İSTİNAF KARAR TARİHİ : 26/02/2026 Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; davalı ... ...AŞ'nin eski yöneticileri olan ..., ... ve...nın davacı şirketi kurduklarını, müvekkilinin adı geçen ortaklarının öncesinde kendi sahip oldukları portföyü ve tecrübeyi sektörde hiçbir faaliyeti bulunmayan ... ...AŞ bünyesine soktuklarını, böylece ...…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2023/320 KARAR NO: 2026/349 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :İSTANBUL ANADOLU 10. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 15/11/2022 NUMARASI: 2018/224 Esas - 2022/734 Karar DAVA: Haksız Rekabetin Tespiti ve Maddi Tazminat DAVA TARİHİ : 17/12/2018 İSTİNAF KARAR TARİHİ : 26/02/2026 Davanın reddine ilişkin verilen kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; davalı ... ...AŞ'nin eski yöneticileri olan ..., ... ve...nın davacı şirketi kurduklarını, müvekkilinin adı geçen ortaklarının öncesinde kendi sahip oldukları portföyü ve tecrübeyi sektörde hiçbir faaliyeti bulunmayan ... ...AŞ bünyesine soktuklarını, böylece ... ...AŞ'nin sektörde çok iyi konuma geldiğini, sonrasında bu firmanın Türkiye'deki faaliyetlerini durdurma kararı alması üzerine, bu şekilde bir portföye sahip müvekkili şirket ortaklarının daha sonra müvekkili şirket çatısı altında faaliyetlerine devam etmek üzere tüm bu müşteri bilgi ve portföyünü müvekkili şirkete aktardıklarını, akabinde müvekkilinin ... firması ile portföy bilgilerini paylaşarak iş hacmini genişletmek amacıyla bir sözleşme imzalama aşamasında iken davalı ... ...... Şti müdürünün müvekkili şirket ile iletişime geçerek sözleşmeyi imzalamaktan vazgeçirdiğini, müvekkili şirket hedeflerinin ... ...... Şti tarafından karşılanacağı hususunda müvekkilinin ikna edildiğini, ancak sonradan öğrendikleri kadarıyla ... ...... Şti'nin asıl amacının verdiği taahhütlerle müvekkili şirketin ... Lojistik ile imzalamak üzere olduğu anlaşmayı engellemek ve hileli davranmak suretiyle müvekkili şirket portföyünü ele geçirmek olduğunu, ... ...... Şti'nin kurulması planlanan işbirliği çerçevesinde davalı ... ...... Şti'nin hava ve deniz taşımacılığı iş hacminin geliştirilmesi projesinin (...) tasarlandığını, ancak henüz sözleşme imzalanmasa da müvekkilinin danışmanlık sözleşmesinin ifasına davalı ... ...... Şti'nin ısrarı ile 01/07/2017 tarihinde başladığını, bunu takiben 2017 yılı Temmuz ayında 86 çalışanın davalı ... ...... Şti'ye geçtiğini, aktif 1.800 müşterinin hızlıca davalı ... ...... Şti’nin portföyüne eklendiğini, bu sayede ... ...... Şti'nin ... kapsamında çalışma hacmini, ekonomik kazancını, sektördeki tanınırlığını arttırdığını,bu aşamadan sonra davalı ... ...... Şti’nin müvekkilini hedeflerin tutturulamadığı bahanesiyle kötülemeye başladığını ve sözleşme imzalamadığını, kademeli olarak müvekkile ait müşteri, ..., çalışan ve portföyünü uhdesine geçirdiğini,dürüstlük kuralına aykırı davranarak diğer davalı ... ve ... ...'nin müvekkili şirketin...ile ortaklık yapmasını engellemeye çalıştığını, ... ...... Şti’nin işbirliği sözleşmesindeki taahhütlerine yerine getirmeme konusunda gösterdiği ısrar ve kötü niyet sebebiyle sözleşmenin 08.01.2018 tarihinde feshedildiğini, ... ...... Şti’nin ... kapsamındaki yükümlülüklerini yerine getirmemesi ve ... danışmanlık sözleşmesini imzalamayarak sözleşmeye konu borçlarını ifa etmemesi nedeniyle İstanbul Anadolu 1. ATM'nin 2018/786 esas sayılı dosyasında tazminat talepli dava açıldığını, davalı ...’in müvekkilin iş birliği yaptığı çalışanlarını, portföyünü, ...’ını devrettiği diğer davalı...... ve dolayısıyla ... ...... Şti'nin hakim ortağı olan ...’ya müvekkili kötülemek amacıyla gizli e-postalar gönderdiğini, bu davranışın haksız rekabete sebep olduğunu, davalı......, ... ...... Şti ve ... firmalarının ticari ahlak, objektif, iyi niyet kurallarını hiçe sayarak haksız şekilde müvekkili şirketin çalışanlarını ve müşteri portföyünü elde etmek amacıyla e-postalar aracılığıyla müvekkili şirketi aldattığını, davalı ......AŞ ile ...’in kendi bünyesinden çıkardığı müvekkil ortaklarının aynı piyasada yeniden iş yapmaması, diğer davalı ... ...... Şti’de müvekkile ait portföy ve çalışanlarını karşılıksız olarak elde etmeyi amaçlaması nedeniyle işbu davanın konusunu oluşturan haksız rekabeti birlikte işlediklerini, ... Danışmanlık sözleşmesi kapsamında kurulması planlanan ticari ilişkide .... departmanından sorumlu Genel Müdür Yardımcısı olarak göreve getirilmesi planlanan ...'un iş sözleşmesinin davalı...tarafından feshedildiğini, bu durumun müvekkil şirketin ... kapsamındaki yükümlülüklerini ifa etme imkanını ortadan kaldırdığını, davalıların müvekkilini aldatarak müşteri portföyünü ele geçirme niyetinde olması, davalıların haksız rekabet teşkil eden fiillerinin müvekkilin ticaretten mahvına sebep olması, davalıların iş yapmaktan ziyade müvekkilin sektördeki diğer firmalarla sözleşme imzalamayı amaç edinmeleri nedenleriyle müvekkilin bir daha piyasada var olamayacak şekilde büyük zarar gördüğünü belirterek haksız rekabetin tespitini, şimdilik 102.000-TL maddi tazminata hükmedilmesini, kararın ilanına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı ... ...AŞ ile ... ... vekili; davacı ile müvekkili davalılar arasında süregelen doğrudan bir rekabet ilişkisi bulunmadığını, söz konusu e-posta yazışmalarının davacı hakkında olmadığını, zira e-posta yazışmasında davacı ile diğer davalı ... ...... Şti arasında görülen işçilik alacaklarını konu ettiğini, ... ...AŞ’nin ...’un yönetimi altında faaliyet gösterdiği dönemde sürekli zarar ettiğini, ticari beklentilerin gerçekleşmediğini, bu nedenle ... yetkililerinin ...’a dair kişisel görüşlerinin de eleştirel olmasının doğal olduğunu, davacının müvekkillerin sorumluluğunun bulunduğu iddiasına karşılık, ... yetkililerine izafe olunan eylemler ile davacının tazminat talebine dayanak teşkil eden sonuçlar arasında illiyet bağı bulunmadığını, sözleşmenin daha imzalanmadan kendi menfaatlerini koruyacak şekilde hareket eden davacı ile diğer davalılara izafe olunan fiillerden dolayı müvekkillerinin sorumlu tutulamayacağını, davacının ... Lojistik ile anlaşmaya yakın olduğunu iddiasının doğru olmadığını, bu iddiasını destekler nitelikte pazarlığı kızıştırmak amaçlı olarak kaleme alınan e-postalardan başkaca bir delil ibraz edilmediğini, ... anlaşması ilgili iddianın bir an için doğru olduğu kabul edilse dahi ...’un 22.06.2017’den bu yana durumdan haberdar olması itibariyle iddianın zamanaşımına uğradığını belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ... ...... Şti vekili; davacının müvekkili...ve hakim ortağı olan diğer davalılar yönünden hiçbir iddiasını net olarak ortaya koyamadığını, müvekkili...yönünden haksız rekabet iddialarının soyut ve dayanaksız olduğunu, maddi zarara ilişkin yasal şartların oluşmadığını, davacının zararı ve miktarını ispat etmesi gerektiğini, taraflar arasında kurulmuş herhangi bir sözleşme bulunmadığını, davacının iddia ettiği sözleşmenin ifa edildiğine yönelik herhangi bir somut delil bulunmadığını, davacı şirket ortakları ve ekibinin verdikleri vaat ve taahhütler doğrultusunda müvekkil ...’da istihdam edilme nedeninin müvekkil şirketin sektördeki iş hacminin yanısıra cirosunu artırarak kar elde edilmesini amaçladığını, ancak davacı şirket ortakları ve ekibinin istihdam edildiği 2017 Temmuz ayından bu yana müvekkil ...’nın her ay zarar ettiğini, esasen davacının en baştan beri yerine getiremeyeceği vaatlerde bulunarak ticari işbirliği konusunda müvekkil şirketin iradesini sakatladığını, sektörde kilit konumda olduğunu iddia eden davacı portföyünün müvekkil tarafından ele geçirilmesinin ticari hayatta mümkün olamayacağının bilindiğini belirterek davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. Davalı ....... ve....... vekili; müvekkilinin pasif, davacının ise aktif husumet ehliyetinin bulunmadığını, davacı şirketin yegane dayanağı olan e-postada söz konusu olan kişinin davacı şirket değil onun ortağı olan ... olduğunu, davacı şirketin henüz varlığını ispat edemediği bir e-posta yazışması ile müvekkili şirketin sorumlu tutulabilmesinin mümkün olmadığını, haksız rekabet için geçerli zamanaşımı sürelerinin dolduğunu, kaldı ki hayatın olağan akışı içinde şirket çalışanlarının bu türden e-postaları birbirine göndermelerinin doğal olduğunu, davacının iddialarının aksine davacı şirketin ortağı ile ilişkilerinden dolayı ... ...AŞ ve ... ...... Şti firmalarının büyük zararlar gördüğünü, ... ...AŞ’nin teknik iflas durumuna gelerek, tasfiyeye girmek zorunda kaldığını, ... ...... Şti'nin 2017 Temmuz ayından itibaren ciddi zarara uğradığını, davacı şirketin bizzat gönderdiği fesih ihtarnamesi ile sürece devam etmeme kararını bizzat kendisinin aldığını, davacının iddiasına göre ...’un ... ...AŞ’nin tasfiyeye girmesi Türkiye piyasasından çekilmesi ile eş zamanlı olarak ... ...AŞ’den elde ettiği portföy ile davacı şirketi kurduğunu, ancak davacı şirkete göre Türkiye ve uluslararası piyasalarda çok daha eski ve tanınmış olan ... ...... Şti’nin ... ...AŞ’nin müşterilerini daha fazla almasının doğal olduğunu ve bunun haksız rekabet teşkil etmediğini, davacı şirket tarafından sunulan iş birliği protokolüne göre davacı şirketin bir kısım çalışanlarının davalı ... ...... Şti nezdinde çalışması, deniz ve hava yolu portföy ve birikimlerini oraya taşıması gerektiğini, dolayısıyla bazı çalışanların ... ...... Şti nezdinde hizmetlerini ifa etmelerinin davacı şirketin oluru ve iradesiyle gerçekleştiğini, dolayı haksız rekabet oluşturmasının mümkün olmadığını belirterek davanın reddini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; davalı ... ...AŞ ve hakim ortağı davalı ... Limited bakımından değerlendirmede, söz konusu e-postanın gönderilmesi bakımından davacı şirketin zarar görmesine yönelik bir eylemde bulunma iradesi veya özen yükümlülüğünün ihlalinden söz edilemeyeceği, sözleşme taslağı hükümlerinin davalı ... ...... Ştine gerekli avantajları sağlamasından dolayı sözleşmenin imza edilmemesinin, davacı şirketin piyasa durumunu üzerinde olumsuz etkisinin olacağının ileri sürülemeyeceği, haksız rekabete gerekçe gösterilen eylem ile zarar arasındaki illiyet bağının kesildiği, diger davalılar bakımından ise haksız rekabet koşullarının oluşmadığı, bilirkişi raporunda da tespit edildiği üzere davacının taşımacılık sektöründe yarışarak rekabet etme şeklinde aktif bir faaliyeti bulunmadığı, böyle bir faaliyette bulunacağını destekleyen herhangi bir davranışının veya işleminin de olmadığı, kaybettiklerini ileri sürdükleri ... eski çalışanlarına ait portföyün ise davacı şirket bünyesine hiç girmediği ve söz konusu çalışanların da söz konusu portföyü davacı şirkete aktarma veya onunla paylaşma iradelerinin bulunmadığı, söz konusu e-postanın gönderilmesi bakımından davacı şirketin zarar görmesine yönelik bir eylemde bulunma iradesi veya özen yükümlülüğünün ihlalinden söz edilemeyeceği, e-postanın yanıltıcı veya incitici olmadığı, davacı şirketin müşterilerini muhatap almadığı, davacının iddia ettiği haksız rekabetin şartları oluşmadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davacı vekili; mahkemece bilirkişi raporuna itiraz dilekçesinin değerlendirilmediğini, bilirkişi raporunun mevcut hali ile hükme esas alınarak karar verilmesinin doğru olmadığını, mahkemenin kararında belirtildiği hususların bilirkişi raporundan alındığını, gerekli değerlendirmelerin kararda ortaya konulmadığını, kararın gerekçesi bulunmadığını, e-postanın yanıltıcı ve incitici olduğu halde aksinin kabulünün yerinde olmadığını, e-postada müvekkili şirketin genel müdürü ...'un garip işlerinin bulunduğundan, şirketi zarara uğrattığından, şirket yönetimini akrabaları ile doldurduğundan, herhangi bir şirkette çalışmamasından bahsedildiğini, bu beyanların gerçek olduğunun beyanda bulunan tarafından ispatlanması gerektiğini, ne varki bu hususların kanıtlanamadığını, müvekkili şirket ortağı ...... ve ...'un sektöre dava dışı ... ve ... ..... firmalarını satın alarak girdiklerini, davalı ... ...AŞ'de görev yaptıkları ve tasfiye aşamasına kadarki süreçte bu firmanın geldiği yere müvekkili ortaklarının büyük katkıları bulunduğunu, e-postadaki ifadelerin yanlış ve yanıltıcı olduğunu, müvekkilinin ve müvekkilinin ortağının mülkiyet hakkına müdahale söz konusu olduğunu, davalı ... ...... Şti'nin müvekkili ile sözleşme imzalamama gerekçelerinden biri olarak bahsi geçen e-postayı gösterdiğini, davalıların müvekkilinin zarar görmesi için birlikte hareket ettiklerini, müvekkilinin ...'nın sözleşmeyi imzalamama kararına kadar anlaşmaya sadık kalarak üzerine düşen edimleri yerinde getirdiğini,illiyet bulunmadığı gerekçesinin yerinde olmadığını belirterek kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, TTK'nın 54. maddesi ve devamında düzenlenmiş haksız rekabetin tespiti ve maddi tazminat istemine ilişkindir.Haksız rekabet, 6102 sayılı TTK'nın 54 ve devamı maddelerinde düzenlenmiştir. Haksız rekabetin amacı, TTK'nın 54/1. maddesinde "bütün katılanların menfaatine, dürüst ve bozulmamış rekabetin sağlanması" olarak ifade edilmiş, 2. fıkrada ise haksız rekabet tarif edilerek "rakipler arasında veya tedarik edenlerle müşteriler arasındaki ilişkileri etkileyen aldatıcı veya dürüstlük kuralına diğer şekillerdeki aykırı davranışlar ile ticari uygulamalar haksız ve hukuka aykırıdır" şeklinde belirtilmiştir. Haksız rekabet sayılan bazı durumlar TTK'nın 55. maddesinde sayılmıştır. TTK'nın 56. maddesinde ise; haksız rekabet sebebiyle müşterileri, kredisi, meslekî itibarı, ticari faaliyetleri veya diğer ekonomik menfaatleri zarar gören veya böyle bir tehlikeyle karşılaşabilecek olan kimsenin, fiilin haksız olup olmadığının tespitini, haksız rekabetin önlenmesini, haksız rekabetin sonucu olan maddi durumun ortadan kaldırılmasını, haksız rekabet yanlış veya yanıltıcı beyanlarla yapılmışsa bu beyanların düzeltilmesini ve tecavüzün önlenmesi için kaçınılmaz ise, haksız rekabetin işlenmesinde etkili olan araçların ve malların imhasını, kusur varsa zararın tazminini, TBK'nın 58. maddesinde öngörülen şartların varlığında manevi tazminat verilmesini isteyebileceği belirtilmiştir.Uyuşmazlık bakımından önem arzeden TTK'nın 55(1)a-1 maddesinde "Başkalarını veya onların mallarını, iş ürünlerini, fiyatlarını, faaliyetlerini veya ticari işlerini yanlış, yanıltıcı veya gereksiz yere incitici açıklamalarla kötülemek" eylemi haksız rekabet olarak nitelendirilmiştir. Madde kapsamında kötülemeden bahsedilebilmesi için; ortada başkalarının şahsı, emtiası, iş mahsulleri, faaliyetleri yahut ticari işleri hakkında sözlü, yazılı veya resimli şekilde bir açıklama bulunması, nihayet bu beyanın yanlış, yanıltıcı veya lüzumsuz yere incitici olması gerekmektedir. Böyle bir davranışın haksız rekabet olarak değerlendirilebilmesi için rekabet ortamını, bundan dolayı da ticaret hayatını etkileme ve muhatapları yönlendirme kabiliyetine sahip olmalıdır. Davacı vekili; davalı ... ...AŞ'nin üst düzey yöneticileri olan ... ve ... ile ......ortaklığında kurulan müvekkili şirketin, tasfiyeye giren ... ...AŞ çalışanları ile birlikte kendilerine ait ..., sektör bilgisi, satınalma gücü, müşteri portföyü kullanılarak davalı ... ...... Şti'nin iş hacminin artırılması ve müşterilere daha kapsamlı bir hizmet verilmesinin sağlanması için davalı ... ...... Şti ile akdedilmesi planlanan Ticari İş Birliği ve Danışmanlık Tedarik Hizmet Sözleşmesi kapsamında müvekkili şirketin ifaya başlamasına rağmen davalı ...'in üst düzey yöneticisi tarafından davalı ...'nın hakim hissedarı davalı ...'ya müvekkili hakkında yanıltıcı ve kötüleyici beyanlar içeren e-postanın gönderilmesi nedeniyle davalı ...'nın İşbirliği Sözleşmesini imzalamaktan imtina ettiğini, davalı ...'nın en başından beri müvekkiline ait portföyü ele geçirmek amacıyla hareket ettiğini, davalıların hep birlikte ika ettikleri haksız rekabet eylemi ile müvekkili şirketi zarara uğrattığını belirterek iş bu davayı açmıştır.Davalı ... yetkilisi olan ... tarafından ...'nın hakim ortağı olan davalı ... yöneticisi ...'e gönderdiği 30/10/2017 tarihli e-posta ile "......, ekibin kısa süre önce önceki Türkiye ...'.........Başkan Yardımcısı olarak işe aldı. Kendisi sizin işletmenizde ya da başkasının işletmesinde olmamalı. Bizim kendi hatamız olsa da kendisi kâr-zarar hesaplarında zarar etti ve/veya uzun yıllar içinde yaptığı çok çok garip işlemlerle faaliyetimize neredeyse 50 milyon ABD doları tutarını bulan bir tutar kaybettirdi. Sonuç olarak yönetimin üçte biri, kendisinin neredeyse on yıllık bir zaman zarfında işe aldığı akrabalarıyla doldu ve bu da yönetimi imkansız hale getirdi. Halihazırda burada bu faaliyeti bu işlemler nedeniyle tasfiye ediyorum. Karar sizin kararınız; ancak çalışanlarınız kendisinin pozisyonunu, bağlılığını ye yönetimini detaylı bir şekilde inceliyor olmalı..." şeklinde beyanda bulunmuştur. Bahsi geçen e-postadaki açıklamaların haksız rekabete neden olup olmadığı değerlendirilirken, tarafların konumları, yürüttükleri faaliyetler, sözleşmenin kurulması halinde tarafların elde edeceği durum ve beklentilerin birlikte değerlendirilmesinde zorunluluk bulunmaktadır.Davacı şirketin ortakları ve yöneticileri olan ..., ... ve...nın ticaret siciline 18/04/2012 tarihinde tescil edilerek Türkiye piyasasına giren davalı ... ...AŞ'nin üst düzey yönetici ve temsilcisi olarak atandıkları, davalı ... ...AŞ'nin 2017 yılında Türkiye'deki operasyonlarını durdurma ve 29/12/2017 tarihli genel kurulunda tasfiye kararı aldığı, davacı şirketin, ... ...AŞ'nin tasfiyeye girmek üzere olduğu aşamada kurulduğu, davacı şirketin kurucuları ..., ... ve...nın ... ...AŞ çalışanları ile birlikte hareket ederek sahip oldukları ... ve müşteri portföyünün danışmanlık projesi kapsamında davalı ...'ya aktarılması, karşılığında davacı şirkete belirli miktarlar dahilinde prim ödenmesi hususunda anlaşma zemini aradıkları, davalı ... ...AŞ'den ayrılan bir kısım çalışanın davalı ...'da işe başladıkları, sözleşme taslağının hazırlanmasına ve taslağın değişiklerle karşılıklı olarak birbirlerine gönderilmesine rağmen, tarafların orta noktada buluşamadıkları anlaşılmaktadır. Öncelikle ... ...AŞ'den ayrılan çalışanların davacı şirkette işe başlamadıkları gibi sektörel tecrübe ve iş gücünü davacı şirkete taşımamışlar, sektörel bilgi ve portföylerini davacı şirkette aktif hale getirmemişlerdir.Çalışanların doğrudan davalı ...'da işe başladıkları anlaşılmaktadır. Bu kişilerin davacı şirketle doğrudan bir akdi bağı bulunmamaktadır. Yine davacı şirketin taşımacılık sektörü üzerinde gerçekleşen, rekabet sahasında bulunan bir faaliyeti henüz bulunmamaktadır. ... firmasının yetkilisi tarafından 30/10/2017 tarihinde gönderilen e-postaya rağmen tarafların sözleşme müzakerelerine devam ettikleri, davalı ...'nın bu müzakerelerde sözleşmenin imzalanması için Aralık 2017 döneminde de ısrarcı olduğu, ancak taraflar arasındaki ilişkiye 08/01/2018 tarihli ihtarname ile davacı tarafından son verildiği e-posta ve ihtarnamelerden anlaşılmaktadır. Şirketin ortağı hakkında yanıltıcı beyanlar içeren e-postalarla şirketin kötülenmesi ve dolayısıyla haksız rekabet gündeme gelebilirse de bahsi geçen e-postada davacı şirketin ortaklarından Mehmet ile ilgili açıklamalara yer verilmiş, davacı şirket ve diğer ortaklar yönünden herhangi bir beyan ve isnatta bulunulmamıştır. Yine e-postada ...'un işe alımından bahsedilmiş ise de davacı şirketle...arasında müzakere edilen sözleşme ile ilgili bir açıklama yer almamaktadır. Bahsi geçen e-postada davacı şirketle...arasındaki sözleşme görüşmelerini hedef alan, sürecinin bozulmasına matuf herhangi bir açıklama bulunmamaktadır. E-postadan sonra da sözleşme görüşmeleri devam etmiştir. E-postada davacı şirketin ortağı ... dışında kendi hataları da kabul edilmiş, salt davacı şirketi ve davacı şirketle davalı...arasındaki sözleşmenin bozulmasını hedef alındığı anlam yüklenemeyecek nitelikteki yazışmanın tek başına kötüleme olarak kabulü mümkün görülmemiştir. ... ...... Şti'de işe başlayan ... ...AŞ çalışanlarının davacı şirkette herhangi bir çalışmaları bulunmamaktadır. ... ...AŞ'den ayrıldıktan sonra doğrudan ... ...... Şti'de işe başlamışlardır. Bahsi geçen çalışanların sektördeki bilgi ve tecrübeleri davacı şirkette aktif olarak kullanılmadığı gibi davacı şirketin aynı sektörde henüz faaliyeti bulunmamaktadır. Sözleşme öncesi sorumluluğa ilişkin olarak açılan davanın reddine karar verildiği ve temyiz incelemesinden geçerek kesinleştiği nazara alındığında davalıların en başından beri davacıya ait pottföye, birikim ve knowhow u ele geçirmek amacıyla hareket ettiğine ilişkin bir delil de bulunmadığı, haksız rekabetin ispat edilemediği anlaşılmakla davanın reddine karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Açıklanan nedenlerle; mahkemece davanın reddine dair verilen kararda isabetsizlik bulunmadığından, davacı vekilinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 732-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 179,90-TL harcın mahsubu ile kalan 552,10-TL harcın davacıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davacı tarafından yapılan giderlerin kendisi üzerinde bırakılmasına, davalı............ Şti tarafından yapılan 56-TL istinaf yargı giderinin davacıdan alınarak davalı......... Şti ye verilmesine, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, Dair, dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda gerekçeli kararın tebliğinden itibaren 2 hafta içinde HMK’nın 361/1. maddesi gereği Yargıtay temyiz yolu açık olmak üzere oybirliği ile karar verildi. 26/02/2026