İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/03/2026 Davanın kısmen kabulü-reddine ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili, taraflar arasında 29.06.2012 tarihli “Araç Satış Sözleşmesi" kapsamında davalıdan .... Şase numaralı 2010 model ... marka bir araç satın alındığını,194.000-TL satım bedelinin 29.06.2012 tarihinde ödendiğini, 28.05.2012 tarihli“Satış Protokolü”nden ve 29.06.2012 tarihli "Taahhüt…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2026/237 KARAR NO : 2026/370 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 5. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 25/11/2025 NUMARASI : 2018/131 Esas 2025/785 Karar DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 08/02/2018 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 02/03/2026 Davanın kısmen kabulü-reddine ilişkin kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili, taraflar arasında 29.06.2012 tarihli “Araç Satış Sözleşmesi" kapsamında davalıdan .... Şase numaralı 2010 model ... marka bir araç satın alındığını,194.000-TL satım bedelinin 29.06.2012 tarihinde ödendiğini, 28.05.2012 tarihli“Satış Protokolü”nden ve 29.06.2012 tarihli "Taahhütname”den de anlaşılacağı üzere, davalı şirketin aracın ithalatı, vergilerinin tam olarak ödenmesi ve gümrük işlemleri ile ilgili her türlü sorumluluğun kendilerine ait olduğunu açıkça kabul beyan ve taahhüt ettiğini, ithalatçının ÖTV'yi eksik beyan etmesi neticesinde, Gümrük Bakanlığı tarafından araç üzerine “satılamaz şerhi” işlendiğini, İstanbul Gümrük Muhafaza Kaçakçılık ve İstihbarat Müdürlüğü'nce yapılan araştırmalar sonucunda bazı firmaların yurt dışından lüks segment türdeki araçların Türkiye'ye ithali aşamasında ... ... Gümrük Müdürlüğü'ne ibraz ettikleri evraklarda düşük bedelli fatura kullanarak işlem yaptıklarının tespit edildiğini, müvekkili şirkete satışı yapılan aracın da bu kapsamda olduğunu, ödenmesi gereken ÖTV tutarının 118.934,20-TL olduğu yönetmelik kapsamında ödenmesi gereken ÖTVnin %25'ine isabet eden tutarın 29.734-TL olduğunun bildirildiğini, bunun üzerine müvekkili şirketçe 23.08.2017 tarihinde belirtilen fark ÖTV bedelinin Bakanlığa ödendiğini ödenen bedelin tahsili için başlattıkları İstanbul 21.İcra Dairesinin ... esas sayılı dosyasında itirazın iptaline %20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili;ithal araçların ülkeye iki yolla girdiğini, ilkinin distribütör tarafından ithali,ikinci yolun ise distribütör dışındaki kişilerce yapılan ithalat ile olduğunu, davacının müvekkilinden satın aldığı aracın da distribütör dışındaki kişilerce yapılan ithalat ile satışa sunulduğunu, ikinci yolla giren araçların, ilkine oranla çok daha ucuz fiyatla satışa arz edildiğini, satış sözleşmesi incelendiğinde satış bedelinin aracın kasko bedelinden %20 daha düşük olduğunu, bu bedelin o tarihte 39.200-TL olduğunu, müvekkilinin bu aracın ithalatçısı olmadığını, dolayısıyla ÖTV beyanında bulunan ve ilk ÖTV 'yi ödeyenin müvekkili olmadığını, davacının aracı müvekkilinden 2 yaşında iken ikinci el olarak 55.000 km de satın aldığını, davacının dava dilekçesinde 28.06.2012 tarihli satış protokolü ve 29.06.2012 tarihli taahhütname hükümleri gereğince ithalat, vergi ve gümrük işlemleri ile ilgili her türlü sorumluluğun müvekkiline ait olduğunu iddia ettiğini, Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinde dosyanın sanığının... olduğunu, el konulan ve müsaderesine karar verilen kara taşıtları ile ilgili olarak bir yasa maddesi çıktığını ve bu maddeye dayalı olarak ihtiyari olarak yaptıkları başvuru üzerinde bir kısım vergiler ödediklerini,davacının aracının üzerine satılamaz şerhi işlendiğini beyan ettiğini , el koyma ve müsadere'nin hukuki sonuçları ile satılamaz şerhinin hukuki sonuçlarının bambaşka şeyler olduğunu, ÖTVyi ödemek için kendisinin başvuru yaptığını, ödemek zorunda kaldığı iddiasının kendi beyanları ile çeliştiğini,ödediği ÖTV sebebiyle de aracın değerinin arttığını, davacının zararının değil, aksine kârı olduğunu belirterek davanın reddine, müvekkili lehine %20'den aşağı olmamak üzere kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece;... Gümrük Müdürlüğü tarafından gönderilen müzekkere cevabı incelendiğinde davaya konu araç yönünden eksik ÖTV beyanında bulunulduğunun tespit edilerek işlem yapıldığının, aracın maliki olan davacı tarafından araç yönünden tasarrufta bulunabilmesi için tespit edilen 29.734-TL ÖTV tutarını 23/08/2017 tarihinde ödediği, 28/06/2012 tarihli satış protokolünde aracın ithalatı, vergilerinin tam olarak ödenmesi ve gümrük işlemleri ile ilgili her türlü sorumluluğun satıcıya ait olduğunun düzenlendiği, davacı tarafından fazladan ödenen ÖTV den davalının sorumlu olacağı, davacının bu bedeli talep edebileceği, davacı tarafça icra takibinde işlemiş faiz talebinde bulunulmuş ise de davacı tarafından ödeme yapıldıktan sonra icra takibinden önce davalının temerrüde düşürülmediği gerekçesiyle davalının itirazının 29.734-TL asıl alacak üzerinden kısmen iptaline, asıl alacağa takip tarihinden itibaren yasal faiz uygulanmasına, fazla talebin reddine,% 20 oranda hesaplanan icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ: Davalı vekili; davaya konu aracın ... Motorlu Araç şirketi tarafından ithal edildiğini, aracın gümrük vergilerinin, ÖTV'sinin eksiksiz ödenmesi sorumluluğu ithalatçıya ait olduğunu, müvekkili şirketin ithalatçıdan satın aldığı aracın tüm vergilerinin eksiksiz ödendiğini kabul ederek satın aldığını, aracın Özel Tüketim Vergisinin eksik ödendiğine dair bir bilgiye sahip olmadığını, müvekkilin iş bu aracın satışından kaynaklı olarak bulunduğu tek taahhüt aracın o tarihteki km'si, yıpranma durumu, kaza, hasar vs. yapmış olması koşulları göz önüne alınarak o günkü piyasa şartlarındaki 2. el değeri ödenerek aracın iade alınması olduğunu, Bakırköy 1. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen 2014/387 esas numaralı dosyada kaçakçılığa konu eylem hiçbir şekilde müvekkil tarafından gerçekleştirilmediğini, mahkemece alacak likit kabul edilmiş ise de böylesine belirli olduğu düşünülen bir alacağın 8 yıl neticesinde hükme bağlandığını,bu durumun hukuka uyar bir durum oluşturmadığını ileri sürerek kararın kaldırılarak davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE :Dava, davalı tarafça davacıya satışı yapılan aracın dava dışı ithalatçı tarafından ithali sırasında değerinin düşük gösterilerek ÖTV'nin eksik ödenmesi nedeniyle, araç kaydına 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanunu kapsamında konulan şerhin kaldırılması için davacı tarafça ödenen vergi tutarının, satıcının zapta karşı tekeffül borcu kapsamında satıcı davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Beşiktaş 25. Noterliğinin tarih ... yev numaralı satış sözleşmesinde ... plakalı aracın 194.000- TL bedel ile davalı tarafından davacıya satıldığı,aracın yurtdışından ithal edilen ikinci el araç olduğu, 28/06/2012 tarihli satış protokolünde aracın ithalatı, vergilerinin tam olarak ödenmesi ve gümrük işlemleri ile ilgili her türlü sorumluluğun satıcıya ait olduğunun, bu hususlarda doğabilecek her türlü dava, Maliye, Gümrük birimlerince araca konabilecek her türlü haciz, tedbir ve şerh gibi hususlarda satıcının alıcıya o günkü piyasa koşullarındaki değer bedelini ödeyerek aracı iade almayı kabul ve taahhüt ettiği, eksik ödendiği tesbit edilen ÖTV bedelinin davacı tarafından ödendiği hususunda uyuşmazlık bulunmamaktadır.Satım sözleşmesinde satıcının zapta karşı tekeffül borcunu düzenleyen 6098 sayılı TBK'nın 214. maddesine göre; satış sözleşmesinin kurulduğu sırada var olan bir hak dolayısıyla satılanın tamamı veya bir kısmı üçüncü kişi tarafından alıcının elinden alınırsa satıcı, bundan dolayı alıcıya karşı sorumlu olur. Aynı kanunun 217. maddesinde; satılanın tamamı alıcının elinden alınmışsa satış sözleşmesinin kendiliğinden sona ermiş sayılacağı ve alıcının satıcıdan; satılandan elde ettiği veya elde etmeyi ihmal eylediği ürünlerin değeri indirilerek, ödemiş olduğu satış bedelinin faizi ile birlikte geri verilmesini, satılanı elinden alan 3. kişiden isteyemeyeceği giderleri, davayı satıcıya bildirmekle kaçınılabilecek olanlar dışında kalan bütün yargılama giderleri ile yargılama dışındaki giderleri, satılanın tamamen elinde alınması yüzünden doğrudan doğruya uğradığı diğer zararları isteyebileceği, kanunun 218. maddesinde ise; satılanın bir kısmı elinden alınmış veya satılan sınırlı bir ayni hakla yüklenmişse alıcının sadece bu yüzden uğradığı zararın giderilmesini isteyebileceği hüküm altına alınmıştır. Somut olayda; dava dışı şirket tarafından ithal edilen ve davalıya satılan dava konusu aracın, 29/06/2012 tarihinde davalı tarafından davacıya satışının yapıldığı, aracın ithalinde fatura değeri düşük gösterilerek vergi kaçırıldığı tespit edilerek başlatılan ceza soruşturmasında aracın trafik kaydına tedbir şerhi konulduğu, 5607 sayılı kanuna muhalefet suçundan dolayı ilgililer hakkında Bakırköy 1. ACM'nin 2014/387 esas sayılı dosyasında kamu davası açıldığı, davacının başvurusuna istinaden ... Gümrük Müdürlüğünce, 5607 sayılı yasanın geçici 11. maddesi ve ilgili yönetmelik gereği ödenmesi gereken ÖTV tutarının %25'ine isabet eden 29.734-TL'nin 31.08.2017 tarihine kadar ödenmesi, aksi halde söz konusu kanun hükmünden yararlanma hakkının kaybedileceğinin davacıya bildirildiği, bunun üzerine %25 oranındaki 29.734-TL ÖTV tutarının davacı tarafından 23.08.2017 tarihinde Gümrük Müdürlüğüne ödendiği ve araç kaydındaki ilgili şerhin kaldırıldığı anlaşılmaktadır. ... Gümrük Müdürlüğünce ÖTV'nin %25'ine isabet eden tutarın ödenmesi, aksi halde 5607 sayılı Kaçakçılıkla Mücadele Kanununun geçici 11. maddesinden yararlanma hakkının kaybedileceği bildirilmekle, davacı tarafından gerçekleştirilen ödeme, araç kaydındaki şerhin kaldırılması, zararın artmasını önleyici ve yaşanan mağduriyeti giderici mahiyettedir. Davacı tarafından yapılan ödeme sonucunda araç üzerinde tasarruf imkanını ortadan kaldıran şerhin kaldırılması suretiyle, zararın minimuma indirilmesi sağlanmıştır.Davacının yaptığı ilave ÖTV ödemesinden,davalı satıcının zapta karşı tekeffül borcu kapsamında sorumludur.Davalı vekilince, aracın ithalinde ödenmesi gereken ÖTV'den ithalatçının sorumlu tutulması gerektiği, bu nedenle aracın ithalatçısı olmayan müvekkilinin ÖTV tutarından sorumlu olmadığı ileri sürülmüş ise de, yukarıda da açıklandığı üzere davalının davacıya karşı sorumluluğu satış sözleşmesinde satıcının zapta karşı tekeffül yükümlülüğünden kaynaklandığından, davacının satış sözleşmesinin tarafı olan davalı satıcıya müracaat etmesi mümkündür. Açıklanan nedenlerle, davalının dava konusu aracın ithalatçısı olmadığından eksik ödenen ÖTV den sorumlu olmadığına ilişkin savunması ve istinaf nedeni yerinde olmayıp, davalının itirazının kısmen iptaline ve icra takibi ÖTV ödeme belgesine dayalı başlatıldığından likit alacak nedeniyle icra inkar tazminatına hükmedilmesinde isabetsizlik görülmemiş, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM :Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 2.031,13-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 732-TL harcın mahsubu ile kalan 1.299,13-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 51,50-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi. 02/03/2026