11. Hukuk Dairesi 2009/12267 E. , 2011/5046 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06.05.2009 tarih ve 2008/235-2009/272 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği gör…
**11. Hukuk Dairesi 2009/12267 E. , 2011/5046 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara 4. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 06.05.2009 tarih ve 2008/235-2009/272 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi taraf vekilleri tarafından istenmiş olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, davalı tarafından sigortalanan müvekkiline ait işyerinde, 27.02.2007 tarihinde hırsızlık meydana geldiğini, çalınan emtianın yaklaşık bedelinin 180.863,17 TL olduğunu, olaydan hemen sonra davalıya ihbarda bulunulmasına rağmen davalının ödeme yapmadığını, yapılan görüşmelerde davalı şirket yetkililerinin müvekkillerini inandırıcı bulmadıklarını ve araştırma yapacaklarını bildirdiğini, daha sonra da talep edilen tutarın değil 53.000 TL ödeme yapılacağının beyan edildiğini, çalınan emtia bedelinin bu miktarın üzerinde olması nedeniyle teklifi kabul etmediklerini ileri sürerek, fazlaya ilişkin hakları saklı kalmak kaydıyla şimdilik 10.000 TL’nin tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiş, 25.02.2007 tarihli dilekçesi ile davayı ıslah ederek, 100.000 TL’nin de tahsilini istemiştir. Davalı vekili, bir yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu, poliçe tarihi ile olay tarihinin çok yakın olduğunu, sigortalı ile çalışanının ifadelerinin çelişkili bulunduğunu, eksper incelemesinde, sigortalı tarafından fazla talepte bulunulduğunun ve zarar miktarının 53.742 TL olduğunun tespit edildiğini, bu miktarın ödenmesini davacı tarafın kabul etmediğini savunarak, davanın reddini, davanın en fazla 53.742 TL üzerinden kabulü halinde ise faiz ve yargılama giderlerinden sorumlu tutulmamalarını istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davanın sigorta sözleşmesinden kaynaklandığı, TTK’nun 1268. maddesine göre zamanaşımı süresinin 2 yıl olduğu ve bu sürenin dolmadığı, işyerinin sigorta kapsamında olduğu, davacı tarafın karakolda bildirdiği miktar ile sigorta eksperine ve davalı şirkete sunduğu miktarın birbirini tutmadığı, bilirkişinin davacının defter ve belgeleri üzerinde yaptığı incelemeye göre çıkan sonucun da farklı olduğu, davacının olayın sıcaklığı ile karakola bildirdiği belgelere göre eksper tarafından hesaplanan miktarın doğru olduğunun kabul edildiği, davalı tarafından ödenmesi kabul edilen miktarın teklif aşamasında kaldığı ve davadan önce ödeme yapılmadığı, bu nedenle davalının faizden ve masraflardan sorumlu olduğu gerekçesiyle davanın kısmen kabulüne, 53.742 TL’nin 23.04.2007 tarihinden itibaren işleyecek reeskont faizi ile birlikte davalıdan tahsili ile davacıya verilmesine, fazlaya ilişkin istemin reddine karar verilmiştir. Kararı, taraf vekilleri temyiz etmiştir. 1-Mahkeme ilamı davacı vekiline 27.08.2009 günü tebliğ edilmiş olup, hüküm aynı davacı vekili tarafından HUMK'nun 432. maddesinde öngörülen 15 günlük yasal temyiz süresi geçirildikten sonra, 14.09.2009 tarihinde temyiz edilmiştir. 01.03.1990 gün ve 1989/3 esas, 1990/4 sayılı Yargıtay İçtihatları Birleştirme Kararında, bu gibi hallerde Yargıtay tarafından da bir karar verilebileceği öngörüldüğünden, davacı vekilinin temyiz isteminin HUMK'nun 432/4. maddesi uyarınca reddine karar vermek gerekmiştir. 2-Davalı vekilinin temyizine gelince; dava dosyası içerisindeki bilgi ve belgelere, mahkeme kararının gerekçesinde dayanılan delillerin tartışılıp, değerlendirilmesinde usul ve yasaya aykırı bir yön bulunmamasına göre, davalı vekilinin tüm temyiz itirazlarının reddi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda (1) nolu bentte açıklanan nedenle, davacı vekilinin temyiz isteminin süre yönünden REDDİNE, (2) nolu bentte açıklanan nedenle, davalı vekilinin temyiz itirazlarının reddi ile usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 2.365,70 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davalıdan alınmasına, aşağıda yazılı bakiye 02,80 TL temyiz ilam harcının temyiz eden davacıdan alınmasına, 26.04.2011 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.