6. Ceza Dairesi 2012/16863 E. , 2012/16056 K. Yağmaya kalkışma suçundan sanık ... hakkında yapılan duruşma sonunda; mahkumiyetine ilişkin GAZİANTEP 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.10.2005 gün ve 2005/385- 2005/442 sayılı kararının Dairemizin 27.02.2012 gün ve 2007/16747- 2012/3113 sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmiştir. Dairemizin anılan kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 19.04.2012 gün ve 2006/83102 sayılı yazı ile itiraz kanun yoluna başvurması üzerine dos…
**6. Ceza Dairesi 2012/16863 E. , 2012/16056 K.** **"İçtihat Metni"** Yağmaya kalkışma suçundan sanık ... hakkında yapılan duruşma sonunda; mahkumiyetine ilişkin GAZİANTEP 1. Ağır Ceza Mahkemesinin 10.10.2005 gün ve 2005/385- 2005/442 sayılı kararının Dairemizin 27.02.2012 gün ve 2007/16747- 2012/3113 sayılı ilamı ile bozulmasına karar verilmiştir. Dairemizin anılan kararına karşı Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 19.04.2012 gün ve 2006/83102 sayılı yazı ile itiraz kanun yoluna başvurması üzerine dosya Yargıtay Birinci Başkanlığına gönderilmesi ile Ceza Genel Kuruluna intikal ettirilmiştir. 05.07.2012 gün ve 28344 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 6352 sayılı Yasanın 99-101. maddeleriyle 5271 sayılı CMUK'nın 309 maddesindeki vaki değişiklik, Yargıtay Ceza Genel Kurulu'nca henüz karara bağlanmamış itiraz kanun yolu konusu dava dosyasının öncelikle özel daire tarafından incelenmesini zorunlu kılması üzerine, anılan dosya Yargıtay Ceza Genel Kurulu Başkanlığı tarafından Dairemize gönderilmekle yeniden incelenerek değerlendirilip karara bağlanmıştır. T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A Mahkeme tarafından yapılan kovuşturma sonucunda 10.10.2005 tarihli karar ile sanık ...'nın mağdur ... Akman'a yönelik işlediği yağmaya kalkışma suçundan 5237 sayılı TCK'nın 149/1-d, 150/2, 35/2, 31/3, 62/1, 52/2. maddeleri gereğince 3.740 Türk Lirası adli para cezası ile cezalandırılmasına hükmedilmiştir. Hüküm sanık savunmanı tarafından temyiz edilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 26.06.2007 tarihli tebliğnamesinde hükmün onanmasını istenmiştir. Dairemizin 27.02.2012 gün ve 2007/16747 - 2012/3113 sayılı kararında: "Karar numarasının gerekçeli karar başlığında "2005/442" olarak yerinde düzeltilmesi olanaklı kabul edilmiş; 5237 sayılı TCK'nın 150/2.maddesindeki "malın değerinin azlığı" kavramının, 765 sayılı TCK'nın 522.maddesindeki "hafif veya pek hafif" ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, "değerin azlığının" 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa Koyucu'nun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerçekten az olan şeylerin alınması durumunda, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, somut olayda yakınana ait markete girip kasadaki paraları zor kullanarak yağmalamaya kalkışan sanığın suç kastının kasada bulunan tüm paralara yönelik olduğu, kastını belli bir miktara yönelik özgülendirmediği anlaşıldığından, koşulları bulunmadığı halde, 150/2. maddesinin düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılması, karşı temyiz olmadığından bozma nedeni yapılmamış; Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; Suçun niteliği, cezanın türü ve süresine göre; hükümden sonra 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun Geçici madde 1/1. fıkrası yollamasıyla, aynı kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 231/5-14. madde ve fıkraları gereğince sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenle tebliğnameye aykırı olarak BOZULMASINA." karar verilmiştir. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığı 19.04.2012 tarihli yazısında: "Dairemizin bozma kararı kaldırılarak, bozma nedeni yapılan hususla birlikte, aleyhe temyiz olmadığı gerekçesiyle eleştiri konusu yapılan sebebin de ceza miktarı itibariyle kazanılmış hak saklı kalmak koşulu ile bozma nedeni yapılması" gerektiğini belirtmiş ve bu nedenle hükmün bozulmasına karar verilmesi istemi ile itiraz kanun yoluna başvurmuştur. 1- Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının istemi yerinde görüldüğünden İTİRAZININ KABULÜNE, 2-Dairemizin 27.02.2012 gün ve 2007/16747 - 2012/3113 sayılı bozma kararının kaldırılmasına, ../.. -3- Karar numarasının gerekçeli karar başlığında "2005/442" olarak yerinde düzeltilmesi olanaklı kabul edilmiş; Dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde incelenerek tartışılan hukuken geçerli ve elverişli kanıtlara, gerekçeye ve Hakimler Kurulunun takdirine göre, suçun sanık tarafından işlendiğini kabulde ve nitelendirmede usul ve yasaya aykırılık bulunmadığından, diğer temyiz itirazları yerinde görülmemiştir. Ancak; 1-5237 sayılı TCK'nın 150/2.maddesindeki "malın değerinin azlığı" kavramının, 765 sayılı TCK'nın 522. maddesindeki "hafif" veya "pek hafif" ölçütleriyle her iki maddenin de cezadan indirim olanağı sağlaması dışında benzerliği bulunmadığı, "değerin azlığının" 5237 sayılı Yasaya özgü ayrı ve yeni bir kavram olduğu, Yasa Koyucu'nun amacı ile suçun işleniş biçimi, olayın özelliği ve sanığın özgülenen kastı da gözetilmek suretiyle, daha çoğunu alma olanağı varken yalnızca gereksinimi kadar ve değer olarak da gerçekten az olan şeylerin alınması durumunda, yasal ve yeterli gerekçeleri de açıklanarak uygulanabileceği gözetilmeden, somut olayda yakınana ait markete girip kasadaki paraları zor kullanarak yağmalamaya kalkışan sanığın suç kastının kasada bulunan tüm paralara yönelik olduğu, kastını belli bir miktara yönelik özgülendirmediği anlaşıldığından, koşulları bulunmadığı halde, 150/2. maddesinin düzenleniş amacının dışında yorumlar getirilerek cezadan indirim yapılması, 2-Suçun niteliği, cezanın türü ve süresine göre; hükümden sonra 08.02.2008 tarih ve 26781 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanarak yürürlüğe giren 5728 sayılı Kanunun Geçici madde 1/1. fıkrası yollamasıyla, aynı kanunun 562. maddesi ile değişik 5271 sayılı CMK'nın 231/5-14. madde ve fıkraları gereğince sanığın hukuki durumunun yeniden değerlendirilmesi zorunluluğu, Bozmayı gerektirmiş, sanık ... savunmanının temyiz itirazları bu bakımdan yerinde görülmüş olduğundan, hükmün açıklanan nedenlerle BOZULMASINA, ceza miktarı itibariyle 5320 sayılı Yasanın 8/1.maddesi yollamasıyla 1412 sayılı CMUK'nın 326/son. maddesinin gözetilmesine, 27.09.2012 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.