12. Hukuk Dairesi 2020/9308 E. , 2021/4685 K. "" MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından çeklere …
**12. Hukuk Dairesi 2020/9308 E. , 2021/4685 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ : ... Bölge Adliye Mahkemesi Yukarıda tarih ve numarası yazılı Bölge Adliye Mahkemesince verilen kararın müddeti içinde temyizen tetkiki borçlu tarafından istenmesi üzerine bu işle ilgili dosya daireye gönderilmiş olup, dava dosyası için Tetkik Hakimi ... tarafından düzenlenen rapor dinlendikten ve dosya içerisindeki tüm belgeler okunup incelendikten sonra işin gereği görüşülüp düşünüldü : Alacaklı tarafından çeklere dayalı olarak kambiyo senetlerine mahsus haciz yolu ile icra takibine başlandığı, borçluya örnek 10 numaralı ödeme emri tebliği üzerine borçlunun İİK’nun 168/4. maddesinde öngörülen yasal 5 günlük sürede icra mahkemesine başvurarak, imzaya itiraz ettiği, mahkemece alınan bilirkişi raporu doğrultusunda itirazın reddi yönünde verilen kararın borçlu tarafından istinafı üzerine Bölge Adliye Mahkemesince istinaf talebinin esastan reddine karar verildiği, kararın borçlu tarafından temyiz edildiği görülmektedir. Somut olayda, mahkemece yaptırılan inceleme sonucunda garafoloji ve sahtecilik uzmanından alınan 02.06.2017 tarihli raporda imzanın borçlu şirketin yetkilisi ...'in elinden çıktığının bildirildiği, Adli Tıp Kurumu Başkanlığının 26.07.2018 tarihli raporunda ise imzanın ...’ın eli ürünü olduğu ya da olmadığı yönünde bir tespite gidilemediğinin belirtildiği, raporlar arasındaki çelişkinin giderilmesi için bu kez Adli Tıp Kurumu Fizik İhtisas Dairesinden emekli üç kişilik bilirkişi heyetinden alınan 16.01.2019 tarihli raporda; takip dayanağı çeklerdeki keşideci imzasının şirket yetkilisi ...’in eli ürünü olduğunun kabulü güçlü olasılık seviyesinde değerlendirildiği ve ayrıca bu bağlamda, evvelce düzenlenen 02.06.2017 tarihli bilirkişi raporu sonucuna anılan seviyede olmak üzere iştirak edildiğinin bildirildiği anlaşılmaktadır. HGK’nun 07.10.2009 tarih ve 2009/12-382-415 sayılı kararında da belirtildiği üzere; herhangi bir belgedeki imza ve yazının atfedildiği kişiye ait olup olmadığı hususunda yapılacak bilirkişi incelemesinin konunun uzmanınca ve yeterli teknik donanıma sahip bir laboratuvar ortamında, optik aletler ve o incelemenin gerektirdiği diğer cihazlar kullanılarak, grafolojik ve grafometrik yöntemlerle yapılması, bu alet ve yöntemlerle gerek incelemeye konu ve gerekse karşılaştırmaya esas belgelerdeki imza veya yazının, tersim, seyir, baskı derecesi, eğim, doğrultu gibi yönlerden taşıdığı özelliklerin tam ve kuşkuya yer vermeyecek şekilde belirlenip karşılaştırılması, sonuçta, imza veya yazının atfedilen kişiye ait olup olmadığının, dayanakları gösterilmiş, tarafların, mahkemenin ve Yargıtay’ın denetimine elverişli bir raporla ortaya konulması, gerektiğinde karşılaştırılan imza veya yazının hangi nedenle farklı veya aynı kişinin eli ürünü olduklarının fotoğraf ya da diğer uygun görüntü teknikleri ile de desteklenmesi şarttır.