10. Ceza Dairesi 2023/22144 E. , 2024/19209 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/658 E., 2022/660 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Kamu davasının durması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Erzurum 4.Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile, sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun
**10. Ceza Dairesi 2023/22144 E. , 2024/19209 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Asliye Ceza Mahkemesi SAYISI : 2022/658 E., 2022/660 K. SUÇ : Kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma İNCELEME KONUSU KARAR : Kamu davasının durması TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : İlgili kararın kanun yararına bozulması Erzurum 4.Asliye Ceza Mahkemesinin yukarıda belirtilen kararı ile, sanık hakkında, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan açılan kamu davasının 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca durmasına karar verildiği, kararın, itiraz edilmeksizin 14.11.2022 tarihinde usûlüne uygun şekilde kesinleştiği anlaşılmıştır. Adalet Bakanlığının, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin birinci fıkrası uyarınca, 30.10.2023 tarihli ve 2023/20498 sayılı evrakı ile kanun yararına bozma istemine istinaden düzenlenen, Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.11.2023 tarihli ve 2023/115590 sayılı Tebliğnamesi ile dava dosyası Daireye gönderilmekle, gereği düşünüldü: I. İSTEM Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının, 28.11.2023 tarihli ve 2023/115590 sayılı kanun yararına bozma isteminin; " Dosya kapsamına göre, sanığın inceleme konusu 19.09.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının 19.01.2015 tarihli iddianamesiyle açılan kamu davasında yapılan yargılama sonunda, Erzurum 4. Asliye Ceza Mahkemesinin 01.11.2022 tarihli kararı ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine dair kararın usulüne uygun şekilde kesinleşmediğinden bahisle sanık hakkında açılan kamu davasının durmasına karar verilmiş ise de, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrasında "Bu suçtan dolayı başlatılan soruşturmada şüpheli hakkında ... beş yıl süreyle kamu davasının açılmasının ertelenmesine karar verilir." şeklindeki, üçüncü fıkrasında "Erteleme süresi zarfında şüpheli hakkında asgari bir yıl süreyle denetimli serbestlik tedbiri uygulanır." ve dördüncü fıkrasının maddesinde "Kişinin, erteleme süresi zarfında; a) Kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi, b) Tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması, c) Uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması hâlinde, hakkında kamu davası açılır." şeklindeki, 5271 sayılı Kanun’un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasında "Türk Ceza Kanununda öngörülen düşme sebeplerinin varlığı ya da soruşturma veya kovuşturma şartının gerçekleşmeyeceğinin anlaşılması hallerinde, davanın düşmesine karar verilir. Ancak, soruşturmanın veya kovuşturmanın yapılması şarta bağlı tutulmuş olup da şartın henüz gerçekleşmediği anlaşılırsa; gerçekleşmesini beklemek üzere, durma kararı verilir. Bu karara itiraz edilebilir." şeklindeki düzenlemelerin yer aldığı, Adı geçen sanık hakkında evvelce 12.07.2014 tarihinde kullanmak için uyuşturucu madde bulundurmak suçundan yapılan soruşturma sonunda Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığınca 12.09.2014 tarihli ve 2014/9511-4 soruşturma, 2014/19 sayılı kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı verildiği ve sanığın denetim süresi içerisinde ihlal niteliğinde kabul edilen 28.10.2014 tarihli eylemini işlemesi üzerine anılan Başsavcılığın 24.11.2014 tarihli ve 2014/9511 Soruşturma, 2014/4231 Esas, 2014/2101 sayılı iddianamesi ile açılan kamu davasını müteakip, yapılan yargılama sonunda, Erzurum 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.03.2015 tarihli ve 2014/504 Esas, 2015/185 Karar sayılı kararı ile sanığın mahkumiyetine hükmedildiği ve anılan kararın temyiz edilmeden 20.04.2015 tarihinde kesinleştiği anlaşılmakla, Dosya kapsamına göre, incelemeye konu Erzurum 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 01.11.2022 tarihli ve 2022/658 Esas sayılı dosyasındaki suç tarihinin 19.09.2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 19.01.2015 olduğu, aynı suçtan sanık hakkında Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığı tarafından açılan kamu davası üzerine, yargılamanın yapıldığı Erzurum 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 19.03.2015 tarihli ve 2014/504 Esas sayılı dosyasındaki suç tarihinin 12.07.2014, iddianame düzenleme tarihinin ise 24.11.2014 olduğu, her iki suçun da ilk iddianamenin düzenlenme tarihinden önce işlendiği ve hukuki kesinti olmadığı, anılan iki dosyada da sanığın üzerine atılı eylemlerin aynı mahiyette olduğu dikkate alınarak, bu eylemlerin bir suç işleme kararı icrası kapsamında işlendiği anlaşıldığından, temel ceza belirlendikten sonra 5237 sayılı Kanun’un 43 üncü maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümleri kapsamında değerlendirme yapılması gerektiği, Öte yandan, Yargıtay Ceza Genel Kurulunun 15.03.2016 tarihli ve 2014/10-847 Esas, 2016/128 Karar sayılı ilâmında vurgulandığı üzere, zincirleme suça dâhil olan bir suçtan mahkûmiyet kararı verilmiş ve bu karar kesinleşmiş ise de, zincirleme suça konu ikinci suçla ilgili olarak mahkemece, kesinleşen hükme konu eylem de gözönüne alınarak zincirleme suç hükümlerinin uygulanması suretiyle hüküm kurulmalı, kesinleşen hükümdeki ceza sonuç cezadan indirilmeli, böylece yargılaması devam eden suça ilişkin cezanın belirlenmesi gerektiği cihetle, durma kararı verilen dosyada yargılamaya devam edilerek, 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesinde öngörülen zincirleme suç hükümleri uyarınca hüküm kurulup, Erzurum 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 19.03.2015 tarihli kararında belirlenen 1 yıl 8 aylık hapis cezasının mahsup edilmesi suretiyle bir ceza tayin edilmesi gerektiği gözetilmeden, yazılı şekilde karar verilmesinde isabet görülmemiştir." Şeklindeki gerekçeye dayandığı anlaşılmıştır. II. GEREKÇE A. Erzurum 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 2022/658 Esas ve 2022/660 Karar sayılı dosyasının incelenmesinde; 1. Şüpheli hakkında, 19.09.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının 24.11.2014 tarihli ve 2014/12681 soruşturma, 2014/197 sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içerisinde tedaviye tabi tutulmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, kararın doğrudan şüphelinin MERNİS adresine tebliğe çıkarılarak 28.12.2014 tarihinde 7201 sayılı Tebligat Kanunu'nun (7201 sayılı Kanun) 21 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca tebliğ edildiği, 25.11.2014 tarihinde infazı için Erzurum Denetimli Serbestlik Müdürlüğüne gönderildiği, 2. Erzurum Denetimli Serbestlik Müdürlüğünün 26.11.2014 tarihli ve 2014/1358 DS sayılı çağrı yazısının doğrudan şüphelinin MERNİS adresine tebliğe çıkarılarak 08.12.2014 tarihinde 7201 sayılı Kanun'un 21 inci maddesinin ikinci fıkrasına göre tebliğ edildiği, müdürlüğe başvurmaması nedeniyle dosyanın kapatılarak 22.12.2014 tarihinde Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığına gönderildiği, 3. Erteleme kararının kaldırılarak Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının 19.01.2015 tarihli ve 2014/12681 Soruşturma, 2015/349 Esas, 2015/286 sayılı İddianamesi ile Erzurum 4.Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 4. Erzurum 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 27.05.2015 tarihli ve 2015/93 Esas, 2015/268 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, sanığın temyiz kanun yoluna başvurduğu, 5. Dairemizin 29.09.2022 tarihli ve 2020/10042 Esas, 2022/9777 Karar sayılı kararı ile hükmün bozulmasına karar verildiği, 6. Bozmadan sonra, Erzurum 4.Asliye Ceza Mahkemesinin kanun yararına bozma istemine konu 01.11.2022 tarihli ve 2022/658 Esas, 2022/660 Karar sayılı kararı ile, 5271 sayılı Kanun'un 223 üncü maddesinin sekizinci fıkrasının ikinci cümlesi uyarınca "kamu davasının durmasına" karar verildiği, kararın itiraz edilmeksizin kesinleştiği, Anlaşılmıştır. B. Erzurum 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 19.03.2015 tarihli ve 2014/504 Esas ve 2015/185 Karar sayılı kararının incelenmesinde; 1. Şüpheli hakkında, 12.07.2014 tarihli kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan yapılan soruşturma sonunda, Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının 12.09.2014 tarihli ve 2014/9511-4 soruşturma, 2014/19 sayılı kararı ile, 5237 sayılı Kanun’un 191 inci maddesinin ikinci fıkrası uyarınca beş yıl süre ile kamu davasının açılmasının ertelenmesine, aynı maddenin üçüncü fıkrası uyarınca bir yıl süre ile denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına, denetimli serbestlik süresi içerisinde tedaviye tabi tutulmasına, erteleme süresi içerisinde kendisine yüklenen yükümlülüklere veya uygulanan tedavinin gereklerine uygun davranmamakta ısrar etmesi ya da tekrar kullanmak için uyuşturucu veya uyarıcı madde satın alması, kabul etmesi veya bulundurması ya da uyuşturucu veya uyarıcı madde kullanması durumunda hakkında kamu davası açılacağının ihtarına karar verildiği, 2. Şüphelinin, 28.10.2014 tarihinde yeniden aynı nitelikteki suçu işlemesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının 24.11.2014 tarihli ve 2014/9511 Soruşturma, 2014/4231 Esas, 2014/2101 sayılı İddianamesi ile Erzurum 3. Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açıldığı, 3. Erzurum 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 19.03.2015 tarihli ve 2014/504 Esas, 2015/185 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verildiği, hükmün, temyiz edilmeksizin 20.04.2015 tarihinde kesinleştiği, Anlaşılmıştır. C. Dairemiz yerleşik içtihatlarına göre, kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesi tarihine kadar aynı şüpheli/sanık tarafından kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan işlenen tüm eylemler tek suç olarak kabul edilmekte ve 5237 sayılı Kanun'un 61 inci maddesi kapsamında temel cezanın belirlenmesinde alt sınırdan uzaklaşma gerekçesi olarak kabul edilmektedir. Kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının kesinleşmesinden sonra işlenen ilk kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçu ise, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin beşinci fıkrası kapsamında ihlâl sebebi sayılmakta, bu ihlâlden sonra işlenen kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçlarının soruşturma ve kovuşturma konusu olabileceği, ancak iddianame düzenlenmeden aynı suçtan işlenen eylemlerin ise 5237 sayılı Kanun'un 43 üncü maddesi kapsamında zincirleme suça esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. İddianame düzenlendikten sonra aynı suçtan işlenen suçlar ise ayrı suçtur ve 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin altıncı fıkrası kapsamında doğrudan dava konusu edilebilir. Uygulamada sıklıkla karşılaşılması nedeniyle, kullanmak için uyuşturucu madde bulundurma suçundan birden fazla kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı var ise, Dairemizce bunlardan usulüne uygun olarak verilip kesinleşen ilk kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararının esas alınması gerektiği kabul edilmektedir. Dosya kapsamına göre; Sanık hakkında 12.07.2014 tarihli eylemi nedeniyle Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının 12.09.2014 tarihli kararı ile, kamu davasının açılmasının ertelenmesine ve denetimli serbestlik tedbiri uygulanmasına karar verilmiş, karar 26.09.2014 tarihinde tebliğ edilmiştir. Sanığın 28.10.2014 tarihinde yeniden aynı nitelikteki suçu işlemesi nedeniyle erteleme kararının kaldırılarak Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının 24.11.2014 tarihli iddianamesi ile Erzurum 3.Asliye Ceza Mahkemesine kamu davası açılmıştır. Yapılan yargılama sonucunda, Erzurum 3.Asliye Ceza Mahkemesinin 19.03.2015 tarihli ve 2014/504 Esas, 2015/185 Karar sayılı kararı ile, sanığın, 5237 sayılı Kanun'un 191 inci maddesinin birinci fıkrası ve 62 nci maddesi uyarınca 1 yıl 8 ay hapis cezası ile cezalandırılmasına karar verilmiş, sanığın yasal süresinden sonra temyiz yoluna başvurduğundan mahkemenin 09.06.2015 tarihli ek kararı ile temyiz isteminin reddine karar verilerek Dairemizin 21.09.2020 tarihli ve 2019/6187 Esas, 2020/3943 Karar sayılı "ret kararının onanmasına" dair karar ile mahkûmiyet hükmü kesinleşmiştir. Sanık hakkında verilen Erzurum Cumhuriyet Başsavcılığının 12.09.2014 tarihli kamu davasının açılmasının ertelenmesi kararı esas alındığında, incelemeye konu 19.09.2014 tarihli eylemin, erteleme kararının kesinleşmesinden önce işlenmiş olduğu, erteleme kararının kesinleşmesine kadar işlenen tüm eylemlerin tek suç olarak kabul edilmesi gerektiği, Erzurum 3. Asliye Ceza Mahkemesinin 2014/504 Esas sayılı dosyasında mahkûmiyet kararı verildiği anlaşıldığından; Sanık hakkında "ceza verilmesine yer olmadığına" karar verilmesi gerektiği gözetilmeden durma kararı verilmesi, Kanun’a aykırı olup kanun yararına bozma istemi değişik gerekçe ile yerinde görülmüştür. III. KARAR A. Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığının kanun yararına bozma isteminin KABULÜNE, B. Erzurum 4.Asliye Ceza Mahkemesinin 01.11.2022 tarihli ve 2022/658 Esas, 2022/660 Karar kararının 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin üçüncü fıkrası gereği, oy birliğiyle KANUN YARARINA BOZULMASINA, 5271 sayılı Kanun’un 309 uncu maddesinin dördüncü fıkrasının (a) bendi uyarınca gerekli işlemin yapılması için dava dosyasının, Mahkemesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına TEVDİİNE,27.05.2024 tarihinde karar verildi.