T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/294 Esas KARAR NO : 2025/1034 DAVA : Sözleşmenin İptali İstemli DAVA TARİHİ : 24/03/2025 KARAR TARİHİ : 24/10/2025 15/05/2025 tarihli ara kararı uyarınca işlemden kaldırılmasına karar verilen dava dosyasında, 25/03/2025 tarihli tensip tutanağının 9.maddesine konu ara kararı uyarınca üç aylık süre içinde eksik peşin harcın yatırılmadığı görülmekle dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; DAVA: Davacı vekili, dava dil…
T.C. İZMİR 7. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ ESAS NO : 2025/294 Esas KARAR NO : 2025/1034 DAVA : Sözleşmenin İptali İstemli DAVA TARİHİ : 24/03/2025 KARAR TARİHİ : 24/10/2025 15/05/2025 tarihli ara kararı uyarınca işlemden kaldırılmasına karar verilen dava dosyasında, 25/03/2025 tarihli tensip tutanağının 9.maddesine konu ara kararı uyarınca üç aylık süre içinde eksik peşin harcın yatırılmadığı görülmekle dava dosyası üzerinde yapılan inceleme sonunda; DAVA: Davacı vekili, dava dilekçesinde; taraflar arasında 21.11.2022 tarihinde Tedarik ve Satın Alma Sözleşmesi başlıklı bir sözleşme akdedildiğini, davalı yan tarafından İzmir.. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin...esas sayılı dosyasında bu sözleşmeye binaen dava açıldığını, müvekkili tarafından yapılan inceleme neticesinde sözleşmedeki imzanın müvekkili şirket yetkilisine ait olmadığının tespit edildiğini, sözleşmenin yetkili kişi tarafından imzalanmadığı gibi, davalı taraf adına imzalayan kişinin de şirketi temsil yetkisinin bulunmadığının sonradan tespit edildiğini, bu tespitlerden sonra davalı yana bu hususların bildirilmiş olup, davalı tarafından İzmir... Asliye Ticaret Mahkemesi'nin... esas sayılı dosyaya feragat dilekçesi gönderildiğini ve geçersiz sözleşmeye dayanılarak açılan davanın feragat nedeniyle reddedildiğini, TBK'nun 12. maddesi uyarınca, bir sözleşmenin geçerli olabilmesi için tarafların iradelerinin hukuka uygun şekilde birleşmesi gerektiğini, sözleşmede, borç altına giren tarafın imzasının bulunmamasının, sözleşmeyi başlangıçtan itibaren geçersiz kılacağını, imzanın geçerlilik şartı olarak kabul edildiğini, somut olayda, sözleşmede müvekkili şirket adına yetkili bir temsilcinin imzasının bulunmadığını, davalı şirket adına imzalayan kişinin de şirketi temsil etme yetkisinin olmadığının açıkça görüldüğünü, TTK'nun 371. ve 373. maddeleri uyarınca, bir sermaye şirketini temsile yetkili olmayan kişilerin yaptığı işlemlerin şirketi bağlamayacağını, bu nedenle sözleşmenin baştan itibaren hükümsüz olduğunu, sözleşmelerin geçerliliği için tarafların iradesinin hukuka uygun şekilde birleşmesi gerektiği gibi, özellikle belirli şekil şartlarının da sağlanması gerektiğini, TBK'nun 14. ve 15. maddeleri gereği sözleşmenin imza eksikliği sebebiyle şeklen de geçerli olduğunun söylenemeyeceğini, yetkisiz temsil halinde, temsil edilenin icazet vermediği sürece yapılan işlemin baştan itibaren hükümsüz olduğunu, TBK'nun 46. maddesi gereğince geçersiz bir hukuki işlemin hüküm ve sonuç doğurmayacağını, sözleşmeye müvekkili tarafından sonradan icazet verilmediğinden hükümsüzlük halinin kesinleştiğini, sözleşmenin geçersizliğinin tespitinin, müvekkili açısından büyük hukuki önem arz ettiğini, çünkü geçerli olmayan bir sözleşmeye dayanarak müvekkiline hukuki ya da mali sorumluluk yüklenmesi riskinin bulunmadığını, geçersiz bir sözleşmeden doğan yükümlülüklerin ortadan kaldırılması için mahkeme kararıyla bu hususun tespitinin gerektiğini bildirmiş, taraflar arasında 21.11.2022 tarihinde imzalanan sözleşmenin imza eksikliği ve yetkisiz temsil nedeniyle baştan itibaren geçersiz olduğunun tespitine ve iptaline, sözleşmenin müvekkili şirket açısından herhangi bir hüküm doğurmayacağının mahkeme kararıyla tespit edilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. SAVUNMA: Davalı vekili cevap dilekçesinde; 21.11.2022 tarihli Tedarik ve Satın Alma Sözleşmesi başlıklı belgenin, müvekkili şirket yetkilileri tarafından imzalanmadığının ve söz konusu belgeye konu irade beyanının müvekkili şirketi bağlayacak şekilde oluşmadığının kendilerince yapılan incelemeler sonucu açıkça anlaşıldığını, davacı tarafın da belirttiği üzere, sözleşmede müvekkili şirketi temsile yetkili herhangi bir kişinin imzasının bulunmadığı gibi, diğer taraf adına imza atan kişinin de şirketi temsile yasal yetkisi bulunmadığını, bu hususun kendilerince kabul edilmekte olup, sözleşmenin baştan itibaren geçersiz olduğu hususunda davacı ile aralarında ihtilaf bulunmadığını, TBK'nun 12, 14, 15 ve 46. maddeleri ile TTK'nun 371 ve 373. maddeleri gereği geçersiz bir sözleşmeye hukuki sonuç bağlanamayacağını ve müvekkilini temsil yetkisi bulunmayan kişilerce imzalanan sözleşmelerin müvekkilini bağlamayacağının sabit olduğunu, davacının taleplerinin kendilerince kabul edildiğini, 21.11.2022 tarihli sözleşmenin geçersizliğinin tespiti ve iptali yönündeki talebin yerinde olduğu kanaatinde olduklarını bildirmiş, 21.11.2022 tarihli Tedarik ve Satın Alma Sözleşmesi başlıklı belgenin geçersizliğinin tespitine ve iptaline karar verilmesini talep etmiştir. İNCELEME VE GEREKÇE: Dava; davaya konu 21.11.2022 tarihli Tedarik ve Satın Alma Sözleşmesi başlıklı belgenin taraf şirketlerin yetkilileri tarafından imza edilmemiş olması ve yetkisiz temsil sebepleri ile geçersiz olduğu iddiası ile sözleşmenin geçersiz olduğunun tespiti ile iptali istemine ilişkindir. Davanın, davaya konu 21/11/2022 tarihli tedarik ve satın alma sözleşmesinin iptali istemli olup, Harçlar Kanunu ve HMK hükümleri uyarınca sözleşmede kararlaştırılan bedel üzerinden peşin nispi harç yatırılarak davanın açılmasının zorunlu bulunmasına ve davaya konu sözleşmenin 4.1.maddesinde sözleşme bedelinin KDV dahil 240.073.910,65 TL olarak belirlenmesine rağmen uyap sistemi üzerinden açılan davada harca esas değerin 1,00 TL gösterilerek 615,40 TL peşin nispi harç yatırılmasının usul ve yasa hükümlerine aykırı bulunduğu, sözleşme bedeli üzerinden eksik peşin nispi harç tamamlanmadan müteakip işlemlerin yapılmasının mümkün bulunmadığına ilişkin Harçlar Kanunu 30.maddesi hükmü uyarınca eksik peşin harcın tamamlanması gerektiği, sözleşme bedeli üzerinden yatırılması gereken peşin nispi harcın 4.099.862,21 TL olup, yatırılan 615,40 TL'lik bölümünün mahsubundan sonra tamamlanması gereken eksik peşin nispi harcın 4.099.246,81 TL olduğu dikkate alınarak, tensip tutanağının 9 nolu ara kararı ile davacı vekiline, 4.099.246,81 TL eksik peşin nispi harcı yatırmak ve makbuzunu dosyaya sunmak üzere Harçlar Kanunu'nun 30 ve 32. maddeleri uyarınca bir ay kesin süre verilmiş, kesin süre içinde eksik peşin harcın yatırılmaması halinde dosyanın işlemden kaldırılacağı, başkaca hiçbir işlem yapılmayacağı, kesin süre sonunda dosyanın işlemden kaldırılması kararı ile başlayacak 3 aylık süre içinde yatırılmaması halinde davanın açılmamış sayılmasına karar verileceği ihtar edilmiş, davacı vekili 01/04/2025 tarihli dilekçe ile davanın maktu harca tabi olduğunu iddia ederek ara karardan rücu edilmesi talebinde bulunmuş, 02/04/2025 tarihli ara kararı ile davacı vekilinin talebinin reddine karar verilmiş, ara kararı taraf vekillerine 07/04/2025 tarihinde elektronik tebligat yolu ile tebliğe çıkarılmış, davacı tarafa verilen bir aylık kesin süre içinde eksik peşin harcın yatırılamaması üzerine 15/05/2025 tarihli ara kararı ile dosyanın işlemden kaldırılmasına karar verilmiş, ara kararı davacı vekiline 15/05/2025 tarihinde elektronik tebligat yolu ile tebliğe çıkarılmış, davacı vekili tarafından yeniden 14/05/2025 tarihinde ara kararından rücu edilmesi talep edilmiş, 23/05/2025 tarihli ara kararı ile talebin reddine karar verilmiş, dosyanın işlemden kaldırılması kararından itibaren üç aylık süre içinde davacı tarafça eksik peşin harcın yatırılmaması nedeniyle davanın açılmamış sayılmasına karar vermek gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan gerektirici nedenlerle: 1-Harçlar Kanununun 30. maddesinin yollaması ile HMK'nun 150(5). maddesi uyarınca DAVANIN, AÇILMAMIŞ SAYILMASINA, 2-Harçlar Kanunu gereğince alınması gereken harcın peşin yatırılmış olması nedeniyle başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Ön inceleme duruşmasının yapılmasından önce davanın açılmamış sayılmasına karar verildiği dikkate alınarak; davalı yararına AAÜT'nin 7(1) maddesi uyarınca takdir edilen 30.000,00-TL vekalet ücretinin, davacıdan alınarak, davalıya verilmesine, 4-Davacı tarafça yapılan tüm yargılama giderinin üzerinde bırakılmasına, 5-Davacı tarafça peşin yatırılan gider avansından artan gider avansının HMK'nun 333. maddesi uyarınca karar kesinleştiğinde davacı tarafa iadesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK'nun 343 ve 345. maddeleri uyarınca gerekçeli kararın tebliğinden itibaren iki haftalık kesin süre içerisinde Mahkememize veya Mahkememize gönderilmek üzere bulunulan yer ya da başka bir yer Asliye Ticaret Mahkemesi'ne verilecek bir dilekçe ile istinaf yasa yolu açık olmak üzere karar verildi. 24/10/2025 Başkan ... e-imza Üye ... e-imza Üye... e-imza Katip ... e-imza