İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/12/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davanın temel dayanağının, "Tescile davet ve ceza" başlıklı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 33 hükmü ve bu hükmü açıklayan Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 36 hükmü olduğu…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1324 KARAR NO : 2025/1854 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: İSTANBUL 13. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 19/06/2025 NUMARASI : 2025/145 Esas - 2025/410 Karar DAVA: Ticari Şirket (Kuruluşun Hükümsüzlüğüne Dayalı) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 11/12/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı vekilince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA: Davacı vekili dava dilekçesinde; davanın temel dayanağının, "Tescile davet ve ceza" başlıklı 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m. 33 hükmü ve bu hükmü açıklayan Ticaret Sicili Yönetmeliği m. 36 hükmü olduğu, Davalının ... ticaret sicil numaralı ... Patent Danışmanlık Limited Şirketi'yle ilgili olarak, T.C. Ticaret Bakanlığı İç Ticaret Genel Müdürlüğü tarafından gönderilen Türk Patent ve Marka Kurumu Başkanlığının yazısında, davalı şirketin ticaret unvanı kullanımı üçüncü kişileri yanıltıcı nitelikte ve sicilde kayıtlı unvanına aykırı şekilde kullanıldığı, ticaret unvanında yer alan "..." ibaresi bölünerek şirketin ticaret unvanında "..." ibaresi olduğu algısı oluşturduğu ve "..." kelimesinin Cumhurbaşkanı kararı olmaksızın ticaret unvanı olarak kullanılmasının usul ve yasaya aykırı olduğu hususu ihbar edildiği tescil edilmiş olgunun değişikliği zorunlu olduğundan, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu m.33 ve Ticaret Sicili Yönetmeliği m.36 doğrultusunda, davalı şirkete ihtar gönderildiği ve şirketin unvanından "..." ibaresinin çıkartılması ve daha önce tescil edilmiş bir ticaret unvanından farklı belirlenecek unvan değişikliğinin yapılması hususlarının ihtar olunduğu, davalı şirket ihtar gereğince kendisine verilen mühlet içinde, unvanından "..." ibaresinin çıkartılması için tescil başvurusunda bulunmadığı gibi kaçınma sebeplerini de bildirmediği ve müvekkili Müdürlüğün re'sen tescil yetkisi de bulunmadığı, bu nedenlerle; müvekkili Müdürlüğün tescile davete yönelik ihtarında bildirilen müddet içinde, tescil talebinde bulunmayan ve imtina sebeplerini de bildirmeyen davalı şirketin unvanından ... ibaresinin çıkartılması, Sayın Mahkemeniz tarafından re'sen düzeltilerek tesciline ve bunun yanı sıra, yukarıda yer alan Mevzuat hükümleri gereğince, davaya ilişkin olarak Sayın Mahkemece belirlenecek başkaca diğer hususların da tespiti halinde bunların da re'sen tescil ve ilanına hükmedilmesini, yargılama giderleri ve vekalet ücretinin diğer tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. CEVAP: Davalı vekili cevap dilekçesinde; Müvekkili şirketin ticaret unvanında yer alan ... kelimesi, halkı yanıltma veya kamu düzenine zarar verme amacı taşımamakta olup bu ibarenin, müvekkili şirketin markalaşma stratejisi çerçevesinde, tamamen ticari kaygılarla ve sektörel kimliğini güçlendirmek amacıyla tercih edildiği, ... kelimesinin kelime kökeni itibariyle birim anlamına geldiği, Devlet, millet, Cumhuriyet veya hürriyet gibi kavramlara bir atıfta bulunmadığı, aksine, müvekkili şirketin faaliyetlerinin temelinde yer alan "katkı" ve "büyüme" ilkelerini yansıttığı, bu bağlamda, "milimlik adımlar" veya "her birimin katkısı" gibi felsefi anlamlara gelen bu ifadenin, şirketin sektörel duruşu ve hedefleriyle uyumlu olduğu, davanın emsal kararlar ışığında haksız bir dava olduğu, "..." kelimesinin, hem dilsel hem de kavramsal olarak ... kelimesinden farklı bir anlama sahip olduğu, Ayrıca, müvekkili şirketin faaliyet konusu "patent danışmanlık" olup, bu tür bir unvanın kullanımıyla ilgili herhangi bir yanıltma durumunun söz konusu olmayacağı, müvekkili şirketin ticaret unvanındaki "..." ifadesinin hukuken uygun olduğu ve toplumsal düzeni bozucu herhangi bir etki yaratmadığı, bu nedenlerle haksız davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI : İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, " ...Mahkememizce yapılan yargılama, toplanan taraf delilleri, dosya kapsamındaki belgeler ile tüm yargılama dosyası kapsamına göre, yukarıda değinilen hukuksal durum ve somut olayın birlikte değerlendirilmesi sonucunda; davacı yanın davalı şirketin ticaret unvanında yer alan "..." ibaresinin 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu madde 46/3 hükmü kapsamında değerlendirilerek Cumhurbaşkanı kararı olmaksızın kullanılamayacağı yönündeki iddiasının hukuki ve fiili dayanaktan yoksun olduğu, söz konusu kelimenin anılan hüküm kapsamında bulunmadığı, istisnai hükümlerin dar yorumlanması ilkesi gereğince genişletici yoruma tabi tutulamayacağı anlaşıldığından davanın reddine," karar verilmiştir.Bu karara karşı davacı vekili tarafından istinaf başvurusunda bulunulmuştur. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesinin davanın reddine ilişkin değerlendirmelerinin eksik olduğunu, eksik bir lafzi yorum ve değerlendirme yapıldığını, ayrıca kararda lafzi yorumu aşan ve sonucu etkileyecek şekilde ve üstelik hatalı amaçsal yorum yapıldığının da değerlendirildiğini, yerel mahkemenin davalı şirketin faaliyet konusunun patent danışmanlık olduğu ve bu faaliyetin devlet otoritesi ile doğrudan ilişkili olmadığı yönündeki değerlendirmesinin de doğru olmadığını, ticaret unvanı belirlenirken dikkate alınması gereken bir diğer hususun, unvanın gerçeğe uygun olması olduğunu, örneğin, tacirin niteliğine göre, yalan, yanlış veya mesnetsiz bir durumu gösteren unvanların gerçeğe aykırı olarak değerlendirildiğini, davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken eksik ve hukuka aykırı değerlendirmelerle davanın reddine karar verildiğini ve kabulünün mümkün olmadığını, yerel mahkemenin davanın reddi ile müvekkil aleyhine vekalet ücretine hükmetmesi hukuka aykırıdır. davacı aleyhine haksız ve gereksiz yere vekâlet ücretine hükmedildiğini, davanın reddine karar verilecek olsa bile, davanın açılmasına sebebiyet vermeyen davacı müdürlük aleyhine yargılama gideleri ve vekâlet ücretine hükmedilmesinin hukuka aykırı olduğunu beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE : Dava, ticaret sicil müdürlüğünce TTK 33 ve Ticaret Sicil Yönetmeliğinin 36 maddesi gereği yapılan, tescile tabi hususların düzeltilmesi davetine rağmen düzeltme isteminde bulunulmaması nedeniyle ticaret unvanında bulunan "..." sözcüğünün çıkarılması ve resen düzeltilerek tescile karar verilmesi talebidir. İlk derece mahkemesince davanın reddine karar verilmiş karara karşı davacı vekilince istinaf yasa yoluna başvurulmuştur. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde; şirket unvanında yer alan "..." ekinin terkininin gerekip gerekmediği noktasındadır. Ticaret sicili Ticari işletmeye ait belirli bilgilerin tutulmasına ve bu bilgilere ilişkin açıklığın aleniyetin sağlanmasına hiztmet eden resmi bir sicildir. TTK 24-38 maddeleri ve Ticaret sicili yönetmeliğinde düzenlemeler bulunmaktadır. Resmi sicil olduğundan TMK 7 kapsamında aksi ispat olununcya kadar kayıtların doğru olduğu kabul edilir. Tescil edilen hususular kanunlarda veya TSY de aksine bir hüküm bulunmadıkça ilan olunur. Ticari işletmeye ilişkin bilgilerin yer aldığı bir sicil olması sebebiyle tescil edilecek huşular esasen ticaret iştmelerle ilgilidir. (Prf.Dr. Hüseyin Ülgen, Prf.Dr. Mehmet Helvacı, Prf.Dr. Arslan Kaya, Prof. Dr. N.Füsun Nomer Ertan - Ticari İşletme Hukuku Vedat kitapçılık 6. Baskı sayfa 357 vd.) 6102 sayılı TTK'nın 18.maddesi :"(1) Tacir, her türlü borcu için iflasa tabidir; ayrıca kanuna uygun bir ticaret unvanı seçmek, ticari işletmesini ticaret siciline tescil ettirmek ve bu Kanun hükümleri uyarınca gerekli ticari defterleri tutmakla da yükümlüdür." TTK'nın 32.maddesi :"(1) Sicil müdürü tescil için aranan kanuni şartların var olup olmadığını incelemekle yükümlüdür.(2) Tüzel kişilerin tescilinde, özellikle şirket sözleşmesinin, emredici hükümlere aykırı olup olmadığı ve söz konusu sözleşmenin kanunun bulunmasını zorunluluk olarak öngördüğü hükümleri içerip içermediği incelenir. (3) Tescil edilecek hususların gerçeği tam olarak yansıtmaları, üçüncü kişilerde yanlış izlenim yaratacak nitelik taşımamaları ve kamu düzenine aykırı olmamaları şarttır. TTK'nın 33.maddesi:" (1) Tescili zorunlu olup da kanuni şekilde ve süresi içinde tescili istenmemiş olan veya 32 nci maddenin üçüncü fıkrasındaki şartlara uymayan bir hususu haber alan sicil müdürü, ilgilileri, belirleyeceği uygun bir süre içinde kanuni zorunluluklarını yerine getirmeye veya o hususun tescilini gerektiren sebeplerin bulunmadığını ispat etmeye çağırır. (3) Süresi içinde kaçınma sebepleri bildirildiği takdirde, sicilin bulunduğu yerde ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesi, dosya üzerinde inceleme yaparak tescili gerekli olan bir hususun bulunduğu sonucuna varırsa, bunun tescilini sicil müdürüne emreder, aksi takdirde tescil istemini reddeder. Süresi içinde tescil isteminde bulunmayan veya kaçınma sebeplerini bildirmeyen kişinin ikinci fıkradaki cezayla cezalandırılması bu fıkra hükmünün uygulanmasına engel oluşturmaz. TTK'nın 40.maddesi: (1) Her tacir, ticari işletmenin açıldığı günden itibaren onbeş gün içinde, ticari işletmesini ve seçtiği ticaret unvanını, işletme merkezinin bulunduğu yer ticaret siciline tescil ve ilan ettirir. TTK'nın 39.maddesi: (1) Her tacir, ticari işletmesine ilişkin işlemleri, ticaret unvanıyla yapmak ve işletmesiyle ilgili senetlerle diğer belgeleri bu unvan altında imzalamak zorundadır. TTK'nın 43.maddesi: (1) Anonim, limited ve kooperatif şirketler, işletme konusu gösterilmek ve 46 ncı madde hükmü saklı kalmak şartıyla, ticaret unvanlarını serbestçe seçebilirler. TTK'nın 46.maddesi: (1) Tacirin kimliği, işletmesinin genişliği, önemi ve finansal durumu hakkında, üçüncü kişilerde yanlış bir görüşün oluşmasına sebep olacak nitelikte bulunmamak, gerçeğe ve kamu düzenine aykırı olmamak şartıyla; her ticaret unvanına, işletmenin özelliklerini belirten veya unvanda yer alan kişilerin kimliklerini gösteren ya da hayalî adlardan ibaret olan ekler yapılabilir....(3) “Türk”, “Türkiye”, “Cumhuriyet” ve “Millî” kelimeleri bir ticaret unvanına ancak Cumhurbaşkanı kararıyla konabilir.Ticaret sicili Yönetmeliği 36. Maddesi :" (1) Tescil edilmesi gereken bir olgunun ilgilisi tarafından tescil ettirilmediğini haber alan müdürlük, tescil başvurusunda bulunmakla yükümlü kişileri, otuz gün içinde tescil başvurusunda bulunmaya veya tescili gerektiren sebeplerin bulunmadığını ispat etmeye çağırır. Bu davette, kanuni dayanaklar gösterilmek suretiyle davetin gerekçesi, tescili gereken belgeler ve tescil yükümlülüğünün yerine getirilmemesinin yaptırımları belirtilir.(2) Birinci fıkra gereğince yapılan çağrı üzerine, süresi içinde tescil isteminde bulunulmaması veya kaçınma sebepleri bildirilmiş olmasına rağmen kaçınma sebeplerinin yeterli görülmemesi halinde müdürlük, durumu sicilin bulunduğu yerdeki ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine bildirir. Mahkemenin tescile hükmetmesi halinde olgu resen tescil edilir. (4) Üçüncü fıkra gereğince idari para cezası verilmesine rağmen, kanuni süre içerisinde tescil isteminde bulunmamakta ısrar edilmesi halinde, müdürlük durumu sicilin bulunduğu yerdeki ticari davalara bakmakla görevli asliye ticaret mahkemesine bildirir. Mahkemenin tescile hükmetmesi halinde olgu resen tescil edilir."şeklinde düzenlenmiştir.Limited şirketlerde ticaret unvanının çekirdek kısmı şirketin faaliyet konusunu gösteren bir ibare ile "limited şirketi" ibaresinden oluşur. İsteğe bağlı ek alabileceği gibi şube eki, tasfiye eki ve Türkiye'de daha önce tescil edilmiş bir unvan var ise ondan ayırt etmeyi sağlamak üzere zorunlu olarak ek alır. Zorunlu bir durum yoksa çekirdek kısmı bulunması yeterlidir. Tüm bu mevzuat birlikte değerlendirildiğinde davalının kanuna uygun bir ticaret unvanı seçmek ve kullanmak zorunda olduğu, unvanın tescile tabi olduğu, davalının "..." olan unvanının çekirdek kısmının konusunu gösteren "patent danışmanlık ve limited şirketi" olduğu anlaşılmaktadır. Türk patent ve marka kurumunun TTK 51 maddesi hükmünce yaptığı ihbar ve eki ile ticaret bakanlığı yazısı ve ticaret sicili müdürlüğünün istinaf aşamasında sunmuş olduğu davalının ticaret unvanının kullanım şekline dair evraklar incelendiğinde; ticaret unvanının kullanımı cumhurbaşkanının iznine tabi olan "..." kelimesini çağrıştıracak bir kelime olduğu, davalı tarafça da fiilen aynen "..." olarak ticari hayatında kullanıldığı, cevap dilekçesindeki savunmasında unvanında "..." eki olmasına rağmen "milim" kelimesinden hareketle savunmalarda bulunduğu, bu haliyle unvanın 3. Kişilerde sanki davalının ... bir şirketmiş algısına yaratacak şekilde izlenim uyandırdığı, bu haliyle bu unvanın TTK 32/3 maddesine aykırı olduğu anlaşılmakla davanın kabulüne karar verilmesi gerekirken reddine karar verilmesi isabetli olmamıştır. HMK'nın 355. Maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; Mahkemece davanın reddine karar verilmesi isabetli görülmemiş ve bu nedenle davacı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasına, yeniden yargılama yapılmasına gerek bulunmadığından Dairemizce esas hakkında yeniden karar verilmek suretiyle davanın kabulüne dair aşağıdaki şekilde hüküm tesis edilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davacı vekilinin istinaf başvurusunun KABULÜ İLE; istinaf incelemesine konu İlk Derece Mahkemesi kararının HMK'nın 353(1)b-2 maddesi uyarınca KALDIRILMASINA,1-Davanın kabulü ile İstanbul Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün ... sicil numarasında kayıtlı "..." unvanındaki "..." ibaresinin ticaret sicili kayıtlarından terkinine ve ticaret sicili gazetesinde ilanına, 2-Harç peşin alındığından yeniden harç alınmasına yer olmadığına,3-Davacı tarafın yargılama sırasında yapmış olduğu 872,50 TL posta masrafının davalı taraftan alınarak davacı tarafa verilmesine,4-Davacı taraf yargılama sırasında kendini vekille temsil ettirdiğinden hüküm tarihinde yürürlükte bulunan A.A.Ü.T. uyarınca 45.000,00 TL avukatlık ücretinin davalıdan alınarak davacı tarafa verilmesine, 5--Karar kesinleştiğinde kullanılmayan gider ve delil avansının HMK 333 .maddesi ve Gider Avansı Tarifesinin 5. maddesi uyarınca yatırana resen iadesine 6-Kanun yolu yargılaması yönünden harç ve yargılama masrafları;a-İstinaf yoluna başvuran davacı tasfiye memuru vekili tarafından yatırılan istinaf karar harcının talep halinde ilk derece mahkemesince iadesine,b-Davacı vekili tarafından istinaf aşamasında sarfedilen, 1.683,10 TL istinaf başvuru harcı, 255,00 TL posta tebligat gideri olmak üzere; toplam 1.938,10 TL istinaf yargılama giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine,7-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine,Dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi. 11/12/2025