6. Ceza Dairesi 2022/3964 E. , 2023/15124 K. "İçtihat Metni" MAHKEMESİ :Ceza Dairesi KARAR TARİHİ : 06.10.2020 KARAR SAYISI : 2020/1015 E, 2020/1460 K SUÇLAR : Nitelikli yağma, 6136 sayılı Kanuna muhalefet HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi A. Sanık ... hakkında 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkındaki Kanuna (6136 sayılı Kanun) aykırılık suçundan İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezanın tür ve miktarı
**6. Ceza Dairesi 2022/3964 E. , 2023/15124 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ceza Dairesi KARAR TARİHİ : 06.10.2020 KARAR SAYISI : 2020/1015 E, 2020/1460 K SUÇLAR : Nitelikli yağma, 6136 sayılı Kanuna muhalefet HÜKÜMLER : İstinaf başvurusunun esastan reddi TEBLİĞNAME GÖRÜŞÜ : Temyiz başvurusunun esastan reddi A. Sanık ... hakkında 6136 sayılı Ateşli Silahlar ve Bıçaklar ile Diğer Aletler Hakkındaki Kanuna (6136 sayılı Kanun) aykırılık suçundan İlk Derece Mahkemesince hükmolunan cezanın tür ve miktarı ile istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesince verilen esastan ret kararı nazara alınarak 5271 sayılı Ceza Muhakemesi Kanunu’nun (5271 sayılı Kanun) 286 ncı maddesinin ikinci fıkrasının (a) bendinde yer verilen; “İlk derece mahkemelerinden verilen beş yıl veya daha az hapis cezaları ile miktarı ne olursa olsun adlî para cezalarına ilişkin istinaf başvurusunun esastan reddine dair bölge adliye mahkemesi kararları”nın temyiz incelemesine tabi olmadığına ilişkin düzenleme ile incelemeye konu suçun, 5271 sayılı Kanun’un 286 ncı maddesinin üçüncü fıkrası kapsamında da bulunmadığı dikkate alındığında, sanık ... ve müdafilerinin temyiz istemlerinin, aynı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca reddine karar verilmesi gerektiği belirlenmiştir. B. Sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan İlk Derece Mahkemesince verilen hükümlere yönelik istinaf incelemesi üzerine Bölge Adliye Mahkemesi tarafından verilen kararın; 5271 sayılı Kanun'un 286 ncı maddesinin birinci fıkrası uyarınca temyiz edilebilir olduğu, 260 ıncı maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz edenin hükmü temyize hak ve yetkisinin bulunduğu, 291 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin süresinde olduğu, 294 üncü maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz dilekçesinde temyiz sebeplerine yer verildiği, 298 inci maddesinin birinci fıkrası gereği temyiz isteminin reddini gerektirir bir durumun bulunmadığı yapılan ön inceleme neticesinde tespit edilmekle, gereği düşünüldü: I. HUKUKÎ SÜREÇ 1. ... Cumhuriyet Başsavcılığının, 23.03.2018 tarihli ve 2017/18596 soruşturma numaralı iddianamesi ile sanıklar hakkında nitelikli yağma suçundan 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (5237 sayılı Kanun) 37 nci maddesinin birinci fıkrası yollaması ile 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (h) bentleri, 168 inci maddesinin üçüncü fıkrası, 53 üncü, 54 üncü, 58 inci ve 63 üncü maddeleri ile sanık ... hakkında ayrıca 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca cezalandırılmaları talebiyle kamu davası açılmıştır. 2. Sanıklar hakkında ... 1. Ağır Ceza Mahkemesinin, 25.12.2019 tarihli ve 2018/300 Esas, 2019/521 Karar sayılı kararı ile sanık ...'ın nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (h) bentleri, 168 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları ve 53 üncü maddesi uyarınca neticeten 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık ...'nın nitelikli yağma suçundan, 5237 sayılı Kanun'un 149 uncu maddesinin birinci fıkrasının (a), (c), (h) bentleri, 168 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları, 53 üncü, 58 inci ve 63 üncü maddeleri uyarınca neticeten 6 yıl hapis cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, sanık ...'nın 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan, 6136 sayılı Kanun'un 13 üncü maddesinin birinci fıkrası 5237 sayılı Kanun'un 52 nci maddesinin ikinci ve üçüncü fıkraları, 53 üncü, 58 inci ve 63 üncü maddeleri uyarınca neticeten 2 yıl hapis ve 1.000 TL adli para cezası ile cezalandırılmasına ve hak yoksunluklarına, karar verilmiştir. 3. ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 06.10.2020 tarihli ve 2020/1015 Esas, 2020/1460 Karar sayılı kararı ile İlk Derece Mahkemesince 6136 sayılı Kanuna aykırılık suçundan kurulan hükme yönelik sanık ... ve müdafilerinin istinaf başvurusunun esastan reddine kesin olarak, nitelikli yağma suçundan kurulan hükümlere yönelik sanıklar müdafilerinin ve sanık ...'nın istinaf başvurularının esastan reddine temyiz yolu açık olarak karar verilmiştir. II. TEMYİZ SEBEPLERİ A. Sanık ...'nın Temyiz İstemleri 1. Yaşanan olayın hiç ihtiyacı yokken ve alkolün etkisiyle farklı şekilde yön bulduğuna, 2. Amaçlarının yağma olmadığına, pişman olduğuna, müştekinin zararını giderdiklerine, 3. Şikâyetinden vazgeçtiğine, kararın bozulmasını talep ettiğine, B. Sanık ... Müdafiilerinin Temyiz İstemleri 1. İstinaf Mahkemesi kararının gerekçeden yoksun olduğuna, 2. Yağma suçunun manevi unsurunun oluşmadığına, 3. Eylemin teşebbüs aşamasında kaldığına, 4. Etkin pişmanlık göstererek eylemini ikrar eden ve zararı gideren sanık yönünden 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin uygulanmamasının yasaya aykırı olduğuna, C. Sanık ... Müdafiinin Temyiz İstemleri 1. Sanığın üzerine atılı suçu işlediğine ilişkin her türlü şüpheden uzak delil bulunmadığına, diğer sanıklarla fikir ve eylem birlikteliği içerisinde hareket etmediğine, 2. Yağma suçunun maddi unsurlarının oluşmadığına, 3. Lehe hükümlerin uygulanmamasının hakkaniyete aykırılık teşkil ettiğine, İlişkindir. III. OLAY VE OLGULAR Temyizin kapsamına göre; A. İlk Derece Mahkemesinin Kabulü 1. Olay günü gece saat 23.00- 24.00 sıralarında sanık ...'ya ait 41 . .... plakalı minibüs ile sanıklar ..., ... ve ... ve suça sürüklenen çocuk ... ile birlikte park halinde duran mağdur ...'e ait tırın yanına geldikleri, minibüsü sanık ...'nin kullandığı, tırın depo kapağını sanık ...'ın açıp hortumu içine saldığı, sanık ... ve suça sürüklenen çocuk ...'nin pompanın başında durduğu, minibüsün içinde bidonlar ve sanık ...'in bulunduğu, tırın deposundan bu hortumlu düzenek ile mazot çalmaya başladıkları, hırsızlık devam ederken tam bu sırada tır şoförü mağdur ...'in tırın yanına geldiği, minibüs ile tırın arasında suça sürüklenen çocuk ... ile sanık ...’yı ve minibüsün açık olan kapısından tırın yakıt deposuna uzanan bir hortumu gördükleri, tırın yanına yöneldikleri sırada suçüstü yakalan sanık ...'nın üzerinde taşıdığı ruhsatsız WAlter Marka silahı elinde gösterir şekilde tutarak "hayırdır sıkıntı mı var kardeş?" dediği, mağdur ...'in de korkarak "sıkıntı yok" dediği, sanık ...'ın kendilerini yakalayan tır şoförü Bilal'e silahı gösterip söylediği söz ile gözdağı verdiği, daha sonra tırın deposundan 250 litre mazotu (4.000,00 TL değerinde) bidona dolduran sanıkların olay yerinden geldikleri araçla uzaklaştıkları, tır şoförü Bilal ile yanındaki arkadaşının hem polisi aradığı hem de mazot çalan aracı kendi imkanları ile takip etmeye başladıkları, takip sırasında da aracın camından mağdur ...'e doğru camdan tüfek doğrultulduğu, sanıkların kaçtığı, ancak aynı gün araçla kaçan sanıkların bildirilen plakadan polis tarafından yakalandıkları anlaşılmıştır. 2. Mağdurlar ...'in ve ...'in aşamalarda değişmeyen tutarlı beyanları dosya içerisinde mevcuttur. 3. Sanıkların kısmi ikrar içeren savunmaları dosya içerisinde mevcuttur. 4. 21.07.2017 tarihli tutanak içeriğinde sanıkların kullandıkları araç ile yakalandığında arka koltuk üstünde suça konu tabancanın ele geçirildiği anlaşılmıştır. B. Bölge Adliye Mahkemesinin Kabulü İlk Derece Mahkemesince kabul edilen Olay ve Olgularda, Bölge Adliye Mahkemesi tarafından bir isabetsizlik bulunmadığı belirlenmiştir. IV. GEREKÇE A. Sanık ...'nın Temyiz Nedenleri Yönünden Yaşanan Olayın Hiç İhtiyacı Yokken ve Alkolün Etkisiyle Farklı Şekilde Yön Bulduğuna, Amaçlarının Yağma Olmadığına, Pişman Olduğuna, Müştekinin Zararını Giderdiklerine ve Şikâyetinden Vazgeçtiğine, Kararın Bozulmasını Talep Ettiğine İlişkin Olarak Mağdurun aşamalarda değişmeyen tutarlı beyanları, sanıkların kısmi ikrar içeren savunması, olayın hemen sonrasında sanığın aracında suçta kullanılan silahın ele geçirilmiş olması karşısında; sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, 5237 sayılı Kanun'un 148 ve 149 uncu maddelerinde düzenlenen yağma suçunun soruşturma ve kovuşturmasının şikayete bağlı olmaması ve zararın soruşturma aşamasında giderilmiş olması nedeniyle 5237 sayılı Kanun'un 168 inci maddesinin birinci ve üçüncü fıkraları uyarınca hükmedilen cezadan 1/2 oranında indirim yapılmış olması nedeniyle hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. B. Sanık ... Müdafiilerinin Temyiz Nedenleri Yönünden 1. İstinaf Mahkemesi Kararının Gerekçeden Yoksun Olduğuna İlişkin Olarak Sanık hakkında kurulan hükmün yasal ve yeterli gerekçe içermesi, hükme esas alınan delillerin mahkûmiyet için yeterli olması sebepleriyle hükmün gerekçesiz olduğuna yönelik temyiz sebepleri yönünden hukuka aykırılık görülmemiştir. 2. Yağma Suçunun Unsurunun Oluşmadığına İlişkin Olarak 5237 sayılı Kanun'un 148 ve 149 uncu maddelerinde yer alan düzenlemeye göre, bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır. Olay ve Olgular başlığı altında (A-1) paragrafında izah edildiği şekilde gerçekleştiğinin kabul edilmesi suretiyle kurulan hükümde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır . 3. Eylemin Teşebbüs Aşamasında Kaldığına İlişkin Olarak Olay ve Olgular başlığı altında (A-1) paragrafında izah edildiği şekilde gerçekleşen eylemde suçun tamamlandığı anlaşıldığından, kurulan hükümde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 4. Etkin Pişmanlık Göstererek Eylemini İkrar Eden ve Zararı Gideren Sanık Yönünden 5237 sayılı Kanun'un 62 nci Maddesinin Uygulanmamasının Yasaya Aykırı Olduğuna İlişkin Olarak Sanık hakkında 5237 sayılı Kanun'un 62 nci maddesinin birinci fıkrası gereği takdiri indirim sebebi uygulanmaması takdir kılınmakla, ''Sanığın olumsuz sosyal ilişkileri, olaydan sonraki tutum ve davranışları, cezanın sanığın geleceği üzerindeki olası etkileri gözönüne alınarak TCK 62/1 maddesinin taktiren uygulanmasına yer olmadığına '' şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeler ile 62 nci maddenin uygulanmamasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından, hükümde bu yönüyle de hukuka aykırılık bulunmamıştır. C. Sanık ... Müdafiinin Temyiz Nedenleri Yönünden 1. Sanığın Üzerine Atılı Suçu İşlediğine İlişkin Her Türlü Şüpheden Uzak Delil Bulunmadığına, Diğer Sanıklarla Fikir ve Eylem Birlikteliği İçerisinde Hareket Etmediğine İlişkin Olarak Mağdurların tutarlı beyanları, tanık anlatımları, sanıkların kısmi ikrar içeren savunmaları, olay yeri inceleme raporu, tutanaklar ve tüm kanıtlar karşısında sanığın eyleminin sabit olduğu belirlendiğinden, hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 2. Yağma Suçunun Maddi Unsurlarının Oluşmadığına İlişkin Olarak 5237 sayılı Kanun'un 148 ve 149 uncu maddelerinde yer alan düzenlemeye göre, bir başkasının kendisinin veya yakınının hayatına, vücut ve cinsel dokunulmazlığına yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden yada mal varlığı itibariyle büyük bir zarara uğratacağından bahisle tehdit ederek veya cebir kullanarak bir malı teslime veya malın alınmasına karşı koymamaya mecbur kılan kişinin eylemi yağma suçunu oluşturur. Suç anılan değerlere yönelik bir saldırı gerçekleştireceğinden bahisle tehdit veya cebir kullanılması suretiyle gerçekleşir. Cebir ve tehdit karşısında mağdurun başka bir seçeneği kalmamaktadır. Olay ve Olgular başlığı altında (A-1) paragrafında izah edildiği şekilde gerçekleştiğinin kabul edilmesi suretiyle kurulan hükümde, bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. 3. Lehe Hükümlerin Uygulanmamasının Hakkaniyete Aykırılık Teşkil Ettiğine İlişkin Olarak Temel cezanın belirlenmesi sırasında alt sınırdan uzaklaşılmış olması yönünden olayda birden fazla nitelikli halin bulunması nedeniyle; seçenek yaptırımlar yönünden; sanık hakkında hükmolunan netice ceza miktarının 6 yıl hapis cezası olması karşısında bu cezanın, 5237 sayılı Kanun'un 50 nci maddesinin birinci fıkrası gereği seçenek yaptırımlara çevrilmesine, aynı sayılı Kanun'un 51 inci maddesinin birinci fıkrası gereği ertelenmesine, 5271 sayılı Kanun'un 231 inci maddesinin beşinci fıkrası gereği hükmün açıklanmasının geri bırakılmasına karar verilmesinin kanunen mümkün olmadığı belirlendiğinden, "Sanığın sabıkalı geçmişi, cezanın sanığın geleceği üzerindeki etkileri gözetilerek yasal şartları oluşmadığından hakkında TCK 62/1 maddesinin uygulanmasına yer olmadığına" şeklindeki yerinde, yeterli ve kanunî gerekçeler ile 62 nci maddenin uygulanmamasına karar verilmesinde bir isabetsizlik bulunmadığından hükümde bu yönüyle hukuka aykırılık bulunmamıştır. V. KARAR A. Sanık ... Hakkında 6136 sayılı Kanuna Aykırılık Suçundan Kurulan Hüküm Yönünden Ön inceleme bölümünün (A) paragrafında açıklanan nedenle sanıklar müdafilerinin temyiz isteminin, 5271 sayılı Kanun’un 298 inci maddesinin birinci fıkrası uyarınca, Tebliğnameye aykırı olarak oy birligiyle REDDİNE, B. Sanıklar Hakkında Nitelikli Yağma Suçundan Kurulan Hükümler Yönünden Gerekçe bölümünde açıklanan nedenlerle ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesinin, 06.10.2020 tarihli ve 2020/1015 Esas ve 2020/1460 Karar sayılı kararında sanıklar müdafiinlerince ve sanık ... tarafından öne sürülen temyiz sebepleri ve re'sen incelenmesi gereken konular yönünden 5271 sayılı Kanun’un 288 inci ve 289 uncu maddeleri kapsamında yapılan temyiz incelemesi sonucunda hukuka aykırılık görülmediğinden 5271 sayılı Kanun’un 302 nci maddesinin birinci fıkrası gereği, Tebliğname’ye uygun olarak, oy birliğiyle TEMYİZ İSTEMLERİNİN ESASTAN REDDİ İLE HÜKÜMLERİN ONANMASINA, Dava dosyasının, 5271 sayılı Kanun’un 304 üncü maddesinin birinci fıkrası uyarınca ... 1. Ağır Ceza Mahkemesine, Yargıtay ilâmının bir örneğinin ise ... Bölge Adliye Mahkemesi 4. Ceza Dairesine gönderilmek üzere Yargıtay Cumhuriyet Başsavcılığına tevdiine, 11.12.2023 tarihinde karar verildi.