11. Hukuk Dairesi 2011/14205 E. , 2013/16462 K. MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ermenek Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07.06.2011 tarih ve 2008/312-2011/419 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı (birleşen davanın davalısı) şirket ile davalı (birleşen davanın davacısı) ... vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 24.09.2013 günü hazır bulunan davacı-karşı davalı vekili Av. Aslan Küçük ile davalılar-karşı davac…
**11. Hukuk Dairesi 2011/14205 E. , 2013/16462 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :ASLİYE HUKUK MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada Ermenek Asliye Hukuk Mahkemesi’nce verilen 07.06.2011 tarih ve 2008/312-2011/419 sayılı kararın duruşmalı olarak incelenmesi davacı (birleşen davanın davalısı) şirket ile davalı (birleşen davanın davacısı) ... vekili tarafından istenmiş olup, duruşma için belirlenen 24.09.2013 günü hazır bulunan davacı-karşı davalı vekili Av. Aslan Küçük ile davalılar-karşı davacılardan asıl ... dinlenildikten sonra duruşmalı işlerin yoğunluğu ve süre darlığından ötürü işin incelenerek karara bağlanması ileriye bırakıldı. Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlenildikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili şirketin ortakları olan davalılara taahhüt etmiş oldukları sermaye borçlarını ödemeleri konusunda ihtarname gönderildiğini, verilen süre içinde davalıların sermaye borçlarını ödemediklerini, bu nedenle 21.10.2008 tarihinde yapılan ortaklar kurulunda davalıların şirket ortaklığından çıkarılmalarına karar verildiğini ileri sürerek, davalıların şirket ortaklığından çıkarılmasını ve hisselerinin şirkete devrini talep ve dava etmiştir. Davalı ..., sermaye borcunun bulunmadığını savunarak, asıl davanın reddini talep etmiş, birleşen davada ise, sermaye borcu olmadığı halde davalı şirket tarafından usulsüz olarak ihracına karar verildiğini ileri sürerek, ihraç kararının iptalini talep ve dava etmiştir. Davalı ... vekili, asıl davanın reddini talep etmiş, birleşen davada davalı ..., davalı şirket tarafından verilen ihraç kararının usulsüz olduğunu ileri sürerek, ihraç kararının iptalini talep ve dava etmiştir. Mahkemece, iddia savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre, davalıların sermaye borçlarının bulunmadığı gerekçesiyle, asıl davanın reddine, karşı davanın kabulü ile davalı şirketin 21.10.2008 tarihli davacıların ihracına ilişkin ortaklar kurulu kararının iptaline karar verilmiştir. Kararı, davacı (birleşen davanın davalısı) şirket vekili ile davalı (birleşen davanın davacısı) ... temyiz etmiştir. 1- Dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davacı-birleşen davalı vekilin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. 2- Asıl dava, davalıların sermaye borçlarını ödemedikleri iddiasına dayalı limited şirket ortaklığından ihracı, birleşen dava ise, ortaklıktan ihraca ilişkin alınmış olan ortaklar kurulu kararının iptali istemine ilişkin olup, mahkemece, davalıların sermaye borçlarının mevcut olmadığı gerekçesiyle asıl davanın reddine, birleşen davanın ise kabulüne karar verilmiş ise de, 6762 sayılı TTK’nın 529/2. maddesi hükmüne göre sermaye borcunu ödemeyen ortağın şirket ortaklığından ihracı için sermaye borcunu ödemesi yönünde iki ihtarnamenin ortağa gönderilmesi ve buna rağmen sermaye borcunun ödenmemesi halinde ortaklıktan ihraç edilebileceği düzenlenmiş olup, somut olayda, davacı şirket tarafından davalılara sermaye borcunun ödenmesi yönünde tek bir ihtarname gönderilmiş, verilen süre içinde sermaye borcunun ödenmediği gerekçesiyle 21.10.2008 tarihli ortaklar kurulu kararı ile ihraçlarına karar verilmiştir. Oysa, açıklandığı üzere davalı-birleşen davanın davacısı ortakların ihraç edilebilmeleri için TTK’nın 529/2. maddesinde düzenlenen iki ihtarın gönderilmesi şart olup, bunun yerine getirilmemiş olması ihraç kararının geçersizliği sonucunu doğurmaktadır. Bu itibarla, mahkemece salt anılan bu gerekçe ile asıl davanın reddine, birleşen davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken, davalıların sermaye borçlarını ödedikleri kesin olarak belirlenememiş olduğu halde yazılı şekilde hüküm tesisi doğru görülmemiş ise de sonucu itibariyle doğru olan kararın açıklanan bu gerekçe ile onanması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda 1 nolu bentte açıklanan nedenlerle davacı-birleşen davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddine, 2 nolu bentte açıklanan nedenlerle davalı-birleşen davanın davacısı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile kararın değişik bu gerekçe ile ONANMASINA, takdir olunan 990,00 TL duruşma vekalet ücretinin asıl davada davalı-birleşen davada davacısı ...'ten alınarak asıl davada davacı-birleşen davada davalı ...Su Ürünleri Ltd. Şti.'ye verilmesine, aşağıda yazılı bakiye 30,20 TL temyiz ilam harcının temyiz eden taraflardan ayrı ayrı alınmasına, 24.09.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.