İSTİNAF KARAR TARİHİ : 06/10/2025 İlk derece mahkemesince verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili, davalının müvekkilinden beton aldığını, müvekkilinin cari hesapta 183.660-TL alacağı bulunduğunu, yapılmayan ödemeler için Silivri İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun yapılan bu takibe itiraz ettiğini belirterek İtirazın iptaline…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2025/1214 KARAR NO : 2025/1529 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I DAVA: İtirazın İptali (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ : 06/10/2025 İlk derece mahkemesince verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili, davalının müvekkilinden beton aldığını, müvekkilinin cari hesapta 183.660-TL alacağı bulunduğunu, yapılmayan ödemeler için Silivri İcra Müdürlüğü'nün ... E. sayılı dosyasından icra takibi başlatıldığını, davalı borçlunun yapılan bu takibe itiraz ettiğini belirterek İtirazın iptaline ve takibin devamına, davalı/borçlunun %20'den az olmamak üzere icra inkar tazminatı ödemesine karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP: Davalı vekili; müvekkili tarafından inşaat sahasında projeye göre yaptırılan hesaplamalarda, yanılma payına istinaden (tahmini olarak) fazladan azami 20 ila 25 m3 beton kullanabileceğinin tespit edilmesi üzerine (26 m3 beton karşılığı) 72.000-TL'lik ek ödeme yaptığını, müvekkilinin beton firmasına asıl ve ek ödemeyle birlikte (828.000-TL+72.000-TL) olmak üzere toplamda 900.000-TL'lik bir ödeme gerçekleştirdiğini, davacının yazılı bir sözleşmeye dayanmaksızın ikinci kez fazla beton döktüğü iddiasıyla hayali bir (ek) fatura tanzim ederek haksız talepte bulunduğunu, kök sözleşme dışında fazla beton teminine ilişkin yazılı bir (ek) sözleşme veya teslim irsaliyesi bulunmadığını,inşaat üzerinde yapılacak keşif-bilirkişi incelemesi sonucunda ne miktarda beton döküldüğünün hesaplanacağını belirterek davanın reddine, davacının kötü niyet tazminatına mahkum edilmesine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEME KARARI: Mahkemece; hükme esas alınan bilirkişi raporuna göre tarafların ticari defterlerinin usulüne uygun olarak tutulduğunun belirtildiği, taraf defterlerine göre davacının davalıdan 183.660-TL alacağı olduğu, davalı savunmasının; malın teslim edilmediği, davacı tarafın anlaşılan ve ödemesi yapılan betonun dışında karşılığı olmayan hayali bir fatura verdiği, davalının beton miktarını hesap etmeden davacı tarafın gönderdiği faturaları ticari defterine sehven kaydettiği,gönderilen betonların eksik olduğu şartnamelere uygun olmadığı hususlarında olduğu,faturaların tamamının davalı defter ve kayıtlarında kayıtlı olduğu, 72.000-TL tutarlı herhangi bir ödeme kaydına rastlanılmadığından inşaat bilirkişisinden rapor aldırılmasına dair ara karardan rücu edilerek, davanın kabulüne; alacağın likit olması sebebiyle davalı aleyhine icra inkar tazminatına hükmedilmiştir. İSTİNAF SEBEBLERİ: Davalı vekili; Mahkemece keşif öncesi celse arasında alınan ara kararla savunmalarının temelini oluşturan malın teslim edilip edilmediği hususunda inşaat mühendisi tarafından yerinde yapılacak incelemeden vazgeçilmesinin hukuka aykırı olduğunu,yazılı beton satım sözleşmesi dışında ticari ilişki bulunmadığını, binanın proje alanına uygun şekilde yapılan teknik hesaplamalar sonucunda m3 fiyatı 2.300-TL+KDV (%20) olacak şekilde yaklaşık 300 m3 beton temini konusunda anlaşıldığını, onaylı inşaat projesi üzerinde yaptırılan hesaplamalarda yanılma payına istinaden (tahmini olarak) fazladan azami 20 ila 25 m3 beton kullanabileceğinin tespit edildiğini, (26 m3 beton karşılığı) 72.000-TL fazladan ek ödeme yapıldığını, asıl ve ek ödemeyle birlikte (828.000-TL+72.000-TL) olmak üzere toplamda 900.000-TL'lik bir ödeme gerçekleştirildiğini, davacı şirket ise anlaşılan miktarın üzerinde bir beton döktüğünü iddia ederek ikinci kez 183.660-TL' ilave ödeme istediğini ,fazla döküldüğü iddia edilen beton yönünden düzenlenen e-faturanın usulüne uygun tebliğ edilmediğini, faturalar parça parça kesildiğinden hukuka aykırı ek faturaların sonradan fark edilebildiğini, icra takibi aşamasında malın teslimine ve fatura içeriğine itiraz edildiğini, teslim fişi olmaksızın mal teslim etmesi beklenemeyeceğinden kararın kaldırılarak,inşaata dökülen betonun inşaat mühendisi aracılığıyla hesaplanması için kararın kaldırılmasına karar verilmesini talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, cari (açık) hesap alacağının tahsili istemine ilişkin başlatılan icra takibine vaki itirazın iptaline ilişkindir. Kural olarak fatura konusu mal veya hizmetin teslimini ispat külfeti davacı satıcıya ait olup, yasal delillerle desteklenmediği sürece fatura ve davacı defter kayıtları tek başına alacağın varlığını kanıtlamaz. Davacı, fatura konusu mal veya hizmetin davalıya teslim edildiğini kanıtlamak zorundadır. Mali müşavir bilirkişiye yaptırılan incelemede her iki yanın 2024 yılında tuttuğu ticari defterlerinin kanuna uygun tutulduğu ve sahibi lehine delil vasfında bulunduğu, davacının düzenlediği 2024 yılına ait toplam 10 adet ve KDV dahil 1.083.660-TL tutarlı satış faturasının tamamının tarafların yasal defterlerine usulüne uygun olarak işlendiği, 10 adet faturanın taraflarca karşılıklı olarak BS-BA Formu ile beyan edildiği, 6 adet ve 900.000-TL ödeme dekontlarının açıklama kısmıma “Beton” yazıldığı, davalı tarafın ticari defter ve kayıtlarında takip tarihi itibariyle davacı tarafa 1.083.660- TL borçlu olduğu(kendi ödemelerinin kayıt edilmediği anlaşılmaktadır. Davalı tarafın savunması inşaatın projesine göre gereken hazır betonun hesaplandığı; olası fazla ihtiyacın da 26 m3 olarak hesaplanarak karşılığında 72.000-TL fazla ödeme yapıldığına ilişkindir. Davalının ayrıca 72.000-TL ödeme yaptığı iddiası yoktur. Bilirkişi raporunda tespit edilemediğine ilişkin bu ödeme davalının 900.000-TL ödemesinin içindedir. Davalı sözleşme gereği 828.000-TL+olası fazla beton ihtiyacı için 72.000-TL olmak üzere 900.000-TL ödediğini savunmuş; bu ödemeler davacının defterlerinde kayıtlıdır. Davalı +fazla ihtiyaca binaen tüm beton ödemesini yaptığı halde fazladan hayali fatura düzenlediği iddiasındadır. Satılan hazır beton inşaatta kullanıldığı,projeden yapılan hesapların zeminde birebir tutmamaktadır.Davacı tarafından düzenlenen tüm faturalar davalının ticari defterlerinde itirazsız kayıt edilmiştir. Davalı vekili alacağın kanıtlanması için inşaatta kullanılan betonun inşaat mühendisi tarafından hesaplanmamasının adil yargılanma hakkını ihlal ettiğini ileri sürmekte ise de; faturanın delil olması ile ticari defterlerin delil olması birbirinden farklıdır. 6102 sayılı TTK'nın 21/2. maddeye göre faturaya itiraz edilmemiş ise içeriği kesinleşir ise de akdî ilişkinin yazılı delillerle ispatı gerekir. Fatura ticari defterlere kayıt edilmiş ise artık faturanın delil olmasıyla ilgili bu maddeye değil ticari defterlerin delil olmasıyla ilgili TTK'nın 222. maddesine bakmak gerekir. Ticari defterlere kaydedilen fatura akdi ilişkinin varlığını da kanıtlar. Taraflar arasında tahmini miktar üzerinden beton satım sözleşmesi düzenlenmiş ise de; satım sözleşmesinin geçerliliği için yazılı yapılması gerekmez. Faturayı teslim aldıktan sonra süresi içinde itiraz ve iade etmeyerek ticari defterlerine kaydeden kimse, bu faturanın mal veya hizmet aldığı için geçerli bir sözleşme ilişkisine göre düzenlendiğini kabul etmiş sayılır ve mal veya hizmet almadığını, bu faturadan dolayı borçlu olmadığını yazılı veya kesin delillerle ispatlaması gerekir. Davalı taraf ise bu yolda bir delil göstermemiş soyut olarak inşaata kullanılan betonun inşaat mühendisi bilirkişi tarafından hesaplanması gerektiğini savunmuştur. Açıklanan nedenlerle; alacağa dayanak faturaların davalının ticari defterlerinde; davalının yaptığı ödemelerin davacının ticari defterlerinde kayıtlı bulunduğu, daha ileri bir inceleme yapılmadan davalının davacıya 183.660-TL borçlu bulunduğunun kabulü ile itirazın iptaline ve davalının kendi ticari defterlerinde kayıtlı bulunan alacağın bilgisinde olduğu da gözetilerek likit olduğunun kabulü ile davacı yararına icra inkar tazminatına hükmedilmesinde hukuka aykırılık bulunmadığı, dava dosyasında gereken tahkikat yapılarak davanın karara bağlandığı sonucuna varıldığından istinaf nedenleri yerinde olmayan davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. HÜKÜM: Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nun 353(1)b-1 maddesi uyarınca ESASTAN REDDİNE, Alınması gereken 12.545,81-TL istinaf karar harcından peşin yatırılan 3.136,45-TL harcın mahsubu ile kalan 9.409,36-TL harcın davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına, Davalı tarafından yapılan giderlerin üzerinde bırakılmasına, davacı tarafından yapılan 60-TL istinaf yargı giderinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Dosya üzerinde yapılan inceleme sonunda HMK 362(1)-a maddesi uyarınca kesin olmak üzere oy birliği ile karar verildi.06/10/2025