili olmadığından incelenmesine gerek bulunmadığı, genel kurulda alınan 7 nolu karar ile emisyon ihraç primleri olarak bekleyen 14.633.380,00 TL'nin sermayeye eklenmesine, ayrıca ortakların hesabında bekleyen 3.155.443,25 TL (alacak) ile 1.844.556.75,00 TL nakit koymak sureti ile sermayenin 352.670,00 TL'den 19.986.000,00 TL'ye çıkartılmasına karar verildiği, sermaye artışının iç kaynaklar ve dış kaynaklardan yapıldığı, şirketin 2017 yılında kurulduğu, yapılan yatırımların tam anlamıyla faaliyete geçmemesi nedeniyle öz varlıkların tam olarak hatta fazlasıyla korunmasına rağmen genel yönetim ve faaliyet giderleri nedeniyle bilançonun zararla kapandığı, şirketin yatırımı finanse amaçlı sermaye artışının toplantıya katılan davacı dahil tüm hissedarlar tarafından kabul edildiği, butlanı gerektiren sakatlık, kanuna, esas sözleşmeye veya dürüstlük kuralına aykırılığın tesbit edilmediği, iki hissedarın sermaye artışından muaf tutularak pay miktarlarının korunmasına ilişkin 7.maddenin 2.bölümüne ilişkin karar ilan edilen gündemde yer almamasına rağmen hissedarlardan birinin önerisi ile müzakere edildiği ve davacının red oyuna karşılık oyçokluğu ile kabul edildiği, 6102 sayılı Kanun'un 613 üncü maddesinin ikini fıkrası uyarınca gündemde yer almayan konuların karara bağlanmasının mümkün olmadığı, gündemde sermaye artışına yer verilmesinin yeterli olduğu iddia edilmiş ise de şirketin sermaye artışı kararı alması ile iki pay sahibinin sermaye artışından muaf tutulması konularının birbirinden farklı olduğu ve gündemde yer verilmesi gerekirken bunun yapılmadığı, ayrıca bu iki pay sahibinin pay bedellerinin diğer ortaklarca karşılandığı iddia edilmiş ise de karar metni içerisinde bu hususa yer verilmediği, davalı vekilinin bu hususa yönelik istinaf sebebinin yerinde olmadığı, buna karşılık butlanı tespit edilen kısım, sermaye artırım kararını uygulanamaz hale getirdiğinin kabul edilemeyeceği, sermaye artışının gerekliliği tüm hissedarlar tarafından kabul edilerek oybirliği ile yürürlüğe girdiği, iki hissedarın hisse miktarları korunarak sermaye artışından muaf tutulması hususu artırım kararından bağımsız bir karar olup sermaye artışının da butlanına karar verilmesini gerektirmediği gerekçesiyle taraf vekillerinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiş, karar taraf vekillerince temyiz edilmiştir. V. TEMYİZ İNCELEMESİ 1. Uyuşmazlık ve Hukuki Nitelendirme Uyuşmazlık, anonim şirket genel kurul kararının butlanı olmadığı takdirde iptali istemine ilişkindir. 2. İlgili Hukuk 6100 sayılı Hukuk Muhakemeleri Kanunu’nun (6100 sayılı Kanun) 369 uncu maddesinin birinci fıkrası ile 370 ve 371 inci maddeleri, 6102 sayılı Kanun'un 445, 446, 447, 459 ve 462 nci maddeleri ile 613 üncü maddesinin ikinci fıkrası, 3. Değerlendirme Yapılan yargılama ve saptanan somut uyuşmazlık bakımından uygulanması gereken hukuk kuralları gözetildiğinde İlk Derece Mahkemesince verilen kararda bir isabetsizlik olmadığının anlaşılmasına göre yapılan istinaf başvurusunun 6100 sayılı Kanun'un 353 üncü maddesinin birinci fıkrasının (b) bendinin (1) numaralı alt bendi uyarınca Bölge Adliye Mahkemesince esastan reddine ilişkin kararın usul ve yasaya uygun olduğu kanısına varıldığından Bölge Adliye Mahkemesi kararının onanmasına karar vermek gerekmiştir. VI. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, taraf vekillerinin temyiz istemlerinin reddi ile Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın 6100 sayılı Kanun'un 370 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca ONANMASINA, aynı Kanun'un 372 nci maddesi uyarınca işlem yapılmak üzere dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, aşağıda yazılı temyiz giderinin temyiz edenlere ayrı ayrı yükletilmesine, 16.09.2024 tarihinde kesin olarak oybirliğiyle karar verildi.