TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ :ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/01/2024 NUMARASI :2023/659 Esas 2024/20 Karar DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 06/10/2023 KARAR TARİHİ : 04/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/12/2025 Taraflar arasındaki şirketin ihyası istemine ilişkin çekişmesiz yargı işinin yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf …
T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21. HUKUK DAİRESİ 2024/571 Esas 2025/1491 Karar T.C. ANKARA BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 21.HUKUK DAİRESİ ESAS NO : 2024/571 KARAR NO : 2025/1491 TÜRK MİLLETİ ADINA KARAR İNCELENEN DOSYANIN MAHKEMESİ :ANKARA 9. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ : 16/01/2024 NUMARASI :2023/659 Esas 2024/20 Karar DAVA : Şirketin İhyası DAVA TARİHİ : 06/10/2023 KARAR TARİHİ : 04/12/2025 GEREKÇELİ KARARIN YAZILDIĞI TARİH : 04/12/2025 Taraflar arasındaki şirketin ihyası istemine ilişkin çekişmesiz yargı işinin yargılaması sonunda ilamda yazılı gerekçelerle davanın kabulüne yönelik olarak verilen hükme karşı davalı vekilince süresinde istinaf kanun yoluna başvurulması üzerine dosya incelendi, gereği konuşulup düşünüldü. DAVA Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; davacı tarafından dava dışı "... Sosyal Hizmetler Sanayi Ticaret Limited Şirketi" aleyhine Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/610 esas sayılı dosyasında rücuen alacak davası açıldığını, yargılama devam ederken dava dışı şirketin ticaret sicilden re'sen terkin edildiğinin anlaşılması üzerine ilgili mahkemenin 19/09/2023 tarihli celsesinde taraflarına ihya davası açmak üzere süre verildiğini belirterek "... Sosyal Hizmetler Sanayi Ticaret Limited Şirketi"nin ihyasına karar verilmesini talep etmiştir. CEVAP Davalı vekili cevap dilekçesinde özetle; şirketin terkin işlemlerinin mevzuata uygun şekilde yapıldığını, dava açılmasına müvekkilinin sebebiyet vermediğini, yargılama giderinden sorumlu olunmadığını bildirerek davanın reddini istemiştir. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI Mahkemece; TTK'nın geçici 7. maddesinde resen terkin edilecek durumlar sayılmış olup, geçici 7 4-a maddesi gereğince şirketi temsil ve ilzama yetkili kişilere de ihtar göndermesi gerektiği, bu ihtar gönderilmeden yapılan terkin işleminin usulüne uygun olmadığı, bu şekilde davalı tarafından terkin işleminin kanuna aykırı olarak yapıldığı, hak düşürücü sürenin bu duruma uygulanmayacağı, davacının dava açmasında hukuki yararının bulunduğu anlaşılmakla davanın kabulüne, Ankara Ticaret Sicil Müdürlüğünün ... sicil numarasında kayıtlı "... Sosyal Hizmetler Sanayi Ticaret Limited Şirketi"nin Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/610 esas sayılı dosyasında taraf teşkili ile sınırlı olmak üzere ihyasına, ek tasfiye işlemlerini yapmak üzere TTK'nın 547/2.maddesi uyarınca ...'nın tasfiye memuru olarak atanmasına ve ek tasfiye işlemlerinin anılan tasfiye memuru tarafından yerine getirilmesine , davalı aleyhine yargılama gideri ve vekalet ücreti hükmedilmesine karar verilmiştir. İSTİNAF SEBEPLERİ Davalı istinaf dilekçesinde özetle; ilk derece mahkemesi kararının usul ve yasaya aykırı olduğunu, davacının dava açmakta hukuki yararı bulunmadığını, şirketin telkininin usulüne uygun gerçekleştiğini, davalının yasal hasım olup tarafına yargılama ve vekalet ücretine hükmedilmemesi gerektiğini bu nedenlerle ilk derece mahkemesi kararının kaldırılarak talepleri doğrultusunda karar verilmesini istemiştir. HUKUKİ NİTELENDİRME, DELİLLERİN VE İSTİNAF SEBEPLERİNİN DEĞERLENDİRİLMESİ Dava, ticaret sicilinden terkin edilen şirketin ihyası istemine ilişkindir. 6100 Sayılı HMK'nın 355.maddesi gereğince, istinaf incelemesinin istinafa gelen tarafın sıfatı ile istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak kamu düzenine aykırılık bulunup bulunmadığı hususu gözetilerek ilk derece mahkemesinin taraflar arasındaki ihtilafta görevli mahkeme oluşu ve eldeki davada kesin yetki kuralına da aykırılık bulunmadığı anlaşılmakla işin esasına girilerek yapılan incelemede; Davalı vekilinin istinaf itirazı davacının dava açmakta hukuki yararı bulunup bulunmadığı, terkinin usulüne uygun olup olmadığı, davalı aleyhine vekalet ücreti ve yargılama gideri hükmedilmemesi gerektiğine yöneliktir. İhyasına karar verilen şirketin ticaret sicilinden 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesi uyarınca terkin işlemi gerçekleştirilmiştir. Bu durumda davalı Ticaret Sicil Müdürlüğü'nün vekalet ücretinden sorumlu tutulabilmesi için davalının iş bu davanın açılmasına sebebiyet vermesi, terkin işleminin usulsüz yapılması gerekir. 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinde şirketlerin hangi şartlarda ve usullerde tasfiye ve ticaret sicilinden re'sen kayıtlarının silinmesinin düzenlendiği, aynı maddenin 4.fıkrasının "a" bendinde; kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanacağı, yapılacak ihtarın, ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderileceği, ilanın, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçeceği, aynı maddenin 11.bendinde ise; dördüncü fıkra uyarınca yapılan ihtar ve ilana rağmen süresi içerisinde cevap vermeyen veya tasfiye memuru bildirmeyen veyahut durumunu kanuna uygun hale getirmeyen veya faaliyette bulunduğunu adres ve kanıtları ile birlikte bildirmeyen şirketin unvanının ticaret sicilinden re'sen silineceği düzenlenmiştir. Dosya içeriğinden, Ankara 1. Asliye Hukuk Mahkemesi'nin 2022/610 Esas sayılı (Bölge Adliye Mahkemesi kaldırma kararı öncesi esas numarası 2013/564 Esas) dosyasında, davacı tarafından ihyası talep edilen ... Sosyal Hizmetler Sanayi Ticaret Limited Şirketi aleyhine rücuen tazminat talebiyle 2013 yılında dava açıldığı , mahkemenin 19/09/2023 tarihli celsesinde davacı vekiline ihyası talep edilen ... Sosyal Hizmetler Sanayi Ticaret Limited Şirketi hakkında ihya davası açması için yetki ve süre verildiği görülmüştür. Somut olayda, ihyası talep edilen ... Sosyal Hizmetler Sanayi Ticaret Limited Şirketi'nin münfesih sayılmasına rağmen TTK'nun geçici 7. maddesi uyarınca kendisine yapılan ihtar ve ilan üzerine süresi içerisinde bildirimde bulunmadığından 23/01/2014 tarihinde ticaret sicilinden resen silindiği, ihtarnamede infisah sebebi olarak 31/12/1998 tarihine kadar şirketin sermayesini 500,00 TL'ye çıkarmaması olarak yer aldığı, anılan ihtarnamenin şirkete taşınmış notuyla bila tebliğ olduğu, şirket yetkilisine tebligat çıkarılmadığı, ihtarın Türkiye Ticaret Sicil Gazetesinde ilan edildiği, davacı tarafça dava dışı şirket aleyhine açılan alacak davasında taraf teşkilinin sağlanması amacıyla alınan yetki ile eldeki davanın açıldığı ve bu bağlamda davacının eldeki davayı açmakta hukuki yararı bulunduğu anlaşılmıştır. 6102 sayılı TTK'nın geçici 7.maddesinin 4 fıkrasında; Kapsam dâhilindeki şirket ve kooperatiflerin ticaret sicilindeki kayıtlı son adreslerine ve sicil kayıtlarına göre şirket veya kooperatifi temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere bir ihtar yollanır. Yapılacak ihtar, ilan edilmek üzere Türkiye Ticaret Sicili Gazetesi Müdürlüğüne aynı gün gönderilir. İlan, ihtarın ulaşmadığı durumlarda, ilan tarihinden itibaren otuzuncu günün akşamı itibarıyla, 11/2/1959 tarihli ve 7201 sayılı Tebligat Kanunu hükümlerine göre yapılmış tebligat yerine geçer. Ayrıca anılan ilan, bildirici niteliği haiz olarak ilgili ticaret ve sanayi odası veya ticaret, sanayi ya da deniz ticaret odasının internet sitesinde aynen yayımlanır. Ticaret sicili müdürlüklerince; 559 sayılı Kanun Hükmünde Kararname gereğince sermaye artırımında bulunmayarak münfesih olan şirketlere yapılacak ihtarda; ortaklarından, yönetici veya denetçilerden ya da müdürlerinden tebliğ tarihinden itibaren iki ay içinde tasfiye memurunun bildirilmesi, aksi takdirde, bu madde hükümlerine göre ticaret sicili kayıtlarından unvanın silineceği, şirkete ait malvarlığının unvana ilişkin kaydın silindiği tarihten itibaren on yıl sonra Hazineye intikal edeceği ve bunun kesin olduğu açıkça yazılacağı" hükmü yer almaktadır. Davalı Ticaret Sicil Müdürlüğünce ihyası istenen şirketin temsil ve ilzama yetkilendirilmiş kişilere ticaret sicilindeki adreslerine bu konuda ihtarat yapıldığına ilişkin tebligat bulunmamaktadır. İhyası istenen şirketin adresine çıkarılan tebligat ise tebliğ edilemeyip "taşınmış" olması sebebiyle iade edilmiştir. Ancak 559 sayılı Türk Ticaret Kanunu'nun Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Hükmünde Kararname ile eklenen geçici 10. maddesi gözetildiğinde asgari sermaye şartını süresinde arttırmadığından münfesihlik durumu ortadan kalkmadığından tasfiye ile sınırlı olmak üzere ihyasına karar verilebilir. Bu durumda mahkemece, davalı ticaret sicil müdürlüğünün 6102 sayılı TTK'nın geçici 7. maddesinde ve 559 sayılı KHK'da öngörülen usul ve şartlar gerçekleşmeden ihyası istenen şirketi ticaret sicilinden re'sen terkin ettiği gözetilerek davalı ... hakkında açılan davanın ilk derece mahkemesince kabulü ile sermaye artırımı yapmayarak münfesih duruma düşmesinden ötürü kaydı silinen şirketin, Ankara 5.Asliye Ticaret Mahkemesi'nin 2023/191 esas sayılı davası ve bu davanın infaz işlemleri ile sınırlı olmak üzere tüzel kişiliğinin ihyasına ve tasfiye işlemleri için de şirkete tasfiye memuru atanmasına karar verilmesinde herhangi bir isabetsizlik görülmemiştir. Öte yandan yukarıda açıklandığı üzere usulsüz terkin ile dava açılmasına sebebiyet veren davalı aleyhine HMK'nın 312. maddesindeki koşulların da oluşmadığı dikkate alınarak HMK'nın 326. maddesi gereği yargılama giderlerine hükmedilmesine karar verilmesi de yerindedir. O halde davalının bu yöndeki istinaf sebeplerinin reddi gerekmiştir. Davalı tarafça her ne kadar istinaf dilekçesinde ihyasına karar verilen şirketin sicil numarası mahkeme hükmünde sehven yanlış yazıldığı bildirilerek tahsis edilmesi talep edilmiş ise de 6100 sayılı HMK'nın 304. maddesi uyarınca açık maddi hatanın düzeltilmesini ilk derece mahkemesinden talep edilebileceği dikkate alınarak bu hususta karar verilmemiştir. Sonuç olarak yukarıda açıklanan nedenlerle; davalı ... temsilcisinin istinaf başvuru kanun dilekçesinde yer verdiği itirazların yerinde olmamasına, kararda kamu düzenine ilişkin bir aykırılık bulunmamasına, kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olmasına göre Hukuk Muhakemeleri Kanunu'nun 353/1-b-1 maddesi gereğince istinaf başvurusunun esastan reddine karar verilmesi gerekmiştir. HÜKÜM: Yukarıda Açıklanan Nedenlerle; 1-Davalı istinaf başvurusunun HMK'nın 353/(1)-b.1 maddesi gereğince ESASTAN REDDİNE, 2-Davalıdan alınması gerekli olan 615,40 TL harçtan peşin alınan 427,60 TL harcın mahsubu ile bakiye 187,80 TL harcın davalıdan alınarak Hazineye gelir kaydına, 3-Davalı tarafça yapılan yargılama giderlerinin üzerinde bırakılmasına, 4-İstinaf incelemesi sırasında duruşma açılmadığından taraflar yararına vekalet ücreti taktirine yer olmadığına, Dosya üzerinde yapılan inceleme HMK'nun 362/1-ç maddesi gereğince kesin olmak üzere, tarafların yokluğunda dosya üzerinden oy birliği ile karar verildi. 04/12/2025 Başkan- Üye - Üye - Zabıt Katibi -