7. Hukuk Dairesi 2014/9954 E. , 2014/14695 K. "" Mahkemesi : Kozan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi(İş Mahkemesi Sıfatıyla) Tarihi : 06/05/2014 Numarası : 2014/134-2014/375 Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı vekili, davacının hak etmiş olduğu fazla çalışma, genel tatil, hafta tatili ve gece çalışması ücreti alacakl…
**7. Hukuk Dairesi 2014/9954 E. , 2014/14695 K.** **"İçtihat Metni"** Mahkemesi : Kozan 1. Asliye Hukuk Mahkemesi(İş Mahkemesi Sıfatıyla) Tarihi : 06/05/2014 Numarası : 2014/134-2014/375 Taraflar arasında görülen dava sonucunda verilen hükmün, Yargıtayca incelenmesi davacı vekili tarafından istenilmekle, temyiz isteğinin süresinde olduğu anlaşıldı. Dosya incelendi, gereği görüşüldü: Davacı vekili, davacının hak etmiş olduğu fazla çalışma, genel tatil, hafta tatili ve gece çalışması ücreti alacaklarının ödemediğini ileri sürerek anılan alacakların tahsilini talep etmiştir. Davalı vekili, davacının tüm hak etmiş olduğu alacaklarının kendisine ödendiğini ve davacının davalı şirketi ibra ettiğini savunarak, davanın reddini istemiştir. Mahkemece, dosya içerisindeki ibranameye göre davacının davalı şirketi ibra ettiğinin anlaşıldığı gerekçesiyle davanın reddine karar verilmiştir. Taraflar arasındaki uyuşmazlık,ibranamenin geçerliliği ve işveren tarafından yapılan kısmi ödemenin işçinin hangi alacağına mahsup edileceği noktasında toplanmaktadır. Taraflar arasında düzenlenen ibranamenin geçerliliği konusunda uyuşmazlık bulunmaktadır. Türk Hukukunda ibra sözleşmesi 01.07.2012 tarihinde yürürlüğe giren 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nda düzenlenmiş olup, kabul edilen Yasanın 132 inci maddesinde “Borcu doğuran işlem kanunen veya taraflarca belli bir şekle bağlı tutulmuş olsa bile borç, tarafların şekle bağlı olmaksızın yapacakları ibra sözleşmesiyle tamamen veya kısmen ortadan kaldırılabilir” şeklinde kurala yer verilmiştir. İş ilişkisinde borcun ibra yoluyla sona ermesi ise 6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu’nun 420 inci maddesinde öngörülmüştür. Sözü edilen hükme göre, işçinin işverenden alacağına ilişkin ibra sözleşmesinin yazılı olması, ibra tarihi itibarıyla sözleşmenin sona ermesinden başlayarak en az bir aylık sürenin geçmiş bulunması, ibra konusu alacağın türünün ve miktarının açıkça belirtilmesi, ödemenin hak tutarına nazaran noksansız ve banka aracılığıyla yapılması şarttır. Bu unsurları taşımayan ibra sözleşmeleri veya ibraname kesin olarak hükümsüzdür. Hakkın gerçek tutarda ödendiğini ihtiva etmeyen ibra sözleşmeleri veya ibra beyanını muhtevi diğer ödeme belgeleri, içerdikleri miktarla sınırlı olarak makbuz hükmündedir. Bu hâlde dahi, ödemelerin banka aracılığıyla yapılmış olması gerekir.