T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:13/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:14/10/2022 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:13/03/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendiri…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:13/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:14/10/2022 DAVANIN KONUSU:İtirazın İptali GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:13/03/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkili banka ile dava dışı ... İnşaat ve Sanayi A.Ş. arasında 28/11/2011 ve 17/09/2012 tarihli Genel Kredi Sözleşmeleri düzenlendiğini, sözleşmelere davalılar ..., ... ve ...'ın müşterek borçlu müteselsil kefil sıfatı ile imzaladıklarını, şirkete müvekkili banka tarafından kredi açıldığını ve kullandırıldığını, davalının sözleşmeleri, sözleşmelerde yazılı bulunan kefalet limiti dahilinde, müşterek borçlu müteselsil kefil/bağımsız müteselsil kefil sıfatıyla imzaladığını, adı geçen şirket ile banka arasında kurulacak cari kredi ilişkisinden dava dışı şirketin doğmuş ve doğacak borçlarına şahsi teminat verdiklerini, kullandırılan kredinin geri ödemelerinin aksaması ve yapılan borç ödeme protokolüne de uyulmaması nedeniyle kredi hesabı kat edildiğini, Antalya 6. Noterliği’nin 06/02/2014 tarihli, ... yevmiye numaralı ihtarnamesi gönderildiğini, ihtarnamede yazılı hesap özetinde gösterilen borcun, ödeme gününe kadar işleyecek temerrüt faizi, BSMV'si, komisyon ve masrafları ile birlikte ödenmesinin, aksi halde haklarında yasal yollara başvurulacağı hususları dava dışı borçlu şirkete, davalıya ihtar olunduğunu, ihtarnameye karşı davalılardan ... ... A.Ş. tarafından kredi hesabının kat edilmesi için gerekli koşulların oluşmadığı ve ihtarname ekindeki hesap özetinde gösterilen borcun gerçeğe uygun olmadığı yönünde itirazda bulunulduğunu, ihtarnamelere rağmen borcun ödenmemesi üzerine, müvekkili banka alacağının tahsilini teminen dava dışı asıl borçlu şirket ve ipotek borçluları aleyhine Antalya 3. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile ipoteğin paraya çevrilmesi yolu ile davalılar aleyhine de Antalya 3. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyası ile haciz yoluyla tahsilde tekerrür olmamak üzere icra takiplerine başlandığını, davalı vekili aracılığıyla müvekkili bankaya hiçbir borçlarının bulunmadığını ileri sürerek, tüm borca ve ferilerine itiraz edildiğini, itirazların yasal süresinde yapılmış olması nedeni ile icra müdürlüğünce de takibin durdurulmasına karar verildiğini, davalıların itirazlarının haksız ve hukuki dayanaktan yoksun olduğunu, alacağın tahsilini geciktirme ve icra takibini semeresiz bırakma amacına yönelik olduğunu, davalıların takip dosyası içinde mevcut genel kredi sözleşmelerinde imzalarının bulunduğunu, takip öncesinde de kendilerine borçları ve sorumlulukları ile ilgili ihtarat yapıldığını beyan ederek, davalıların icra takibini semeresiz bırakmaya yönelik, haksız ve dayanaksız itirazlarının iptaline, takibin devamına, % 20'den aşağı olmamak üzere icra inkar tazminatına karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, davacı banka tarafından alacaklı olduğu cihetiyle müvekkili şirket hakkında icra takibine girişildiğini, süresinde yapılan itiraz ile takibin durduğunu, davacı bankanın kredi sözleşmesine taraf olan dava dışı şirketten ... İnşaat ve San. A.Ş.’den herhangi bir alacağı bulunmadığını, davanın reddi gerektiğini, davalıların asıl borçlu statüsünde olmadığını, dava dışı şirket tarafından kullanılan krediye kefil olduklarını, davacı bankanın kefile karşı takibe girişirken gerekli aşamaları kat edip etmediğinin incelenmesi gerektiğini, asıl borçluya başvurulmadan borcun kefilden tahsil edilmesinin usul, yasa ve hakkaniyete uygun olmadığını, müvekkili şirkete gönderilen ihtarnameye süresi içerisinde itiraz edildiğini, taraflar arasında imzalanan sözleşme uyarınca faiz oranının %54 olduğunu belirttiği, talep edilen faiz oranının açıkca fahiş olduğunu, taraflar arasında ilişki ticari olduğunu, reeskont avans faiz oranına göre faiz hesabı yapılması gerekirken, davacı banka tarafından talep edilen faiz oranı fahiş olduğundan, faiz miktarını da kabul etmediklerini belirterek, davacının haksız ve mesnetsiz davasının reddine, kötüniyetli olarak takibe girişen banka aleyhine kötüniyet tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"... Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin ... Esas sayılı dosyasının incelenmesinden; davacı ... ve ... İnşaat Sanayi Ticaret A.Ş. tarafından açılmış iflas erteleme davası olduğu, yargılama sonunda iflas erteleme taleplerinin reddine ve davacı şirketlerin iflasına karar verildiği anlaşılmış, dosya davalılarından ... hakkındaki dava bu dosyadan tefrik edilerek mahkememizin başka bir esasına kaydedilerek yargılamaya devam olunmuştur. ... Dava sırasında davalı şirket iflas etmiş, davacı alacağı sıra cetveline nizalı olarak kaydedilmiş, iflas dosyasında ikinci alacaklılar toplantısı yapılmış, iflas idare memurları bildirilerek onların katılımı ile yargılamaya devam olunmuştur. Davalı şirketin kefaletinin yasaya uygun ve geçerli olduğu, kredinin geri ödemesinde temerrüde düşüldüğü, banka tarafından kredi hesabının kat edilerek asıl borçlu ve kefillere kat ihtarının tebliğ edildiği, buna rağmen borç ödenmeyince asıl borçlu şirket ve kefiller hakkında icra takibine geçildiği, takipten sonra davadan önce ve davadan sonra tahsilatların devam ettiği, takip tarihi itibariyle davacı banka tarafından davalı kefilin temerrüdü nedeniyle talep edebileceği asıl alacak tutarının 12.899.512,58 TL olduğu, bunun temerrüt tarihine kadar işlemiş akdi faiz tutarının 15.049,44 TL olduğu, temerrüt tarihinden takip tarihine kadar işlemiş temerrüt faizi tutarının 218.216,76 TL, gider vergisinin 11.663,32 TL, ihtar masrafının 632,37 TL olduğu, takipten önce 141.432,55 TL kısmi tahsilat yapıldığı, takip tarihinden sonra ise 47.679,79 TL kısmi ödeme yapıldığı, takip tarihi itibariyle talep edilebilir toplam alacak tutarının 12.955.962,13 TL olduğu, dava tarihinden sonrada kısmi tahsilatların yapıldığı anlaşılmakla, davanın kısmen kabulü ile; davalı müflis ...'nin Antalya 3. İcra Müdürlüğü'nün ... Esas sayılı dosyasına yönelik itirazının kısmen iptaline, takibin 12.899.512,58 TL asıl alacak, 15.049,44 TL işlemiş akdi faiz, 218.216,76 TL işlemiş temerrüt faizi, 11.663,32 TL gider vergisi, 632,37 TL ihtar masrafı, -141.432,55 TL kısmi tahsilat -47.679,79 TL takip sonrası kısmi ödeme olmak üzere toplam 12.955.962,13 TL alacak üzerinden ve 13/05/2014 tarihinden itibaren yıllık %22,50 oranında temerrüt faizi ve faizin %5'i gider vergisi uygulanmak ve tahsilde tekerrüre yol açmamak kaydıyla devamına, fazlaya ilişkin talebin reddine, dava tarihinden sonra yapılan tahsilatların infaz aşamasında nazara alınmasına, haksız itiraz edilen 12.899.512,58 TL asıl alacağın takdiren %20'si oranında icra inkar tazminatının davalıdan alınarak davacıya verilmesine" karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davacı vekili ve davalı müflis şirket adına iflas idare memuru istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; davalı şirketin iflasına karar verildiğini, iflas tarihine kadar olan alacaklarının hesap edilip kayıt kabul olarak hüküm kurulması gerektiğini, tefrik edilen dosyada alınan raporlar ile işbu davada alınan raporlar arasında çelişki bulunduğunu, nihai rapor alınmadan, çelişkiler giderilmeden karar verilmesini hatalı olduğunu beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİNİN 29/11/2022 TARİHLİ EK KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince;"... Mahkememizin ... Esas, ... Karar sayılı 14/10/2022 tarihli kararı iflas idare memuru Av. ... tarafından 15/11/2022 tarihinde istinaf edildiği, iflas idare memuruna 221.174,74 TL istinaf karar harcını (nispi), tamamlaması için 15/11/2022 tarihli muhtıranın 20/11/2022 tarihinde tebliğ edildiği, iflas idare memurunun süresi içinde istinaf karar harcını(nispi) yatırmadığı ve sürenin 28/11/2022 günü mesai bitiminde dolduğu anlaşıldığından mahkememiz kararının iflas idare memuru Av. ... tarafından istinaf edilmemiş sayılmasına" karar verilmiştir. Ek Karara karşı, davalı müflis şirket adına iflas idare memuru istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı müflis şirket adına iflas idare memuru istinaf dilekçesinde özetle; davanın kayıt kabul davası olduğunu, kayıt kabul davası olduğu için maktu harç ve maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerektiğini, 04/01/2017 tarihi itibariyle bir alacak borç hesaplaması yapılması gerektiğini, alacağın likit olmadığını, icra inkar tazminatına hükmedilmesinin usul ve yasaya aykırı olduğunu, kefalet limitleri dikkate alınarak karar verilmesi gerektiğini, 19/10/2015 tarihi itibariyle tahsilat yapıldığı belirtildiğinden iflas tarihi itibariyle hesap ekstreleri celp edilip bu hususta bir karar verilmesi gerektiğini beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, yargılama sırasında davalının iflası ile kayıt kabul davasına dönüşmüştür. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Dava devam ederken davalının iflasına karar verilmiştir. İİK'nın 194. maddesi uyarınca ikinci alacaklılar toplantısına kadar açılan tüm davalar durur, 2. alacaklılar toplantısında belirtilen alacak miktarının iflas masasına kabul edilmesi halinde dava konusuz kalacağından, karar verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi, alacağın masaya kabul edilmemesi halinde ise davaya kayıt kabul davası olarak devam edilmesi gerekmektedir. Somut olayda ise ikinci alacaklılar toplantısının yapıldığı, dava konusu alacak hakkında kabul kararı verilmediği anlaşılmaktadır. Mahkemece ise yukarıda yazılı şekilde karar verildiği anlaşılmıştır. Davalı iflas idare memuru 15/11/2022 tarihinde istinaf dilekçesi sunmuş ve aynı tarihte maktu istinaf karar harcını ve başvuru harcını yatırmıştır. Mahkemece istinaf karar harcının nispi olduğu gerekçesi ile davalı iflas idare memuruna eksik istinaf karar harcını yatırması için muhtıra çıkartılmış, belirtilen süre içerisinde eksik harcın yatırılmadığı gerekçesi ile 29/11/2022 tarihinde mahkemece ek karar ile kararın istinaf edilmemiş sayılmasına karar verilmiştir. Bu defa davalı iflas idare memuru tarafından yeniden maktu istinaf karar harcı yatırılarak ek karar ve asıl karar istinaf edilmiştir. Kayıt kabul davaları İİK'nın 235. maddesinde düzenlenmiş olup maktu harca tabi davalardır. Dolayısı ile davalı iflas idare memuru tarafından süresi içerisinde istinaf dilekçesi sunularak, maktu istinaf karar harcı ve başvuru harcı yatırılmasına rağmen 29/11/2022 tarihli ek karar ile eksik harcın yatırılmadığı gerekçesi ile kararın istinaf edilmemiş sayılmasına karar verilmesi hatalı olmuştur. Ek karara yapılan istinaf başvurusunun esastan kabulüne karar verilmiştir. Esas yönünden yapılan incelemede, kayıt kabul davaları alacağın iflas masasına kaydı istemine ilişkin olup, belirli bir miktar alacağın tahsiline yönelik olmadığından, alacağın iflas masasına kaydına karar vermekle yetinilir. Kaldı ki iflasın açılması ile birlikte takipler de düşer. Mahkemece ise bu hususa aykırı olarak "itirazın kısmen iptaline karar verilmesi, hüküm altına alınan alacağın % 20si oranında icra inkar tazminatına hükmedilmesi" hatalı olmuştur. Mahkemece yapılması gereken; takip tarihi itibari ile davacının talep edebileceği alacak belirlenip, ardından bu tutarın iflas tarihinde ulaştığı değerin faizi ile birlikte tespit edip, kefalet limitinin gözetilerek, yapılan ödemelerin mahsup edilerek, bu tutarın masaya kayıt ve kabulüne karar vermekten ibarettir. Yine kayıt kabul davalarında maktu harç alınması ve maktu vekalet ücretine hükmedilmesi gerekir. Harç konusu kamu düzeni ile ilgili olduğundan mahkemece re'sen gözetilmesi gerekmektedir. Mahkemece ise bu esaslara aykırı olarak nispi harca ve nispi vekalet ücretine hükmedilmesi hatalı olup, davalı iflas idare memurunun bu yöndeki istinaf itirazı da yerinde görülmüştür. İtirazın iptali davası kayıt kabul davasına dönüştüğünde ise; iflasın açılması ile takipler düşeceğinden icra inkar tazminatına hükmedilemez. Mahkemece bu hususlar gözetilmeden icra inkar tazminatına hükmedilmesi de hatalı olmuştur. Yine önceki raporlarla oluşan çelişkiyi gidermek amacıyla ek rapor alınmadan karar verilmesi de hatalıdır. Ayrıca; 06/08/2015 tarih, 29437 sayılı Resmi Gazete'de yayımlanan Bölge Adliye ve Adlî Yargı İlk Derece Mahkemeleri İle Cumhuriyet Başsavcılıkları İdarî ve Yazı İşleri Hizmetlerinin Yürütülmesine Dair Yönetmeliğin 169. maddesinde; "(1)Mahkemelerde bir yazı işleri müdürü, yeterli sayıda zabıt kâtibi, memur, mübaşir, hizmetli ve diğer görevliler bulunur.(2) Yazı işleri hizmetleri ilgisine göre mahkeme başkanı veya hâkiminin denetimi altında, ilgili yazı işleri müdürü ve onun yönetiminde zabıt kâtibi, memur, mübaşir, hizmetli ve diğer görevliler tarafından yürütülür...(4) Zabıt kâtibinin görev ve sorumlulukları şunlardır:ç) Yargılaması devam eden dosyaları düzenli ve eksiksiz bir şekilde muhafaza etmek.ğ) Dizi pusulası düzenlemek."Aynı Yönetmeliğin 203. maddesi uyarınca; "(1) Dava dosyasının fiziksel olarak diğer bir mahkeme veya mercie gönderilmesi gerektiğinde, zabıt kâtibince dosya içerisindeki her türlü belgeyi gösteren bir dizi listesi yapılır ve altı imzalanır. Gönderilen dosyanın son duruşma tutanağının bir örneği ile dizi listesinin bir sureti alınarak geçici bir dosya açılır". düzenlemesi yer almaktadır. Diğer yandan, 6100 sayılı HMK'nın 30. maddesinde; hakimin, yargılamanın makul süre içinde ve düzenli bir biçimde yürütülmesini ve gereksiz gider yapılmamasını sağlamakla yükümlü olduğu hüküm altına alınmıştır. Bu hükümlerden anlaşılacağı üzere; dava dosyasının belirli bir düzen içerisinde oluşturulması, yargılama devam ederken dosya düzeninin korunması gerekir. Bu görev zabıt katibi ile yazı işleri müdürünün olduğu gibi hakimin de bu düzenin sağlanması konusunda denetim ve gözetim görevi bulunmaktadır. Dava dosyasının düzenli olması; dosyadaki belgelerin belirli bir sıra içerisinde olmasını, aynı cins ve mahiyetteki belgelerin bir arada olmasını, davanın esasına etki etmeyen belgeler ile delil gibi esasa etkili belgelerin birbirinden ayrı yerde tutulmasını gerektirir. Dosyanın düzenli olması, dava, cevap, itiraz ve beyan dilekçeleri, deliller, duruşma zabıtları ve ara kararlar ile kararın, istenildiğinde kolayca bulunmasını, kaybolmalarının engellenmesini ve taraflar ile hakimin dosyayı emek ve zaman kaybı yaşamadan incelemesini sağlayacaktır. Eldeki dava dosyasının incelenmesinde, yargılama sırasında tefrik öncesi dosyaya gelen bilirkişi raporlarının, bilirkişi raporlarına beyanların dosyaya konulmadığı, dava dilekçesinin dahi gelişi güzel şekilde dosya arasına takıldığı anlaşılmaktadır. Dosya, ne yargı yolu denetimi yapacak makamlar ne de uyuşmazlığın tarafları açısından denetime elverişlidir. O halde Mahkemece yapılacak iş; muhakemenin icrasına yönelik genel ve emredici düzenlemeler dikkate alınarak, muhakemenin düzenli ve tertipli bir şekilde yürütülüp, bu şekilde dava dosyasını oluşturmaktır. Ayrıca Uyap üzerinden verilen müzekkere cevaplarının, bilirkişi raporlarının, tefrik öncesi tüm evrakların dosyaya fiziki olarak da takılmasına özen gösterilmeli, duruşma tutanakları sıralı şekilde dosyaya takılmalı, dosyadaki belgeler istinaf incelemesine gönderilirken ayrıntılı olarak dizi pusulasına bağlanılmalıdır. Sonuç olarak,taraf vekillerinin istinaf başvurularının esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davacı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 2-Davalı iflas idare memurluğunun ilk derece mahkemesinin 29/11/2022 tarihli ve 14/10/2022 tarihli kararlarına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince Antalya 2. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 29/11/2022 ve 14/10/2022 tarihli ve ... Esas - ... Karar sayılı kararlarının KALDIRILMASINA, 4-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 5-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harçlarının ilk derece mahkemesince talepleri halinde taraflara İADESİNE, 6-Taraflarca yapılan istinaf yargılama giderlerinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA, 7-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 8-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE, 9-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi. ...