Hukuk Genel Kurulu 2019/129 E. , 2019/541 K. "" MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki “tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Bilecik 2. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 26.05.2016 tarihli ve 2014/247 E., 2016/351 K. sayılı karar davalı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 23.03.2017 tarihli ve 2016/13131 E., 2017/1769 K. sayılı kararı ile: “…Davacı vekili, davacı ile dava dışı ... arasında 05/12…
**Hukuk Genel Kurulu 2019/129 E. , 2019/541 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Hukuk Mahkemesi Taraflar arasındaki “tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda; Bilecik 2. Asliye Hukuk Mahkemesince davanın kısmen kabulüne dair verilen 26.05.2016 tarihli ve 2014/247 E., 2016/351 K. sayılı karar davalı vekilinin temyizi üzerine Yargıtay 11. Hukuk Dairesinin 23.03.2017 tarihli ve 2016/13131 E., 2017/1769 K. sayılı kararı ile: “…Davacı vekili, davacı ile dava dışı ... arasında 05/12/2012 tarihinde akdedilen alacağın temliki sözleşmesi gereğince dava dışı ...'nun davalı ...'den doğmuş alacaklarının tamamının davacıya devredildiğini, dava dışı ... ve davalının da katıldığı 01/12/1997 tarihli toplantıda davalının taahhüdü ile imzalanan sözleşmeye göre; Öztek Sanayi ve Ticaret A.Ş. ortakları olan Yetkin ve Ani Berberoğlu’nun sahibi bulundukları toplamda şirket sermayesinin %40'ına tekabül eden 2 milyar TL nominal değerde toplam 400 adet hisselerini davalıya emaneten devrettiklerini, Yetkin ve Ani Berberoğlu'nun bu hisselerini her zaman iade isteme haklarına sahip olduklarını, davalının bu hisselerin ve şirket sermaye artışları ile ulaştıkları yeni hisselerin ... ile Ani Berberoğlu adına şirkete kaydını sağlayacağını taahhüt ettiğini, bu taahhüdünü yerine getirmemesi halinde hiçbir itirazda bulunmadan ...'na 20 milyon Amerikan Doları ödeyeceğini beyan ettiğini, davalının hisselerin iade edilmesi için kendisine gönderilen ihtarnameye kayıtsız kaldığını, bunun üzerine sözleşme ile taahhüt edilen cezai şartın ödenmesi için ihtarname gönderildiğini, davalının sözleşme ile iade etmeyi taahhüt ettiği hisseleri önce eşine sonrasında da 3. şahıslara devrettiğini ileri sürerek; davalının sözleşmede taahhüt ettiği 20 milyon Amerikan Doları'ndan TMSF'ye ödenen bedelin mahsubu ile bakiye 15 milyon Amerikan Doları'nın tahsili amacıyla icra takibi yapıldığını, davalının itirazı üzerine takibin durduğunu ileri sürerek; icra takibine yapılan itirazın iptaline, takibin devamına, icra inkar tazminatına hükmedilmesine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili, zamanaşımı def’inde bulunmuş, 01/12/1997 tarihli dayanak belgedeki imzanın davalıya ait olmadığını, belgenin sahte ve gerçeğe aykırı olduğunu, dava dışı Yetkin ve Ani Berberoğlu'nun dava konusu hisseleri davalıya devretmediklerini, 01/12/1997 tarihli belge içeriğinin muvazaa sözleşmesi niteliğinde olduğunu, muvazaalı işlemlerin hem asıl işlem hem de ferileri yönünden geçersiz olduğunu, temliknamenin geçerli olmadığını, ...’nun hisselerinin TMSF tarafından haczi sebebiyle bedellerinin TMSF’ye ödendiğini savunarak, davanın reddini istemiştir.