11. Hukuk Dairesi 2009/3937 E. , 2010/10155 K. MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 5.Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 25.12.2008 tarih ve 2008/438-2008/579 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma…
**11. Hukuk Dairesi 2009/3937 E. , 2010/10155 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi Taraflar arasında görülen davada Ankara Asliye 5.Ticaret Mahkemesi’nce bozmaya uyularak verilen 25.12.2008 tarih ve 2008/438-2008/579 sayılı kararın Yargıtayca incelenmesi davalı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçe, layihalar, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili, müvekkilinin ortağı olduğu davalı kooperatifin 44 üyesi bulunduğunu, kooperatife ait arsa üzerinde 28 adet konutun yapılması için yapı ruhsatı alındığını, 22 adet konutun ikiz villa olarak yapılıp 44 ortak için konut yapılmış olacağına 06.03.2005 tarihli genel kurul ile karar verilmiş ise de, bu durumun İmar Kanunu'na aykırı olduğunu, Belediyenin de bu yönde cevap vermiş olmasına rağmen, 09.04.2006 tarihli genel kurulun 5. maddesinde inşaatların ortaklar arasında dağılımına ilişkin karar alındığını, alınan kararın yasaya ve iyiniyet esaslarına aykırı olduğunu, kararın fiilen uygulanmasının mümkün olmadığını, 27 adet meskenin her birinin ikişer ortağa bölüştürülerek intikal edeceği şeklinde dağılımında kanuna aykırı olduğunu ileri sürerek, gündemin 5. maddesinde ortak sayısından az miktarda mesken yapılmasına ve bunların yasa ve ana sözleşmeye aykırı olarak dağıtılmasına dair alınan kararın ve eklentisi listenin batıl olduğunun tespitine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, kooperatif arsasının 146.000 m2 olmasına rağmen 1/5000 planındaki yapı yoğunluğu koşulu nedeniyle ancak genel kurulda alınan kararların yasaya ve eşitlik ilkesine uygun 29 adet konut yapılabileceğini, 1 konutun sosyal tesis olarak ayrıldığını, 6 konutun daha önceden yapıldığını buna göre 22 konut yapılması planlanıp, her bağımsız bölümün 1/2 intifa hakkının bir kooperatif üyesine verileceğini, dolayısıyla kooperatif arsasına yapılacak 22 konutun tapusunun 44 kooperatif üyesine dağıtılacağını, bir eşitsizlik bulunmadığını savunarak davanın reddini istemiştir. Mahkemece, genel kurulda alınan kararın ve uygulamanın imar kanununa aykırı olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne ilişkin verilen karar Dairemizce “06.03.2005 tarihli genel kurulunun 8. maddesinde tek bağımsız bölüm niteliği taşıyan her bir villanın ikiz olarak inşa edilmek suretiyle fiilen iki katı sayıda konut elde edilmesine yönelik 21 ikiz villanın hafriyat ve su basman seviyesinde inşaatlarının yapılmasına yönelik kararın iptali amacıyla dava açılmış olduğu, mahkemece davanın reddine dair verilen bu karar genel kurulda alınan bu kararın yasanın emredici hükümlerine aykırı olması nedeniyle yok hükmünde olduğu belirtilerek bozulmuş olduğu, buna göre davaya konu 9.4.2006 tarihli genel kurulda inşaatların ortaklar arasında dağılımına ilişkin alınan kararın geçerliliğinin 06.03.2005 tarihli genel kurulun yukarıda açıklanan 8. maddesinin akibetine bağlı kaldığı, bu durumda mahkemece, 06.03.2005 tarihli genel kurulun 8. maddesine yönelik davanın sonucunun beklenerek hasıl olacak sonuca göre bu davanın konusunu oluşturan 09.04.2006 tarihli genel kurulun 5. maddesinde alınan karara yönelik karar verilmesi gerektiği” gerekçesiyle bozulmuş, mahkemece bozma ilamına uyularak, 6.3.2005 tarihli genel kurulun 8. maddesinde alınan kararın yokluk ile malul olduğuna karar verildiği ve bu kararın kesinleştiği;, bu bağlı olarak davaya konu genel kurulda alınan 5. maddeye ilişkin kararın da yokluk ile malul olduğu gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Kararı, davalı vekili temyiz etmiştir. Dosyadaki yazılara, mahkemece uyulan bozma kararı gereğince hüküm verilmiş olmasına ve delillerin takdirinde bir isabetsizlik bulunmamasına göre, davalı vekilinin bütün temyiz itirazları yerinde değildir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerden dolayı, davalı vekilinin bütün temyiz itirazlarının reddiyle usul ve kanuna uygun bulunan hükmün ONANMASINA, aşağıda yazılı bakiye 01,55 TL temyiz ilam harcının temyiz edenden alınmasına, 12.10.2010 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.