11. Hukuk Dairesi 2012/5046 E. , 2013/5696 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28.06.2011 tarih ve 2008/707-2011/354 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ ...,620 TL'nin altında bulunduğundan HUMK'nın 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatı
**11. Hukuk Dairesi 2012/5046 E. , 2013/5696 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :TİCARET MAHKEMESİ Taraflar arasında görülen davada ... 7. Asliye Ticaret Mahkemesi’nce verilen 28.06.2011 tarih ve 2008/707-2011/354 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davacılar vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava konusu meblağ ...,620 TL'nin altında bulunduğundan HUMK'nın 3156 sayılı Kanunla değişik 438. maddesi gereğince duruşma isteğinin reddiyle tetkikatın evrak üzerinde yapılmasına karar verildikten sonra dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacılar vekili, müvekkillerinden ... adına dedesi ... tarafından 02/02/1979 tarihinde İş Bankası ... Şubesi'nde 867,50 TL'lik mevduat hesabı açıldığını, bu hesaba birçok kez para yatırıldığını, diğer müvekkili ... adına ise yine dedesi ...'nın 03/.../1979 tarihinde aynı bankada ....500 TL'lik mevduat hesabı açıldığını ve yine bu hesaba da birçok kez para yatırıldığını, açılan hesaplar ve yatırılan paralardan müvekkillerinin 27/06/2008 tarihinde bilgi sahibi olduklarını ileri sürerek her bir müvekkili yönünden ayrı ayrı 6.500 TL'nin hesabın açıldığı tarihten faizi ile birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, ibraz edilen hesap cüzdanı fotokopilerine göre hesapların "küçük cari hesap" adı altında açıldığını, bu hesaptan para çekme yetkisinin veli veya vasiye ait olduğunu, üçüncü kişilerin reşit olduktan sonra para çekme koşulu ile de küçük adına hesap açabileceklerini, son işlemin 30/03/1981 olmasına göre ... yıllık zamanaşımı süresinin dolduğunu savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, iddia, savunma ve tüm dosya kapsamına göre, davacıların hesaplarındaki son işlem tarihinin 1981 olmasına göre 1991 yılında yürürlükte olan 3812 sayılı Yasa'ya göre ... yıllık sürenin dolduğu gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Kararı davacılar vekili temyiz etmiştir. Dava, davalı bankanın ... Şubesi’nde 1979 yılında davacılar adına açılan mevduat hesaplarında bulunan paranın davalıdan tahsili istemine ilişkindir. Davalı vekili davanın zamanaşımına uğradığını savunmuştur. Bankalar Kanunu’nun .../.... maddesi uyarınca davacının mevduat hesabındaki parayı talep etme hakkı sınırlandırılamaz. Öte yandan, usulünce düzenlenmiş ve yetkilisinin imzasını taşıyan hesap cüzdanı, müşterinin banka nezdindeki mevduatını kanıtlayıcı bir belgedir. Banka, hesap cüzdanındaki mevduat miktarınca müşteriye karşı borçlu olup, bunu kanun ve sözleşme hükümlerine göre, geri ödemekle yükümlüdür. Somut olayda bankaca davacıların mevduatında bu miktar paranın bulunmadığı veya hesap cüzdanının sahteliği ileri sürülmemiştir. Davacılar adına hesabın açıldığı tarihten sonra yürürlüğe giren ve bu süreçte yürürlükte bulunan 3182 sayılı Bankalar Kanunun 36. maddesinde, her türlü mevduat son talep, işlem veya mudiin herhangi bir şekilde yazılı talimatı tarihinden başlayarak ... yıl geçtiği halde, sahipleri tarafından aranmamış olan mevduatları, sahiplerinin mevcut adreslerine bir mektupla bildirildikten sonra, bu sürenin bitimini izleyen takvim yılı başından itibaren 6 ay içerisinde bankalarca sahiplerinin isim, kimlik adresleri gösterilmek suretiyle düzenlenecek bir cetvel ile Merkez Bankası’na devredileceği; aynı fıkranın .... bendinde ise, tutar ve değeri 1.500.000 TL’yi aşanların, Resmi Gazete ile ilan edileceği, bu ilandan itibaren 1 yıl içinde sahip veya mirasçıları tarafından aranmayan mevduat, emanet ve alacaklarının bu sürenin bitiminde Tasarruf Mevduat Sigorta Fonu’na gelir kaydedileceği öngörülmüştür. Bu hüküm, davanın açıldığı tarihte yürürlükte bulunan 4491 Sayılı Bankalar Kanunu'nun .../4 maddesiyle değiştirilmiş, adı geçen madde uyarınca Bankacılık Düzenleme ve Denetleme Kurumu tarafından 27.06.2001 günlü Resmi Gazetede yayınlanarak yürürlüğe konulan Bankalar Kuruluş ve Faaliyetleri Hakkındaki Yönetmeliğin 35. maddesinde, hak sahiplerinin uyarılmasının iadeli taahhütlü bir mektupla yapılması hüküm altına alınmış, 1 yıllık süre ise ... aya indirilmiştir. Açıklanan yasa hükümleri karşısında bankalarda bulunan mevduat ve bu cümleden sayılan emanet ve alacakların ... yıl sonra zamanaşımına uğraması, bankaca gerçekleştirilecek ilan tebligatının yapılması koşuluna bağlıdır. Başka bir anlatımla, sahipleri hakkında bu yönde uygulama yapılmadan banka nezdindeki hakları ve alacakları kendiliğinden zamanaşımına uğramaz. Esasen Dairemizin uygulamaları da bu yöndedir. O halde, mahkemece yukarıdaki açıklamalar doğrultusunda araştırma yapılarak davacıların taleplerinin zamanaşımına uğrayıp uğramadığının tespiti ile sonucuna göre bir karar verilmesi gerekirken, yazılı şekilde hüküm tesisi yerinde görülmediğinden kararın bu nedenle davacılar yararına bozulması gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle davacılar vekilinin temyiz itirazlarının kabulü ile kararın davacılar yararına BOZULMASINA, ödedikleri temyiz peşin harcın istekleri halinde temyiz eden davacılara iadesine, ....03.2013 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.