19. Hukuk Dairesi 2016/95 E. , 2016/7756 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, davalının kredi kartı borcunu ödememesi üzerine, müvekkili bankanın alacağın tahsili i…
**19. Hukuk Dairesi 2016/95 E. , 2016/7756 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki itirazın iptali davasının yapılan yargılaması sonunda ilamda yazılı nedenlerden dolayı davanın dava şartı yokluğundan usulden reddine yönelik olarak verilen hükmün süresi içinde davacı vekilince temyiz edilmesi üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. - K A R A R - Davacı vekili, davalının kredi kartı borcunu ödememesi üzerine, müvekkili bankanın alacağın tahsili için başlatılan icra takibinin davalının haksız itirazı ile durduğunu belirterek, itirazın iptaline karar verilmesini talep etmiştir. Davalı davaya cevap vermemiş, 02.12.2014 tarihli duruşmaya katılarak; davanın reddini savunmuştur. Mahkemece, 6102 sayılı TTK'nun 4'üncü maddesi uyarınca tarafların tacir olmasına veya işin ticari olmasına bakılmaksızın bankalara ve diğer kredi kuruluşlarına, finans kurumlarına ve ödünç para verme işlerine ilişkin uyuşmazlıkların ticari dava sayılacağı, aynı Yasanın 5/3 maddesine göre Asliye Hukuk Mahkemesi ile, Asliye Ticaret Mahkemesi arasındaki ilişkinin görev ilişkisi olduğu, 6100 sayılı HMK uyarınca dava şartlarından olan görev hususunun mahkemece her aşamada kendiliğinden gözetilmesi gerektiğinin kamu düzenine ilişkin bulunduğu, Asliye Ticaret Mahkemesi'nin görevli olduğu gerekçesiyle dava dilekçesinin görev yönünden reddine karar verilmiş, hüküm davacı vekilince temyiz edilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık, davacı bankadan alınıp kullanılan kredi kartı borcundan kaynaklanmaktadır. Kart çıkaran kuruluşlar(bankalar) tarafından kart hamilleri aleyhine açılacak davalarda görevli mahkemenin asliye ticaret mahkemesi mi yoksa asliye hukuk mahkemesi mi olduğu hususu tartışmalıdır. Özellikle, 6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu’nun 5. maddesinde 6335 sayılı yasayla yapılan değişiklik uyarınca 01.07.2012 tarihinden itibaren asliye ticaret mahkemeleri ile asliye hukuk mahkemesi ve diğer hukuk mahkemeleri arasındaki ilişki, iş bölümü ilişkisi olmaktan çıkarılıp görev ilişkisi haline dönüştürüldükten sonra bu konudaki tartışmalar yoğunlaşmıştır. Bu noktada, kart çıkaran kuruluşlar(bankalar) tarafından kart hamilleri aleyhine açılan davalarda görevli mahkemenin belirlenmesinde, konuya ilişkin yasal düzenlemeler hakkında kısa bir açıklama yapılmasında yarar görülmüştür. Türkiye’de kredi kartları ile ilgili ilk yasal düzenleme 14.03.2003 tarihli Resmi Gazete’de yayımlanan 4822 sayılı yasa ile 4077 sayılı Tüketicinin Korunması Hakkında Kanun’a “Kredi Kartları” kenar başlıklı 10/A maddesi eklenmek suretiyle yapılmıştır. Böylece kredi kartları 4077 sayılı TKHK kapsamına alınmıştır. 4077 sayılı yasanın “Tüketici Mahkemeleri” başlıklı 23. maddesinde, davayı açanın sıfatına bakılmaksızın bu kanundan doğan uyuşmazlıkların tüketici mahkemelerinde görüleceği hükme bağlanmıştır.