Hukuk Genel Kurulu 2020/334 E. , 2020/580 K. "" MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi 1.Taraflar arasındaki “maddi ve manevi tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karar davalılar Haluk Avseven ve Bilim İlaç San. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Dir…
**Hukuk Genel Kurulu 2020/334 E. , 2020/580 K.** **"İçtihat Metni"** MAHKEMESİ :Ticaret Mahkemesi 1.Taraflar arasındaki “maddi ve manevi tazminat” davasından dolayı yapılan yargılama sonunda, Mersin 2. Asliye Ticaret Mahkemesince verilen davanın kısmen kabulüne ilişkin karar davalılar Haluk Avseven ve Bilim İlaç San. ve Tic. A.Ş. vekili tarafından temyiz edilmesi üzerine Yargıtay 4. Hukuk Dairesince yapılan inceleme sonunda bozulmuş, Mahkemece Özel Daire bozma kararına karşı direnilmiştir. 2. Direnme kararı davalılar Haluk Avseven ve Bilim İlaç San. ve Tic. A.Ş vekili tarafından temyiz edilmiştir. 3. Hukuk Genel Kurulunca dosya üzerinde yapılan ön inceleme sonunda gereği görüşüldü: 4. Mahkemenin davanın kısmen kabulüne dair ilk kararının Özel Dairece bozulmasından sonra yapılan yargılamanın 26.01.2012 tarihli celsesinde verilen ara kararı ile bozma kararına uyulmasına karar verilmiş, ancak uyma kararına rağmen yapılan yargılama sonunda 13.03.2014 tarihli gerekçeli kararda “…bozma sonrasında usul ve yasaya uygun olan Yargıtay kararına uyulmuş ve gerekli bilirkişi raporları alınmış olup, uyma kararı bölünemediğinden aslında mahkememizce dairenin sigorta şirketi tarafından yapılan ödemenin güncellenmiş değeri bulunmadan, ödeme günündeki meblağdan doğrudan indirim yapılmasının doğru olmadığı yönündeki kanaate iştirak edilmeden ve bu hususta bilirkişi raporunda zikredilen Hukuk Genel Kurulunun 18/05/2011 tarih 2011/4-157 Esas, 2011/3171 Karar sayılı ilamında zikredilen görüşe iştirak edilmiş olması nedeniyle bu kısma iştirak edilmemiş olmasına rağmen uymanın bölünememiş olması nedeniyle sanki mahkememizce uyulmuş gibi görünmekte ise de, aslında bu kısma eylemli direnme gösterilmiş, bu nedenle de taraflar yönünden usuli kazanılmış hak doğurmadığına kanaat getirilmiştir.” şeklinde gerekçe oluşturulmuş ve bu şekilde oluşturulan ikinci kararın gerekçesinde kısmen eylemli direnme kararı verildiği belirtilmiştir. 5. Burada "usul hukuku" ile ilgili ortaya çıkan sorun bozma kararının taraflara tebliği ile duruşmada mahkemece “bozma ilamına uyulmasına” ilişkin ara kararı oluşturulmasına karşın, bu hukuki sonucun tam aksine bir karar verilmesinin hukuken mümkün olup olmadığı noktasında toplanmaktadır. 6. Bilindiği üzere bir davada mahkemenin veya tarafların yapmış oldukları bir usul işlemi nedeniyle taraflardan biri lehine, dolayısıyla diğeri aleyhine doğan ve gözetilmesi zorunlu olan hakka usulü kazanılmış hak denilir. Örneğin mahkemenin Yargıtay bozma kararına uymasıyla bozma kararı lehine olan taraf bakımından kazanılmış hak doğar.