İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/02/2026 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 18/02/2026 Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2023/411 Esas 2025/1051 Karar sayılı ilamına karşı , davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda ; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan 17/09/2021 tarihli sözleşme ile müvekkili şirketin, 16.766.304,00 T…
T.C. KAYSERİ BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 6. HUKUK DAİRESİ ESAS NO: 2026/204 KARAR NO: 2026/367 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: KAYSERİ 2. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 09/12/2025 NUMARASI: 2023/411Esas - 2025/1051Karar DAVANIN KONUSU: Alacak (Hizmet Sözleşmesinden Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 18/02/2026 İSTİNAF KARAR YAZIM TARİHİ: 18/02/2026 Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2023/411 Esas 2025/1051 Karar sayılı ilamına karşı , davalı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya dairemize gelmekle dosya üzerinden yapılan inceleme sonucunda ; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; taraflar arasında imzalanan 17/09/2021 tarihli sözleşme ile müvekkili şirketin, 16.766.304,00 TL bedel karşılığı 16 adet kazıcı yükleyici kepçe ile akaryakıt ve operatör dahil olarak 01.10.2021 tarihinden 30.09.2024 tarihine kadar 3 yıllık süre için davalıya hizmet sunma yükümlülüğü altına girdiğini, müvekkilinin ülkede süreklilik arz eder mahiyette olmak üzere ekonomik sıkıntılar yaşanması ve döviz, akaryakıt ve hizmetin yerine getirilmesinde kullanılan her türlü sarf malzemeleri ile işçilik giderleri yönünden öngörülmesi mümkün bulunmayan artışlar meydana gelmesi nedeniyle aşırı ifa güçlüğü içerisine düştüğünü, bu aşamada 7394 sayılı Kanunun 19. maddesinde getirilen Geçici 6. maddenin b) fıkrası 3. Bendinde; “1/1/2022 tarihinden önce 4734 sayılı Kanuna göre ihale edilen mal ve hizmet alımları ile yapım işlerine ilişkin Türk lirası üzerinden yapılan ve bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla devam eden sözleşmelerden, bu maddenin yürürlüğe girdiği tarih itibarıyla gerçekleşme oranı ilk sözleşme bedelinin yüzde 15’ine kadar olanlar (bu oran dâhil) yüklenicinin başvurusu üzerine feshedilip tasfiye edilir." hükmünün 15/04/2022 tarihinde yürürlüğe girdiğini, bu tarih itibariyle idarenin yetkili makamlarınca onaylanan son hakediş ... nolu şubat 2022 uygulama ayı hakedişine göre sözleşme bedelinin %12,57'sine karşılık geldiğini, 31.05.2022 tarihinde davalı idareden sözleşmenin feshine karar verilmesinin talep edildiğini, davalının tasfiye işlemlerini yapmadığını, bu nedenle sözleşmenin 31.05.2022 tarihi itibarı ile feshedildiğinin tespiti ile tasfiye kesin hesabı yapılarak tasfiyesinin gerçekleştirilmesini ve davalı idare tarafından yapılan ödemeler mahsup edilmek suretiyle müvekkil şirketin 31.05.2022 tarihinden itibaren Haziran, Temmuz, Ağustos, Eylül, Ekim, Kasım, Aralık 2022 ve Ocak, Şubat ve Mart 2023 uygulama aylarında davalı idareye verdiği Operatör ve Akaryakıt Dahil 16 Adet Kazıcı Yükleyici Kepçe Kiralaması hizmetinin serbest piyasa rayiçlerine göre bedelinin tespiti ile fazlaya dair haklarımız saklı olmak üzere şimdilik 1.100.000,00-TL hizmet bedelinin hizmetin verildiği tarihten, bunun mümkün olmaması halinde temerrüt tarihi olan 25.04.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; müvekkili idarenin davaya konu 17/09/2021 tarihli sözleşmenin gerçekleşme oranının tespitinin yapılan imalat ve işe göre tespit edileceğini, 15/04/2022 tarihinden önce yapılan işe ilişkin hak edişin 15/04/2022 tarihinden sonra onaylanması halinde bu hakedişin de sözleşmenin gerçekleşme oranına dahil edilmesi gerektiğini, ayrıca 15/04/2022 tarihinden önce ya da sonra müvekkili İdare tarafından onaylanmış son hak ediş diye bir ifade kullanılmadığını, bu düzenlemelerde imalat veya işten bahsedilmiş olup bedelden bahsedilmediğini ileri sürerek davanın reddine karar verilmesini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesi tarafından yapılan yargılama sonucunda;" Sözleşme fiyatları ile rayiç fiyatlara göre yapılan hesaplamalarda da; davacının KDV hariç (9.401.400,99-5.710.650,44=3.690.750,55TL) toplam 3.690.750,55-TL alacak talep edebileceği belirlenmiştir. Her ne kadar davacı tarafça serbest piyasadan operatörlü kepçe çalıştırılması şeklinde toplanan emsal fiyatların davaya konu sözleşmede çalıştırılan operatörlerin özlük hakları yönünden eşitlik sağlamadığı yönünde itiraz ileri sürülmüş ise de davacının bu itirazı haklı görülmemiştir nitekim davacının 31/05/2022 tarihinden itibaren alacağı mevcut sözleşme ve şartnameye göre değil piyasa rayicine göre değerlendirilmesi gerektiğinden bilirkişi heyetince hazırlanan 2.ek raporun denetlenebilir ve hüküm kurmaya uygun olduğu sonucuna ulaşılmıştır. Davacının davalı idareden ... tarih ve ... sayılı yazı ile davacıya eksik ödenen bedelinin ödenmesi ihtar edilmiş ve bu ihtarda öngörülen ödeme süresi 25.04.2022 günü sona erdiğinden davalı idare 25.04.2023 günü itibariyle temerrüde düşmüş olup, netice itibariyle davanın kabulü ile; taraflar arasında akdedilen ... İKN nolu ve 17/09/2021 tarihli hizmet alım sözleşmesinin 31.05.2022 tarihi itibarı ile feshedildiğinin tespiti ile 3.690.750,55TL'nin temerrüt tarihi olan 25.04.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, dair aşağıdaki şekilde hüküm ihdas edilmiş..." gerekçesiyle DAVANIN KABULÜ İLE; Taraflar arasında akdedilen ... İKN nolu ve 17/09/2021 tarihli hizmet alım sözleşmesinin 31.05.2022 tarihi itibarı ile feshedildiğinin tespiti ile 3.690.750,55TL'nin temerrüt tarihi olan 25.04.2023 tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, karar verilmiştir. İşbu kararı davalı vekili süresinde istinaf etmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ : Davalı vekili istinaf başvuru dilekçesinde özetle; Davanın haklılığını ispatlayan mahkemece re'sen gözetilecek delillerin sunulduğunu, yüklenicinin işi sözleşmeye uygun olarak tamamladığını, teslim ettiğini ve idareyi ibra ettiğin yüklenicinin iş bittikten sonra geçmişe dönük fesih talebinde bulunmasının hakkın kötüye kullanımı (TMK m.2) olduğunu ve sözleşmesel ilişkinin sorunsuz sona erdiğini kanıtladığını, 01.04.2022 - 15.04.2022 Tarihleri Arası Puantaj Kayıtları, Hakediş İcmal Sayfaları ve SGK Dökümleri olduğunu, hizmetin ifasının kesintisiz devam ettiğini gösteren ve “fiili gerçekleşme” nin ispatı olan belgeler olduğunu, bu kayıtlar üzerindeki hesaplamalarla, 15 Nisan 2022 (“milat”) tarihi itibarıyla kümülatif gerçekleşme oranının ... olduğu matematiksel kesinlikle ortaya konulduğunu, idaremiz Teknik İhtisas Komisyonu Raporu, gerçekleşme oranları ve teknik verilerin idaremiz teknik personelince mevzuata uygun olarak nasıl hesaplandığını gösteren, dayanakları ile hazırlanmış teknik rapor olduğunu, İhale İşlem Dosyası ve Taraflar Arasındaki Sözleşme , sözleşmede avans faizine dair bir hüküm bulunmadığını, idarenin tacir sıfatı taşımadığını ve işin teknik şartlarını tevsik ettiğini, önceki bilirkişi raporuna itirazları saklı kalmak kaydıyla; dosya üzerinden yapılacak yeni ve yetkin bir inceleme ile gerçekleşme oranının ...'i aştığının tespiti fesih için yasal şartların oluşmadığı ve diğer itirazlara dair inceleme talebi olduğunu, arz ve izah edilen, ayrıca Sayın Dairenizce re'sen gözetilecek kamu düzenine aykırılık ve hukuka aykırı nedenlerle; duruşma talebinin kabulüne, dosya kapsamındaki teknik bilirkişi raporları ile uzman görüşleri arasındaki fahiş çelişkilerin (özellikle davacı yan uzmanının kendi teziyle dahi çelişmesinin) aydınlatılması, iddianın temelini oluşturan “zaman endeksli fiili gerçekleşme” olgusunun bizzat aktarılması ve maddi gerçeğin ortaya çıkarılması amacıyla istinaf incelemesinin duruşmalı olarak yapılmasına, yerel mahkemenin, uyuşmazlığın mahiyetiyle (Kamu İhale Mevzuatı/Hizmet Alımı) tamamen ilgisiz uzmanlık alanlarına sahip (Adli Trafik ve Patent) bilirkişilerle hüküm kurması, bilirkişilerin mahkemenin yargı yetkisini devralarak “hukuki niteleme” yapması (HMK m. 266 ihlali), gerekçeli karar, kısa kararın tefhiminden yalnızca 2 gün sonra gerekçesiz şekilde yazılmış olması nedenleriyle kararın kaldırılmasına, davacının, fesih ve tasfiye talepli davasını ikame ettikten sonra işi durdurmayarak ... oranında tamamlamış olması, kesin kabulün yapılması ve tüm hakediş bedellerini fiyat farklarıyla birlikte tahsil etmiş olması karşısında; fiilen bitirilmiş bir işin tasfiyesini (yarım bırakılmasını) talep etmekte artık güncel, kişisel ve meşru bir hukuki menfaatinin bulunmadığı (HMK m. 114/1-h) sabit olduğunu, bu nedenle, öncelikle dava şartı yokluğu nedeniyle davanın usulden reddine, daire aksi kanaatte olup işin esasına girilmesi gerektiğini düşünürse; sözleşme konusu işin yargılama aşamasında ikmal edilmiş ve taraflar arasındaki akdi ilişkinin “ifa” ile sona ermiş olması nedeniyle, davanın konusunun tamamen ortadan kalktığı gözetilerek karar verilmesine yer olmadığına karar verilmesine, fesih koşullarının oluştuğuna hükmederse; dosyanın, Dairenizce uzmanlık alanları uyuşmazlık konusuyla tam örtüşen (Kamu İhale Hukuku ve Hizmet Alımı tekniklerinde yetkin) YENİ BİR BİLİRKİŞİ HEYETİNE tevdiine, davayı ve borcu kabul anlamına gelmemek üzere; yerel mahkemece hükmedilen haksız ve fahiş tazminat miktarının, kamu zararına sebebiyet verecek şekilde hesaplanan “Piyasa Rayici” üzerinden değil; sözleşmeye bağlılık ilkesi gereği “SÖZLEŞME BİRİM FİYATLARI” üzerinden revize edilerek yerel mahkeme hükmünün düzeltilmesine, yargılama giderleri ve nispi vekâlet ücretinin karşı tarafa tahmiline karar verilmesini talep etmiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ: Dairemizce HMK'nın 355. maddesi uyarınca istinaf nedenleriyle ve resen kamu düzeniyle sınırlı olarak istinaf incelemesi yapılmıştır. Davacı yüklenicinin, 12.05.2022 tarih ve 5546 sayılı Cumhurbaşkanlığı kararnamesinin 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunu geçici 6. maddesinde yaptığı değişiklik uyarınca sözleşmenin tasfiyesi talebinde bulunduğu anlaşılmıştır. Dava, hukuki niteliği itibariyle Cumhurbaşkanlığının 12.05.2022 tarih ve 5546 sayılı kararnamesi uyarınca sözleşmesinin feshinin tespiti ile iş bedelinin tahsili isteğidir. 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunun geçici 6. maddesinin Uygulanmasına İlişkin Esaslar'ın 2. maddesinin 3. bendine göre,"01.01.2022 tarihinden önce 4734 sayılı kanuna göre ihale edilen mal ve hizmet alımları ile yapım işlerine ilişkin Türk Lirası üzerinden imzalanan sözleşmelerden 15.04.2022 tarihi itibariyle gerçekleşme oranı ilk sözleşme bedelinin %15'ine kadar olanlar (Bu oran dahil) yüklenicinin başvurusu halinde bu esaslara göre feshedilip tasfiye edilir." 4735 sayılı Kamu İhale Sözleşmeleri Kanunun geçici 6. maddesinin Uygulanmasına İlişkin Esaslar'ın 13. maddesinin 2. bendine göre,"(2) Başvuru üzerine idarece 30 gün içerisinde, sözleşmenin gerçekleşme oranının 15.04.2022 tarihi itibariyle ilk sözleşme bedelinin yüzde 15'ini geçip geçmediği tespit edilir. Gerçekleşme oranının tespitinde bu tarihe kadar gerçekleştirilen imalatlara/işlere/teslimatlara ilişkin onaylanan hakedişlerin ilk sözleşme bedeline oranı dikkate alınır. Onaylanan hakedişten; yapım işleri ile hizmet alımları için hakediş raporunun yüklenici veya vekili tarafından imzalanıp idareye verilmesini müteakip yetkili makamlar tarafından varsa gerekli düzeltmeler yapıldıktan sonra imzalanması, mal alımları için ise kabule/kısmî kabule ilişkin belgenin yetkili makam tarafından onaylanması anlaşılır. Gerçekleşme oranının yüzde 15'i geçtiğinin tespit edilmesi halinde başvuru reddedilir. Kesin hesap sonucunda tespit edilen gerçekleşme oranı bu maddenin uygulanmasında dikkate alınmaz." Şeklindedir. İlgili hükümde açıkça belirtildiği üzere gerçekleşme oranının tespitinde bu tarihlere kadar gerçekleştirilen imalatlara/işlere/teslimatlara ilişkin onaylanan hakedişlerin ilk sözleşme bedeline oranının dikkate alınacağı özellikle belirtilmiştir. Davacı yüklenicinin 15.04.2022 tarihi itibariyle onaylanan hakediş toplam tutarının 2.107.875,41 TL olduğu, sözleşmede yapılan işin bedeli 16.766.304,00 TL olarak belirlenmiştir. Davacı bu hakedişte yazılı bedeli aldığına göre hakedişin miktarı konusunda taraflar arasında ihtilaf bulunmamaktadır. Cumhurbaşkanlığı kararnamesine göre 15.04.2022 tarihine kadar işin gerçekleşme oranının %15'in üzerinde olmaması gerekmekte olup bilirkişi heyeti tarafından gerçekleşme oranının %15in altında olduğu, %12,57olduğu belirlenmiştir. Bu durumda sözleşmenin feshi şartları oluşmuş olup ikinci aşamada fesih tarihinden sonraki kısım için davalıya verilen hizmet nedeniyle tasfiyenin yapılarak davacının alacağının belirlenmesi istenmiş olmakla bu hususta ilk derece mahkemesinin hesaplama yöntemi usul ve yasaya uygun bulunmakla davalının istinaf isteminin reddi gerekmiştir. Yukarıda belirtilen gerekçelerle ve HMK'nın 355. Maddesi gereğince istinaf başvurusu sebepleriyle sınırlı olarak yapılan inceleme sonunda davalı tarafın yukarıda yazılı söz konusu istinaf sebepleri yerinde görülmediğinden ilk derece mahkemesinin istinafa konu edilen nihai kararının HMK'nın 353/1-b.1.maddesi gereğince usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu değerlendirilerek istinaf başvurusunun esastan reddine dair aşağıdaki hüküm kurulmuştur. HÜKÜM : Yukarıda açıklanan nedenlerle ; Kayseri 2. Asliye Ticaret Mahkemesi 'nin 2023/411 Esas 2025/1051 sayılı kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğunun anlaşılması nedeniyle davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK. 'nın 353/1-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 252.115,00 TL istinaf karar ve ilam harcı istinaf eden davalı taraftan peşin olarak alınan 63.029,00 TL'nin mahsubu ile eksik kalan 189.086,00 TL'nin davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, Davalı tarafından yapılan istinaf yoluna başvuru harcı ve istinaf posta giderlerinin davalı üzerinde bırakılmasına , İstinaf incelemesi aşamasında duruşma yapılmadığından vekalet ücreti takdirine yer olmadığına , 5-Kararın tebliğ işlemlerinin Dairemiz tarafından yapılmasına Dosya üzerinden yapılan inceleme neticesinde , 6100 sayılı HMK'nın 361/1 maddesi gereğince kararın tebliğinden itibaren iki hafta içinde Yargıtay'a temyiz yolu açık olmak üzere, oy birliği ile karar verildi. 18/02/2026