T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1686 KARAR NO : 2026/339 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 13/05/2022 NUMARASI : 2020/584 Esas - 2022/380 DAVA: İtirazın İptali (Nakliyat Sigortası- Rücu) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen kara…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 14. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1686 KARAR NO : 2026/339 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İstanbul 13. Asliye Ticaret Mahkemesi TARİHİ: 13/05/2022 NUMARASI : 2020/584 Esas - 2022/380 DAVA: İtirazın İptali (Nakliyat Sigortası- Rücu) Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının ilk derece mahkemesince yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerle davanın reddine dair verilen karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf yoluna başvurulması üzerine Dairemize gönderilmiş olan dava dosyası incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ Davacı vekili, dava dilekçesinde özetle; müvekkilince nakliyat sigorta poliçesi ile taşıma rizikolarına karşı sigorta örüsü sigortalı ... . Ltd. Şti'ne ait olan ve Katar'da yerleşik .... firmasına 07.09.2018 tarihli fatura ile satılan 920 koli yumurta emtiasının Türkiye’den Katar’a nakliyesinin davalı tarafından üstlenildiğini, emtiaların sigortalının Konya’da bulunan üretim tesisinde iç sıcaklığı +4 dereceye ayarlanan ... numaralı 1 adet 40 feetlik kapalı tip soğutma üniteli konteynıra yüklendiğini, yükleme sonrasında konteynerin deniz yolu nakliyesinin gerçekleştirileceği Mersin Limanı’na aktarıldığını, emitanın buradan ... Limanına kadar olan deniz yolu nakliyesinin 14.09.2018 tarihinde ... no.lu konşimento ile ... gemisiyle gerçekleştiğini, geminin 14.09.2018 tarihinde hareket ederek 26.09.2018 tarihinde ... Limanı’na Vardığını, tahliye edilen konteynerin liman sahasına aktarıldığını, daha sonra 01.10.2018 tarihinde alıcı firmaya depolama hizmeti veren firmanın deposuna teslim edildiğini, depoda yapılan tahliye sırasında bazı emtia karton kolilerinin ıslak olduğu ve yoğun su aktığının tespiti edildiğini, poliçede ... acentesine yapılan hasar ihbarı üzerinde ekspertiz incelemesi yapılarak düzenlenen survey raporunda, 920 koli emtianın 166 kolisinin ıslak olduğunun belirlendiğini, bazı kolilerde ıslaklığın karton viyollerde de yoğun şekilde mevcut olduğu, bazı yumurtaların kırık veya çatlak olduğu, yumurtalar üzerinde ıslaklık sebebiyle küf lekeleri oluştuğu, yumurtalardaki takip kod numaralarının ıslaklık sebebiyle silindiği, raf ömrünün azaldığı ve ivedilikle satılması gerektiğinin tespit edildiğini, sağlam kolilerde de nemlenme tespit edildiğini, tüm yumurtaların ıslaklıktan etkilendiğini, Katar Sağlık Bakanlığı kuralları gereği insan tüketimine uygun olmayan ürünlerin satışının mümkün olmadığı, mantarların ivedi şekilde yerel marketlere düşük bedelle satılmasına alıcı tarafından karar verildiğini, tüketici şikayeti üzerine 154 koli yumurtanın daha toplanarak soğuk hava deposuna teslim edildiğini, bunun üzerine ikinci kez 22.10.2018 tarihinde emtianın bulunduğu soğuk hava deposunda survey incelemesi yapıldığını ve toplatılan 154 koli yumurtada mantar ve küf oluştuğunun belirlendiğini, emtianın satışından alıcının 14.310,74 USD kazanç sağladığını, emtia bedelinin 23.920,00 USD olduğunu, ve 9.609,26 USD zarar oluştuğunu, zarardan davalı taşımacının sorumlu olduğunu, müvekkilince hasar bedelinin ödenerek sigortalının haklarına halef olunduğunu, alacağın tahsili için İstanbul Anadolu 4.İcra Müdürlüğünün ... E. sayılı dosyasında başlatılan takibe yönelik itirazın haksız olduğunu ileri sürerek, itirazın iptali ile takibin devamına ve % 20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmişlerdir.Davalı vekili, savunmasında özetle; alacağın TTK'nın 1246. maddesi uyarınca zamanaşımına uğradığını, 26.09.2018 günü varış limanına ulaşan konteyner yüküne ilişkin zamanaşımının bu tarih itibari ile başladığını ve 26.09.2019 tarihi itibari ile zamanaşımı süresinin dolduğunu, taşıma işinin 2018 yılı itibari ile dava konusu konişmento kapsamında yapıldığını, konşimentoya göre bu konişmento kapsamında yapılan taşıma işinden doğacak uyuşmazlıklarında Hamburg Mahkemelerini yetkili kılındığını, davanın yetkisiz mahkemede açıldığını, emtianın ne zaman nasıl ne şekilde hasarlandığının belirli olmadığını, müvekkilinin emtiayı deniz konşimentosı kapsamında Mersin Limanından ... Limanına taşınması hususunda akdi taşıyan olarak taşıma işini üslendiğini, hasarın deniz taşımacılığı sırasında meydana geldiğinin kanıtlanması gerektiğini, hasara ilişkin, gemi kaptanı veya liman yetkilileri tarafından tutulan her hangi bir tutanak bulunmadığını, hasarın deniz taşımacılığı sırasında meydana geldiğini ispatlayan bir kanıt sunulmadığını müvekkilinin gemiyi yüke elverişli bulundurma yükümlülüğünü yerine getirdiğini, deniz taşımacılığında, taşıyanın, taşınan emtianın tam ve eksiksiz olarak alıcıya teslim edilmesinde ve bu bağlamda gemiyi yüke elverişli olarak bulundurma sorumluluğu bulunmadığını, gemi ve konteynerin taşımaya elverişli olduğunu, konşimentodan anlaşılacağı üzere taşınan yumurtaların buna uygun soğutmalı ve havalandırmalı konteynerde yapıldığını, limandaki indirme sırasında hasarın ihbar edilmediğini, ekspertiz incelemesi konusunda taşıyana bilgi verilmediğini, konteyner taşımacılığında taşıyanın yükü kontrol edilemeyeceğini, konşimentoda .../... kaydı bulunduğunu ve taşımaya konu emtianın yükleme, istifleme, sayım ve konteynerin mühürlenmesi taşıtan tarafından yapıldığını, hasarın konteynerden kaynaklandığına dair bir tespit bulunmadığını, yük varış limanına 26.09.2018 tarihinde vardığını, 01.10.2018 tarihinde alıcının deposuna teslim edildiğini, 01.10.2018 tarihinden sonra emtianın hasarlı olduğunu tespit için ekspertiz şirketine bildirimde bulunulduğunu, rapor tanzimi ile malın teslimi arasında en az 5 gün olduğunu, 5 günlük süre zarfında müvekkil şirket ya da füli taşıyanın taşınan emtia ve konteyner üzerinde herhangi bir füli hâkimiyeti bulunmadığını, fili taşıyanın ... şirketi olduğunu savunarak, davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ İlk Derece Mahkemesince yapılan yargılama sonucunda; "... Dosyaya sunulan hasar ekspertiz raporu ve fotoğraflardan incelendiğine göre taşımaya alınan konteyner içeriğinde yumurta kolilerinde ıslanma ve buna bağlı hasar tespit edildiği, fotoğraflarda bir takım kolilerde yumurta kırıkların olduğu, ... -çeki listesi incelendiğinde, davacının sigortalısı EGGY firması tarafından düzenlendiği, ... numaralı konteyner içine; 920 koli, 331.200 adet, 21.400 kg net, 22.300 kg bürüt emtia konteyner yüklemesi şeklinde istiflendiği, menşe şahadetnamesi 10.09.2018 tarihli olduğu, davalı .... Şti. tarafından düzenlenen ... numaralı fatura incelendiğinde; 2.825,00 USD bedelli, Mersin'den Katar-... limanına, 1 adet konteyner taşıması söz konusu olduğu, davalı ... tarafından konteyner tedarik edilmiş, ...-tam konteyner yükü olarak sigortalı tarafından doldurulmuş ve taşıma sürecine sokulduğu, konteyner sıcaklığı veya siar şekilde yükün niteliğine uygun bir taşıma yükümlülüğü üstlenilmediği, Konteyneri dolduran sigortalı, TTK m.1182 hükümleri incelendiğinde “...e) Yükleten, taşıtan ve eşyanın maliki ile bunların temsilcilerinin ve adamlarının fül veya ihmalleri. ) Hacim veya tartı itibarıyla inden eksilme veya eşyanın gizli ayıpları ya da eşyanın kendisine özgü doğal cins ve niteliği. g) Ambalajın yetersizliği. h) İşaretlerin yetersizliği ..." zararlardan davalı sorumlu tutulamayacağı, somut olayda da yükün niteliği ve ambalaj ve konteyner içi istiflemesi kaynaklı zarar meydana geldiği tespit edilmekle davalının sorumlu tutulamayacağı somut olayda da yükün niteliği ve ambalaj ve konteyner içi istiflemesi kaynaklı zarar meydana geldiği, davalının sorumlu olmadığı,..." gerekçesiyle, davanın reddine karar verilmiştir. Bu karara karşı, davacı vekilince istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ Davacı vekili, istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Hükme esas alınan bilirkişi raporlarında, davalı şirketin konteyner tedarik ettiği, ... kaydına göre konteynerin sigortalı tarafından doldurulduğu, konteyner sıcaklığı veya siar şekilde yükün niteliğine uygun bir taşıma yükümlülüğü üstlenilmediği, TTK'nın 182.maddesine göre, yükleten, taşıtan veya eşyanın maliki ile bunların temsilcilerinin ve adamlarının fiil veya ihmalleri, hacim veya tartı itibarıyla kendiliğinden eksilme veya eşyanın gizli ayıpları ya da eşyanın kendisine özgü doğal cins ve niteliği, ambalajın yetersizliği, işaretlerin yetersizliği sebeplerine bağlı zararlardan davalının sorumlu tutulamayacağı, yükün niteliği, ambalaj ve konteyner içi istiflemesi kaynaklı zarar meydana geldiği yönünde eksik tespit ve değerlendirmeler yapıldığını, oysa davanın sigorta poliçesinden kaynaklanan alacak olduğunu, davalının 28.09.2018 tarihli navlun faturası ile yükün taşınmasını üstlendiğini, taşımacının bu emtianın kendisine teslim edildiği tarihten gönderilene teslim edileceği tarihe kadar geçen sürede emtianın uğradığı zıya ve hasardan sorumlu olduğunu, yükleme ve istiflemenin gönderene ait olduğundan bahisle davalının davaya konu zarardan sorumlu tutulamayacağına ilişkin rapordaki tespitin hatalı olduğunu, Davalının sağlam ve eksiksiz olarak teslim aldığı emtiayı yeterli özenle korumadığını, buna rağmen nakliyeyi organize eden davalıya sorumluluk atfedilmemesinin hatalı olduğunu, ambalajlama ve istiflemenin sigortalı tarafından yapıldığının kabul edilse dahi taşımacının yüke nezaret yükümlülüğü bulunduğunu dosyadaki konşimento incelendiğinde, davalıyı sorumluluktan kurtarabilecek "..." klozu bulunmadığını, buna rağmen davalı taşıyıcıya müterafik kusur dahi izafe edilmeyen, tartışmalı bilirkişi raporlarının hükme esas alınmasının hatalı olduğunu, sunulan emsal Yargıtay kararları uyarınca, davalı taşıyıcının, davaya konu hasardan dolayı sorumlu olduğunu, kaldı ki vekalet ücretinin AAÜT hükümlerine aykırı belirlendiğini, davanın tam reddi halinde maktu vekalet ücretine karra verilmesi gerektiğini, Bu nedenlerle ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu belirterek, kararın kaldırılmasına ve davanın kabulüne, karar verilmesini istemiştir. İNCELEME VE GEREKÇE Dava, nakliyat sigorta poliçesi kapsamında yapılan ödemenin davalı taşıyandan rucuen tahsili amacıyla başlatılan ilamsız takibe yönelik itirazın İİK'nın 67. maddesi uyarınca iptali istemine ilişkindir. İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonucunda davanın reddine karar verilmiş; bu karara karşı, davacı vekilince, yasal süresi içinde istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İstinaf incelemesi, HMK'nın 355. maddesi uyarınca, ileri sürülmüş olan istinaf nedenleriyle ve kamu düzeni yönüyle sınırlı olarak yapılmıştır. Davacı vekili, müvekkilince nakliyat sigorta poliçesi ile taşıma rizikolarına karşı sigorta örüsü altına alınan ve Katar'da yerleşik bir alıcıya satılan 920 koli yumurta emtiasının Türkiye’den Katar’a deniz yolu ile nakliyesinin davalı tarafından üstlenildiğini, emtianın Mersin Limanından ... Limanına kadar olan deniz yolu nakliyesinin 14.09.2018 tarihli ... no.lu konşimento ile ... gemisiyle gerçekleştiğini, geminin 14.09.2018 tarihinde hareket ederek 26.09.2018 tarihinde ... Limanına vardığını ve yükün tahliye edildiğini, daha sonra yapılan ekspertiz incelemesinde yumurta ve kolilerinde ıslaklığa bağlı hasar oluştuğunun belirlendiğini ileri sürerek, hasar bedelinin rücuan tahsili için başlatılan takibe yönelik itirazın iptalini istemiştir. Davalı vekili ise müvekkilinin dava konusu emtianın deniz yolu ile nakliyesini akdî taşıyıcı olarak üstlendiğini, düzenlenen taşıma konşimentosunda yetki şartı bulunduğunu, müvekkilinin gemiyi yüke elverişli halde bulundurduğunu, hasarın süresinde ihbar edilmediğini ve bir yıllık zamanaşımına uğradığını, konteyner içeriği yükün gönderen tarafından yüklenerek konteynerin kapalı şekilde teslim edildiğini ve konşimentodaki kayıt nedeniyle taşımacının sorumlu olmadığını savunarak davanın reddini istemitir. Görüldüğü gibi davanın tarafları, alınan bilirkişi raporları ve mahkeme gerekçesinde deniz taşımacısı olan davalının akdî taşıyıcı olduğu belirlenmiş ve deniz hukuku ilkeleri değerlendirilerek yargılama yapılmıştır. Tarafların tüm iddia ve savunmaları ile mahkeme kararındaki gerekçeler TTK'nın Beşinci Kitabındaki deniz taşımasına ilişkin düzenlemelere dayandırılmıştır. Esasen davacı vekili de dava dilekçesini denizcilik ihtisas mahkemesine hitaben düzenlemiştir. Tevzi sırasında dosyanın, hatalı şekilde genel ticaret mahkemesine tevzi edildiği anlaşılmaktadır. Mahkemece hatalı şekilde tevzi edilen dilekçe hakkında gönderme kararı verilmesi gerekirken, işin esasına girilerek yargılama yapılmıştır. 6102 sayılı yeni Türk Ticaret Kanunu'nun 5(2) maddesinde "Bir yerde asliye ticaret mahkemesi varsa, asliye hukuk mahkemesinin görevi içinde bulunan ve 4'üncü madde hükmünce ticari sayılan davalarla özel hükümler uyarınca ticaret mahkemesinde görülecek diğer işlere asliye ticaret mahkemesinde bakılır. Bir yerde ticaret davalarına bakan birden çok asliye ticaret mahkemesi varsa, iş durumunun gerekli kıldığı yerlerde Hakimler ve Savcılar Yüksek Kurulunca asliye ticaret mahkemelerinden biri veya birkaçı münhasıran bu Kanundan ve diğer Kanunlardan doğan deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarına bakmakla görevlendirilebilir" hükmü getirilmiştir. Yasa'da, münhasıran deniz ticaretine ve deniz sigortalarına ilişkin hukuk davalarıyla ilgili olarak Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulunun görevlendirme yapabileceği belirtilmiştir. HSK tarafından bu tür davalara bakmak üzere İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi görevlendirilmiştir. Bu bilgilere göre somut olay değerlendirildiğinde; davalının, dava dışı sigortalıya ait soğutucu konteyner içindeki yumurta emtiasını Mersin'den deniz yolu ile Katar'ın ... Limanına taşıyarak deniz yoluyla taşıma hizmeti verdiği dosya içerisindeki konşimento, survey raporu ve taşıma faturasından anlaşılmaktadır. Bu durumda uyuşmazlığın, deniz yoluyla eşya taşımadan kaynaklandığı ve davaya bakma görevinin HSK tarafından, İstanbul'da deniz ticaretinden ve deniz sigortalarından kaynaklanan davalara bakma görevi İstanbul 17. Asliye Ticaret mahkemesine ait olduğu anlaşılmıştır. Görev kamu düzenine ilişkin olup yargılamanın her aşamasında resen gözetilir. Kararı veren ilk derece mahkemesinin görevsiz olduğu anlaşıldığından, HMK'nın 353/1.a.3 maddesi uyarınca, davacı vekilinin esasa ilişkin istinaf sebepleri incelenmeksizin, ilk derece mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına dair aşağıdaki karar verilmiştir. KARAR:Yukarıda açıklanan gerekçelerle; 1-HMK'nun 353/1.a.3. maddesi uyarınca, kararı veren İlk Derece Mahkemesinin görevli olmadığı, görevli mahkemenin İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesi olduğu anlaşılmakla, İlk Derece Mahkemesinin istinafa konu kararının kaldırılmasına, 2-Davanın yeniden görülmesi için dosyanın görevli İstanbul 17. Asliye Ticaret Mahkemesine fiziken ve UYAP üzerinden derhal gönderilmek üzere, kararı veren ilk derece mahkemesine gönderilmesine, 3-Davacı tarafça yatırılan istinaf peşin karar harcının, ilk derece mahkemesi tarafından, talep hâlinde, davacıya iadesine, 4-İstinaf aşamasında yapılan giderlerin, görevli mahkemenin vereceği hükümle birlikte, görevli ilk derece mahkemesince yargılama giderleri içinde değerlendirilmesine, 5-Gerekçeli kararın, görevli ilk derece mahkemesince düzenlenecek tensip tutanağıyla birlikte taraf vekillerine tebliğine dair; HMK'nın 353/1.a.3 maddesi uyarınca dosya üzerinden yapılan istinaf incelemesi sonunda, 26.02.2026 tarihinde, oy birliğiyle ve kesin olarak karar verildi. KANUN YOLU: HMK'nın 353/1.a maddesi uyarınca karar kesindir.