İSTİNAF KARAR TARİHİ : 16/03/2026 Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; davacı şirketin 02.10.2023 tarihli...... numaralı ve 3.916,80-USD bedelli faturadan kaynaklanan 2.361,64-USD tutarındaki bakiye alacağının tahsili için 19.07.2024 tarihinde İstanbul .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında davalıya karşı icra takibi başlattıklarını, davalı tarafında…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/324 KARAR NO: 2026/483 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ :İSTANBUL ANADOLU 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 23/09/2025 NUMARASI: 2024/842 Esas 2025/703 Karar DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ : 20/11/2024 İSTİNAF KARAR TARİHİ : 16/03/2026 Davanın kabulüne ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; davacı şirketin 02.10.2023 tarihli...... numaralı ve 3.916,80-USD bedelli faturadan kaynaklanan 2.361,64-USD tutarındaki bakiye alacağının tahsili için 19.07.2024 tarihinde İstanbul .... İcra Dairesinin ... Esas sayılı dosyasında davalıya karşı icra takibi başlattıklarını, davalı tarafından icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz ettiğini, davalının itiraz ettiği icra takibine konu borca ilişkin olarak 27.09.2024 tarihinde davacı şirkete haricen 70.000- TL tutarında kısmi ödeme yaptığını,yapılan kısmi ödemenin icra müdürlüğüne bildirildiğini, davalının davacı şirkete borcunun tarafların ticari kayıtlarıyla sabit olduğunu belirterek, itirazların iptaline, itiraz edilen tutarın %20'si oranında icra inkâr tazminatının davalıdan alınarak davacıya ödenmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı davaya cevap vermemiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI : Mahkemece; alınan bilirkişi raporunda; davacı tarafın usulüne uygun tutulan ticari defter ve kayıtları ve birbiri ile uyumlu BA-BS formlarına göre davacının davalıdan alacağı olduğu,icra takibi 2.361,64 USD üzerinden yapılmış ise de, dava dilekçesindeki talebin, 868,65- USD asıl alacağa ilişkin olduğu gerekçesiyle davalının İstanbul ....İcra Dairesinin ... esas sayılı takip dosyasına yaptığı itirazın 868,65- USD alacak bakımından iptaline,alacağa 3095 sayılı kanun 4/a maddesi uyarınca faiz işletilmesine, %20 oranda hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEBLERİ: Davalı vekili; davanın yetkisiz mahkemede açıldığı, mahkemece icra dairesinin yetkisine itirazın karara bağlanmadığı, takip sebebi “… bakiye fatura alacağı “ olarak gösterilmişse de, hangi faturadan Davacı Şirketin alacaklı olduğu tespit edilememiş, onun yerine bilirkişi raporunda “… taraflar arasında cari hesaptan ve ticari satımdan kaynaklanan ticari ilişki mevcut olduğu “ kabul edilerek, bakiye cari hesap borcu çıkarıldığı, cari hesap sözleşmesi imzalanmadığı, taraflar arasında bir alışverişin BA-BS formlarıyla kanıtlandığı şeklindeki kabulün HMK’ya uymayacağı, ispat kurallarına aykırı olduğunu, 13.01.2025 tarihli BA-BS mutabakat mektubunda taraflar birbirinden alacaklı olmadığının gösterildiği, dava dilekçesinin müvekkili şirkete tebliğ edilmediğini, sadece davacı defterleri üzerinde bilirkişi incelemesi yapıldığı ve bilirkişi raporunun davalı şirkete tebliğ edilmeden karar verildiğini ileri sürerek kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE : Bir adet fatura bakiyesinin tahsili için başlatılan icra takibine vaki itirazın iptali istemine ilişkindir. Davacı tarafından 02.10.2023 tarihli 3.910-USD bedelli faturaya dayalı olarak icra takibi başlatılmış, davalı icra dairesinin yetkisine ve borca itiraz etmiş ise de dava tarihinden evvel davalının 70.000-TL ödeme yaptığı icra dosyasına bildirilerek,kalan alacağın TBK'nın 100 maddesine uygun olarak kalan alacağın tahsili için elde ki davayı açmıştır. Henüz itirazın iptali davasının açılmadığı bir evrede borçlunun itiraza konu borcu kısmen veya tamamen ödemesi mümkündür. Borcun kısmen ödendiği hallerde, itirazdan sonra ödenen miktar için itirazın iptalinin istenilmesinde hukuki yarar yoktur. (Yargıtay HGK'nın 2017/11-80 Esas, 2017/889 Karar sayılı ve 03/05/2017 tarihli; 2011/19-532 Esas, 2011/640 Karar sayılı ve 19/10/2011 tarihli; 2011/13-29 Esas, 2011/56 Karar sayılı ve 09/02/2011 tarihli kararları) İcra takibinden sonra, itirazın iptali davasından önce TBK'nın 100. maddesine göre, yapılan kısmi ödemelerin öncelikle takipten önce ki işlemiş faiz + takipten ödeme tarihine kadar işleyecek faiz, icra vekalet ücreti, takip masraflarına mahsup edilmesi gerekir.TBK'nın 100 maddesine göre takip tarihinden sonra yapılan ödeme tarihine göre faiz işletilerek, icra masrafları, icra vekalet ücreti alacağa ilave edilerek kısmi ödemenin dosya borcundan mahsubu gerekir. Davacı tarafça, TBK'nın 100 maddesi uyarınca hesaplama yapılarak itirazın iptali davası açılmıştır.Bu halde kısmi ödenen miktar öncelikle ferilere mahsup edileceğinden kalan alacak daima asıl alacak olacaktır.HMK'nın 6. maddesi gereği genel yetkili mahkeme, davalının yerleşim yeri mahkemesidir. Sözleşmeden kaynaklanan davalarda, HMK’nın 10. maddesi gereğince borcun ifa yeri mahkemesi de yetkilidir. TBK'nın 89/1 maddesine göre, aksine bir anlaşma yoksa para borçları alacaklının ödeme zamanındaki yerleşim yerinde, parça borçları, sözleşmenin kurulduğu sırada borç konusunun bulunduğu yerde, bunların dışındaki bütün borçlar, doğumları sırasında borçlunun yerleşim yerinde ödenir.Borçlu tarafından icra dairesinin yetkisine de itiraz edildiği halde mahkemece bu itiraz karara bağlanmamış ise de ; alacaklının yerleşim yeri icra dairesinde takip başlatıldığından yetki itirazı doğru olmadığından,usulü bu hatanın üzerinde durulmamıştır.Mahkemenin yetkisine itiraz edilmemiştir.Yargılamada dava dilekçesi, bilirkişi raporu, gerekçeli karar tebliği aynı adreste yapılmıştır.Mahkemece; TBK 100 maddesine dayalı hesaplama sonucu kalan miktara hükmedilmiş,mükerrer olacak şekilde takip tarihinden itibaren faiz işletilmesi yerinde değil ise de bu husus davalı tarafça istinaf edilmemiştir.Açıklanan nedenlerle karara ilişkin istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 2.050,16-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 732-TL harcın mahsubu ile kalan 1.318,16-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 45-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 16/03/2026