7. Hukuk Dairesi 2011/4392 E. , 2011/6405 K. "" Hasımsız olarak görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Mahkemece mirasçılık belgesi verilmesinin nüfus kayıtlarıyla mümkün olduğu, miras bırakanın nüfus kayıtlarına ulaşılamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç doğru olmadığı gibi hükmün gerekçesi de yasal…
**7. Hukuk Dairesi 2011/4392 E. , 2011/6405 K.** **"İçtihat Metni"** Hasımsız olarak görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı ... ... tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Mahkemece mirasçılık belgesi verilmesinin nüfus kayıtlarıyla mümkün olduğu, miras bırakanın nüfus kayıtlarına ulaşılamadığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiş ise de varılan sonuç doğru olmadığı gibi hükmün gerekçesi de yasal düzenlemelere uygun düşmemiştir. 4721 sayılı Türk Medeni Kanununun 29. maddesi hükmünde; bir kimsenin sağ veya ölü olduğunu veya belirli bir zamanda ya da başka bir kimsenin ölümünde sağ bulunduğunu ileri süren kimsenin iddiasını ispat etmek zorunda olduğu, 30. madde hükmünde de; doğum ve ölümün öncelikle nüfus sicilindeki kayıtlarla, nüfus sicilinde bir kayıt yoksa veya bulunan kaydın doğru olmadığı anlaşılırsa her türlü delille kanıtlanabileceği belirtilmiştir. Somut olaya gelince, davacı büyük dedesi ...’in nüfus hanesinde babası olarak görülen ... ...'nın mirasçılık belgesinin verilmesini istemiş, delil olarak da büyük dedesinin nüfus aile kayıtlarını dosyaya ibraz etmiştir. Davacı, mirasçılık belgesi verilmesini isteyebilmesi için miras bırakanın öldüğünü ve ölüm tarihini, miras bırakan ile kendisi arasındaki irs bağını kanıtlamak zorundadır. Dosyada bulunan nüfus aile kayıt tablosundan davacının büyük dedesi 1874 doğumlu ...’in 1942 yılında öldüğü, babası olarak ... ...'nın göründüğü, ... ...'nın nüfus kayıtlarının bulunmadığı ve ölüm tarihinin de belli olmadığı anlaşılmaktadır. Mevcut bu kayıtlar davacı ile ... ... arasındaki irs bağını kanıtlamaya yeterli ise de, miras bırakanın ölüm tarihini kanıtlamaya yeterli değildir. ... ...'nın çocuğu olan ...'in 1874 doğumlu olduğu gözetildiğinde halen sağ olmasının hayatın olağan akışına aykırı olduğu da kuşkusuzdur. Hal böyle olunca mahkemece davacıdan miras bırakan ... ...'nın ölüm tarihinin belirlenmesi için tanık da dahil her türlü delillerinin sorulup saptanması, delillerin toplanması, bu tür davaların resen araştırma ilkesine tabi olduğu da gözetilerek miras bırakanın ölüm tarihinin belirlenerek ölüm tarihindeki hükümlere göre mirasçılık belgesinin verilmesi gerekirken yersiz gerekçelerle davanın reddine karar verilmesi isabetsiz, davacının temyiz itirazları bu nedenle yerinde görüldüğünden kabulü ile hükmün BOZULMASINA, peşin alınan harcın istek halinde ilgilisine iadesine, 27.10.2011 gününde oybirliği ile karar verildi.