İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/11/2025 Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında imzalanan 26/09/2016 tarihli sözleşme ile İstanbul ili, Büyükçekmece ilçesi, Akçaburgaz Mahallesi, ... ada, 4 parsel, 209 numaralı villanın satışının kararlaştırıldığını, müvekkilinin taşınmaz bedelini eksiksiz olarak davalıya ödediğ…
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 12. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/1984 KARAR NO : 2025/1861 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A İ S T İ N A F K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 06/06/2022 NUMARASI: 2020/954 Esas - 2022/630 Karar DAVA: Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) DAVA TARİHİ: 16/09/2019 İSTİNAF KARAR TARİHİ: 13/11/2025 Davanın kabulüne ilişkin verilen kararın davalı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; DAVA: Davacı vekili; müvekkili ile davalı arasında imzalanan 26/09/2016 tarihli sözleşme ile İstanbul ili, Büyükçekmece ilçesi, Akçaburgaz Mahallesi, ... ada, 4 parsel, 209 numaralı villanın satışının kararlaştırıldığını, müvekkilinin taşınmaz bedelini eksiksiz olarak davalıya ödediğini, ancak davalının dava konusu villayı ayıplı, eksik ve geç teslim ettiğini, davalı şirketin ilk teslim tarihi olan 31/18/2017 tarihine 120 gün ek cezasız süre eklendiğini, buna göre en geç 31.12.2017 tarihinde teslim edilmesi gereken taşınmazın 18.04.2018 tarihine kadar teslim edilmediğini, geç teslimin Bakırköy 6. Tüketici Mahkemesinin 2018/571 esas 2019/673 karar sayılı ilamı ile sabit hale geldiğini, ayrıca bu konuya dair Büyükçekmece 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/4 D.İş sayılı dosyasında alınan raporun da bulunduğunu, ayrıca taşınmazda bir çok kusur ve ayıp bulunduğunu, söz konusu ayıp ve kusurların anılan dosyalarda alınan raporlar ile sabit hale geldiğini, ayıplara ilişkin olarak müvekkilince süresinde tespitler yaptırıldığını ve davalıya ihtarnameler ile bildirildiğini, ancak davalının ayıpları gidermediğini, davalının ayıplı ve geç teslim nedeniyle müvekkilinin uğradığı zararları tazmin etmekle yükümlü olduğunu, müvekkilince villadaki ve havuzundaki ayıpların giderilmesi için bir çok masraf yapıldığını, müvekkilinin 31.12.2017 tarihinden 18.04.2018 olan teslim tarihine kadar 4 aylık süre ile dava tarihine kadar geçen 15 aylık süre olmak üzere 19 aydır taşınmazı kullanamadığını, bu nedenle kira gelirinden mahrum kaldığını belirterek, davaya konu villadaki ayıplar nedeniyle şimdilik 80.000-TL, villanın havuzundaki ayıplar nedeniyle 10.000-TL ve kira kaybı nedeniyle 10.000-TL tazminatın en yüksek mevduat faiziyle birlikte davalıdan tahsiline karar verilmesini talep etmiştir. TALEP ARTIRIM: Davacı vekili 01.04.2022 tarihli dilekçesiyle tazminat talebini 257.690-TL'ye çıkarmıştır. CEVAP: Davalı vekili; davanın zamanaşımına uğradığını, mahkemenin görevsiz olduğunu, davacının belirsiz alacak davası açmakta hukuki yararının bulunmadığını, davacının ileride uğraması muhtemel zarar talebinde bulunamayacağını, sözleşmenin 9.8 maddesi uyarınca alıcının teslim belgesi imzalamadan tadilata başlaması halinde konutu teslim almış sayılacağını, davacının da teslim belgesi düzenlenmeden konutta tadilata başlaması nedeniyle konutu sözleşmedeki teslim tarihinden önce teslim almış sayıldığını, bu nedenle davacının kira bedeli talep edemeyeceğini, davacının teslimden önce sözleşmeye aykırı olarak konutta tadilat yaptırdığını, davacının kendi yapacağı projeye aykırı imalatları geciktirmesi nedeniyle müvekkilinin beklemek zorunda kaldığını ve yapacağı işlerin geciktiğini, davacının sondaj kuyusu açtırması sırasında çamurlu suyun proje alt yapısına akıtılarak tıkanmaya sebebiyet verildiğini, yine bu nedenle villa alt yolu inşaatının durdurulduğunu, bu durumun villanın teslim süresini 75 gün etkilediğini, davacının 18.04.2018 tarihli teslim tutanağında ayıba ilişkin herhangi bir itirazının bulunmadığını, süresinde bir ayıp ihbarının bulunmadığını, müvekkilinin yokluğunda yapılan delil tespiti sonucu düzenlenen raporların delil mahiyetini haiz olmadığını, müvekkilince bu raporlara süresinde itiraz edildiğini, dava dilekçesinde ayıp ve eksiklik olduğu iddia edilen hususların gerçeğe aykırı olduğunu belirterek, davanın reddine karar verilmesini talep etmiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: Mahkemece; davacı ile davalı arasındaki satış sözleşmesine göre villanın 31.08 2017 tarihinde teslimi gerektiği, cezasız olarak 120 gün ilave ile en geç 31.12.2017 tarihinde teslimi gerektiği hususunda ihtilaf bulunmadığı, davalı tarafça davacının kendi yaptırdığı tadilatlar ve teslim almaması nedeniyle kendi kusuru ile villanın geç teslim edildiği beyan edilmiş ise de, davacının talebi üzerine Büyükçekmece 2. Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından 08.02.2018 tarihinde yaptırılan bilirkişi incelemesinde, villanın davalı tarafın şantiye organizasyonu ve hali hazırda yaşamaya engel eksiklerin bulunduğu tespit edildiğinden, gecikmenin davalı kusurundan kaynaklandığının kabul edildiği, dava konusu villanın 18.04. 2018 tarihinde teslim edildiği, bilirkişi heyeti tarafından binanın ayıpsız değeri ile ayıplı değeri kıyaslanarak tespit edilen zarar miktarına ilişkin hazırlanan rapora itibarla açık ayıplardan dolayı 28.633-TL, gizli ayıplardan dolayı 229.057-TL zarar oluştuğunun kabul edildiği, teslim tutanağında davacı tarafın Büyükçekmece Sulh Hukuk Mahkemesi tarafından yaptırılan incelemede tespit edilen ayıplara ilişkin dava hakkını saklı tutarak teslim alması nedeniyle süresinde ayıp ihbarı yapıldığı ve davacının ayıplardan dolayı oluşan zararların giderilmesini talep edebileceği, villanın geç teslimi halinde günlük 100-USD gecikme cezası kararlaştırıldığından, davacının 31.12.2017-18.04.2018 tarihleri arasına ilişkin 10.800-USD karşılığı 61.884-TL cezai şart talep edebileceği, ancak dava dilekçesinde bu konuda 10.000-TL talep edildiği, davacının toplam talebi 257.690-TL olup 10.000-TL gecikme cezası düşüldükten sonra davacının ayıp nedeniyle 247.690-TL talep ettiğinin kabul edildiği gerekçesiyle, davanın kabulüne, dava konusu villa ve havuzundaki eksik ve ayıplı işler nedeniyle 247.690-TL'nin ve geç teslim nedeniyle 10.000-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faizi ile birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF NEDENLERİ: Davalı vekili; cezai şart konusunda mahkemenin karar verdiği 31.12.2017-18.04.2018 tarihleri arasındaki döneme ilişkin olarak davacı tarafça işbu davadan önce Bakırköy 4. Asliye Ticaret Mahkemesinin 2020/134 esas sayılı dosyası ile dava açıldığını, mahkemece karar verilmiş olup dosyanın istinaf aşamasında olduğunu, bu nedenle derdestlik itirazlarının bulunduğunu, kaldı ki sözleşmenin açık hükmü ve davacı tanığının teslim almadan evvel özel dekorasyona başladıkları yönündeki ikrarı doğrultusunda davaya konu taşınmazın, evrak üzerinde gerçekleşen teslimden çok evvel teslim alınmış sayılması gerektiğini, bu durumda ise davacının gecikme nedeniyle cezai şart talep edemeyeceğini, zira sözleşme gereği alıcının konutu teslim almadan konut içinde veya bahçesinde tadilat yapamayacağının, yaparsa evi teslim almış sayılacağının sözleşmenin 9.5 maddesinde düzenlendiğini, davacının ise teslim belgesi imzalanmadan evde tadilat yaptırdığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda, davacının usulüne uygun ayıp ihbarında bulunmadığı ve bu nedenle müvekkili şirketin sorumluluğuna gidilemeyeceğinin sabit olduğunu, davacının teslim tutanağında ayıp ve eksiklik iddiasına ilişkin bir itirazının bulunmadığını, davacının süresinde ayıp ihbarının bulunmadığını, ayıp iddialarının somut olarak ortaya konulamadığını, müvekkilinin yokluğunda yapılan delil tespitleri sonucu düzenlenen raporların delil mahiyetini haiz olmadığını, hükme esas alınan bilirkişi raporunda ayıp olarak tespit edilen hususların dayanaksız olduğunu, parke montajının kusursuz şekilde tamamlandığını, villa havuzu makine dairesi ve denge depolarındaki imalatlarda herhangi bir eksiklik bulunmadığını, davacının teslimden 1,5 yıl sonra tadilat yapması hayatın olağan akışına uygun olmadığı gibi, tamamen keyfi şekilde yapacağı özel dekorasyonun maliyetini düşürmek saiki hareket ettiğini belirterek, kararın kaldırılmasını talep etmiştir. GEREKÇE: Dava, ticari satıma konu taşınmazın ayıplı ve geç teslim edildiği iddiasına dayalı olarak kira kaybı bedeli ile ayıp giderim bedelinin davalı satıcıdan tahsili istemine ilişkindir. Somut olayda; davacı şirket ile davalı arasında düzenlenen 26.09.2016 tarihli sözleşme ile davalı satıcının maliki olduğu inşaat projesinde bulunan 209 no'lu bağımsız bölümün davacıya satışının kararlaştırıldığı, 18.04.2018 tarihli teslim tutanağı ile sözleşme konusu bağımsız bölümün davacıya teslim edildiği, teslim tutanağına davacı tarafından delil tespit raporu ile belirlenen ayıp ve eksiklikler ile sözleşme kapsamında tahakkuk etmiş ve edecek cezai şart bedellerine ilişkin hakların saklı tutulduğu yönünde şerh düşüldüğü anlaşılmaktadır. Sözleşme eki özel şartların 1. maddesinde taşınmazın teslim tarihi 31.9-08.2017 olarak belirlenmiş olup, sözleşmenin 8.14. maddesinde ise satıcının teslim konusunda cezasız 120 günlük ek süreye rağmen taşınmazı teslim edememesi halinde gecikme bedeli olarak alıcıya günlük 100-USD ceza ödemeyi kabul ettiği hüküm altına alınmıştır. Davacı tarafça işbu davada 18.04.2018 tarihinden işbu dava tarihi olan 16.09.2019 tarihine kadar olan döneme ilişkin gecikme tazminatı talep edilmiş olup, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davacının 31.12.2017-18.04.2018 tarihleri arasına ilişkin 10.800-USD karşılığı 61.884-TL cezai şart talep edebileceği kabul edilerek taleple bağlılık ilkesi gereği 10.000-TL gecikme tazminatına hükmedilmiştir. Oysa davacı tarafça 31.12.2017-18.04.2018 arası döneme ilişkin gecikme tazminatının tahsili istemiyle başlatılan takibe itirazın iptali istemiyle Bakırköy 4. ATM'nin 2020/134 esas sayılı dosyasında dava açılmış olup, mahkemece yapılan yargılama sonucunda davanın kabulüne karar verildiği, kararın istinafı üzerine Dairemizin 2021/111 esas 2023/725 karar sayılı ilamıyla davalı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verildiği ve kararın kesinleştiği görülmektedir. Bu durumda söz konusu karar ile davacının gecikme tazminatı istemi bakımından kesin hüküm oluşmakla, davacının gecikme tazminatı isteminin kesin hüküm nedeniyle dava şartı yokluğundan reddi gerekirken, mahkemece kabulüne karar verilmesi hatalıdır. 6102 sayılı TTK'nun 23/1-c maddesi gereğince; malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı 2 gün içerisinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra 8 gün içerisinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa haklarını korumak için durumu satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda 6098 sayılı TBK'nın 223/2. maddesi uygulanır. TBK’nın 223. maddesine göre; alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir, bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır. TBK'nın 227. maddesinde ise satılanın ayıplı olması halinde alıcının seçimlik hakları; "satılanı geri vermeye hazır olduğunu bildirerek sözleşmeden dönme, satılanı alıkoyup ayıp oranında satış bedelinde indirim isteme, aşırı bir masrafı gerektirmediği takdirde masrafları satıcıya ait olmak üzere satılanın ücretsiz onarılmasını isteme, imkan varsa satılanın ayıpsız bir benzeri ile değiştirilmesini isteme" olarak belirlenmiştir. Davacı tarafça işbu davada, dava konusu taşınmazda bulunduğu iddia edilen ayıplar nedeniyle oluşan ayıp giderim bedelinin davalı satıcıdan tahsili talep edilmiştir. Davacı tarafça 26.03.2018 tarihinde noter aracılığıyla taşınmazın mevcut durumu fotoğraflanarak tespit ettirilmiştir. Davacı tarafından yaptırılan delil tespiti üzerine Büyükçekmece 2. Sulh Hukuk Mahkemesinin 2018/14 D.İş sayılı dosyasında düzenlenen 02.03.2018 tarihli bilirkişi raporunda; 209 no'lu villada eksik imalatlar bulunduğu, dış cephede ayıplı ve eksik işler bulunduğu bildirilmiştir. Aynı mahkemenin 2018/74 D.İş sayılı dosyasında alınan 05.07.2018 tarihli bilirkişi raporunda ise; villanın salon zemin kaplamalarında rutubet nedeniyle kabarma olduğu, duvar diplerinde yine rutubet nedeniyle boya dökülmeleri bulunduğu, havuz duvar ve zemininde kılcal çatlaklar bulunduğu, havuz denge deposunun boşaltılması için yapılan rögarın kum ve toprakla dolu olduğu, taşma kanallarının bulunduğu duvarlarda su sızması bulunduğu, bu eksikliklerin giderilmesi için KDV dahil 78.234-TL malzeme gideri ve bu işlerin yapılması için 30 günlük süreye ihtiyaç olduğu tespiti yapılmıştır. Mahkemece alınan 20.04.2020 tarihli kök raporda; dava konusu villada daha önce bilirkişi raporları ile tespit edilen eksiklik ve ayıpların giderilmiş olduğu, havuzun ise zemin kaplama işlerinin tamamlanmadığı, havuzun makine dairesinde betonarme perde ve kanallardan su kaçağı olduğu, makine dairesinin havalandırma sisteminin yetersiz olması nedeniyle aşırı rutubet içinde olduğu, davacı tarafça sunulan faturaların içeriğinde açıklama bulunmaması nedeniyle faturaların hangi işlere ait olduğunun tespit edilemediği, bir kısım faturalarda sözleşme eki teknik şartname ve mahal listesinde bulunmayan imalatlara ilişkin olduğu, villanın bina çevresi izolasyonunun kusurlu olduğu, teslim tarihine yakın delil tespit raporunda belirlenen eksiklik ve kusurların dikkate alınması gerekmekte olup, buna göre villanın salon zemin kaplamalarında rutubet nedeniyle kabarma olduğu, duvar diplerinde yine rutubet nedeniyle boya dökülmeleri bulunduğu, havuz duvar ve zemininde kılcal çatlaklar bulunduğu, havuz denge deposunun boşaltılması için yapılan rögarın kum ve toprakla dolu olduğu, taşma kanallarının bulunduğu duvarlarda su sızması bulunduğu, parke ve duvar kabarmalarının bina etrafındaki drenajın hatalı yapılmasından kaynaklandığı, parke ve boyaların yenilenmesi gerektiği, havuz içi ve kenarlarındaki çatlak ve su sızmalarının önlenmesi için izolasyon yapılması gerektiği, havuz makine dairesi ve denge depolarının temizlenmesi gerektiği, 05.07.2018 tarihli bilirkişi raporunda belirlenen 78.234-TL bedelin uygun olduğu, ayrıca bunlara ilave olarak tespit edilen ayıplı ve eksik işlerin giderilmesi için gerekli masrafın 87.500-TL olduğu bildirilmiştir. Farklı heyetten alınan 01.12.2021 tarihli bilirkişi raporunda ise; dava konusu villada tespit edilen ayıpların bir kısmının açık, bir kısmının ise gizli ayıp niteliğinde olduğu, villada açık ayıplar nedeniyle 28.633-TL ve gizli ayıplar nedeniyle 229.057-TL değer kaybı oluştuğu bildirilmiştir. Tüm bilirkişi raporları ile tespit edildiği üzere satışa konu bağımsız bölüm ayıplı olup, davacı tarafça gerek teslim tutanağına şerh düşülmek ve gerekse ayıplar bakımından delil tespiti yaptırılarak alınan bilirkişi raporlarının davalı satıcıya tebliği suretiyle süresinde ayıp ihbarında bulunulmuştur. Davacı tarafça teslim tutanağına ayıplara ilişkin ihtirazi kayıt konulmuş olup, taşınmazı ayıplı haliyle kabul ve davalı satıcıyı ibra ettiğine dair de bir ibare bulunmamaktadır. Süresinde ayıp ihbarı da yapıldığına göre davacı, ayıptan kaynaklanan onarım bedelini talep edebilecektir. Ancak davacının ayıp nedeniyle talep ettiği tazminat, ayıpların giderilmesi için yapılan masraflara ilişkin olup, niteliği itibariyle TBK'nın 227. maddesi kapsamında ayıpların giderim bedeline ilişkindir. Davacının ayıp nedeniyle taşınmazın uğradığı değer kaybına ilişkin bir talebi bulunmamaktadır. Bu nedenle mahkemece değer kaybına ilişkin hesaplama içeren ve ayıpların giderim bedeline ilişkin bir tespit ve değerlendirme içermeyen son bilirkişi kurulu raporuna dayanılarak hüküm kurulması hatalıdır. Davacı tarafça yaptırılan delil tespitleri sonrası düzenlenen bilirkişi raporları ve davacının noter aracılığıyla yaptırmış olduğu fotoğraflı tespit tutanağı hep birlikte değerlendirilmek suretiyle düzenlenen 20.04.2020 tarihli kök bilirkişi raporunda ise; tüm deliller ışığında davacının teslim tarihine en yakın 05.07.2018 tarihli bilirkişi raporunda belirlenen 78.234-TL ile ilave olarak tespit edilen ayıplı ve eksik işlerin giderilmesi için gerekli masrafın 87.500-TL olduğu, dolayısıyla davacının talep edebileceği tutarın 165.734-TL olarak tespit edildiği bildirilmiştir. Söz konusu bilirkişi raporu hüküm kurmaya elverişli bulunduğundan, bu rapor esas alınarak davanın kısmen kabulü gerekirken, mahkemece yazılı gerekçeyle son bilirkişi raporu esas alınarak davanın kabulüne karar verilmesi doğru olmamıştır. Açıklanan nedenlerle; davacının gecikme tazminatı isteminin kesin hüküm nedeniyle dava şartı yokluğundan reddi ve ayıptan kaynaklanan tazminat isteminin kısmen kabulü gerekirken, mahkemece davanın kabulüne karar verilmesi doğru değil ise de, yapılan hata/eksiklik yeniden yargılama yapılmasını gerektirmediğinden, davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulü ile kararın HMK'nın 353/(1)b-2 maddesi uyarınca kaldırılarak "davanın kısmen kabulüne" karar verilmiştir. HÜKÜM:Yukarıda açıklanan nedenlerle: Davalı vekilinin istinaf başvurusunun kabulüne; Bakırköy 3. Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 06/06/2022 Tarih 2020/954 Esas - 2022/630 Karar sayılı kararın HMK'nun 353(1)b-2 gereği KALDIRILMASINA;"Davacının gecikme tazminatı isteminin kesin hüküm nedeniyle dava şartı yokluğundan reddine, ayıptan kaynaklanan tazminat isteminin kısmen kabulü ile 165.734-TL'nin dava tarihinden itibaren işleyecek avans faiziyle birlikte davalıdan alınarak davacıya verilmesine, fazlaya dair istemin reddine"İlk derece yargılamasına ilişkin olarak ;"Alınması gereken 11.321,28-TL nispi karar ve ilam harcından mahkeme veznesine yatırılan 4.400,75-TL peşin harcın mahsubu ile kalan 6.920,53-TL'nin davalıdan alınarak Hazine'ye gelir kaydına,Davacı tarafından yatırılan 5.141,05-TL peşin harçların davalıdan alınarak davacıya verilmesine,Davacı tarafından yapılan 7.250-TL bilirkişi ücreti ve 853-TL posta masrafı olmak üzere toplam 8.103-TL yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 5.211-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, Davacı lehine taktir olunan 26.488,30-TL nispi vekalet ücretinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, Davanın reddolunan kısmı üzerinden davalı lehine taktir olunan 26.488,30-TL nispi vekalet ücretinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, Adalet Bakanlığı bütçesinden ödenen 1.320-TL arabuluculuk ücretinin 472-TL'sinin davacıdan, 848-TL'sinin davalıdan alınarak hazineye gelir kaydına, Karar kesinleştiğinde ve talep halinde kullanılmayan gider avansının yatıran tarafa iadesine,"İstinaf yoluna başvuran davalı tarafından yatırılan 4.400,70-TL peşin istinaf karar harcının istek halinde kendisine iadesine,Hükümden sonra davacı yan gider avansından karşılanan 6,50-TL istinaf yargı giderinin davanın kabulü oranında hesaplanan 4-TL'sinin davalıdan alınarak davacıya verilmesine, kalan kısmın davacı üzerinde bırakılmasına, Hükümden sonra davalı yan gider avansından karşılanan 110-TL istinaf yargı giderinin davanın reddi oranında hesaplanan 40-TL'sinin davacıdan alınarak davalıya verilmesine, kalan kısmın davalı üzerinde bırakılmasına, Gerekçeli kararın bir örneğinin taraf vekillerine tebliğine, HMK'nın 361/1. maddesi uyarınca kararın tebliğ tarihinden itibaren iki hafta içinde temyiz yoluna başvurulabileceğine, dosya üzerinde yapılan inceleme sonucunda oy birliğiyle karar verildi. 13/11/2025