11. Hukuk Dairesi 2021/4253 E. , 2022/8239 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 10.04.2019 tarih ve 2018/112 E. - 2019/176 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 25.02.2021 tarih ve 2019/1024 E. - 2021/253 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenm
**11. Hukuk Dairesi 2021/4253 E. , 2022/8239 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 20. HUKUK DAİRESİ Taraflar arasında görülen davada Ankara 2. Fikrî ve Sınaî Haklar Hukuk Mahkemesince verilen 10.04.2019 tarih ve 2018/112 E. - 2019/176 K. sayılı kararın davacı vekili tarafından istinaf edilmesi üzerine, istinaf isteminin esastan reddine dair Ankara Bölge Adliye Mahkemesi 20. Hukuk Dairesi'nce verilen 25.02.2021 tarih ve 2019/1024 E. - 2021/253 K. sayılı kararın Yargıtay'ca incelenmesi davacı vekili tarafından istenmiş ve temyiz dilekçesinin süresi içinde verildiği anlaşılmış olmakla, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve yine dosya içerisindeki dilekçeler, duruşma tutanakları ve tüm belgeler okunup, incelendikten sonra işin gereği görüşülüp, düşünüldü: Davacı vekili; müvekkilinin 1951 yılında Arjantin merkezli kurulduğunu ve şekerleme, çikolata, dondurma, bisküvi sektöründe 60 yılı aşkın süredir faaliyet gösterdiğini, sektörün tanınmış, saygın ve köklü kuruluşlarından olduğunu, "bon o bon" kelime ve şekil ibaresinin birçok ülkede müvekkili adına tescilli bulunduğunu, söz konusu ibarenin Türkiye’de tescili için yapılan başvurunun itiraz üzerine reddedildiğini ancak başvurunun reddine ilişkin YİDK kararının iptali için açtıkları davanın derdest olduğunu, dava kapsamında alınan bilirkişi raporunun müvekkili lehine bulunduğunu, müvekkili adına tescilli 2000/13334 sayılı, şekilden ibaret markanın da olduğunu, davalı şirket tarafından müvekkili adına tescilli markalara tecavüzde bulunulduğunu öğrenmeleri üzerine eylemlerine son vermesi için davalıya ihtarname gönderildiğini, davalının müvekkili markaları ile ayniyet derecesinde benzer marka başvurularında da bulunduğunu, bu başvurularının reddedilmesine ya da müddet olmasına rağmen davalının internet sitesinde mevcut kullanımlarına devam ettiğini, davalının aleyhine ikame edilen markaya tecavüz ve tazminat talepli davada, müvekkilinin iddialarının haklılığının ortaya çıktığını, davalının eylemlerinin müvekkilinin marka tescilinden doğan haklarına tecavüz yanında haksız rekabet de teşkil ettiğini ileri sürerek, markaya tecavüzün ve haksız rekabetin tespitine, menine, durdurulmasına, 6769 sayılı SMK'nın 151/1-b maddesi gereğince şimdilik 5.000.- TL maddi tazminat ile 5.000.- TL manevi tazminatın davalıdan tahsiline karar verilmesini talep ve dava etmiştir. Davalı vekili; müvekkili şirketin 48 yılı aşkın süredir faaliyet gösterdiğini, jöle, çikolata, lokum ve şeker ürünlerinin imalatı, ihracatı ve ticareti alanında faaliyetlerine devam ettiğini, bu sektörde haklı bir ün ve pazar sahibi olduğunu, birçok ülkeye ihracatta bulunduğunu, "Aran" isminin ve markalarının kaliteyi simgelediğini, müvekkilinin davacı markalarına tecavüz ya da haksız rekabet teşkil eden bir davranışının olmadığını, zira müvekkili kullanımlarının davacının markası ile benzer bulunmadığını savunarak, davanın reddini istemiştir. İlk derece mahkemesince, iddia, savunma, toplanan deliller ve tüm dosya kapsamına göre; davacının adına tescilli markası şekil markası olup kelime unsuru bulunmadığı, şekil unsuru ise sarı fon üzerine kırmızı sarı kalplerin çevrelediği orta kesimde bulunan birbirinin üzerine konumlandırılmış beyaz çemberler ile bu çemberlerin tam ortasında beyaz bir kalp ile kalbin ortasında sarı ile boyalı bir daireden oluştuğu, davalının www.arancikolata.com.tr isimli internet sitesindeki fiili kullanımı ise kelime ve şekilden oluşan markasal kullanım olduğu, söz konusu kullanımın kelime unsuru Pam&Pam olup kelime unsurunun bilinen bir anlamı bulunmadığı, davalının fiili kullanımında yer alan şekil unsuru ise ambalaj kutusu üzerinde dairesel bir alana çeşitli figüratif şekiller ile oluşturulmuş bir kompozisyondan oluştuğu, tarafların şekil unsurları benzerlik göstermediği, dolayısı ile her ne kadar taraflar aynı sektörlerde faaliyet gösterse de somut karşılaştırmada davalının eylemlerinin 6769 sayılı SMK’nın 29. maddesi uyarınca marka hakkına tecavüz sayılan fiiller kapsamında değerlendirilemeyeceği, haksız rekabet iddiası yönünden ise; davalının 26.03.2018 tarihli bilirkişi raporunda tespit edilen www.arancikolata.com.tr isimli internet sitesindeki fiili kullanımının davacının 2000/13334 sayılı markasından kaynaklı haklarına tecavüz niteliğinde olmadığı kanaati belirtildiği için somut olayda haksız rekabet koşullarının da oluşmadığı gerekçeleri ile, davanın reddine karar verilmiştir. Karara karşı, davacı vekili tarafından istinaf kanun yoluna başvurulmuştur. Bölge Adliye Mahkemesince, tüm dosya kapsamına göre yapılan istinaf incelemesi sonucunda; dava konusu edilen davalının marka kullanımı ile davacı adına tescilli 2000/13334 sayılı marka işareti arasında karıştırılmaya yol açacak düzeyde bir benzerlik olmadığı, dolayısıyla markaya tecavüzün bulunmadığı gibi haksız rekabetten de söz edilemeyeceği, dolayısıyla mahkemenin vakıa ve hukuki değerlendirmesinde usul ve esas yönünden yasaya aykırılık bulunmadığı gerekçesi ile, davacı vekilinin istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmiştir. Karara karşı, davacı vekili tarafından temyiz kanun yoluna başvurulmuştur. Dava, marka hakkına tecavüzün ve haksız rekabetin tespiti, men’i ve durdurulması ile maddi ve manevi taminat istemine ilişkindir. Davacı yan dava dilekçesinde; davalının kendisi adına tescilli markalar özellikle de 2000/13334 sayılı markası ile ayniyet derecesinde benzer marka başvurularında bulunduğunu, bu başvuruların reddedilmesine ya da müddet olmasına rağmen davalının internet sitesinde mevcut kullanımlarına devam ettiğini ileri sürmüştür. Bu durumda, tecavüz ve haksız rekabet oluşup oluşmadığına yönelik olarak, davacının itirazı üzerine reddedilen davalının “pampam+şekil” ibareli kullanımının, davalının internet sitesindeki önceki ve kutu üzerindeki son kullanımının birlikte değerlendirilmesi bakımından yeni bir rapor alınarak oluşacak sonuca göre karar verilmesi gerekirken, ilk derece mahkemesince davanın reddi ve bölge adliye mahkemesince de başvurunun esastan reddi doğru olmamış, bölge adliye mahkemesi kararının bozularak kaldırılmasına karar verilmesi gerekmiştir. SONUÇ: Yukarıda açıklanan nedenlerle, davacı vekilinin temyiz istemlerinin kabulü ile İlk Derece Mahkemesince verilen karara yönelik istinaf başvurusunun esastan reddine ilişkin Bölge Adliye Mahkemesi kararının BOZULARAK KALDIRILMASINA, HMK'nın 373/1. maddesi uyarınca dava dosyasının İlk Derece Mahkemesine, kararın bir örneğinin Bölge Adliye Mahkemesine gönderilmesine, ödediği peşin temyiz harcının isteği halinde temyiz eden davacıya iadesine, 23/11/2022 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.