Hukuk Genel Kurulu 2009/5-264 E. , 2009/306 K. "" MAHKEMESİ : Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 23/01/2009 TEMYİZ EDEN: Davalı vekili HUKUK GENEL KURULU KARARI Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesi uyarınca kamulaştırılmasına karar verilen taşınmaz bedelinin tespiti ve terkin ist…
**Hukuk Genel Kurulu 2009/5-264 E. , 2009/306 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : Gebze 3. Asliye Hukuk Mahkemesi TARİHİ : 23/01/2009 TEMYİZ EDEN: Davalı vekili HUKUK GENEL KURULU KARARI Hukuk Genel Kurulu’nca incelenerek direnme kararının süresinde temyiz edildiği anlaşıldıktan ve dosyadaki kağıtlar okunduktan sonra gereği görüşüldü: Dava, 4650 sayılı Kanunla değişik 2942 Sayılı Kamulaştırma Kanununun 10. maddesi uyarınca kamulaştırılmasına karar verilen taşınmaz bedelinin tespiti ve terkin istemine ilişkindir. Davacı idare vekili 13.09.2002 tarihli dava dilekçesiyle; müvekkili idarece 924 parsel sayılı taşınmaz yönünden alınan kamu yararı kararı gereğince, taşınmaz mal maliki davalı ile pazarlıkla anlaşma usulünün denendiğini, ancak teklif edilen bedelin davalı tarafça kabul edilmemesi nedeniyle anlaşma sağlanamadığını ileri sürerek, kamulaştırılan taşınmazın değerinin tespiti ile sicil kaydının terkinine karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; sanayi kuruluşlarıyla bitişik, E-5 karayoluna cepheli olan ve arsa niteliğinde bulunan taşınmaz için idarece teklif edilen bedelin çok düşük olduğunu savunarak, emsal kayıtlar da göz önünde tutulmak suretiyle, yasada öngörülen usulde kamulaştırma bedelinin tespiti ile davacıdan tahsiline karar verilmesini cevaben bildirmiştir. Yargılama sırasında alınan ve dava konusu taşınmaza arsa niteliği ile emsal karşılaştırması sonucu 203.000.000 TL/m2 değer biçen 25.12.2002 tarihli bilirkişi kurulu raporuna taraf vekillerinin itirazı nedeniyle aynı bilirkişi kurulunca ek rapor düzenlenmiş, o raporda taşınmaza arazi niteliğiyle metrekarede 40.733.000 TL/m2 değer takdir edilmiş ve Mahkemece sonuçta, asıl ve ek raporlarda belirlenen değerlere itibar edilmeden ve taşınmazın vasfına yönelik değerlendirme yapılmadan m2 bedeli re’sen 75.000.000 TL kabul edilmek suretiyle davanın kabulüne dair ilk karar verilmiştir. Bu karar, Özel Daire’ce taşınmazın arsa mı arazimi vasfında olduğunun belirlenmesi ve ona göre değerinin tespit edilmesi gereğine işaretle bozulmuş, mahkemece bozma yönünde işlem yapılarak, m2 de 75.000.000 TL den, ilk hüküm paralelinde ikinci hüküm oluşturulmuştur. İkinci kararın, Özel Daire’ce, taşınmazın arsa niteliği ile emsal mukayesesine göre değer biçilmesi gereğine değinilerek bozulmasından sonra Mahkemece verilen direnme kararı, Hukuk Genel Kurulu’nca Özel Daire bozma ilamında gösterilen nedenlerle bozulmuş ve bozmaya uyan Yerel Mahkeme, taşınmazın vasfına yönelik yine bir değerlendirme yapmadan, metrekarede 75.000.000 TL den, ilk hüküm paralelinde üçüncü kararı oluşturmuştur.