12. Hukuk Dairesi 2014/17463 E. , 2014/20650 K. MAHKEMESİ : İstanbul 24. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 18/03/2014 NUMARASI : 2014/34-2014/334 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülü…
**12. Hukuk Dairesi 2014/17463 E. , 2014/20650 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : İstanbul 24. İcra Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 18/03/2014 NUMARASI : 2014/34-2014/334 Yukarıda tarih ve numarası yazılı mahkeme kararının müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya mahallinden daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Kambiyo senetlerine özgü haciz yoluyla başlatılan takipte borçlu, usulsüz tebligat şikayeti ile birlikte imzaya itirazda bulunmuş, mahkemece tebligat usulüne uygun kabul edilerek imzaya itirazın da bu nedenle süreden reddine karar verilmiştir. Tebligat Kanunu ve Tebligat Yönetmeliği, tebliğ belgesindeki işlemin aksinin iddia edilmesi halinde bunun tahkik şeklini ve yöntemini göstermemiştir. Hakim, her somut olayın özelliğini, cereyan şeklini, gerçekleşen maddi olguları en ufak ayrıntılarına kadar gözönünde bulundurup iddiayı tahkik etmelidir. HGK'nun 07.04.1982 tarih ve 1377-337 sayılı kararında da benimsendiği üzere, tebligat parçasında yazılı olan hususun aksi her türlü delille ispatlanabilir. Somut olayda borçlu İ.. B.. vekili, şikayet dilekçesinde tebliğ yapılan borçlunun oğlu N. B. ile borçlunun aynı evde ikamet etmediği, baba - oğul arasında husumet bulunduğu, borçlu tarafından oğlu N. hakkında C.Savcılığı’na suç duyurusunda bulunulduğu, soruşturmanın devam ettiği iddiasında bulunmuş, delil olarak savcılık dosyası ile nüfus ve muhtarlık kayıtlarına dayanmıştır. O halde mahkemece, borçlunun iddiaları hakkında usulünce araştırma ve inceleme yapılmak suretiyle oluşacak sonuca göre hüküm tesis edilmesi gerekirken yazılı şekilde tebliğ memuru ile davacı arasında husumet bulunduğu iddia ve ispat edilmediği gerekçesiyle şikayetin reddine karar verilmesi isabetsizdir. SONUÇ : Borçlunun temyiz itirazlarının kabulü ile mahkeme kararının yukarıda yazılı nedenlerle İİK 366 ve HUMK’nun 428. maddeleri uyarınca (BOZULMASINA), peşin alınan harcın istek halinde iadesine, ilamın tebliğinden itibaren 10 gün içinde karar düzeltme yolu açık olmak üzere, 09/09/2014 gününde oybirliğiyle karar verildi.