19. Hukuk Dairesi 2012/11594 E. , 2013/9706 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. ... ile davalı ... Oto. San. ve Tİc. Ltd. Şti. Yetkili tiemsilcisi ...'nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır …
**19. Hukuk Dairesi 2012/11594 E. , 2013/9706 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki menfi tespit davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın reddine yönelik olarak verilen hükmün davacı vekilince duruşmalı olarak temyiz edilmesi üzerine ilgililere çağrı kağıdı gönderilmişti. Belli günde davacı vek. Av. ... ile davalı ... Oto. San. ve Tİc. Ltd. Şti. Yetkili tiemsilcisi ...'nun gelmiş olmalarıyla duruşmaya başlanarak hazır bulunan avukatın ve davalı yetkili temsilcisinin sözlü açıklamaları dinlenildikten ve temyiz dilekçesinin süresinde olduğu anlaşıldıktan sonra dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. -KARAR- Davacı vekili, davalı şirkete ait akaryakıt istasyonunu 03.12.2009 tarihli sözleşme ile müvekkilinin devir aldığını ve akdin teminatı olarak 280.000 TL bedel yazılı bono verdiklerini borçlarının 121.933 TL olmasına rağmen davalının bonoyu önce 380.000 TL olarak tahrif ettiğini ve sonra 2010/4997 esas sayılı dosya ile icra takibi başlattığını ileri sürerek icra takibi nedeniyle 261.199 TL borçlu olmadıklarının tespitini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, davacının 11.05.2010 tarihli protokol ile borcu kabul beyanı bulunduğunu bonoda tahrifat olmadığını beyan ederek davanın reddini istemiştir. Mahkemece, bononun rakam ile yazılan kısmı ile yazı ile belirtilen miktar kısımları arasında fark olması halinde yazı ile yazılan miktara itibar edileceği ve davacının borçlu olmadığını kanıtlayamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş hüküm davacı vekili tarafından temyiz edilmiştir. Bonoda rakam ile belirtilen miktar ile yazıyla yazılan miktar arasında fark olması halinde yazı ile yazılan miktara itibar olunacağı kuralı her iki miktar üzerinde tahrifat bulunmaması koşuluna bağlıdır. Dava konusu bononun rakam ile yazılı miktar bölümünün 280.000 TL iken 380.000 TL olarak düzeltildiği ve düzeltilmede keşidecinin parafı olmadığı anlaşılmaktadır. Bu durumda bonoda tahrifat bulunduğundan yukarıda açıklanan kural uygulanamaz. Davalının protokollardan diğer bir alacağı varsa onu ayrı bir talep konusu yapabilir. Kambiyo senedi vasfını yitiren bono ile talep edemez. Bu durumda davacının talebi ile bağlı kalınarak bir karar verilmek gerekirken yazılı gerekçe ile davanın reddi yerinde görülmemiştir. SONUÇ:Yukarıda açıklanan nedenle hükmün davacı yararına BOZULMASINA, vekili Yargıtay duruşmasında hazır bulunan davacı yararına takdir edilen 990.00.-TL. duruşma vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya ödenmesine, peşin harcın istek halinde iadesine, 28.05.2013 gününde oybirliğiyle karar verildi.