T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:13/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:18/12/2025 DAVANIN KONUSU:Tanıma ve Tenfiz GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:13/03/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendir…
T.C. ANTALYA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 16. HUKUK DAİRESİ KARAR TARİHİ:13/03/2026 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ:Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi KARAR TARİHİ:18/12/2025 DAVANIN KONUSU:Tanıma ve Tenfiz GEREKÇELİ KARAR YAZIM TARİHİ:13/03/2026 İlk derece mahkemesinin kararı süresi içerisinde istinaf edilmiş olduğundan dosya içerisinde bulunan belgeler okunup incelendi. Üye hakimin görüşü değerlendirildi. GEREĞİ DÜŞÜNÜLDÜ: DAVACININ İDDİALARININ ÖZETİ: Davacı vekili, müvekkilinin ... ülkesi merkezli bir ticaret şirketi olduğunu, müvekkili şirket ikinci el otomobil ve yedek parça ticareti ile iştigal olup; ...'nin işbu şirketin müdürü ve ortağı olduğunu, davalı ... ile müvekkili şirket arasında bir satış sözleşmesi akdedildiğini, işbu satış sözleşmesi gereği, davalının talebi olan araç yedek parçalarının davalıya satışının yapıldığını ve sözleşme konusu yedek parçaların davalıya teslim edildiğini, ancak davalı tarafın işbu sözleşmeye göre üstlendiği edimini yerine getirmediğini, satın almış olduğu yedek parçaların karşılığı olan bedeli ödenmediğini, bunun üzerine müvekkili tarafından ... Ticaret Mahkemeleri nezdinde dava açtıklarını, yapılan yargılama neticesinde; ... Sharjah Federal Bidayet Mahkemesi'nin 21/01/2025 tarihli ... Esas nolu mahkeme kararı ile, müvekkilinin haklı mesnetli davasının kabulüne; 327.156-USD'nin 19/12/2024 tarihinden itibaren işleyecek yıllık %4 oranında faiziyle birlikte müvekkili şirkete ödenmesine karar verildiğini, MÖHUK m. 50 ve devamı hükümlere göre; huzurdaki tanıma ve tenfiz davasını ikame etmek ve ... Sharjah Federal Bidayet Mahkemesi'nin 21/01/2025 tarihli ... Esas nolu kesinleşmiş mahkeme kararının ilamının tanınması ve tenfizini talep etme zorunluluğunun hasıl olduğunu beyan ederek, ... Sharjah Federal Bidayet Mahkemesi'nin 21/01/2025 tarihli ... Esas nolu mahkeme ilamının Türkiye'de tanınması ve tenfizine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davalı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. DAVALININ SAVUNMALARININ ÖZETİ: Davalı vekili, davacı tarafın dayanağını oluşturduğu Sharjah Federal Bidayet Mahkemesi kararına ilişkin herhangi bir dava bildirimi, duruşma çağrısı veya karar tebliğinin yapılmadığını, yabancı mahkeme yargılamasından ve kararından ilk kez bu dava ile haberdar olunduğunu, bu nedenle MÖHUK m. 54/1-b gereği tanıma ve tenfiz için gerekli olan “kararın verildiği ülke hukukuna göre usulüne uygun şekilde davalının savunma hakkını kullanma imkanı bulmuş olması” şartı gerçekleşmediğini, kararın tebliğ edilmemesi, usulüne uygun savunma hakkının tanınmadığı anlamına geleceğini ve bu durumun tanıma ve tenfize engel olduğunu, MÖHUK m. 54/1-b ve m. 55 uyarınca, yabancı mahkeme kararının Türkiye’de tanınabilmesi için tarafların savunma haklarını kullanabilmiş olmalarının gerektiğini, herhangi bir tebligat yapılmadığından, kararın yokluğunda ve savunma alınmaksızın verilmiş olmasının tanıma ve tenfiz koşullarını ortadan kaldırdığını, davacı tarafın iddialarının aksine, müvekkil ile arasında herhangi bir ticari ilişki bulunmadığını, resmi olarak kesilmiş, tebliğ edilmiş veya teslim edilmiş hiçbir faturanın bulunmadığını, davacının dayandığı yabancı mahkeme kararında belirtilen ticari ilişkinin gerçek bir ticari borç ilişkisine dayanmadığını, bu nedenlerle kararın Türk kamu düzenine açıkça aykırı olması nedeniyle tanıma ve tenfiz talebinin reddine, davacı tarafın resmi fatura ibraz etmemesi ve ticari ilişkinin ispatlanamaması sebebiyle davanın esastan da reddine, yargılama giderleri ile vekalet ücretinin davacı tarafa yükletilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARININ ÖZETİ: İlk derece mahkemesince yapılan yargılama sonunda;"... tanıma ve tenfizin hukuki koşullarının oluştuğu, davalı vekili tarafından her ne kadar davaya konu yabancı mahkeme kararınına ilişkin alacaktan davacı tarafın feragat ettiğini belirtmiş ise de; mahkeme huzurunda davacı tarafın feragat hakkını kullandığına ilişkin bir beyanının olmadığı ayrıca mahkeme kararı içeriğinden davalı tarafın iddiasının aksine davalıya tebligat yapıldığının da açıkça yazılı olması karşısında, davalı vekilinin bu savunmalarına itibar edilmeyerek davanın kabulüne karar verilmiş, Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun 27/06/2019 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı ilamı uyarınca maktu harç ve İstanbul Bölge Adliye Mahkemesi 14. Hukuk Dairesi'nin 07/09/2020 tarih, ... Esas, ... Karar sayılı ilamı uyarınca da maktu vekalet ücretine hükmedilmiştir" gerekçesiyle davanın kabulüne karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ: Karara karşı, davalı vekili istinaf başvurusunda bulunmuştur. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; ...'nden hiçbir şekilde taraflarına tebligat yapılmadığını, mahkemece fiili karşılıklılık şartının hukuka aykırı şekilde kabul edildiğini, dosyada tek bir veri bulunmadığını, yani mütekabiliyet bulunmadığını, kararın dayanağı olan belgelerin hukuka uygun nitelikte olmadığını beyan ederek, ilk derece mahkemesi kararının kaldırılmasını talep etmiştir. DELİLLERİN DEĞERLENDİRİLMESİ ve GEREKÇE: Dava, tanıma ve tenfiz istemine ilişkindir. Mahkemece, yukarıda yazılı gerekçeyle davanın kabulüne karar verilmiştir. Dairemizce istinaf incelemesi, 6100 sayılı HMK'nın 355. madde hükmü uyarınca istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak ve kamu düzenine aykırı hususların olup olmadığı gözetilerek yapılmıştır. Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Kanunu'nda kabul edilen sisteme göre, tenfiz hâkimince, yabancı mahkeme kararı esastan incelenemez ve hukuka uygunluğu denetlenemez. Şu durumda tenfiz hâkiminin, tenfiz şartları dışında, ilamın içeriği üzerinde incelemede bulunma hak ve yetkisi bulunmamaktadır. Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un 54. maddesinde tenfiz şartları “...a) Türkiye Cumhuriyeti ile ilâmın verildiği devlet arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilâmların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiilî uygulamanın bulunması, b) İlâmın, Türk mahkemelerinin münhasır yetkisine girmeyen bir konuda verilmiş olması veya davalının itiraz etmesi şartıyla ilâmın, dava konusu veya taraflarla gerçek bir ilişkisi bulunmadığı hâlde kendisine yetki tanıyan bir devlet mahkemesince verilmiş olmaması, c) Hükmün kamu düzenine açıkça aykırı bulunmaması, ç) O yer kanunları uyarınca, kendisine karşı tenfiz istenen kişinin hükmü veren mahkemeye usulüne uygun bir şekilde çağrılmamış veya o mahkemede temsil edilmemiş yahut bu kanunlara aykırı bir şekilde gıyabında veya yokluğunda hüküm verilmiş ve bu kişinin yukarıdaki hususlardan birine dayanarak tenfiz istemine karşı Türk mahkemesine itiraz etmemiş olması” şeklinde düzenlenmiştir. Öncelikle dava dosyası incelenirken dava şartlarının bulunması gerekir. Bir davanın açılmasındaki teminat yatırılması yükümlülüğü hem Hukuk Muhakemeleri Kanunun 84 ve devamı maddelerinde hem de yabancı ile ilgili davalarda 5718 sayılı Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanunun 48. maddesinde düzenlenmiş bulunmaktadır. Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku hakkındaki Kanun’un (MÖHUK) 48/1 maddesi hükmüne göre kural olarak Türk Mahkemesinde dava açan, davaya katılan veya Türkiye’de İcra takibi yapan alacaklı gerçek veya tüzel kişi, yabancı ise, yargılama giderleri veya takip giderleriyle karşı tarafın zarar veya ziyanını karşılamak üzere mahkemenin veya İcra Dairesinin belirleyeceği teminatı göstermek zorundadır. Benzer bir düzenleme HMK 84. maddesinde yapılmak suretiyle Türkiye'de mutad meskeni olmayan Türk vatandaşları için karşı tarafın yargılama giderlerinin karşılanması amacıyla teminat yatırma zorunluluğu getirilmiştir. Somut uyuşmazlığa konu olayda; Birleşik Arap Emirliklerinin, ülkelerinde dava açan vatandaşlarından ve yabancılardan teminat almadığı Adalet Bakanlığı Dış İlişkiler ve Avrupa Birliği Genel Müdürlüğü'nün 12/12/2025 tarihli cevabi yazısı ile bildirildiğinden, ilk derece mahkemesince, teminat alınmamasına ilişkin fiili mütekabiliyet bulunduğu yönündeki kabulde usul ve yasaya aykırılık görülmemiştir. Davalının savunma hakkının yabancı mahkemece engellendiğine yönelik istinaf incelemesi yönünden ise; “kural olarak” her mahkeme kendi usul hükümlerini uygular ve yabancı mahkemenin uyguladığı usulün Türk usul hukukundan farklı olması, Türk kamu düzeninin müdahalesi için tek başına yeterli sebep oluşturmaz. Aynı ilkeler yabancı mahkemece uygulanan ispat hukuku açısından da geçerlidir. Dolayısı ile ilk derece mahkemesince ...'nin kendi iç hukukuna göre, davanın, davalıya bildirilip bildirilmediğinin incelenmesi gerekirken, bu hususta ...'nin mahkeme kararındaki "davalıya tebligat yapıldı" yönündeki kabulü ile yetinilmesi hatalıdır(bknz. Yargıtay 11. Hukuk Dairesi'nin 12/11/2012 tarihli 2011/11127 Esas - 2012/17911 Karar sayılı emsal ilamı). Yine Milletlerarası Özel Hukuk ve Usul Hukuku Hakkında Kanun’un 54. maddesinde, tenfiz şartları arasında "Türkiye Cumhuriyeti ile ilâmın verildiği devlet arasında karşılıklılık esasına dayanan bir anlaşma yahut o devlette Türk mahkemelerinden verilmiş ilâmların tenfizini mümkün kılan bir kanun hükmünün veya fiilî uygulamanın bulunması" gösterilmiş olup, dosyada bu hususta hiç bir veri bulunmamaktadır. Mahkemece bu hususun da yeterince irdelenmeden eksik inceleme ile karar verilmesi de hatalı olmuştur. Sonuç olarak, davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan kabulü ile ilk derece mahkemesi kararının 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince kaldırılmasına karar vermek gerekmiş ve aşağıdaki şekilde hüküm kurulmuştur. HÜKÜM:Gerekçesi yukarıda açıklandığı üzere; 1-Davalı vekilinin ilk derece mahkemesinin kararına ilişkin istinaf başvurusunun ESASTAN KABULÜNE, 2-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince Antalya 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 18/12/2025 tarih ve ... Esas - ... Karar sayılı kararının KALDIRILMASINA, 3-6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince davanın yeniden görülmesi için dosyanın ilk derece mahkemesine GÖNDERİLMESİNE, 4-492 sayılı Harçlar Kanunu gereğince peşin olarak yatırılan istinaf karar harcının ilk derece mahkemesince talebi halinde davalıya İADESİNE, 5-Davalı tarafından yapılan istinaf yargılama giderinin ilk derece mahkemesinde yapılacak yargılama sonunda dikkate ALINMASINA, 6-İstinaf incelemesi duruşmasız yapıldığından vekalet ücreti takdirine YER OLMADIĞINA, 7-6100 sayılı HMK'nın 333. maddesi gereğince peşin alınan ve harcanmayan istinaf gider avansının ilk derece mahkemesince ilgiliye İADESİNE, 8-Kararın ilk derece mahkemesince taraflara TEBLİĞİNE, Dair, 6100 sayılı HMK'nın 353/1-a-6 maddesi gereğince dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oybirliğiyle ve HMK'nın 353/1-a maddesince kesin olarak karar verildi. ...