İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/12/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı ve davalı vekillerince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 01/12/2015 tarihinde maliki olduğu ''Yassıören Mah. ... Sok. 5.-6. Blok Zemin Kat ... Hadımköy -Arnavutköy/ İstanbul'' adresindeki …
T.C. İSTANBUL BÖLGE ADLİYE MAHKEMESİ 43. HUKUK DAİRESİ DOSYA NO: 2022/750 KARAR NO : 2025/2064 T Ü R K M İ L L E T İ A D I N A B Ö L G E A D L İ Y E M A H K E M E S İ K A R A R I İNCELENEN KARARIN MAHKEMESİ: BAKIRKÖY 3. ASLİYE TİCARET MAHKEMESİ TARİHİ: 14/02/2022 NUMARASI : 2017/866 Esas - 2022/166 Karar DAVA: Tazminat (Ticari Satımdan Kaynaklanan) İSTİNAF KARAR TARİHİ: 30/12/2025 Taraflar arasında görülen dava neticesinde ilk derece mahkemesince verilen hükmün davacı ve davalı vekillerince istinaf edilmesi üzerine düzenlenen rapor ve dosya kapsamı incelenip gereği görüşülüp düşünüldü; TARAFLARIN İDDİA VE SAVUNMALARININ ÖZETİ DAVA : Davacı vekili dava dilekçesinde özetle; müvekkili şirketin 01/12/2015 tarihinde maliki olduğu ''Yassıören Mah. ... Sok. 5.-6. Blok Zemin Kat ... Hadımköy -Arnavutköy/ İstanbul'' adresindeki depoyu ... A.Ş.'ye kiraladığını ve bu deponun ışıklandırılması amacıyla davalı ... Ltd.Şti ile anlaşıldığını, 22/01/2016 tarihinde '' 270 Adet'' 150W ... model aydınlatıcı satın alındığını, satın alınan aydınlatıcılardan 167 tanesinin arızalanarak çalışamaz hale geldiğini ve bu arızaların günümüzde de devam ederek deponun aydınlatılmasını olanaksız hale getirdiğini, söz konusu ürünlerdeki ayıbın, niteliği itibariyle müvekkili tarafından kullanılma ve yararlanma olanağını önemli ölçüde azaltacak ve süreklilik arz edecek nitelikte olduğunu, söz konusu ürünlerdeki mevcut ayıbın türü bakımından TTK 23. Maddesi 1/c bendinin son cümlesinde ayıba ilişkin yer alan TBK 223. Maddesi hükümlerinin uygulanacağını,bu maddede; '' Alıcı, devraldığı satılanın durumunu işlerin olağan akışına göre imkân bulunur bulunmaz gözden geçirmek ve satılanda satıcının sorumluluğunu gerektiren bir ayıp görürse, bunu uygun bir süre içinde ona bildirmek zorundadır. Alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır. Ancak, satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.'' denildiğini,bu çerçevede müvekkili şirket tarafından davalı firmaya şifahen ve defaatle bildirimde bulunulduğunu,dava konusu ürünlerin müvekkili firmaya teslimi anında ve periyodik olarak yapılan muayenelerde tespit edilmemesine rağmen ilerleyen zamanlarda satılanların büyük bir çoğunluğunda ve birbirine yakın zamanlarda ortaya çıkan, ürünlerden beklenen faydanın sağlanmasını engelleyici nitelikte arızaların niteliği itibariyle gizli ayıp olduğunu, söz konusu durumun da tarafların tacir olmasından dolayı olması nede- niyle ayıba yönelik TTK Md. 23 te öngörülen seçimlik haklar doğrultusunda davalı tarafa ihbarda bulunulduğunu, aydınlatıcılarda mevcut olan arızanın ilk defa telefon yoluyla davalı şirkete bildirilmesine ve mevcut arızanın giderileceğine yönelik cevap alınmasına rağmen arıza giderilmediğini, ışıklandırma bakımından depoda çalışmanın imkansız hale geldiğinden davalı şirkete kiracı şirket tarafından da 'Büyükçekmece 6. Noterliği, 18.10.2016 Tarih; ... Yevmiye No'lu İhtarname ile ayıp halinde ortaya çıkan seçimlik haklardan ''ayıplı malların bedelinin iadesi veya onarımı'' şeklinde talepte bulunulduğunu,ancak ihtarnamenin cevapsız kaldığın beyanla müvekkil şirket tarafından satın alınan ürünlerin bedeli olan 86.400,00 TL'nin TTK m.1530/7'ye göre 2017 yılı için belirlenmiş olan yıllık %10.75 faiziyle birlikte iadesini talep ve dava etmiştir.Davacı vekili tarafından sunulan 19/11/2021 tarihli dilekçesi ile neticei talebini 101.952,00 TL olarak ıslah etmiştir. CEVAP : Davalı süresinde cevap dilekçesi sunmamıştır. İLK DERECE MAHKEMESİ KARARI: İstinaf incelemesine konu kararı veren ilk derece Mahkemesince eldeki dava hakkında yapılan yargılama sonunda, "Dava ve dilekçelerin incelenmesinden taraflar arasında satım sözleşmesi olduğu ve satım konusu ürünlerde gizli ayıp olması halinde derhal bildirim yapılması gerektiği kabul edilmiştir.Davalı taraf savunmalarında sorunun davacıya ait iş yerindeki elektrik altyapısındaki yeter- sizlikten, iş yerindeki elektrik tesisatında kaçak akım rölesi bulunmamasından ve elektrik kesintilerinden kaynaklandığını ürünlerin ayıplı olmadığını beyan etmiştir. Dava konusu ürünler üzerinde ve kurulu iş yerinde yapılan teknik incelemede iş yeri elektrik tesisatının kaçak akım röleleri ile korunmakta olduğu, gerilim değerlerinin sınır değerler dahilinde olduğu, elektrik tesisatının sorunsuz olduğu ve sonradan takılan armatürlerin sorunsuz çalıştığı, davalı ürünlerinin kullanılmadığı tespit edilmiştir. Ürünlerin tamamının yeniden monte edilerek tek tek denenmesinin kurulum için özel araç gerekmesi montajdaki zorluklar gözetilerek kanaat oluşturmaya yeterli rasgele seçilen ürünlerin bizzat kurularak yapılan incelemede denenen 11 led armatürden sorunsuz çalışan iki tanesinin tespit edilmesi geriye kalanların arızalı olduğunun anlaşılması üzerine oranlama yolu ile 270 adet üründen 220 adetinin bu şekilde arızalı olduğu, kullanmakla ortaya çıkabilecek gizli ayıp niteliğinde olduğu tespit edilmiş ve tekniğine uygun düzenlenen bu rapora itibarla 220 adet ürünün gizli ayıplı olduğu iş yerindeki elektrik tesisatından kaynaklı sorun olmadığı kabul edilmiştir. Davacı ve davalı beyanlarından ürünlerin montajından sonra davacının davalıya önce sözlü olarak bilgi verdiği, daha sonra mail attığı davalının çalışmayan ürünlerin tamirini yaptığı fakat sorunun bitmediği ve davacının ihtar çekerek ürünlerin iade alınmasının talep ettiği anlaşılmış ve bu şekilde ancak kurulum ile ortaya çıkan ayıp olması ve arızanın bildirildiğinin anlaşılması karşısında ürünlerdeki gizli ayıbın bildirildiği kabul edilmiştir. Bu şekilde 220 adet ürünün gizli ayıplı olması nedeniyle bu ürünlerin bedelinin talep edilebileceği kabul edilmiş dava ve ıslah dilekçesi gözetilerek talebin kısmen kabulüne, ..." karar verilmiştir. İLERİ SÜRÜLEN İSTİNAF SEBEPLERİ : Davacı vekili istinaf dilekçesinde özetle; satın alınan led aydınlatmalarda gizli ayıp söz konusu olduğunu, olması gerektiği şekilde çalışmadığını, çalıştığı kabul edilen 50 tane led armatürün çalışmayan diğer led armatürler arasında kaldığında işlevsiz hale geldiğinin kabul edilmesi gerektiğini, ayıplı olduğu tespit edilen 220 adet led harici kalan 50 adet ledin beklenen faydayı karşılamaması, beklenen verimin alınmaması neticesinde işlevsiz hale geldiği kabul edilerek KDV Dahil fatura bedeli 101.952,00-TL olan 270 adet led bedelinin faiziyle davacıya iadesi gerektiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın tamamen kabulüne karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. Davalı vekili istinaf dilekçesinde özetle; taraflar arasındaki sözleşme, sadece mal alım-satımına ilişkin bir sözleşme olup davalı firma açısından montaj yada üretim yapma gibi bir yükümlülük söz konusu olmadığını, davalı firmanın sadece mal temin etme ve davacı firmaya teslim etme yükümlülüğü bulunduğunu, dava dosyasına sunulan cevap dilekçemizin ''1'' Numaralı ekinde sunulan sözleşmenin ''teslim yeri ve şekli'' başlıklı 4. Maddesinde satıma konu ürünlerin belirlenen teslimat adresinde kamyon üzerinde teslim edileceği; bundan sonra, ürünlerin kamyondan indirilmesi esnasında meydana gelecek zararlardan dahi müvekkil firmanın sorumlu olmayacağı hüküm altına alındığını, davalı firma yetkilileri sorunun kaynağının esasen deponun elektrik altyapısından kaynaklandığını bilmeden son derece iyi niyetli olarak arızalı projektörleri, masrafı müvekkil firmaya ait olmak üzere, tamir ettiklerini, bahsi geçen elektrik teknikeri yaptığı incelemede alım-satım konusu ürünlerin kullanıldığı davacı firmaya ait ve dava dışı ... ... Şirketi'nin kiracı olarak kullandığı deponun elektrik tesisatında kaçak akım rölesinin bulunmadığı, bahsi geçen ürünlerin elektriklerin sık kesilmesi ve bu kaçak akım rölesinin elektrik tesisatında bulunmaması sebebiyle arızaların meydana geldiği sonucuna vardığını, Hal böyle iken davalı firmanın sattığı ürünlerde bir ayıp durumunun söz konusu olmadığı açık bir şekilde ortaya çıktığını, huzurdaki davanın tarafları arasındaki mevcut ticari ilişkinin gelişimi ile ilgili açıklamalarımızdan da anlaşılabileceği üzere davacı firmanın mahkeme huzurunda ikame etmiş olduğu iş bu dava açık bir şekilde usul ve yasaya aykırı olduğunu, hali hazırda davalı firma hiç sorumluluğu olmadığı ve kendi ürünlerinden kaynaklanmadığı halde yaptığı tamir işlemlerini davacı firmaya fatura etmek ve bedelini davacı firmadan talep etmek hakkına sahip olduğunu, davaya konu edilen ve ayıplı olduğu iddia edilen davalı şirket tarafından davacı şirkete satılan ürünlerin teknik anlamda eksiklik veya ayıplı olarak nitelendirilebilecek en ufak bir kusuru bulunmadığını, eski beyanlarını tekrarla dava dosyasına sunulan 19/10/2018 Tarihli dilekçede dile getirilen bu husustaki beyanlarının hiç dikkate alınmadığını, zira, davaya konu ürünlerin davacı şirkete satılıp teslim edildiği dönemde bahse konu depoda kaçak akım koruma röleleri bulunmadığını, ürünlerin ayıplı olmadığı, aksine ürünlerin kullanıldığı deponun elektrik altyapısının ayıplı olmasından, deponun elektrik tesisatında kaçak akım rölesinin bulunmuyor olmasından ve deponun yer aldığı organize sanayi bölgesinde mevcut genel elektrik kesintilerinden kaynaklandığı anlaşıldığını, keşif esnasında yapılan incelemede ürünlerin sökülmesi, çalışıp çalışmadıklarının kontrol edilmesi aşamaları tarafımızca gerek resim çekmek gerekse de videoya çekmek suretiyle kayıt altına alınmış olup bu görüntü ve video kayıtları iş bu itiraz dilekçe ekinde flash disk içerinde mahkemeye sunulduğunu, bilirkişinin ''davacı tarafça kullanılabilir olduğu hususunun kabul edilemeyeceği'' dediği ürünler keşif tarihinde görülmüş ki davacı tarafça halen dahi kullanılmaktadır. davacı taraf dahi 270 üründen 167 tanesinin arızalı olduğunu iddia ettiğini, yerel mahkeme bilirkişi raporunda yapılan fahiş hatayı esas alarak karar vermiş bulunduğunu, zira, davacı taraf dahi, sundukları dava dilekçelerinde, 270 üründen 167 tanesinin arızalı olduğunu iddia ettiğini, davacı tarafça dosyaya sunulan ıslah dilekçesi ve yerel mahkemenin bu ıslah dilekçesindeki talebi dikkate alarak hüküm verilmesi gerektiğini beyanla, ilk derece Mahkemesince verilen kararın kaldırılmasını ve davanın reddine karar verilmesini talep ve istinaf etmiştir. GEREKÇE : Dava, ticari satım sözleşmesi kapsamında ayıplı olarak teslim edildiği iddia olunan emtia nedeniyle ödenen satış bedelinin iadesi istemli alacak davasıdır. İstinafa gelen uyuşmazlık temelde, sözleşmeye konu ürünün ayıplı olup olmadığı noktasındadır.Davacı şirket, davalıdan 22/01/2016 tarih ve ... nolu faturaya göre 270 adet 150W projektörü KDV dahil 101.952,00 TL bedelle satın almıştır.Davacı tarafça, satılanın ayıplı olması nedeniyle ödenen satış bedelinin iadesine karar verilmesi istemiyle eldeki dava açılmıştır.Öğretide ayıp satılanda, hasarın geçtiği anda, vaad edilen nitelikleri bir diğer ifade ile bulunması gereken bir özelliğin bulunmaması ya da bulunmaması gereken bir kusurun ya da eksikliğin bulunması ya da dürüstlük kuralı gereğince ondan beklenen lüzumlu vasıfları taşımaması hali olarak tanımlanmakta ve maddi, hukuki ya da ekonomik ayıp şeklinde sınıflandırılmaktadır. Maddi ayıp bir malda madden hata bulunmasıdır (örneğin malın yırtık, kırık, bozuk, lekeli olması gibi). Hukuki ayıp malın kullanımının hukuken sınırlandırılmış olmasıdır (malın üzerinde rehin, haciz, intifa hakkı gibi kısıtlamalar bulunması gibi). Ekonomik ayıp ise malın iktisadi vasıflarında eksiklik olmasıdır(Yargıtay HGK'nın 24.05.2017 tarih, 2017/19-1633 E.- 2017/1013 K. Sayılı kararı).6102 sayılı Türk Ticaret Kanunu(TTK)'nun 23/1-c maddesi; "Malın ayıplı olduğu teslim sırasında açıkça belli ise alıcı iki gün içinde durumu satıcıya ihbar etmelidir. Açıkça belli değilse alıcı malı teslim aldıktan sonra sekiz gün içinde incelemek veya incelettirmekle ve bu inceleme sonucunda malın ayıplı olduğu ortaya çıkarsa, haklarını korumak için durumu bu süre içinde satıcıya ihbarla yükümlüdür. Diğer durumlarda, Türk Borçlar Kanununun 223 üncü maddesinin ikinci fıkrası uygulanır." şeklinde düzenlenmiştir.6098 sayılı Türk Borçlar Kanunu(TBK)'nun 223/2. maddesi ise, alıcı gözden geçirmeyi ve bildirimde bulunmayı ihmal ederse, satılanı kabul etmiş sayılır, şeklindedir. Ancak, ticari satımlarda satılanı incelemek veya inceletmekle, adi satışlarda ise satılanda olağan bir gözden geçirmeyle ortaya çıkarılamayacak bir ayıp bulunması hâlinde, bu hüküm uygulanmaz. Bu tür bir ayıbın bulunduğu sonradan anlaşılırsa, hemen satıcıya bildirilmelidir; bildirilmezse satılan bu ayıpla birlikte kabul edilmiş sayılır.Satış sözleşmesinde, satıcı zapttan ve ayıptan ari bir şekilde satılanın, mülkiyetini geçirmek amacıyla, zilyetliğini alıcıya devretmekle yükümlüdür. Satılanın ayıplı olması halinde alıcı TBK'nın 227/1. maddesinde düzenlenen seçimlik haklarını kullanabilir. Anılan maddenin ikinci fıkrasında ise, alıcının genel hükümlere göre tazminat isteme hakkı saklı tutulmuştur. Dönmenin sonuçları ise TBK'nın 229. Maddesinde düzenlenmiştir.Alıcının seçimlik hakları, satıcıya ulaşmakla sonuç doğuran ve kullanılmakla tükenen yenilik doğuran haklardandır. Alıcının seçimlik haklarını kullanması için Kanunda düzenlenmiş bir süre bulunmamakta olup, muayene ve ihbar külfetinin yerine getirilmiş olması yeterlidir. Alıcı, bu seçimlik haklardan birini tercih etmeli ve satıcıya bildirmelidir. Alıcının seçimlik haklarını dava yoluyla kullanması gerekli olmadığı gibi, dava yoluyla veya aleyhine açılan davada savunma yoluyla kullanmasına da bir engel bulunmamaktadır. Seçimlik hakların dava yoluyla kullanılmasının bu hakların hukuki niteliğine bir etkisi yoktur.Ticari satımlarda ayıp teslim sırasında açıkça belli ise ihbar süresi iki gün; ayıp açıkça teslim sırasında belli değilse muayene ve ihbar süresi sekiz gündür. Gizli ayıplarda ise TBK'nın 223/2. maddesine göre ayıp ihbarı derhal yapılmalıdır. Davalı tarafça, davacının bildirimleri üzerine Led Projektörlere üç kez müdahale edildiğinin beyan edilmesi karşısında ayıp ihbarının yapıldığı anlaşılmaktadır.İlk derece mahkemesince alınan bilirkişi heyeti kök raporunda, dava konusu Led armatürlerin çalışmaksızın halen depo dahilinde takılı bulundukları, depo dahilindeki aydınlatmanın yeni temin edilen led armatürler (dava dışı) ile sağlanmakta olduğu, depo dahilindeki aydınlatma tesisatının, kaçak akım koruma röleleri ile korunmakta olduğu, tespit edilen gerilim değerlerinin dava konusu Led armatürlerin çalışma gerilim sınır değerler dahilinde olduğu, depoya ait topraklama tesisatının mevzuata uygun kabul edilebilir değerlerde olduğu, dava konusu LED projektörlerin davacı ve kiracısının ürünlerden beklenen faydanın sağlanmasını engelleyici nitelikte gizli ayıplı oldukları tespit ve beyan edilmiştir. Bilirkişi heyeti 2. Ek raporunda da, 11 adet Led armatür üzerinde yapılan incelemede 2 tanesinin tam verim ile çalıştığı, kalan 9 adedinin teknik verilere uygun çalışmadığı led armatürün üzerinde bulunan 3 ledden en az biri çalışmayan led armatürü kullanılabilir olmadığı, bu oranlamaya göre 220 adet armatür talebinin kabul edilebileceği ve bedelinin 70.400,00 TL olduğu rapor edilmiştir.Davalı taraf da beyanlarında ve istinaf dilekçesinde, ilk bildirimde satılan projektörlerin yaklaşık 30-40 adedinin arızalı olduğunun görüldüğünü, ikinci bildirimde satılan projektörlerin yine yaklaşık 30-40 adedinin arızalı olduğunun görüldüğünü, üçüncü bildirim üzerine de o tarih itibariyle mevcut arızalı projektörlerin tamir edildiğini beyan etmiştir. Delil tespitine ilişkin Büyükçekmece 6. Noterliğinin 16/02/2018 tarih ve ... YN'lu ihtarnamesi ekindeki fotoğraflarda da yer yer led projektörlerin yanmadığı görünmektedir. Mahkemece alınan bilirkişi raporları, davalının anılan beyanları ve delil tespitine ilişkin noter tutanağı ekindeki fotoğraflar birlikte değerlendirildiğinde davacının satın alınan ürünlerden beklenen faydayı sağlayamadığının ve bu haliyle led porektörlerin gizli ayıplı olduklarının kabulü gerekir. Davalı tarafça led projektörlerde meydana gelen arızaların davacının deposundaki elektrik tesisatından kaynaklandığı iddia edilmiş ise de, bilirkişi raporunda deponun elektrik tesisatında bir sorun olmadığı tespit edilmiş olup, davaya konu led projektörlerin takıldığı tarih itibariyle ise elektrik tesisatında herhangi bir sorun olduğunu ispata yarar bir delil dosyada bulunmamaktadır. Bu haliyle davalı söz konusu iddiayı ispatlanamamıştır. Bu nedenle, ilk derece mahkemesince, davanın hükümde yazılı olduğu gibi kısmen kabulüne karar verilmesinde bir isabetsizlik görülmemiştir.Davacı dava dilekçesinde 167 adet ürünün arızalı olduğunu ifade etmiş olmasına rağmen 220 adet ayıplı ürün üzerinden karar verilmiş olması da istinaf nedeni yapılmış ise de, davacının ıslah dilekçesi karşısında bu söz konusu itiraz yerinde görülmemiştir. HMK'nın 355. maddesi uyarınca kamu düzenine aykırılık ve istinaf dilekçesinde belirtilen sebeplerle sınırlı olarak yapılan istinaf incelemesi sonunda; ilk derece mahkemesi kararının usul ve esas yönünden hukuka uygun olduğu anlaşıldığından davacı ve davalı vekillerinin yerinde görülmeyen istinaf başvurusunun ayrı ayrı reddine karar vermek gerekmiştir. KARAR : Yukarıda ayrıntısı ile açıklanan nedenlerle; 1-Davacı vekili ile davalı vekilinin istinaf başvurusunun HMK'nın 353(1)b-1 maddesi uyarınca ayrı ayrı ESASTAN REDDİNE, 2-Davacı tarafından başvuru sırasında istinaf karar harcı peşin olarak yatırıldığından başkaca harç alınmasına yer olmadığına, 3-Davalı tarafından başvuru sırasında peşin olarak yatırılan 1.565,24 TL harcın, alınması gerekli olan 6.260,94 TL harçtan mahsubu ile bakiye 4.695,70 TL istinaf karar harcının davalıdan alınarak hazineye irat kaydına, 4-Taraflarca istinaf aşamasında yapılan yargılama giderlerinin kendi üzerlerinde bırakılmasına, 5-Kararın, HMK'nın 359/4 maddesi uyarınca Dairemiz Yazı İşleri Müdürlüğünce taraflara resen tebliğine, Dair, dosya üzerinden yapılan inceleme sonunda, gerekçeli kararın taraflara tebliğinden itibaren 2(iki) hafta içerisinde Yargıtay'a temyiz yasa yolu açık olmak üzere oy birliğiyle karar verildi.30/12/2025