11. Hukuk Dairesi 2008/13594 E. , 2010/5635 K. MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.01.2008 tarih ve 2007/14-2008/223 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, l…
**11. Hukuk Dairesi 2008/13594 E. , 2010/5635 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Fikri ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 2.Fikri ve Sınai Haklar Hukuk Mahkemesi’nce verilen 17.01.2008 tarih ve 2007/14-2008/223 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkili ile davalı arasında akdedilen sözleşme uyarınca “Üniversiteye Hazırlık Kimya Soru Bankası” kitabının müvekkili tarafından yazılarak davalıya teslim edilmiş olduğunu, davalı tarafın sözleşme kapsamında 2002 yılında kitabı bastığını, davalının 2003 yılında müvekkiline telif ücreti ödememek için kitapta birtakım değişiklikler yaptığını ve müvekkilinin ismini kitaptan çıkardığını, davalının bu eylemleri ile müvekkilinin FSEK’dan doğan haklarının ihlal edilmiş olduğunu ileri sürerek, FSEK’nun 68 nci maddesi uyarınca 1.000,00 YTL telif ücreti ile manevi tazminat olarak 70 nci madde uyarınca 8.000,00 YTL, Borçlar Kanunu’nun 49 ve Medeni Kanun’un 24 ncü maddeleri uyarınca da ayrı ayrı 5.000,00 YTL’nin 01.01.2003 tarihinden itibaren işleyecek avans faizleriyle birlikte davalıdan tahsilini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davaya konu kitabın davacının özgün eseri olmadığını, kitapta yer alan soruların tamamının daha önceki yıllarda yayınlanan Çözüm dergilerinde bulunduğunu, bu nedenle kitap üzerinde bir telif hakkının olmadığını, aradan uzun zaman geçtikten sonra açılan bu davanın hakkın kötüye kullanımı oluşturduğunu, davacı ile yapılan yayın sözleşmesi uyarınca mali hakların müvekkiline devredilmiş olduğunu, davacının tazminat taleplerinin haksız bulunduğunu savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma, bilirkişi raporu ve tüm dosya kapsamına göre davaya konu eserin çoğaltma ve yayma haklarının davalı şirkete ait olduğu, değişikliklerin eser sahibi tarafından yapıldığı, davacının telif tazminatı isteminin yerinde olmadığı, ancak eser üzerindeki mali hakların başka bir kişiye ait olması halinde de her çoğaltım ve yayında eser sahibinin isminin eser üzerine mutad şekilde ve ilk çoğaltılmış nüshada olduğu gibi konulmasının yasal zorunluluk olması karşısında 2003 basıya eser sahibinin isminin yazılmamasının eser sahibinin manevi hakkının ihlali niteliğinde bulunduğu, davalının FSEK’nun 70/1 nci maddesi uyarınca manevi tazminatla sorumlu olduğu sonucuna varılarak, davanın kısmen kabulü ile FSEK’nun 70/1 nci maddesi uyarınca 4.000,00 YTL manevi tazminatın eylem tarihi olana 16.09.2003 tarihinden itibaren değişir avans faiz oranları üzerinden işleyecek temerrüt faiziyle birlikte davalıdan alınmasına, fazlaya ilişkin istemlerin reddine karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1-Davacı vekili tarafından katılım yolu ile temyiz isteminde bulunulmuş ise de temyiz dilekçesinin verilme usulü HUMK’nun 434 ncü maddesinde açıklanmıştır.Buna göre, temyiz dilekçesinin temyiz defterine kaydettirilip, temyiz harcının yatırılmış olması gerekmektedir.Somut olayda, davacı vekili tarafından anılan işlemler yapılmaksızın verilmiş bulunan cevabi temyiz dilekçesi usulüne uygun olmadığından bu dilekçede ileri sürülen temyiz itirazlarının incelenme kabiliyeti bulunmayıp, davacının temyiz isteminin reddine karar verilmesi gerekmiştir. 2-Davalı vekilinin temyiz itirazlarına gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre davalı vekilinin yerinde görülmeyen tüm temyiz itirazlarının reddine karar vermek gerekmiştir. SONUÇ:Yukarıda (1) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davacı vekilinin temyiz isteminin HUMK’nun 432/4 ncü maddesi uyarınca reddine; (2) numaralı bentte açıklanan nedenlerle davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi ile usul ve yasaya bulunan hükmün ONANMASINA, alınmadığı anlaşılan 17,15 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davcıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 21,60 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, 20.05.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.