T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1262 KARAR NO: 2026/214 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 13/01/2022 NUMARASI: 2019/1097 Esas - 2022/19 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1262 KARAR NO: 2026/214 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ : İSTANBUL ANADOLU 11. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 13/01/2022 NUMARASI: 2019/1097 Esas - 2022/19 Karar DAVANIN KONUSU: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın kısmen kabulüne dair verilen karara karşı, davalılar vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; borçluların, alacaklı müvekkiline olan borcu sebebiyle Beykoz İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlatıldığını ve borçlu şirketler tarafından 30.04.2019 tarihli dilekçe ile takibe itiraz edildiğini, takibin durduğunu, borçlu şirketlerin vekili itiraz dilekçelerinde, alacaklı müvekkiline herhangi bir borçları olmadığını belirttiğini ve alacağın tamamı ile tüm ferilerine itiraz ettiğini, müvekkili şirketin proje kontrol hizmetleri sunmakta olduğunu, faaliyetlerini yazılım satış ve eğitimleri yaparak sürdürdüğünü, davalı şirketlerin de ... Ticari İşletmesi'nin ortakları olduğunu, proje kapsamında müvekkili şirketten, 13.06.2018 tarihinde, mail kanalı ile 4 adet ...... Lisans için teklif istendiğini ve teklifin ardından sipariş verildiğini, 4 adet ..... lisansın müvekkilince 28.06.2018 tarihinde teslim edildiğini, davalıların lisanslar teslim edildikten sonra 28.06.2018 tarihinde, 4 lisanstan 1 lisansa düşürmek için müvekkili şirkete mail gönderildiğini, teslim edildikten sonra lisansın kullanılmış olduğu için iade kabul etmenin de mümkün olmadığını, davalılara, ...' a ait faturanın öncelikle taranıp gönderildiğini, daha sonra kargo kanalı ile gönderilen faturaların 31.07.2018 tarihinde de davalılara ulaştığını, iki taraf arasındaki ticari ilişkinin tabi sonucu olarak da borçlu şirkete müvekkili tarafından; fatura tarihi 27.06.2018, fatura no; ..., meblağ (EURO) 17.110,00 olmak üzere "1 adet fatura" kesildiğini, davalıların 01.09.2019 tarihli, ..... Ticari İşletmesi tarafından ve davalı şirketlerin logolarının da bulunduğu bir iade faturası kestiklerini, lakin lisansların tesliminin ardından, kullanılmış olmalarından dolayı iade olmaları da mümkün değilken, müvekkili şirketçe 27.06.2018 tarihinde kesilen ve aynı tarihte taranıp gönderilen faturaya karşılık, davalılar tarafından 2 aydan fazla bir zaman sonra 01 /09 / 2018 tarihinde iade faturası kesildiğini, müvekkili şirketin lisanslı ürünlerin iadelerinin mümkün olmaması sebebiyle ve iade faturasının tarihi göz önünde tutularak davalıların iade faturası kabul edilmediğini, iki tarafın ticari ilişkisinden kaynaklanan bu dava konusu, ödenmeyen faturaya binaen de 17.09.2018 tarihinde, "Beykoz İcra Müdürlüğü' nün ...... Esas " sayılı dosyası ile..........Ticari İşletmesi aleyhine icra takibi başlatıldığını, .....Ticari İşletmesinin ortakları ; ... A.Ş, ...A.Ş ve ...... A.Ş, adi ortaklık aleyhine icra takibi yapılmayacağından bahisle dosyaya itiraz ettiğini, .............. A.Ş, dosyaya itiraz etmekle birlikte dilekçesinde dosya borcunun 23.344,88-TL' lik kısmını kabul ettiğini, İcra dosyasına da 27.345,15-TL borç tahsilatı adı altında ödeme yapıldığını, Beykoz İcra Müdürlüğünün ...... Esas sayılı dosyasından devam edebilmek ve hem usul ekonomisi açısından hem de müvekkilinin daha fazla hak ve alacak kaybına uğramaması için davalılara yeniden ödeme emri gönderilmesi talebinde bulunulduğunu, İcra Müdürlüğü tarafından talebin reddedildiğini, .... Ortakları olan davalı şirketler; .... A.Ş, .... A.Ş ve .......A.Ş' ye, Beykoz İcra Dairesi...... Esas sayılı dosyası ile yeniden icra takibi başlatıldığını, davalı şirketlerin 30.04.2019 tarihli dilekçelerinde, dosyaya haksız, mesnetsiz ve kötüniyetli olarak itiraz ettiklerini, itirazın iptali davalarının, ticari davalarda zorunlu arabulucuk kapsamında yer aldığı için 07.05.2019 tarihinde Arabuluculuk Bürosuna başvuru yapıldığını, davalılar vekili ile 24.05.2019 tarihinde yapılan arabuluculuk toplantısında anlaşma sağlanamadığını, borçluluların takibe itirazının haksız, mesnetsiz ve kötü niyetli olduğunu iddia ederek, itirazın iptali ile takibin devamına, takip bedelinin % 20’ sinden az olmamak üzere icra inkar tazminatının davalı taraftan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir.Davalılar vekili savunmasında özetle; alacaklı olduğunu iddia eden davacının müvekkillerinden alacağı olduğu iddiasıyla Beykoz İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyası ile icra takibi başlattığını, müvekkili şirketler adına süresinde takibe itiraz edildiğini, müvekkili şirketlerin davacı yana herhangi bir borçları olmadığından dolayı alacağın tamamı ile tüm ferilerine itiraz ettiğini, davacı yanın dilekçesinde faaliyet alanlarının proje kontrol hizmetleri sunma ve yazılım satış ve eğitimleri yaparak sürdürdüklerini ifade ettiklerini, müvekkili şirketlerin üçü bir arada olmak kaydıyla ... Ticari İşletmesi' nin ortakları olduğunu, davada taraf sıfatı olarak bulunmaları bundan dolayı olduğunu, davacı yanın müvekkillerine lisans satışı yaptıklarını, bu aşamada 4 lisansın sipariş edildiğini daha sonrasında da 1 lisansa düşürmek adına iletişine geçildiğinin ifade edildiğini, müvekkillerine faturanın gönderilmesinden sonra aradan uzun süre geçmesi üzere iade faturası kesildiğini, bunun üzerine davacının da bu iade faturasını kabul etmediklerini, edemeyeceklerini belirttiğini, davacı yanın salt aradan geçen zamanı ve verilen hizmet ve ürünün kullanılmış olduğu karinesi ile lisanslı ürünlerin iadelerinin mümkün olmaması sebebiyle ve iade faturasının tarihi göz önünde tutularak davalıların iade faturası kabul edilmediğini belirtmelerinin kabul edilemeyeceğini, soyut bir iddiadan bahseden davacının hukuki dayanaktan yoksun bu iddiasını ispatlayamadığını, taraflar arasında ticari ilişkiden kaynaklanan bu dava konusu kapsamında cari hesap ekstresinde bir alacak durumları olmadığını, davalı müvekkillerinden adi ortaklığın ortaklarından .... A.Ş, dosyaya itiraz etmekle birlikte dilekçesinde dosya borcunun 23.344,88-TL' lik kısmını kabul ettiği yönündeki ifade de gerçek dışı olduğunu, müvekkilin ..... İnş. ..... AŞ İtiraz dilekçesinde bu şekilde bir borç kabul beyanı bulunmadığını, ... E. Sayılı Beykoz İcra Dairesi dosyasında da böyle bir beyan bulunmadığını, yine devamla, icra dosyasına da 27.345,15-TL borç tahsilatı adı altında ödeme yapıldığını, Beykoz İcra Müdürlüğü'nün ...Esas sayılı dosyasının da iş bu dosya ile ilgisi bulunmadığını, huzurdaki davanın itirazın iptali davası olduğğunu, icra dosyasının mevcut olduğunu, usul ekonomisi adı altında farklı bir alacak dosyasının bu dosyayla ilişkilendirilerek yenileme emri gönderdiklerini ve bunun da reddedildiğini ifade etmelerinin bile iyi niyetli olmadıklarını ve mükerrer tahsilat sorusunu gündeme getireceğini, icra dosyasından işlem yapılamaması halinde başkaca bir takip başlatılmasının mümkün olmayacağını, davacının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun bir alacağı talep ettiğini savunarak davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Davalı adi ortaklığın davacı şirket ile ilgili olan ticari ilişki kayıtlarını ..... nolu ... ....... isimli satıcılar hesabında takip ettiği, taraflar arasında ticari ilişki bulunduğu, davacının adi ortaklık adına düzenlemiş olduğu 27.06.2018 tarihli .....nolu, 17.110 Euro tutarlı 4 adet ........ açıklamalı faturanın adi ortaklık ticari defterlerinde kayıtlı olduğu, davalı adi ortaklık tarafından ilgili vergi dairesine ...... ile 79.135 TL olarak bildirimde bulunduğu, davalı adi ortaklığın iş bu faturaya yasal süresi içinde itiraz etmediği anlaşılmaktadır. Bu itibarla adi ortaklığın yaklaşık iki ay sonra gönderilen iade faturasının geçerliliğinin bulunmadığı kanaatine varılmaktadır. Davalının icra dairesine 4.277,50 EUR ödeme yaptığı anlaşılmakla davacının adi ortaklıktan takip tarihi itibariyle 12.832,50 EUR alacağının bulunduğu anlaşıldığından..." gerekçesiyle, davanın kısmen kabulü ile davalıların İstanbul Beykoz İcra Müdürlüğünün ... esas sayılı dosyasına yapmış olduğu itirazın iptali ile takibin toplam 12.832,50-EURO asıl alacak ve 312,35-EURO işlemiş faiz olmak üzere toplam 13.144,85 EURO üzerinden ve işleyecek faiz yönünden asıl alacağı takip tarihinden tahsil tarihine kadar devlet bankalarınca mevduat hesabına EURO cinsinden uygulanan en yüksek faizi ile birlikte devamına, hükmedilen 12.832,50-EURO asıl alacağın %20'si oranında icra inkâr tazminatının davalılardan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davalılar vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davalılar vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Kararın usul ve yasaya aykırı olduğunu, müvekkili şirketlerin davacı yana herhangi bir borçları olmadığından alacağa ve tüm ferilerine itiraz ettiklerini, davacının müvekkillerine proje kontrol hizmetleri sunma ve yazılım satış ve eğitimleri yaparak hizmet verdiklerini ileri sürdüğünü, davacının müvekkillerinin lisans satışı yaptığını, bu aşamada 4 lisansın sipariş edildiğini daha sonrasında bir lisansa düşürmek adına iletişime geçildiğinin ifade edildiğini ancak teslimden sonra bahse konu lisansların hukuka aykırı olarak kullanılmış olduğunun kabulü ile iadenin söz konusu olmayacağının ifade edildiğini, müvekkillerinin faturanın gönderilmesinden sonra aradan uzun süre geçmiş olması üzerine iade faturası kesilmiş olmasının ve bunun üstüne davacınında iade faturasını kabul edemeyeceklerinin belirttiğini gerekçede iade faturasının ortaya konduğunu, süresinde iade edilmediğini ve alacak hak edildiğinin belirtildiğini, icra dosyasında 27.345,15 TL borç tahsilatı adı altında ödeme yapıldığını, bu dosyayla ilişkilendirilerek yenileme emri gönderdikleri ifade edilerek bununda reddedilmesi üzerine mükerrer tahsilat sorusunu gündeme getireceğini, bir icra dosyasında işlem yapılamaması halinde başka bir takip başlatılmasının mümkün olmayacağını bilirkişi raporunda ve yargılama safhasında buna değinilmediğini, müvekkili şirketlerin ticari defter ve kayıtlarının nizamiyeti anlamında kuşku bulunmayacağını ayrıca mahkemece verilen %20 oranındaki icra inkar tazminatının kaldırılması gerektiğini, alacağın uyuşmazlığı gerektirdiğini, en önemli göstergesininde davanın kabulünün kısmen olması olduğunu, raporda da görüleceği üzere müvekkili tarafından ödemenin mevcut olduğunu, davacının ödeme yapıldığını bile bile mahsup etmeyip tüm fatura bedelini takibe konu ettiğini, kabul anlamına gelmemek kaydı ile reddedilen kısım yönünden kötü niyet tazminatının gündeme gelmesi gerektiğini, salt iade faturasının süresinde olmadığı gerekçesiyle davacıya alacak hakkı tanınmasının kabul edilemeyeceğini, güven ilişkisi kapsamında bir hizmet alımına ilişkin işe başlandığını, bunun üzerine kesilen faturalar defterlere işlenmişse de davacının ilerleyen aşamada bu hizmeti vermediğini, sebepsiz zenginleştiğini, olaya bu yönden yaklaşılması gerektiğini, bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının hukuka aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, ticari satıma ilişkin faturaya bağlı alacağın tahsili amacı ile başlatılan ilamsız icra takibine karşı yapılan itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın kısmen kabulüne karar verilmiş; bu karara karşı, davalı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur.İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır.Dosya kapsamından, sipariş formu ile birlikte davalı adi ortaklık talebi üzerine davacı tarafça lisans teklifi üzerine sipariş verildiği, davacının buna ilişkin 27.06.2018 tarihinde KDV dahil 17.110,00 EURO tutarında .......Projesine ait fatura düzenlendiği, davalı adi ortaklık tarafından 01.09.2018 tarihli üç adet lisansla ilgili olarak KDV dahil toplam 12.832,50 EURO iade faturası düzenlendiği, davacı şirket tarafından davalı adi ortaklık hakkında 20.09.2018 tarihinde Beykoz İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında 125.222,95 TL asıl alacak, 5.351,99 TL işlemiş faiz olmak üzere toplam 130.574,94 TL alacağın tahsili amacı ile ilamsız icra takibi başlattığı, davalılar tarafından icra takibine karşı itiraz edildiği, davalıların Beykoz İcra Müdürlüğüne takibe itiraz ederek kısmen durdurulmasına dair talepte bulundukları, ...Esas sayılı dosyasında davalı adi ortaklık tarafından 05.10.2018 tarihli tahsilat makbuzu ile 27.345,15 TL tutarında ödeme yapıldığı, Beykoz İcra Müdürlüğünün ...Esas sayılı dosyasında 13.11.2018 tarihli karar ile takibin itiraz edilen kısmı yönünden durdurulmasına alacaklı tarafın 20.09.2018 tarihli takip talebi ile bağlı olduğu sonradan takibi genişleterek belirleyeceği taraflara yeniden ödeme emri tebliğinin usulüne uygun olmadığı, keza takibin kısmi itiraz nedeniyle durdurulmasına karar verildiği gerekçesiyle davacı vekilinin talebinin reddedildiği, davacı vekili tarafından ...Esas sayılı icra takip dosyasına ibraz edilen 13.11.2018 tarihli dilekçe ile adi ortakların tamamı tarafından itiraz dilekçesinin sunulduğu ayrıca bir ortağın dosyaya kısmi ödemede bulunduğu, taraflar arasında ticari ilişki olduğu, borçluların üç adet ...... iadesi için gönderdikleri faturadan dahi anlaşıldığı, kendilerine dört adet .... için müvekkili şirketçe gönderilen faturaya süresinde itiraz edilmediğini, üç adet ..... için iade faturası gönderildiği, bir tanesinin ise ödemesinin kısmi ödeme adı altında dosyaya yapıldığı, bu nedenle taraflar arasında ticari bir münasebet olduğu, usul ekonomisi bakımından hem de müvekkilinin daha fazla hak ve zaman kaybına uğramaması için adi ortaklık ticari işletmesini ortaklarının tespit edebildikleri unvanlara ve adreslerine ve borçlu vekillerine yeniden ayrı ayrı ödeme emri gönderilmesini ayrıca ....... İnşaat vekilinin dosyaya yatırmış olduğu 23.344,88 TL'nin asıl alacaktan mahsup edilmesini ve yeniden kapak hesabı çıkarılarak borçlu şirket ve vekillerine gönderilecek ödeme emirlerine eklenmesini talep ettiği, davacı vekilinin talebinin yukarıda yer verildiği üzere icra müdürlüğünün 13.11.2018 tarihli kararı ile reddedildiği, davacı vekilinin bu kez 18.04.2019 tarihinde Beykoz İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 14.04.2019 tarihinde adi ortaklığı teşkil eden üç ayrı şirket ayrı ayrı yazılmak suretiyle 13.982,38 EURO fatura alacağı, 334,14 EURO işlemiş faiz, toplam 14.316,52 EURO'nun tahsili için tahsilde tekerrür olmamak kaydı ile ilamsız icra takibi başlattığı, takip konusunun 27.06.2018 tarihli 14.316,52 EURO tutarındaki faturanın gösterilmiş olduğu, icra takip talebinde takip konusu alacağın Türk Lirası karşılığının gösterilmemiş olduğu, davalıların icra takip dosyasına ayrı ayrı itiraz ettikleri, davacı vekilinin ise İİK'nın 67. maddesi gereğince arabuluculuk başvurusu sonrasında bir yıllık hak düşürücü süre içerisinde iş bu itirazın iptali davasını açmış olduğu, itirazın iptaline konu olan takip dosyasının Beykoz İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı icra dosyası olduğu anlaşılmıştır. Dava konusu takip talebinde döviz alacağının Türk lirası karşılığının gösterilmemiş olması nedeniyle bu hususun öncelikle ve resen değerlendirilmesi gerekmiştir. Davacı tarafça, davalılar hakkında Beykoz İcra Müdürlüğünün ... Esas sayılı dosyasında 14.316,52 EURO tutarında fatura alacağının tahsili amacı ile 18.04.2019 tarihinde ilamsız icra takibi başlatmıştır. Takip talebinde alacağın Türk lirası karşılığı gösterilmemiştir. UYAP sistemi üzerinden yapılan incelemede buna dair herhangi bir düzeltmeye veya değişikliğe rastlanılmamıştır. İİK'nın 58/3. maddesine göre, icra takibinde, alacağın Türk parası ile tutarının, alacak yabancı para ise hangi tarihteki kur üzerinden alacağın talep edildiğinin gösterilmesi gerekir. Yargıtay içtihatları uyarınca, alacaklının yabancı para alacağını takip talebinde gösterdikten sonra, harca esas miktarın belirlenmesi için takip talebinde Türk parası karşılığının gösterilmesi de zorunludur. Takip talebinde ve ödeme emrinde döviz alacağının TL karşılığının gösterilmesi, takibin geçerliliği için şarttır. Bu şarta uyulmaması hâlinde, geçerli bir icra takibinin varlığından söz edilemez.İİK'nın 67. maddesine göre itirazın iptali davalarında, usulüne uygun başlatılmış bir icra takibinin bulunması ve takibe süresi içinde itiraz edilmiş olması, özel dava şartıdır. İİK'nın 58/3 maddesine aykırı şekilde yabancı para alacağı üzerinden takip yapılırken takip talebinde ve icra dairesince gönderilen ödeme emrinde yabancı para alacağının Türk lirası karşılığının gösterilmediği tespit edilmekle, itirazın iptali davasına konu, usulüne uygun bir icra takibinin mevcut olmadığının kabulü gerekir. (Aynı yönde Yargıtay 19. Hukuk Dairesi'nin 2014/12593 E., 2015/9366 K. ve 24/06/2015 tarihli kararı, Yargıtay 11.Hukuk Dairesinin 2023/4310 Esas, 2024/4281 Karar sayılı kararı ile Yargıtay 12.Hukuk Dairesinin 04.05.2024 tarihli ve 2022/10534 Esas, 2023/3081 Karar sayılı kararı). Anılan noksanlık; kamu düzeni ile ilgili devletin hükümranlık haklarına ilişkin olması nedeniyle yargılamanın her aşamasında re’sen göz önünde tutulmalıdır (HGK.12/05/1999 tarihli, 199/12-271 Esas, 1999/301 Karar).Somut olayda davacı tarafından takip talebinde yabancı para alacağının Türk parası karşılığı belirtilmemiş, alacak doğrudan EURO cinsinden talep edilmiştir. Mahkemece, yukarıda yer verilen yasal düzenlemeler kapsamında dava şartının olup olmadığının yargılamanın her aşamasında ve resen dikkate alınarak buna dair bir karar verilmesi gerekir iken işin esası incelenerek hüküm tesis edilmesi isabetli görülmemiştir. Ancak söz konusu hata yeniden yargılamayı gerektirmeyeceğinden hükmün düzeltilerek karar verilmesi uygun görülmüştür. Açıklanan bu gerekçelerle, HMK'nın 33, 355 ve 353/1.b.2 maddeleri uyarınca dosya üzerinden inceleme sonucunda, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına ve davanın özel dava şartı yokluğu nedeniyle usulden reddine dair aşağıdaki hüküm verilmiştir. HÜKÜM: Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; HMK'nın 33, 355 ve 353/1.b.2 maddeleri uyarınca İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, davanın esası hakkında Dairemizce yeniden karar verilmesine, bu doğrultuda; 1-HMK'nın 114/2 ve 115/2 maddeleri gereğince, özel dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, 2-Karar tarihi itibariyle alınması gereken 732,00 TL karar ve ilam harcının, peşin alınan 1.144,70 TL'den mahsubuyla artan 412,70 TL harcın, kararın kesinleşmesinden sonra ve talep hâlinde davacıya iadesine, 4-Davacı tarafından yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerinde bırakılmasına, 5-Davalılar tarafından yapılan yargılama gideri olmadığından bu hususta karar verilmesine yer olmadığına, 6-Davalılar kendilerini vekille temsil ettirdiklerinden, iş bu hüküm tarihinde yürürlükte bulunan AAÜT' gereğince belirlenen 45.000,00 TL vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalılara verilmesine, 7-Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Kanunu'nun 18/A-(13) maddesi ve Hukuk Uyuşmazlıklarında Arabuluculuk Yönetmeliği'nin 26/2 maddeleri ile Arabuluculuk Asgari Ücret Tarifesi uyarınca Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320,00 TL arabuluculuk ücretinin davacıdan tahsili ile Hazineye gelir kaydına, 8-Bakiye gider ve delil avanslarının, karar kesinleştikten sonra, yatıran taraflara iadesine, 9-İstinaf aşamasındaki harç yargılama giderleri yönünden: a-Davalılar tarafından yatırılan istinaf başvuru harcının Hazineye gelir kaydına; davalılar tarafından yatırılan istinaf peşin karar harcının, karar kesinleştikten sonra ve talep hâlinde, ilk derece mahkemesince davalılara iadesine, b-Davalılar tarafından harcanan 220,70 TL başvuru harcı gideri ile 102,00 TL posta gideri olmak üzere toplam 322,70 TL kanun yolu giderinin davacıdan alınıp davalılara verilmesine, 10-Gerekçeli kararın Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara tebliğine, 11-Karar kesinleştikten sonra dosyanın, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine dair; HMK'nın 353/1.b.2 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonucunda, oybirliğiyle ve kesin olarak karar verildi. 12.02.2026 KANUN YOLU : HMK'nın 361. maddesi uyarınca, iş bu gerekçeli kararın taraf vekillerine tebliğ tarihlerinden itibaren iki haftalık süreler içinde temyiz yolu açıktır.